Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Sosyal fobik sorunlar ve merhemleri

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • esintili24
    adlı üyemiz Sosyal fobik sorunlar ve merhemleri konusunu başlattı

    Sosyal fobik sorunlar ve merhemleri

    bu konuyu sosyal fobi ve farkındalık konu başlığından ayrı tutacağım. farkındalık başlığı sosyal fobiyi tanıtma amaçlı yazdığım bir başlıktır. o başlıkta çözümlere yer vermeyeceğim. çözümler önemli bir konu olduğu için ayrı bir başlık açma gereksinimi duydum. bu başlıkta çözüm seçeneklerini ele alacağım.

    Fobi ile nasıl mücadele edebiliriz?

    Fobi uzun süreli kaygı durumudur. kişi kaygılanacak bir ortamda olmasa dahi fobik semptomları yaşayabilir. evde tek başına olsa ve kimse ile karşılaşma durumu olmasa dahi zihni korkular üretir. bu sorunla mücadele bilişsel ve akılcı, duyuşsal terapi ile ciddi ölçüde çözülür.

    anksiyete ile nasıl mücadele edilir?

    anksiyete fobiden farklı daha yoğun kaygılanma durumudur. uzun süreli yaşanmaz. sadece endişe verici durumlar karşısında fobiden daha rahatsız edici şekilde yaşanır. o rahatsız edici durumdan uzaklaşıldığında ise anksiyete ortadan kalkar. bu sorun birebir otonom sinir sistemi ile ilgilidir. bloke edici haplar kullanarak bu soruna geçici çözüm bulunabilir. anksiyeteyi ortadan kaldırmak yaşantılarla ancak mümkündür. anksiyete deneyimlemelerinden mümkün oldukça uzak durmak gerekir. rahat tutumları güvenli ortamlarda kendimize alıştırmamız ve kazandırmamız gerekir.
    Last edited by esintili24; 10-02-2012, 03:13 AM.

  • metafizik
    replied
    evet teknik analiz bilgiler,faydalı olabilecek bilgiler..

    Leave a comment:


  • lordhera
    replied
    çok doğru bilgiler teşekkürler esintili24

    Leave a comment:


  • esintili24
    replied
    eleştiren kişilerin eleştirisi ne kadar ciddiye alınmalıdır?

    eleştirilme kaygısı taşıyan sosyal fobikler eleştirilerin hepsini gerçekçi algılama eğilimindedirler. peki bu ne kadar gerçekçidir.

    Eleştirel düşünme yüksek bir meziyettir. bu üstün meziyete sahip insanlar öncelikle karşısındakini rahatsız etmemeyi özem gösterirler. eleştirileri rahatsız edici olmadığı gibi aynı zamanda yapıcıdır. bu tarz eleştiri yapanlar sağlıklı eleştirmenlerdir. eleştirisini bu tarz da yapamıyorsa bir insan kesinlikle onda bir problem vardır.

    eleştirel düşünceye sahip insan kişiliğe hücum etmez. kişilikten ve kişiye yönelik aşağılamadan ziyade davranış ve tutumları ele alır. aşağılama tutumu sergilemediği gibi olumsuz tutum ve davranışların analizini ortaya koymaya çalışır. bilim adamları bu özellikleri sayesinde daha nesnel ve daha gerçekçi hükümleri ve olguları ortaya koymuşlardır.


    eleştirel düşünce sağlıklı olanıdır. peki ya sağlıksız olanı?

    yıkıcı ve zarar veren eleştirme biçimidir. yapıcı olmaktan çok uzak bir tutumdur. insani bir yönü yoktur. kişinin duygusal saplantılarından ortaya çıkar. aşırı nefret ve kin duyguları ile iç dünyasını karartmış insanların başvurduğu bir yöntemdir.

    merhem


    eleştiriye karşı aşırı duyarlı olan sosyal fobikler bu ayrımı iyi yapmalı ve insafsızca eleştirildiği zaman problemin kendisinden kaynaklandığı algısını bir tarafa atmalılardır. yıkıcı eleştiri ve alaya alma tutumu içine girmiş o kişilerin tutumlarında bir problem olduğunu görmelilerdir. doğru eleştirme yöntemini farkedip yanlış eleştirilerin gerçekte ciddiye alınır bir yönünün olmadığını farketmelilerdir.


    eleştirel ve alaycı tutuma sahip insanların bu etkisi nasıl kırılır.

    karşı tarafdan gelen rahatsız edici bir tutumu nötürize etmenin en etkili yolu rahatsız olmamak ve ciddiye almamaktır. eleştirel kişilerle muhatap olduğunuzda o kişilerden uzak durun ve muhatap olmayın. onlarla iyi ilişkiler geliştirmeyi ummayın. onların çevrenizde olmayışı sizin için daha hayırlıdır.

    eleştirel düşünce özellikleri

    Leave a comment:


  • esintili24
    replied
    Orjinal yazı sahibi: fincan View Post
    şöyle bir örnek vereyim; kişi bir işe başvuracak ve o iş için liderlik vasfı olması gerek. liderlik yapamam diye düşünen birisi gerçekten de yapamaz, ama iç kaynaklarında belki liderlik yapabilecek yetiler yoktur?

    beni ilgilendiren kısmı şu aslında, ben pek el becerimin olmadığını düşünürdüm hep (mesleğimde seçeceğim yol açısından önemli bir şey bunu çözümlemek) ama sonra farkettim ki herhangi bir işi ilk kez yapacağım zaman hep "yapamayacağım" düşüncesi oluşuyor. gerçekten yeteneğim olmadığı için mi, yoksa sadece düşünce yapımdan mı kaynaklı; bu ayrım nasıl yapılabilir? buna cevap bulursam çok mutlu olacağım. (:
    bir yetenek yaparak yaşayarak kazanılır. daha önce yaptıkların yeteneklerine kaydedilmiş durumda. ve hiç yapmadığın bir şeyin acemiliğini yaşarsın. tecrübe kazanman için uzun bir süre geçmesi gerekir. mesela 5 senelik deneyim arar kimi firmalar. bu deneyimi bu konuyu bildikleri için ararlar. sonradan da kazanılabilir yetenekler. ve daha önce kendine kazandırdıkların da vardır.

    Leave a comment:


  • esintili24
    replied
    psikoanalitik terapi ve sosyal fobi

    Psikoanalitik terapi ve Sosyal fobi.

    Tek başına bütün sorunları çözmaz fakat çözüm için katkı sağlar.

    Freud İd, ego ve süper egodan bahsetmiştir. İd, insanların biyolojik yönünü temsil eder. Ego, bilinçli psikolojik yönünü, süper ego ise insanların toplumsal yönünü temsil eder. Bu üç psikolojik bileşen aynı zamanda kaygıya kaynaklık yapar.

    İd biyolojik kaygıların kaynağıdır. Anksiyete ve fobilerin bedensel semptomlarına bakan kısmı bu kaygı türüne bakar. Bu kaygı türünün ismi Nerotik kaygıdır. Yani sinir sistemi tabanlı kaygıdır. Bu tür kaygılar istemsizdir kontrol edilemez. Sosyal fobikler bedensel semptomları yoğun bir şekilde yaşar. terleme, titreme, kızarma ... vs gibi

    Süper ego ahlaki kaygıların kaynağıdır. Süper egosu katı olan bir insan çok yoğun suçluluk duygusu yaşar. Sosyal fobiklerde bu kaygı türü de yoğun bir şekilde yaşanır. Yaptığı her şeyin kusurlu ve problemli olduğunu var sayar. Bu yüzden aşırı pişmanlık yaşar.

    Bu tür kaygılar sağlıksız kaygılardır. Bu kaygılarla başa çıkmanın yolu egoyu güçlendirmektir.

    Ego bilinçli ve farkında olduğumuz tüm yönlerimizi kapsar. Bu bileşenden gelen kaygılar gerçekçi kaygılardır. Duruma orantılı kaygı yaşanır. Kaygı olmayan durumlarda ise kaygı fazla yaşanmaz. Gerçekçi kaygılar sağlıklı şekilde yaşanan kaygılardır. Bu tür kaygılarda problem aranmaz.

    Biyolojik ve ahlaki kaygılarla başa çıkmanın yolu egoyu güçlendirmektir. Yani farkındalık kazanmak ve bilinçli hale gelmektir. Ego güçlendiğinde id ve süper ego arasında denge kurar. İd den gelen ihtiyaçları daha makul bir düzeyde karşılanmasını sağlar. Sosyallik, arkadaş ilişkileri, eş bulma.. vs gibi. süper egonun insafsızca yargılama durumunu ortadan kaldırır. Bu sayede gereksiz yere suçluluk duymamış oluruz. Vijdanımız bizi olur olmaz durumlarda rahatsız etmez.

    kişiliğimizi oluşturan bu bileşenleri iyi tanıdığımızda neyle mücadele edeceğimizi de iyi biliriz. Gereksiz yere suçluluk duymaktan kurtulur, semptomlarımıza başka anlamlar yüklemeye ihtiyaç duymayız. Bilinçlendikçe kaygılarımızın gerçekçi olup olmadığını iyi farkeder iç gerginliğimizi azaltırız.

    Sosyal fobiklere yardımcı olması dileği ile....

    Leave a comment:


  • BeyZade
    replied
    noWay'a bir kırılma noktası lazım yaşı itibariyle biraz sabredebilse o noktayı geçebilecek ama içinde bulunduğu duruma kendini o kadar inandırmış ki dışarda ki hayatı cehennemden farksız görüyor.

    Leave a comment:


  • fincan
    replied
    Orjinal yazı sahibi: esintili24 View Post
    mesajını yeni farkettim. yapamamasının sebebi henüz yapabilecek kaynakları kendi içinde keşfetmediğindendir. iç kaynakları keşfetmeden de yapamaz.
    şöyle bir örnek vereyim; kişi bir işe başvuracak ve o iş için liderlik vasfı olması gerek. liderlik yapamam diye düşünen birisi gerçekten de yapamaz, ama iç kaynaklarında belki liderlik yapabilecek yetiler yoktur?

    beni ilgilendiren kısmı şu aslında, ben pek el becerimin olmadığını düşünürdüm hep (mesleğimde seçeceğim yol açısından önemli bir şey bunu çözümlemek) ama sonra farkettim ki herhangi bir işi ilk kez yapacağım zaman hep "yapamayacağım" düşüncesi oluşuyor. gerçekten yeteneğim olmadığı için mi, yoksa sadece düşünce yapımdan mı kaynaklı; bu ayrım nasıl yapılabilir? buna cevap bulursam çok mutlu olacağım. (:

    Leave a comment:


  • esintili24
    replied
    Başkalarının görüşleri ile benliği şekillendirmek.

    Başkalarının ne düşündüğü sosyal fobikleri nasıl ve neden etkiler?

    sosyal fobikler başkalarının gözünde nasıl göründüğüne dair aşırı duyarlılığa sahip insanlardır. Başkalarının görüşü aslında sosyal fobikler için pek önemli değildir. sosyal fobiklerin kendine dair yıkıcı algıları sosyal dönütlerle pekişir. sosyal dönütleri sözde " beceriksizliğine, yetersizliğine, kabul edilemeyecek bir insan olduğuna" dair inançlarının bir ispatı gibi görürler.

    Olumsuz inançlar kanıtlarla beslenir. sosyal fobik bireylerin bu olumsuz inançlarına dair kanıtların hepsi neredeyse sosyal dönütler gibi gözükür. fakat işin gerçeği bu değildir. sosyal fobinin beslendiği kaynak benlik algısı (kendini algılama şekli) ile alakadardır.

    bu problemin çözümü.

    bu konu hakkında çok şeyler söylenebilir. ben temel mantıkları kısaca değineceğim.

    başkası benim hakkımda şöyle düşünüyor tarzı düşünceler düşünce hatalarından akıl okuma hatasına girer. "o kişi benim hakkımda şöyle düşünüyor." düşüncesi bahsi geçen o kişisinin düşüncesi değil, bilakis bu düşünceyi üreten arkadaşın kendi düşüncesidir.sosyal fobikler kendi düşüncelerini başkasının düşüncesiymiş gibi algılayıp aşırı etkilenirler. düşüncelerinin başkasının değil de kendi düşüncesi olduğunu anladıkları zaman sorunun sosyal dönütlerde değil, fakat kendi düşünme tarzlarında olduğunu çok iyi farkedeceklerdir.

    sosyal değerlendirmeya karşı aşırı duyarlılık konusunda bilinmesi gereken en önemli konu budur.

    Leave a comment:


  • esintili24
    replied
    Orjinal yazı sahibi: fincan View Post
    "kendi hakkındaki düşüncelerin kendi benlik yapınla birebir eşleştiği zaman"

    bunu sağlamak için önce kendini tam anlamıyla tanımak gerek, ama bunu sağlamak da çok zor bence. insanın zaafları, eksik yanları olabilir, bunlarla barışması gerekebilir; ama acaba bu eksiklikler gerçekten mizaçtan mı, yoksa psikolojik durumun getirdiği sonuçlardan mı kaynaklanıyor? bu ayrım nasıl yapılmalı? örneğin insan bir işi yapamayacağını düşündüğünde genellikle yapamaz. peki yapamaması gerçekten o işin altından kalkamayacağı için midir, yoksa "yapamam" düşüncesinin getirdiği koşullanmadan mı?
    mesajını yeni farkettim. yapamamasının sebebi henüz yapabilecek kaynakları kendi içinde keşfetmediğindendir. iç kaynakları keşfetmeden de yapamaz.

    Leave a comment:


  • esintili24
    replied
    Orjinal yazı sahibi: noWay
    ben kendimi artık sosyal bir varlık olarak görmüyom , hatta sosyallikten nefret ediyom ... Önümde din engeli olmasa yemin ediyorum 1 dakka durmam hayatıma son veririm ama elimi kolumu kitliyor.

    hadi SF yendim diyelim , sonra ne olacak .. Bi kişiliğim bi vizyonum yokki yine sap gibi kalacam ortada ... Nerden baksam ben bitmişim diyorum

    arkadaşlık kavramını bile unuttum , birisiyle konuşmak bile garip geliyor bocalıyorum artık
    her insanın bir vizyonu vardır. senin vizyonun sosyalleşmek yerine seni asosyalliğe zorluyor olabilir. bu yüzden vizyonunu değiştirmen gerekecek. değişimin ilk basamağı vizyonun değişimidir.

    Leave a comment:


  • dkk15
    replied
    Aynı durumları bende yaşıyorum. Sanki sfli bir hayat varken daha zevkliydi. O zamanlar birşey için çabalıyorduk başarmakta zevk veriyordu. Ama hayat denen bu kadar basit mi olacak? Koskoca evren bizim için yaratıldı. sabretmek zorundasın meydan okumak zorundasın. Zaman hiç duruyor mu? Hayır! Sf yüzünden onca yılını heba ettin kül ettin ve pişman oldun bundan sonrada böyle mi olacak?

    Psikologuma kişiliğimi kaybettim dediğimde bana gülüp "kişilik kolay kolay kaybolmaz" demişti. Kişilik kendi düşüncelerimiz sevdiğimiz nefret ettiğimiz zevk aldığımız savunduğumuz şeylerdir. Hemen depresif halinden uyan etrafına bak neyim var neyim yok diye. Bende bocalıyorum arada. Bocalamak herkesin yaptığı birşey. Sen kendindeki özgüveni hissediyorsan yaptığın hataya başkası bakarken bile gülersin. Sosyallikten nefret edemezsin buda bir ihtiyaç. Yemek yemekten nefret edemezsin.

    Leave a comment:


  • dkk15
    replied
    Bir sorunu yenerken herkes bazı zamanlar yapamayacağını düşünür. O kurallara uyman gerekmiyor. Ama kendin tatmin olmuyorsun...n'olacak?.dert büyüyüp.... içinde küçülecek...küçüleceeek, birden patlayacak sonra da depresif haller takınacaksın. Mantıklı düşündüğünü biliyorum nedenini bulmaya çalışıyorsun. Annene babana saygı duy, kişiliğine karşı birşey derlerse karşı çık. Senin bir ailen var eve misafir geliyor ee çocuk nerde dyecekler bir gülümseyip geçsen birşey olmaz. En sosyal varlık bizleriz. Sosyal biri olmak istemiyorsan misafir ağırlamak istemiyorsan bir eve taşın ve sürün. Biraz kaba oldu ama böyle.

    Leave a comment:


  • dkk15
    replied
    Orjinal yazı sahibi: noWay
    herkes kendine yakısanı oynar demişin , Biz bu kadar mı allahın lanetli kuluydukda adam gibi bir rol verilemedi

    15 yasıdan beri böyleyim , 15 yasına kadar hangi hatayı yaptımda allahın lanetini üzerime çektim .. adammı öldürdüm hırsızlıkmı yaptım ne yaptım ?
    Arkadaşım neden olumsuzu görüyorsun? Allah insanlara daha iyi davranabilmemiz için değerlerin farkında varmamız için bize bunu vermiş olamaz mı? Ayrıca din kitabında şöyle yazıyordu "çektiklerinizin tek sebebi sizlersiniz" tam böyle değildi de bunu ima ediyordu. Bizde birşeyler korktuğumuz için bu başımıza geliyor. Ama bu sorun ailemiz yüzünden bizde çıktıysa bundan snrasınıda bizim geçmemiz gerek demektir. Korkmamış olsak bunca yıl soluk geçmezdi.

    Ben bu sorunu başkalarına söylemekten korktum. Bilgi edinmekten korktum. Tedavi almaktan korktum. İnsanlara gözlerimi göstrmekten korktum.

    Leave a comment:


  • BeyZade
    replied
    Orjinal yazı sahibi: noWay
    herkes kendine yakısanı oynar demişin , Biz bu kadar mı allahın lanetli kuluydukda adam gibi bir rol verilemedi

    15 yasıdan beri böyleyim , 15 yasına kadar hangi hatayı yaptımda allahın lanetini üzerime çektim .. adammı öldürdüm hırsızlıkmı yaptım ne yaptım ?
    kimine göre lanet kimine göre yaptığı hatanın cezası kimine göre sınav kimne göre kimine göre....

    Belliki Allaha inanıyorsun bir külli irade vardır birde cüzi irade külli irade her iradenin üstünde bir irade olan Allahtır. Cüzi irade sana bana herkese verilen iradedir .bunun tasarrufunu Allah bizlere vermiş tepe tepe kullanalım diye
    ben sana soruyorum şu an foruma girmeyi mesaj yazmayı telefonla konuşmayı msnde görüşmeyi vs. yi akıl edebilen cüzi iraden neden senin dert olarak gördüğün benimse senin bir imtihanın olarak gördüğüm durumu aşmak için çaba sarfetmiyor yada neden sabretmiyor. klasik olacak diceksin ama beterin beteri var deyimini duymuşsundur. sakıp sabancı türkiyenin en zenginiydi adamcağızın ağzında diş yoktu çorba içerek öldü, herkes umduğu hayatı yaşamak zorunda değil bulduğuyla yetinecek yada kısmetini zorlayacak yada istediği neyse onun peşine düşecek ... isyanın seni yer bitirir düşmanın da varsa onu güldürür...

    bu halin senin rolün olmamalı hayatı hakkıyla oynarsan Allah gören ve bilendir emeğini zayi etmez.

    Leave a comment:

İşleniyor...
X