Duyuru

Katla
Herhangi bir duyuru yapılmamış.

Üşengeçlik, Depresyon, Aşağılık Kompleksi, İmdat!

Katla
X
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • Üşengeçlik, Depresyon, Aşağılık Kompleksi, İmdat!

    merhaba ben foruma yeni katıldım ve derdimi paylaşayım dedim. ilk kez kendimi burada bu kadar çok açıyorum. nasıl olsa kimse yüzümü ve ismimi bilmiyor...

    meslek lisesi çıkışlıyım ve meslek yüksek okulunda okuyorum. ne adam akıllı bir lise ortamım oldu ne de şu an adam gibi bir üniversite ortamım var. derslerimiz gece başlıyor. canım hiçbir şey yapmak istemiyor ve telefona gelen mesajlara bile nadiren cevap yazıyorum. tüm gün uyumak, pc oynamak ve yine uyumak istiyorum. mutsuzum ve üşengecim. meslek lisesi çıkışlı olmam ve myo okumam beni tamamen komplekse soktu. süper liseye puanım yetip artarken babam beni buraya verdiği için ona çok kızgınım. üşengeçliğim, çekingenliğim ve kompleksim yüzünden kız arkadaş bile bulmadım kendime. ancak msnde çekinmesem bile kızlarla konuşmaya üşeniyorum. bulsam bile ilişkinin devamını bu üşengeçlikle getiremem gibi geliyor. canım aşırı sıkılıyor ve bu sıkıntıyı yenmek için üşengeçlikten kurtulmam gerektiğini biliyorum ancak enerjim yok ve hep yorgunum. 10 saat uyuyorum ve bu kadar uyku bile yorgunluğumu yenemiyor. antidepresan kullandım ancak pek işe yaramadı, bıraktım. sosyal çevrem çok dar ve arkadaşlarımdan memnun değilim. bana enerji gerek, şu üşengeçliği ve kompleksi atmam gerek ama başaramıyorum. inanın, şu mesajı yazmaya bile üşeniyorum. orta okul zamanında bu kadar üşengeç değildim. biraz daha mutluydum. kendimi 80 yaşında gibi hissediyorum. ayrıca intihar düşünüyorum. birkaç ay öncesine kadar tanrıya olan inancım tamamen kayboldu ve şu anda geri dönemeyecek durumda bir ateistim. eskiden kendimi dine verir biraz da olsa mutlu olurdum ancak o da yok. içimde büyük bir boşluk var. intiharın da beni cehennemde yakacağından korkmadığımdan artık bu bana daha çekici geliyor. önemsiz ve küçük hissediyorum...

  • #2
    merhaba kayıpruh sağol.. günde 1 tane b vitamini alıyorum. unutkanlık yüzünden "apikobal" diye. enerji verici bir yönü olduğunu bilmiyordum senden öğrendim. ayrıca doktor bana kanımın bayağı fazla olduğunu söylemişti o yüzden kan hapına gerek yok. belki b vitaminini artırabilirim. ya da enerji için daha kesin çözüm yok mu?

    Yorum


    • #3
      güneş içimi açacak gibi olsa da güneşli bir günde bile içim bayılıyor. hatta kıştan daha fazla. kışın gerçekten de fazla bir şey yapamıyorsun, yapamayacağını biliyorsun ve bu yüzden rahatlıyorsun. ancak güneşli havalarda bir şey yapman gerekiyor ve yapamayınca da dert oluyor. hem yürümek bile beni iyileştirmiyor. özellikle sıcaktan nefret ediyorum. umutsuz vakayım...

      Yorum


      • #4
        ayrıca ekleyeceğim bir şey var, sabah 5-6 gibi yatıyorum. özellikle ders programım yüzünden. öğlen 3-4 gibi de kalkıyorum. erken yatsam bile kalktığım saatler değişmiyor. uyku saatimi de değiştiremez oldum. şarj tutmayan piller gibiyim.

        Yorum


        • #5
          kendini değersiz, aşağılık kompleksli, berbat bir hayatın içinde gibi gibi düşünüyorsan bunun nedeni depresyondur kardeşim. depresif bir hale girmeden bir insan kendini ne aşağılık hisseder, ne değersiz hisseder, ne de bhayatının berbat olduğunu düşünür.

          yazından anladığım kadarı ile ailen senin isteklerini düşünmemiş. kendi istediğin bir okula değil de ailenin sana dayattığı bir okula gitmek zorunda kalmışsın. şu an farklı bir yerde olabilecekken değer vermediğin bir okulun deger vermediğin bölümünde şu an okuyorsun. bence senin depresyonunu ortaya çıkaran temel problem bu. kendi isteklerine yönelik bir yaşam içine girememiş olman. istemediğin bir okulda okuyup istemediğin bir mesleği yapmak zorunda olman. bu yaşamın sana dayatılarak verilmiş olması.

          ben yazılarından bunu anladım. yanıldığım noktalarda affınıza sığınırım.
          En son değiştiren esintili24; 27-04-2010, 12:08 AM.
          ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

          Yorum


          • #6
            yalnız ankara gibi bir yerde yürümek çok can sıkıcı. ne manzarası var, ne de gezilip görülecek yerleri. bütün gün betonlara bakıyorum. grileşmiş 3. sınıf kirlenmiş asfaltlar ve can sıkıcı, ilginç olmayan apartmanlar. ve sırf yürümek için yürüyemiyorum. bir amacım yoksa kendimi gerçekten de kaldıramıyorum. kaldırsam bile 1-2 gün sürüyor, 3. gün tekrar yataktayım. ayrıca arabam olduğu için hamladım ve rahata alıştım. vizeler olmadığı zamanlar arkadaşlarımla fitness salonuna takılıyorum ancak spor yaparken bile mutlu olamıyorum ve halsizleşiyorum. beni salona zorla götürüyorlar ve benden bir gün bıkacaklarından korkuyorum. kendimi zorlayıp onlarla bazen pikniğe gidiyorum ama inan ki piknikte bile mutlu değilim. kendimi zorlayıp kuzenimle zaman geçiriyorum ancak mutlu değilim. vücudum beni dinlenmeye çağırıp duruyor. gerçekten de çok sinir bozucu ve içim parçalanıyor. bir şeyler yapsam bile mutlu olamıyorum yaşamak için pek bir amacım yok.

            Yorum


            • #7
              haklısın esintili. büyük bölümü bundan. ayrıca bu durumdan tek kurtuluş yolum dikey geçiş sınavı. ancak 6 senem bu lanet meslek lisesi ve myo yolunda çürüdü. ayrıca aileme çok kızıyorum. dikey geçiş sınavını geçemezsem iplerim kopacak. bu saatten sonra öss'yi kazanmam olanaksız. bize 2. aşamayı öğretmediler. 1. aşamada ise süper bir puan almamız lazım güzel bir yer için. dikey geçiş de bize sadece bu yoldan devam etme şansı veriyor ve dikey geçişten full çeksem bile istemediğim bir yolda ilerliycem. yabancı dil isterdim. ingilizceyi ve diğer dilleri çok seviyorum. dil öğrenmek hobim ama babam ve annem hala karşı çıkıyor, iş yok, para yok diyor. haklılar belki. ama bu yolu da sevmediğimi söylesem bile bana alternatif göstermiyorlar. nasıl bir pisliğe saplandım çıkamıyorum. bundan bahsettikçe üzülüyorum ve aileme kızıyorum. ikisinin salaklıklarına, ikisinin kavgalarına, ikisinin vurdumduymazlıklarına. ailem hiçbir zaman tam bir aile değildi sanırım

              Yorum


              • #8
                aberko Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                haklısın esintili. büyük bölümü bundan. ayrıca bu durumdan tek kurtuluş yolum dikey geçiş sınavı. ancak 6 senem bu lanet meslek lisesi ve myo yolunda çürüdü. ayrıca aileme çok kızıyorum. dikey geçiş sınavını geçemezsem iplerim kopacak. bu saatten sonra öss'yi kazanmam olanaksız. bize 2. aşamayı öğretmediler. 1. aşamada ise süper bir puan almamız lazım güzel bir yer için. dikey geçiş de bize sadece bu yoldan devam etme şansı veriyor ve dikey geçişten full çeksem bile istemediğim bir yolda ilerliycem. yabancı dil isterdim. ingilizceyi ve diğer dilleri çok seviyorum. dil öğrenmek hobim ama babam ve annem hala karşı çıkıyor, iş yok, para yok diyor. haklılar belki. ama bu yolu da sevmediğimi söylesem bile bana alternatif göstermiyorlar. nasıl bir pisliğe saplandım çıkamıyorum. bundan bahsettikçe üzülüyorum ve aileme kızıyorum. ikisinin salaklıklarına, ikisinin kavgalarına, ikisinin vurdumduymazlıklarına. ailem hiçbir zaman tam bir aile değildi sanırım
                illa eğitimini aldığın mesleği yapmak zorunda değilsin. lise bitiren ve bir işte kendini uzmanlaştırıp istediği işi yapan çok insan var. eğitim aldığın alanda ilerlemek zorunda değilsin. ingilizceden hoşlanıyosan gidersin tatil merkezlerine orada dil öğrenirsin. sonra gidersin kursundan sertifika alırsın. bir tercümanın yanında iş bulursun. tercumanlar arar böyle insanları. olmadı turistlere rehberlik yaparsın. seçeneksizmişsin gibi düşünmemeni öneririm. bu dünyada olmak istediğin şey için illa bir eğitim alman gerekmiyor. kendi altarnatiflerini kendin bulabilirsin.

                şu an depresyondasın. bu seni eylemsizleştirecektir. sana tavsiyem ilk bu sorununu çözmeye çalış. bu atacağın en önemli adım olacak. depresyonu yendikten sonra kendi hayatının rotasını kendin istekli ve inançlı bir şekilde çizebildiğini göreceksin.
                ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

                Yorum


                • #9
                  teşekkür ederim esintili.. kararsızlığımdan nefret ediyorum. bu yüzden çok zaman kaybettim ve kaybetmeye devam ediyorum. dediğim gibi hiç enerjim yok. keşke ne istediğimi bilen biri olsam ve başladığım yolda ilerleyebilsem. 2 tane problemim var. biri depresyon, biri üşengeçlik. üşengeçliğim depresyonu mu doğuruyor, tam emin değilim. insanlara mutluluk verebilecek şeyler yapsam bile zevk alamıyorum. hatta bazen kendimi o gün enerjik hissetsem bile. ecstasy hakkında bir makale okumuştum. beyindeki almaçlar seratin bombardımanına tutuluyor ve almaçlar bu bombardımandan dolayı köreliyorlar. bundan sonra insan en büyük hazzı bile yaşasa mutsuz oluyor. ecstasy hiç kullanmadım ve hayatımda ortalamanın biraz altında mutluluk sürdüm. aslında kötü bir hayat sürmedim. fazla derdi olmaması gereken ben, belki de şu anda kredi kartı borcu olan ve sırf bu yüzden intiharın eşiğinde olan insanlar kadar kötü hissediyorum. çevrem değil ancak beynim artık beni intihara çekiyor. hayatta hiçbir şey bana mutluluk vermez gibi geliyor. siz nasıl mutlu oluyorsunuz? gerçekten sürekli bir mutluluk var mı? benim gibi bir depresyon hastası nasıl mutlu olabilir ki?

                  Yorum


                  • #10
                    Yazdıklarınız bana çok yabancı değil. Benzer duygu ve düşünceler benim de başıma gelmiştir ve hep de gelebiliyor. Ama artık onlardan kurtulmak istiyorum.
                    Mutlu olmak ancak olumlu düşünmekle, olumlu olanlara odaklanmakla mümkün. Sahip oldukların için sevinmek ve yeni sahip olabileceğin güzellikler için heves duymakla mümkün.
                    Bence siz çok uzun müddet depresif duygu ve düşüncelerle yaşamışsınız.
                    Bu bir nevi alışkanlık yapmış ki yapar.
                    Yani her meselenin olumsuz yanlarına yoğunlaşma başlamış.
                    Ayrıca metafizik konuları da bence oluruna bırakmanız daha iyi olur, devamlı sorgulamak, düşünmek veya reddetmek yerine.
                    Bence depresyondan çıkma kararını verin ve çıkın.
                    Bu kötü alışkanlık gibi birşey.
                    Bir savunma mekanizması.
                    Oysa buna ihtiyacınız yok.
                    Tek ihtiyacınız çevrenizde bir iki sevenin olması falan.
                    Ayrıca negatif konuşan arkadaşlarınız varsa uzak durun.
                    Ayrıca aileniz hayatta oldukları için de şükredin bence.
                    Bu daha olumlu bakmaktır.
                    Biz de anne-baba olsak kimbilir ne hatalar yapardık.
                    Onları yargılamayın, bırakın kendi hallerine.
                    Kendinizle de geçmişle ilgili sorgulamalara girmeyin bence.
                    Kendi düşünceme göre depresyonun aşamaları şöyle:
                    1- depresyona sokan durumlara maruz kalmak
                    2- bunları anlamak ve hazmetmek
                    3- depresyondan çıkmak ve biraz boşluk duygusu
                    4- mücadele etmek ve artık depresyona girmemeye karar vermek
                    Hayatta kişi kendini mutlu edebilecek tercihleri yapmalı, ilerki yaşamında

                    Ben hayatı şöyle yorumluyorum. Sinemada bir filmi izlemeye başladım diyelim. Bu benim hayatım olsun. Bu film herşeye rağmen ilgimi çekiyor olsun, ki onu ilgi çekici kılmak kişinin kendi elinde olabilir. Bu filmi sonuna kadar izlerim, sonunda ne olacak diye merak ederim. Ayrıca dediğim gibi elimdeki böyle bir hazineyi niye heba ediyim. Yani senaryosunu geliştirmek kendi elimde. Elimdeki tek filmi izlemeden çıkmak bana uymaz.
                    Ben biraz daha pozitif bakma taraftarıyım. "O yok" "bu yok" şeklinde bakmak iyi olmuyor malesef. Bazı şeyleri görmezden gelmek veya düşünmemek - bazı konularda ise istediğimizi elde etmek gerekiyor
                    En son değiştiren bir dost; 27-04-2010, 03:31 AM.
                    Çözüm genelde ummadığımız, bakmadığımız yerdedir

                    Yorum


                    • #11
                      aberko Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                      teşekkür ederim esintili.. kararsızlığımdan nefret ediyorum. bu yüzden çok zaman kaybettim ve kaybetmeye devam ediyorum. dediğim gibi hiç enerjim yok. keşke ne istediğimi bilen biri olsam ve başladığım yolda ilerleyebilsem. 2 tane problemim var. biri depresyon, biri üşengeçlik. üşengeçliğim depresyonu mu doğuruyor, tam emin değilim. insanlara mutluluk verebilecek şeyler yapsam bile zevk alamıyorum. hatta bazen kendimi o gün enerjik hissetsem bile. ecstasy hakkında bir makale okumuştum. beyindeki almaçlar seratin bombardımanına tutuluyor ve almaçlar bu bombardımandan dolayı köreliyorlar. bundan sonra insan en büyük hazzı bile yaşasa mutsuz oluyor. ecstasy hiç kullanmadım ve hayatımda ortalamanın biraz altında mutluluk sürdüm. aslında kötü bir hayat sürmedim. fazla derdi olmaması gereken ben, belki de şu anda kredi kartı borcu olan ve sırf bu yüzden intiharın eşiğinde olan insanlar kadar kötü hissediyorum. çevrem değil ancak beynim artık beni intihara çekiyor. hayatta hiçbir şey bana mutluluk vermez gibi geliyor. siz nasıl mutlu oluyorsunuz? gerçekten sürekli bir mutluluk var mı? benim gibi bir depresyon hastası nasıl mutlu olabilir ki?
                      gerek mutsuzluğunun kaynağı olsun, gerek eylemsizliğinin kaynağı olsun hepsinin nedeni depresyondur. depresyon insanda iç enerji ve istek bırakmaz. depresyonu yendiğinde eyleme geçmek için gerekli motivasyonu elde edersin zaten. hayatının olumsuza giden yönünü sürekli düşündüğün için depresyonun sende kuvvet kazanıyor. olaylara daha az karamsar açıdan bakmayı kendine öğretirsen bu sıkıntılardan kurtulursun.

                      depresyon hastalığı şu an içinde bulunduğun tüm olumsuzlukların baş aktörüdür. yaşadığın düşük değerlilik duygusu, eylemsizlik gibi sorunlar depresyonu oluşturmuyor. depresyon bu duyguları sende oluşturuyor. depresyon nedenlerin sonucu değildir. sonuçların nedenidir. depresyonu yendiğin zaman zincirleme olarak diğer bütün sorunlarını çözmüş olacaksın.

                      depresyonu yenmek için uzman bir yardım almanı tavsiye ediyorum. depresyon kendi başına çözüme ulaştırılacak bir problem değildir. bunu bilmeni isterim.
                      ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

                      Yorum


                      • #12
                        Ruh sağlığın ağır bir depresif içinde olduğunu gösteriyor. İstemediğin okula gitmen, hayatında istediğin bişeylerin yoluna gitmemesi insanı karamsarlığa sokuyor. Hal böle oluncada kolunu kıpırtatamaz, içinden bişiyler yapamaz hale geliyorsun. Rutin yaşamında bunun etkisi. Bu durumdan kurtulman için psikolojik destek alman şart bence. Psikoterapi alarak kendini değiştirmelisin, geliştirmelisin, olmadı zorlamalısın değişmeye. Yoksa halen yerinde saymaya devam edersin.
                        Evli ve mutlu,çocuklu....sigpic

                        Yorum


                        • #13
                          senin derdin depresyon. başka antidepresanlar ve psikoterapi denemelisin.

                          Yorum


                          • #14
                            üşengeç şirin ...

                            umarım en kısa zamanda atlatırsın bu durumu..
                            şu mutluluğu bir bulsak ne iyi olurdu

                            Yorum


                            • #15
                              teşekkür ederim arkadaşlar. her birinizin yazdıklarını okudum. ben enerjisizliği vücuda bağlıyordum ancak herkes depresyon olduğunu söylemiş. psikoloğa da gitmiştim ancak baştan savma cümlelerle savuşturuldum veya terapi yerine ilaca yönlendirildim. bu yüzden psikologlara da iyi gözle bakamaz oldum. sanırım vücuduma bir enerji ancak bir şeyi istersem, heveslenirsem ve moralim düzgün olursa gelebilir. sanırım depresyonla yaşamaya alışmışım. psikoterapi artık 2. tercih gibi oldu. şimdilik burada yazan parlak fikirleri okuyarak bunları hayatıma geçirebilir miyim yoksa geçiremez miyim diye düşünücem. depresyonda olduğumu çevreme belli etmiyorum çoğu zaman. insanlar beni gerçekte mutlu, şakacı, esprili zannediyorlar. zaten bu halimi görseler ya bana acırlar ya da uzaklaşırlar. meslek lisesi ve myo hayatı özellikle beni çökertti. gençlik diye bir şey yaşayamadım. halkın gözünde de bizleri 3. sınıf insan diye gösterdiler, yasaların gözünde de. hala katsayı mevzusuyla yatıp kalkıyoruz, hala gereken değeri elde edebilmiş de değiliz. belki değersiziz.

                              ayrıca "bir dost" un dediği gibi gerçekten de depresyondan çıkmak için bir anda karar verilip çıkılabilir mi? bu nasıl mümkün olabilir? karar verdikten sonra ne yapmalıyım?

                              Yorum

                              İstek İşleniyor...
                              X