Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Nasıl başladı.

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Nasıl başladı.

    Bu hastalığın benle tam olarak nasıl tanıştığını hatırlamıyorum aslında. Belki de bu da bir oyundur, ama ilk önce kendimi tanımamamla başladı. Kim olduğumu unuttum, kim olduğumu unuttuğum için dünyadan uzaklaşmaya başladım. Beynim beni izliyordu sanki, yaptıklarımı kontrol eden biri de vardı ya da yaptıklarıma anlam katan. Okulda çok başarılı iken her şeyin boş olduğunu hissediyordum ve bu yüzden derslerim kötüleşti. Bu aralar beynimin içine hapsedilmiş gibi hissediyorum ve gerçek hayatın sadece anılardan ibaret olduğunu algılıyorum, bir rüya gibi. Peki bu neden, hepsinin bilincindeyim, herkesi tanıyorum, isimlerini, kişiliklerini. ama kendimi tanımıyorum, eskiden nasıldım hatırlamıyorum. bu ergenliğe girdiğimde başladı, belki de kişilik değişim yüzündendir dicem yeni kişilikler uydurdum, bunları yok ettim. hayalle gerçeğin arasında yüzdüğümün farkındayım. ve farkında olmak acı veriyor. hala bir umut besliyorum.
    Last edited by thedharma; 09-01-2012, 05:41 PM.

  • #2
    Yaşım 15 ve kendimi kesinlikle ağır bir ergen olarak görüyorum. Kişiliğim oluşuyor, ama hayata karşı biraz dirençsiz bir insan olduğum için ailem tarafından yardım bekliyordum bir zamanlar. O da olmadı, kendimi başka alanlara vermeye çalıştım; ama bağlanamıyorum. Çift kişilik desem, eski kendimi yendim. Kafam karışık olduğu için şu an anlatamıyorum belki de ama tuhaf düşüncelerim de var. Mesela beden gibi görüyorum kendimi falan. Acayip bir şey ya bu hastalık. İnsan kendini kontrol edemezse kendini ilah bile zannedebilir bu hastalıkta. Ama vazgeçmiyorum, sevdiklerimi, hayatın gerçek olduğunun bilincindeyim. Belki de biraz sabretsem iyi olacak çünkü ilerlerse hastahaneye giderim, ve hastalığımı kabullenirim. Neden kabullenmeyeyim ki, bu herkeste olabilecek bir şey. Bir zamanlar özgüvenim yoktu belki de kabullenemediğim için böyle. Ama savaşacağım, bu hayat bana verildi ve kazanacağım Allahın izniyle. Buradaki herkesin yazısını okudum, yalnız olmadığımı bildiğim için mutluyum. Ne televizyondan haber aldım, ne de halisülasyonlar görüyorum. ama içime çok kapanık olduğum için hasta olmadığım halde hastalık hakkında aptalca şeyler uydurmuş onlara inanıyor da olabilirim. Ayrıca bu hastalık, ananemin ölümü ile daha da ilerledi....................................

    Yorum


    • #3
      Bu teşhisi; yani şizofren oluşunuzu doktor koydu değil mi? Bir ilaca yada tedaviye başlamadı mı? Bildiğim kadarıyla ilaç tedavisi şart bu hastalık için.. Sitede bilgili ve benzer hastalığı yaşayan arkadaşlar var..
      O umudunuzu hiç kaybetmeyin.. Tüm hastalıklar ve sorunlar için o umut bizlere lazım..
      Geçmiş olsun..
      I've been alone all along

      Yorum


      • #4
        Hayır hastahaneye gitmedim. Ayrıca Losta bayılırım matematik kardeş. :P Bu arada belirtilerimi söyledim, karar size kalmış. Ama eğer doktora gitsem teşhis değil de tedavinin başlatılacağı kesin, psikolojim olarak.

        Yorum


        • #5
          Orjinal yazı sahibi: thedharma View Post
          Hayır hastahaneye gitmedim. Ayrıca Losta bayılırım matematik kardeş. :P Bu arada belirtilerimi söyledim, karar size kalmış. Ama eğer doktora gitsem teşhis değil de tedavinin başlatılacağı kesin, psikolojim olarak.
          Ne teşhis koymada, ne de tedavi için, doktor ve uzman kişi hariç kimsenin söylediğine bakmamalısınız bence.. Kararı bizler değil, doktorun vermesi lazım.. Bence bir an evvel uzman bir doktora görünseniz çok iyi olur.. Kendi başınıza yada kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin.. Sonuçta önemli olan erken teşhis ve doğru tedavidir.. Burda yada nette gördüğünüz, okuduğunuz bilgiler %100 doğru değildir...
          Ayrıca anneanneniz için, başınız sağolsun... Bazı hastalıklar için, ölüm,iflas yani ani değişiklikler ve kayıplar tetikleyici olabilir.. Sizde de bu şekilde olmuş gibi.. Umarım sağlığınıza kavuşursunuz.. Geçmiş olsun..
          I've been alone all along

          Yorum


          • #6
            Bir de hissedebiliyorum ama eskisi kadar güçlü değil. Bu olaylara ilgisiz kalmamla neden olabilir çünkü ne kadar ilgisiz kalırsam o kadar az düşünürüm ve düşüncelerim o kadar duygularımı güçlendirebilir. Bu hastalık bana çoğu şeyi öğretti, bu yaşımda daha bir yıl önceki kendimi karşılaştırıyorum bir yetişkin gibi düşünebiliyorum, bu hastalık ilk sosyalfobiyle başladı. İnsanlardan uzaklaşmamı sağladı, onlara yabancı olarak görmeye başladım ama daha sonra bunun belli bir nedeni olduğunu anladım. Çünkü kendimi eleştiren bir ses vardı, bu aptal sesi ben yaratıyordum. Ama onu da yok ettim, belki de hala vardır. Ve kendimi iğrenç, insanların karşısında değersiz olarak gördüm. Tabii bu benim yapıma uygun değil çünkü egoist bir insanımdır yeri geldiğince kendimi savunurum ve beğenirim. Ama bu hastalık bana önyargılarımı, sessiz bir insan olmamı da değiştirdi. Küçüklükten beri süregelen hayatımın bir anda ergenliğe girdiğimde değişmesinden ve kötü olaylar yaşamamdan kaynaklanıyor da olabilir. Anneannemin ölmesi ve bedensel hastalıklar ve cinsel problemler. Kendi içimde oldukça düşünmeye başladım, karamsar olmaya başladım ve karamsarlık bana göre değil. Ne kadar kötü bir hasta olsam da çıkış yolu vardır elbet diye düşünürüm, düşüneceğim de. Çünkü var, ben hayatımı değerli buluyorum. Geleceğe dair planlarım da var, umarım bu hastalıkların hepsi biter ve insan olmanın bilincini tadarız. Ne diyeyim, çok konuştum sanırım ama içimi dökünce rahatlıyorum. Çevremdeki herkesin bunu izlediğim filmlerden etkilenmeme yorması da komik ve umut düşürücü. ama yine de beni anlayan insanlar oldukça savaşmak mantıklı. beni bulmadı, ben ona gittim... ve onunla daha fazla zaman geçirmek mantıksız. bu arada şizofrenlere yardımcım şöyle olabilir, eski hallerini hatırlasınlar. neye güldüklerini, kimi sevdiklerini. neden sevdiklerini. hatırlayamıyorlarsa bile gitsinler sosyal bir çevrenin içine girsinler. o kadar şizofrensek diyorsanız ve gitmemeniz acı çekmek istememenizse, bence yeterince acı çekiyoruz ve hayatı bir kere yaşıyoruz. bu yüzden sosyal hayata girin ve onlaraayak uydurun. uyduramıyorsanız uyduramadığınızı görsünler ve yardım etsinler mesela. yani bir odaya kapanıp karalara bağlamayın.

            Yorum


            • #7
              bu yaşta bu olgunluk farkndalık süper. çok çabuk yenersin hastalığını. içndeki ışığın hiç sönmesin.

              Yorum


              • #8
                Teşekkür ederim. Bu hastalığın bana gösterdiği etkenleri yazayım. Kendimi ölü gibi hissediyorum, insanların arasında sadece bedensel olarak varım. Gözünü hiç kırpmayan, her an her şeye bağıran bir insan. Ama kendimi bir yerde bıraktım, ne yapıyorum ben diye. Ona yeniliyordum çünkü. Bıraktım ve ondan sonra ayağa kalkacak gücü aradım. Beni ismimle çağırdıklarında hissettiğim duygu, kim olduğumu hatırlattı. Yani demek istediğim, bu hastalıkta anladığım kadarıyla beynimiz çok karmaşık bir yapıya sahip. Aslında siz insanlara konuşmuyorsunuz, kafanızda yarattığınız insana konuşuyorsunuz. Mesela annenizi tanıyorsunuz değil mi, onu tanıdığınız yönüne konuşursunuz. Annenize bakarken onu öyle görürsünüz. Yani her şey kafamızının içinde olduğunu anlatır bu hastalık. Ama beynimizin bize oyun oynadığını bildiğimiz halde hala bu hastalığa karşı savaşmıyorsak bu bizim bu dünyadaki acizliğimizi gösterir. Bir de bu hastalığın belirtilerini, diğer insanların gözünde yargılamayın. Çünkü o zaman da güveniniz azalır.

                Yorum


                • #9
                  Sevdim düşüncelerini Ama hemen şizofreni gibi düşünme kendini;ergenlik sendromu olduğunu da sanmıyorum ama...

                  Yorum


                  • #10
                    Ben hastanın tekiyim, evet, hayaller aleminde dolaştığımın bilincindeyim. Yardım edin bana gibisinden triplere de girmeyeceğim, hayır. Ama acı çekmek istemiyorum artık. Bir de lütfen, şizofreninin tedavisinde eski kişiliğinize dönme ihtimaliniz var mı, bunu çok merak ediyorum. Şizofreniyi tanıdıkça saçma şeyler uyduruyorum kafamda, halisülasyon görme olayı ben de yok ya da sesler duymak. Ama yaşadığım hayatı anlamıyorum, gerçeklik ile hayal arasında yüzüyorum. Bir keresinde lunaparkta balerin denen araca binmiştim ve başım fena halde dönmüştü. Gerçekle hayali o zaman karıştırmaya, her şeyden uzaklaşmaya başlamıştım. Yavaş yavaş ilerledi bu hastalık. Kim olduğumu unuttum, sonra, kayboldum diyebilirim. Kendi içimde dünyalar kurdum, o dünyaların içerisinde insanların yaşadığını zannediyordum. Mesela sürekli insanlar bana acı çektirecek zannediyorum, ki zaten öyle. İnsanlarla anlaşamıyorum. Anlaşmaya çalışıyorum, o kadar sosyal hayattan uzaklaşıp kendi dünyamda yaşadım ki insanlar ne yapar, onların arasına nasıl girerim diye merak ediyorum. Bir yol arıyorum, bulamıyorum. Hayatı yaşayamıyorum, rol yapıyorum sürekli. Konuşma tarzları benimsedim mesela. Çevremdeki insanların kişiliklerine benzemeye çalışıyorum, ya da bir gün böyleyim, bir gün şöyle. Öyle bir şey istiyorum ki, bir gün kalktığımda normal olacağım. Evet böyle bir umudum var, her şey düzelecek bence. Belki doktora giderim, doktor tüm sorunumu halledecek bir şeyler bulur ya da hastalığımın nedeni beynimdedir......... Bilmiyorum. Mantıklı düşünebiliyorum ama beynimle ters düşüyorum. Bu yaşananlar zaten gerçek, ne kadar hayal desem de gerçek olduğunu biliyorsam sorun yok. Ama eskisi gibi güçlü hissedemiyorum ya da var olmanın duygusu yok. Sadece maskelerle yaşıyorum, mesela aynaya bakıyorum bir yüz belirliyorum kendime. Aslında o yüz yok. Ben onunla insanları kandırıyorum ya da egomu tatmin ediyorum... neden diyorum, bir ceza mıydı bu. Kader varsa, kaderde yazılan bir şey miydi, bunların açıklamasını da bulacağım elbet.

                    Yorum


                    • #11
                      Öncelikle şunu belirteyim, şizofreni ile ilgili ayrıntılı bir bilgi sahibi değilim...Anlatımınız, içinde bulunduğumuz durumu bu kadar net ifade etmeniz gerçekten çok güzel.. İçinizdeki umudun bitmememsi de çok güzel.. Ancak şunu yineliyorum, uzman bir doktora gitmeden kendi kendinize "şizofren" gibi bir teşhisi koymanız çok yanlış... Çok okuyup, kendi başınıza araştırma yaptığınız o kadar belli ki.. Bu elbette çok güzel birşey... Ama size şunu söyliyim, sıradan psikologlar bile, doğru teşhisi koymakta bile güçlük çekerken;hatta yanlış teşhisler koyarken, kendi kendimize hele ki psikoloji gibi engin bir bilgi birikimi isteyen bir dalda teşhis koymak çok yanlış olur... Siz kendinizi şizofren olarak teşhis etmişsiniz ama bazı hastalıklarda, örneğin beyindeki bir tümör gibi, beynimiz bize oyunlar oynayabilir... Yani sizin şizofrenim diye koyduğunuz teşhis, psikolojik değil, aslında çok ciddi bir fizyolojik sorun olabilir...
                      Benim size tavsiyem, tam teşekküllü bir hastaneye gidip, uzman doktorlara muayene olmanız... Ki umarım çok ciddi bir sorunla karşılaşmazsınız...
                      I've been alone all along

                      Yorum


                      • #12
                        Haklısınız ama eğer gitsem, böyle bir teşhisin koyulacağını sadece tahmin ediyorum. Tümör olabilir mi merak ediyorum, çünkü öyle bir şey olsa ciddi bir durum olur. Ama bu tümör ile mi yaşıyordum ben diye düşünüyor insan... Korkutucu.

                        Yorum


                        • #13
                          Orjinal yazı sahibi: thedharma View Post
                          Haklısınız ama eğer gitsem, böyle bir teşhisin koyulacağını sadece tahmin ediyorum. Tümör olabilir mi merak ediyorum, çünkü öyle bir şey olsa ciddi bir durum olur. Ama bu tümör ile mi yaşıyordum ben diye düşünüyor insan... Korkutucu.
                          Tabi çok korkutucu..Allah korusun,odur demiyorum.. Demeye çalıştığım, kendi başımıza teşhislerde bulunduğumuz zaman yanlış ve eksik olacağıydı.. Doktor teşhisi koyar, sonra araştırmamızı kendimiz internetten, başka doktorlara danışarak vs yapabiliriz..Ama bu şekilde yanlış olur..Anlatabilmişimdir umarım..
                          I've been alone all along

                          Yorum


                          • #14
                            Demek istediğinizi gayet iyi anladım, bu aralar kendi kendime kuruntular yapmaya başladım. Birinin beni yönetmeye çalıştığını, kendim istemesem de biri tarafından izlendiğini hissediyorum. ama bu normalde yoktu, benim okuyup kuruntu yapmamla başladı. Fazla bu konuda düşününce ister istemez insan kaptırıyor, hayatı bu oluyor. Normal benliğini unutuyor.

                            Yorum


                            • #15
                              Orjinal yazı sahibi: thedharma View Post
                              Demek istediğinizi gayet iyi anladım, bu aralar kendi kendime kuruntular yapmaya başladım. Birinin beni yönetmeye çalıştığını, kendim istemesem de biri tarafından izlendiğini hissediyorum. ama bu normalde yoktu, benim okuyup kuruntu yapmamla başladı. Fazla bu konuda düşününce ister istemez insan kaptırıyor, hayatı bu oluyor. Normal benliğini unutuyor.
                              Erken teşhiş ve tedavinin önemini biliyorsunuzdur... Bence bir an evvel uzman doktora gitmeniz sizin yararınıza... Kendinizi doktora da bu kadar net ifade edin.. Ki bence siz bu netlik ve umutla, tüm hastalıkları yenersiniz =)
                              Geçmiş olsun..
                              I've been alone all along

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X