Duyuru

Collapse
No announcement yet.

HİPNOZUN YAPISI

Collapse
X
Collapse

  • HİPNOZUN YAPISI

    Yazmak, okumak, ata ve bisiklete binmek, araba sürmek, müzik aleti çalmak gibi bir çok hünerlerin üstesinden gelmiş durumdasınız. Herkes bu marifetleri öylesine doğal hissedebilirki; siz bu marifetler...

    hakkında düşünmek ihtiyacını bile hissetmeyceksiniz. Yani bu marifetleri keşfetmede yeteneğinizi engelleyecek herhangi bir kaza olmadan bunları düşünmek zorunda kalmayacaksınız. Böylece, bir çok sıradan yetenek göz önünde bulundurulmayacaktır. Artık her zaman düşünüp pratik yapacaksınız ve hipnozu çatal kulanıyor gibi öğreneceksiniz, tabiki onun olmasını isteyecek ve pratik yapacaksanız.
    Birçok hünerler zihinle ilgilidir, örneğin telefon numarasını hatırlamak , bir dili anlamak, matematiksel hesapları yapmak gibi. Hipnozda zihinle ilgili bir hünerdir. Normal bir zeka ve yeterince güdü sahibi olan herkes hipnozu rahatça öğrenebilir.
    Kişilerin hipnoz yeteneğini karşılaştırmak için bir çok dereceler geliştirildi. Örneğin birinin hipnotik kapasitesi gözlerinin başının arkasına doğru çevirmesi ile karşılaştırılabilir. Diğer bir karşılaştırma ise kişiye kolunu belirli bir seviyeye kaldırılması telkininde bulunulduğu zaman kişinin kolu helyum balona takılmış gibi yükselir..
    Hipnotik fenomenlerin hepsinin olmasa bile, çoğunun günlük hayatta arasıra görüldüğünü ve onları herkesin tekrar tekrar yaşadığını hatırlamakta fayda vardır. Bilinçli beklenti duyusal uyaranlar yaratabilir veya miktarlarını artırabilir. Dövülen çocuk elin vuruşunu gerçek temastan önce hisseder, dişçi sandalyesinde kıvranan şahıs, dönen matkabın dişine temasından önce ağrı duyar. Aksine derin konsantrasyon duyusal uyaranları azaltabilir veya yok edebilir. Radyo ve televizyonu farketmeyecek kadar düşünceye dalabilirsiniz.
    Kendisini tamamen yarışa vermiş bir atlet, müsabaka bitene kadar ağrılı bir yaranın farkına varmayabilir. Ağrılı bir ayak siğili olan genç bayan, kendisini büyüleyen erkek arkadaşının kollarında neşeyle dans ederken lezyonun hiç farkında değildir, ancak aynı lezyon çalışırken dayanılmaz derecede ağrılıdır. Bu sebeple, bilinçli düşünceler duyusal uyaranların şiddetini etkileyebilir, fakat hipnotik durumdaki bilinçaltına yönelik düşünceler ve telkinler kadar etkili olamaz.
    Aksine, hipnoz sırasında telkinle şikayetler meydana getirilebilir, hemen ortadan kaldırılabilir. Hipnozdaki bir şahıs uygun telkinlerle bilinçaltının güçlü kaynaklarıyla bağlantı kurabilir ve normal bilinçli durumda imkansız olan ruhsal ve fiziksel başarılar gösterebilir. Hasta uzak geçmişte saklı olayları yeniden yaşayabilir veya kasların ve organların gücü üstünde şaşırtıcı hareketler yapabilir.
    Kalp ve solunum hızları, kan basıncı, bağırsak hareketler, terleme, mide sekresyonu, mizac değişiklikleri, deri sıcaklığı, menstrüel siklus vs. gibi bazı fizyolojik aktiviteler, doğrudan veya dolaylı telkinle değiştirilebilir. Reaksiyonun kesin şekli hasta hipnozdayken mevcut ruh durumu veya yaklaşım şekline bağlıdır. Örneğin, korku kendisini öfkeden daha değişik şekilde açığa vurur. Bazan, bir analizin yapıldığı esnada, hasta ard arda değişik ruh durumları gösterebilir. Bu, hipnotik durumun dinamik yapısını iyice gösteriyor.
    Bir şahıs hipnotik transtayken bilinçaltı hassaslaşır ve etkilenerek harekete geçirilebilir. Hemen göze çarpan temel özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. Hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır. Hastanın bir otomat olmadığı daima akılda tutulmalı ve emirle yöneltilmemelidir.
    Hipnotik telkin iki yolla çalışır, şikayetler meydana getirilebilir veya kaybedilebilir. Hemen göze çarpan temel özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. Hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır. Deneğin bir otomat olmadığı daima akılda tutulmalı ve emirle yönetilmemelidir.
    Hipnotik telkin iki yolla çalışır, semptomlar meydana getirebilir veya kaybedilebilir. Hipnoz sonrası uygulanmak üzere verilen telkinle normal bir denekte kaşıntı meydana getirilebilmesi ilginçtir. Hasta hipnotik transta bir telkin yapıldığında apaçık hatırlar ve çok saçma olmasına rağmen, hasta genellikle gerçekten kendisinde kaşıntı olduğunu ve kaşınmaya mecbur kaldığını büyük bir hayretle görür.
    Yaptığı fenomenleri hipnozun nasıl ve niçin meydana getirdiğini çok az izah edebilmekteyiz. Birçok teoriler teklif edildi ancak hiçbiri genel kabul görmedi. Birçok psikolojik faktörler işe karışır ve fizyolojik faktörlerin önemli bir rol oynadığı (Muhtemelen bazı kortikal beyin değişiklikleri olduğu) konusunda pekçok kanıt vardır.
    Kanıtlar, hipnozun subkortikal aktiviteyi ve diğer korteks sahalarında bağımsız olarak çalışabilen bazı korteks sahalarını ilgilendirdiğini gösteriyor.

    Kaynaklar : Anthonie De Saint Exupey(Hipnoz), Oliver Werdell Holmes(Hipnozu Yratmak) adlı kitaplardan bilişsel psikolojinin temel ilkelerine göre mali tarafından hazırlanmıştır.

    • iyimser
      #1
      iyimser commented
      Editing a comment
      "Normal bir zeka ve yeterince güdü sahibi olan herkes hipnozu rahatça öğrenebilir"
      diyor, ilginç gerçekten. Vaktim olsa öğrenmek isterdim doğrusu.

      Buradaki bilgiler için teşekkürler.

    • beyzazeynep84
      #2
      beyzazeynep84 commented
      Editing a comment
      Bilgiler harikaydı gercekten. Hipnozla ilgili bir kitap okumuştum ilgilenen insanlara tavsiye edebilirm oldukca akıcı seri ve akılda kalması kolay bilgiler icerdigi gibi sıkıcı keyif vermeyen bir kitapr değil. Dr.Micheal R.Hatway D.C.H nin hipnoz adlı kitabı......

    • beyzazeynep84
      #3
      beyzazeynep84 commented
      Editing a comment
      evt yazdıklarınızın bir cogu dogru.Ama günlük hayatta bır cok konuda kesın sonuclar vermesede bazı olaylara nasıl yaklasabılırım ne yapabilirim konusunda bir ceşit rehber oluo diyebilirm.Mesela toplumsal ılıskılerde ilişkileri anlamada cocukluk anılarını kavramada rejıme nasıl başlama konusundakı belirsizlıklerde klavuz oldugunu düşünmüyor değilimmm belikde yanılıyorummm
    Posting comments is disabled.

Kategori

Collapse

Article Tags

Collapse

Latest Articles

Collapse

  • Belirgin Heyecan Türleri
    admin
    ÇATIŞMA, psikolojide, birlikte çözülemeyecek iki ya da daha çok güçlü güdünün bir arada ortaya çıkmasıdır. Örneğin bir genç, kendini bir grubun parçası olarak görmek ve arkadaşları gibi davranmak için dansa gitmek isteyebilir. Batı kültüründe, gençler için bu, güçlü bir güdüdür. Ama genç beceriksizce dans ettiği için arkadaşlarının alaylarıyla karşılaşıyor ya da kendisiyle alay edildiğini sanıyor olabilir. Bu durumda, onurunun kırılmaması için, dansa gitmekten kaçınma güdüsü de ortaya çıkacaktır. Genç, ikilem içindedir; gitse de, gitmese de sıkıntı duyacaktır. Bu durum yaklaşma- kaçınma çatışması olarak adlandırılır. Psikolojik olarak, güdülenme sağlayan bir uyarandaki azalma bir başkasının güçlenmesini birlikte getirirse çatışma ort...
    07-05-2010, 09:58 AM
  • ADHD nedir?
    admin
    ADHD (Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) Son 25-30 yılda tanimlanmasi yoğununluk kazanan çocukluk dönemindeki önemli psikiyatrik problemlerden biridir. Bu bozukluk, ilk olarak 1902 yılında George STILL ismindeki İngiliz doktor tarafından tanımlanmıştır. DSM-IV’e göre Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu 3 tipte gozlenebilir. Dikkat eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu Birleşik tip; Dikkat sizlik, hiperaktivite (aşırı hareketlilik) ve impulsivite (dürtüsellik) bir arada görülmektedir. Dikkat eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu-Dikkatsizliğin önde geldiği tip; Dikkatsizliğin ön planda olduğu görülmektedir. Dikkat eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu-Hiperaktivite-İmpulsivitenin önde geldiği...
    27-02-2010, 11:58 PM
  • HİPNOZUN YAPISI
    admin
    Yazmak, okumak, ata ve bisiklete binmek, araba sürmek, müzik aleti çalmak gibi bir çok hünerlerin üstesinden gelmiş durumdasınız. Herkes bu marifetleri öylesine doğal hissedebilirki; siz bu marifetler... hakkında düşünmek ihtiyacını bile hissetmeyceksiniz. Yani bu marifetleri keşfetmede yeteneğinizi engelleyecek herhangi bir kaza olmadan bunları düşünmek zorunda kalmayacaksınız. Böylece, bir çok sıradan yetenek göz önünde bulundurulmayacaktır. Artık her zaman düşünüp pratik yapacaksınız ve hipnozu çatal kulanıyor gibi öğreneceksiniz, tabiki onun olmasını isteyecek ve pratik yapa...
    29-12-2009, 11:57 PM
  • BELLEK ( HAFIZA )
    admin
    İnsanların, unutmayı tercih ettikleri bir gerçeği ya da olayı anımsadıkları da olur. Kimi zaman, bir şeyleri unutamamak, insanlar için bir şeyleri anımsayamamaktan çok daha engelleyici olabilir... Çoğu insana göre bellek, tıpkı bir kitaplık gibi bilgilerin raflarına düzenli olarak yerleştirilip saklandığı bir yapıdır. Ancak, gerçekler ve olaylarla ilgili anılarımız zamanla daha zor anımsanır duruma gelir. Bunun yanı sıra geçmiş deneyimlerle ilgili anılarımız da, içinde bulunduğumuz ruh haline ve duygusal durumumuza göre renk değiştirebilir. Çağdaş araştırmacılarsa belleği, edilgen bir depo değil, kendine özgü süreçleri olan yapılar sistemi olarak değerlendiriyorlar. Anımsamaya çalıştığımız bir şeyi anımsamakta zorlandığımızda ya da anımsayamadığımızda, sık sık şuna benzer bir tümce kullanırız: "Ben zaten oldum olası adları aklımda tutamam ki..." Çoğumuza göre bellek, tıpkı bir kitaplık gibi, bilgilerin raflarına düzenli olarak yerleştirildiği bir yapıdır. Yeri konusunda elde yeterli ipucu bulunursa anılarımız kolaylıkla anımsanabilir. Çoğu insan, öyle ya da böyle, belleğin, yaşadığımız şeylerin birer kopyasını sakladığını düşünür. Bu görüşü, belleğin "kopya kuramı" olarak adlandırabiliriz. Anımsamaya çalışıp da bir türlü anımsayamadığımız o ad, aslında bilişsel sistemimizin bir ...
    28-12-2009, 02:02 PM
  • DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE
    admin
    Okul gereklerinden dolayı, birçok DEHB olan öğrenciler sınıfta problem yaşarlar. Zihinleri öğrenebilecek yeterliğe sahiptir fakat, aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik öğrenmeyi güçleştirir... Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? Okul yaşamında belirli bir zihinsel, fiziksel veya psikolojik bir nedeni olmadığı halde, başarılı olamayan bir çok çocuk vardır. Bu çocukların büyük bölümünün başarısızlığına ; dikkat problemi, aşırı hareketlilik veya bazı alanlardaki okuma, yazma, matematik gibi öğrenme problemleri neden olabilmektedir. Bu problemler son derece karmaşık ve benzer sonuçlara yol açabileceğinden bir gruba ait ortak özellikler olarak düşünülmüştür. Oysa dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ( DEHB ) ve bazı alanlardaki öğrenme yetersizliği durumları, gerek etiolojisi, gerekse görülme sıklığı ve yol açabileceği bazı öğrenme sorunları yönünden bezerlikleri olmasına karşın, birbirinden hayli farklı olan ve ayrı ayrı incelenmesi gereken iki ayrı durumdur . ( Şenel, 1996; s. 76 ) DEHB yeni bir hastalık olmayıp, tıbbi literatürde yüzyıldan daha öncesinde tespit edilmiştir. Ünlü Alman öykü yazarı Hoffman (Struwwelpeter eserinde) çocuklar için yazdığı bir şiirde DEHB’ lu bir çocuğu tanımlamaktadır. Bazıları tarafından DEHB, Minimal beyin disfonksiyonu (MBD) ve hiperaktivite veya conduct disorder olarak da adlandırılmaktadır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) temel özelliği, kalıcı ve sürekli olan dikkat süresinin kısalığı, engellemeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluktur. Bunun sonucu olarak çocukta gelişimsel olarak aşağıdaki 3 temel sorun ortaya çıkmaktadır: • Kısa dikkat süresi (poor attention span) • Yetersiz dürtü kontrolü (weak impulse control) • Aşiri hareketlilik (hyperactivity) Başlangici genellikle 3 yaş dolaylarinda olmakla birlikte, tani düzenli ögrenim için gerekli dikkat süresi ve yogunlaşma...
    28-12-2009, 01:29 PM
İşleniyor...
X