Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Sosyal fobik problemler ve farkındalık 2013

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Sosyal fobik problemler ve farkındalık 2013

    I. Kısım: Fiziksel Belirtiler ve Nedenleri.

    Beyinde yer alan kaygı mekanizması: Anksiyete, beyin sapındaki çekirdekler, limbik sistem, prefrontal korteks ve serebellum arasındaki etkileşimin bir sonucudur.Her insanın beyninin arka tarafında enseye yakın kısımda kaygı mekanizması vardır. Anksiyöz olmayan insanlarda bu mekanizma doğal işleyişini yerine getirirken, anksiyözlerde ise bu mekanizma doğal işleyişinden sapmıştır. Aşağıda sayacağım fiziksel belirtilerin nedenleri bu sapmanın sonucu ortaya çıkmış nedenlerdir.

    Dopamin ve Adrenalin: Kaygı dediğimiz şey duygusal bir duyumdur. Bu duyumu bize hissettiren şey iki hormondur. Biri dopamin diğeri adrenalin. Anksiyete ve fobiklerde bu hormon salınımı normal insanlara göre 10 kat daha fazlaya kadar çıkabiliyor. Bu doğrultuda yaşanan kaygı daha yoğun ve daha güçlü oluyor. Kaygıya dair ne hissediliyorsa, bacaklarda güçsüzlük, ense bölgesinde ağrı, bedensel titreme, yüz solması ve kızarması sebebi bu yoğun hormon salınımıdır.

    Zihinsel ve duygusal kargaşa: Anksiyete ve fobinin yoğun yaşandığı zamanlarda bilinç ve duygular kontrol edilemez hale gelir. Örn: sosyal fobik anksiyete yaşadığı sosyal ortamda nasıl davranacağını ve ne yapacağını bilemez. İşte bu "ne yapacağını bilememe" durumu anksiyetenin ortaya çıkardığı bir durumdur. Yoğun kaygı sırasında zihni toparlama ve duyguları kontrol etme imkansız gibi bir şeydir. Zihnini toparlayamayan anksiyözler yaşadığı kaygının yanında ne yapacağını bilememenin ayrı bir kaygısını da yaşarlar. Bu durum anksiyeteyi daha güçlü yaşanır hale getirir.

    Alışamama: Anksiyeteyi yaşamayan insan yoktur. Ders anlatırken tahtaya çıkıldığında ve ya toplum içinde ilk defa bir performans sergilendiğinde her insan yüksek düzeyde kaygı yaşar. Fakat anksiyöz olmayan insanlar bir süre sonra duruma alışır ve kaygısını yatıştırır. Anksiyözlerde bu durum yoktur. Ne kadar süre geçerse geçsin duruma alışmada ciddi zorluk yaşarlar ya da alışamazlar.

    Gündüz düşleri: Yoğun duygular yaşanılıyorsa eğer, bu yoğun duyguyu yaşatan şey gerçek yaşantılar değildir. Çünkü gerçek yaşantılarda (istisnai durumlar hariç, ölüm, deprem, kaza, savaş) makul ölçüler söz konusudur. Bu ölçüler aşılmışsa eğer devreye kurgulama süreci girmiştir. Anksiyözler genelde kendi içine dönük insanlardır. Hayatın içinde var olmak yerine kendi iç dünyalarına çekilirler. Kendi iç dünyalarında düşsel bir dünya oluştururlar. Bu düşler genelde korku içerir. Sosyal fobik bireyler kendi zihinlerinde kurguladığı düşler ile korkularını daha da yoğunlaştırırlar.

    Ortada yoğun duygu varsa, düşsel süreçler kesinlikle vardır.
    Last edited by esintili24; 25-11-2012, 01:08 PM.
    ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

  • #2
    Amigdala

    Öfke, üzüntü, korku ve iğrenme gibi olumsuz duygularımızdan sorumlu beyin bölgesi amigdala.

    beyin.gif

    Duygusal hafıza ve duygusal tepkilerin oluşmasındaki primer role sahip bölge. Limbik sistemin bir parçasıdır. Başta korku olmak üzere, duyguların denetiminden sorumludur.
    ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

    Yorum


    • #3
      2. Anksiyeteyi ortaya çıkaran durumlar:

      Eleştirilme: Eleştirilme, eksik noktalara ve kusurlara vurgu yapma demektir. Sosyal fobikler için eleştirilme risk içeren bir durumdur. İnsanlar içinde küçük düşme olasılığı taşıyan eleştirilme ile karşı karşıya kalan sosyal fobikler ciddi anlamda kaygı yaşarlar.

      Değerlendirilme: Nitelik açısından değerlendirilme durumuna maruz kalan sosyal fobikler bu durumda da anksiyete yaşarlar. Değerlendirilme eylemi karar verme, görüneni ortaya dökme eylemidir. Sosyal fobikler değerlendirme sonucunda kedileri hakkında olumsuz ve reddedilme durumu ile karşılaşılacak sonuçlar üretildiğini varsayarlar.

      Reddedilme: Reddedilme başlı başına felaket bir durumdur. Reddedilme ihtimali bile ciddi kaygıların kapılarını anksiyözlere açabilir. Kendi benlik değerlerini başkalarının reddine ve kabulüne bağlamaları yüzünden bu kaygıyı yaşarlar.

      Rezil olma: Sosyal beceriler konusunda kendi yeteneklerine güven duymamalarının sonucu ortaya çıkan bir korkudur. Bu yüzden fazla aktif ve yaşantı içinde olamazlar. Sosyal becerilerini sergilemek zorunda olduğu durumlarda yoğun kaygı yaşarlar. Hata yapmaya tahammülleri yoktur.

      Alaya alınma: Çevresindeki kişiler tarafından alay konusu olma sosyal fobiklerin en rahatsız olduğu olgulardan birisidir. Sosyal kabul açısından en tehtit içeren durum alay edilme durumudur. Alaya maruz kalan sosyal fobikler belki en yoğun anksiyetesini yaşarlar.

      Aşağılanma: Tartışma ortamlarında diğer kişiler tarafından küçük düşürülme durumudur. Bu durum sosyal fobikler için çiddi stres içeren bir durumdur. Aşağılanma durumuyla karşı karşıya kalmamak için haklarını dahi savunamazlar.

      Dışlanma: Eleştirilme, alaya alınma, aşağılanma, reddedilme, değerlendirilme ve rezil olma durumlarının belki de hepsini içine alan bir kavramdır dışlanma. Çevrenin kesin bir çizgi ile kabul etmeyişi de diyebiliriz. Sosyal fibiklerin sorunlarını "fobi" düzeyde yaşamalarının kapılarını açacak ciddi bir durumdur.

      İnsanlar tarafından incelenme: Yukarıda saydığım 7 eylem insanların yaptığı eylemlerdir. Her hangi bir göz sosyal fobiklere çevrildiğinde bakan kişi bu 7 eylemden en az birini yapıyor yanılgısı içine girerler ve ciddi anlamda "tehtit içinde olma" hissini yaşarlar. Bu durum da kaygı verici bir durumdur.

      Başka insanların arkalarından konuşması: Kendileri hakkında dedi kodu yapılma olasılığı dahi sosyal fobikler için başlı başına bir probemdir. Aşağılanma ve alaya alınmaya dair her türlü konunun konuşulduğunu var sayarlar. Kendilerine çevrilen alaycı bakışlar tahammül edilemez bakışlardır.
      Last edited by esintili24; 26-11-2012, 04:12 PM.
      ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

      Yorum


      • #4
        3. Sosyal fobik bireylerin gereksinimleri:

        Sosyal kabul gereksinimi: İnsanlar tarafından koşulsuz bir şekilde kabul edilme gereksinimi de diyebiliriz. Güvenli bir ortam ve kaygının ortaya çıkmaması için çevre onları koşulsuz kabul etmelidir. Herkes tarafından kabul edilmeye duyulan gereksinim karşılanması zor, belki imkansız bir gereksinimdir. Dost, düşman, yabancı, yakın arkadaş kavramları her insana bakan kavramlardır. Kimilerinin yanında rahat ve huzurlu olurken kimilerinin yanında kendimizi iyi hissetmeyebiliriz. Bu durum yakınlık ve güven duygusu ile ilgili bir durumdur.

        Olumlu imaj ile algılanma gereksinimi: Çevresindeki insanlar tarafından olumlu imgeler ile algılanma gereksinimini duyumsayan sosyal fobik sayısı az değildir. Olumlu algılanma demek sosyal kabul ve yakınlığa bir adım daha yakınlaşmak demektir. Sosyal ilişkilerde insanların kendilerini olumlu algılaması güven duygusunu duyumsatan ve iletişime kapı aralayan bir gereksinimdir. Sosyal fobikler diyaloğa girmek istediği kişilerde bu algıyı görmek ister.

        İlgi gereksinimi: Sosyal çevre ve arkadaşlık konusunda ait olma ve yakınlık ihtiyacını yeterli düzeyde karşılayamayan sosyal fobik bireyler olumlu ilgileri de kendi üzerlerine çekmede zorluk yaşarlar. Hatta kaçma ve kaçınma davranışını çok defalar yaptıkları için "ilgi" fırsatlarını da çoğu zaman elinden kaçırırlar. İlgi bir gereksinimdir. Karşılayamama bu gereksinimi nevrotik düzeye çıkarır.

        Güven ve yakınlık ihtiyacı: İnsanlar sosyal olmadan daha öte ilişkilere de ihtiyaç duyarlar. Güven ve yakınlığı yaşamak her insan için bir gereksinimdir. Çünkü her insan takındığı maskeleri güvendiği ve yakınlık duyduğu kişilerin yanında çıkarırlar. Ancak güven ve yakınlık duyduğu insanların yanında kendileri olabilirler. Bu yüzden sosyal fobikler bu ihtiyacı karşılandığı için ev ortamında aile bireyleri yanında rahatlardır.

        Anlaşılma gereksinimi: Sosyal fobikler çevresindeki insanlar tarafından kendilerine empatik bir yaklaşımla yaklaşılmasını isterler. Çünkü davranışları yanlış anlaşılmaya müsaittir. Bedensel titreme olsun, terleme, konuşamama gibi durumlarda insalar tarafından yanlış ve olumsuz algılandılarını düşünürler. Kendilerini olduğu gibi anlatmaya pek cesaret edemezler.

        Özgüven gereksinimi: Sosyal ilişkiler içinde kendi davranışlarını "niteliksiz" algılama eğilimleri nedeniyle sosyal ortamlarda davranış sergilerken ciddi kaygılar yaşarlar. Sosyal davranış yeteneklerine olan güvenlerini kazanırlarsa daha rahat davranabilirler. Kendinden emin olma ihtiyacı da diyebileceğimiz bu gereksinimi sosyal fobikler yoğun bir şekilde hissederler.

        Sevilme ve değer görme gereksinimi: Sevme ve sevilme gereksinimi de yakınlık ilişkileri ile doyurulacak gereksinimlerdir. Yakın ilişkiler kurmada sıkıntı yaşayan sosyal fobik bireyler bu ihtiyaçlarını da doyurucu bir şekilde karşılayamazlar.
        ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

        Yorum


        • #5
          Mükemmel bir paylaşım olmuş.Bunları broşür olarak hazırlayıp,tanıştığım ya da tanıdığım herkesin eline tutuştursam ne güzel olurdu...

          Yorum


          • #6
            allah sosyalfobinin belasini versin. niye vercek ki sahi. kendisi yaratmadi mi. cok mu guzel bir sey yarattin. yasamlarimizi yok ettin. mutlu musun simdi tanrim.

            Yorum


            • #7
              Orjinal yazı sahibi: coffee View Post
              Mükemmel bir paylaşım olmuş.Bunları broşür olarak hazırlayıp,tanıştığım ya da tanıdığım herkesin eline tutuştursam ne güzel olurdu...
              Teşekkürler. Bende bu niyetle yazdım aslında, sosyal fobi yaşayan insanlara temel bilgisel destek olsun diye kısa ve öz anlatımlı bir yazı.
              ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

              Yorum


              • #8
                Orjinal yazı sahibi: schrödingerinkedisi View Post
                allah sosyalfobinin belasini versin. niye vercek ki sahi. kendisi yaratmadi mi. cok mu guzel bir sey yarattin. yasamlarimizi yok ettin. mutlu musun simdi tanrim.
                Nedenleri, aileye, çevreye, tanrıya vermek sorumluluktan kaçmak demektir. Bence sosyal fobikler bu yaşadığı sorunların sorumluluklarını almalılar. Almalılar ki çözüm için eyleme geçebilsinler...
                ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

                Yorum


                • #9
                  Orjinal yazı sahibi: esintili24 View Post
                  Nedenleri, aileye, çevreye, tanrıya vermek sorumluluktan kaçmak demektir. Bence sosyal fobikler bu yaşadığı sorunların sorumluluklarını almalılar. Almalılar ki çözüm için eyleme geçebilsinler...
                  her sey kisinin kendi elinde. bunu biliyorum zaten. tanriya catmazdim bi deniyim dedim cok rahatlatti yuku baskasinin uzerine atmis gibi hissettim cok iyi geldi. herkese tavsiye ederim.

                  Yorum


                  • #10
                    Orjinal yazı sahibi: schrödingerinkedisi View Post
                    her sey kisinin kendi elinde. bunu biliyorum zaten. tanriya catmazdim bi deniyim dedim cok rahatlatti yuku baskasinin uzerine atmis gibi hissettim cok iyi geldi. herkese tavsiye ederim.
                    Tanrıya, çevreye, aileye çatma bir geçiş dönemidir zaten. Ama sorunları malesef çözmüyor. Kendimden biliyorum.

                    Ne yaşıyorsan onu kendine yaşatan sensin. Yaşantısal deneyimlerin ve çıkardığın sonuçlarla iç dünyanı şekillendiriyorsun. Bu şekillenmiş yapıyı yıkıp yerine olumlusunu koymak senin elinde. ne ailen ne de çevren bu konuda sana yardım edemeyecekler. Çünkü iç dünyana ancak senin elin ulaşabiliyor. Ancak sen müdahale edebiliyorsun kendi iç dünyana. Bunun farkına varıp eyleme geçme ve çözüm arama sürecine geç kalma derim.
                    Last edited by esintili24; 02-04-2013, 12:00 PM.
                    ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

                    Yorum


                    • #11
                      Orjinal yazı sahibi: esintili24 View Post
                      Tanrıya, çevreye, aileye çatma bir geçiş dönemidir zaten. Ama sorunları malesef çözmüyor. Kendimden biliyorum.

                      Ne yaşıyorsan onu kendine yaşatan sensin. Yaşantısal deneyimlerin ve çıkardığın sonuçlarla iç dünyanı şekillendiriyorsun. Bu şekillenmiş yapıyı yıkıp yerine olumlusunu koymak senin elinde. Ne tanrı, ne ailen, ne de çevren bu konuda sana yardım edemiyecekler. Çünkü iç dünyana ancak senin elin ulaşabiliyor. Ancak sen müdahale edebiliyorsun kendi iç dünyana. Bunun farkına varıp eyleme geçme ve çözüm arama sürecine geç kalma derim.
                      Orjinal yazı sahibi: esintili24 View Post
                      Tanrıya, çevreye, aileye çatma bir geçiş dönemidir zaten. Ama sorunları malesef çözmüyor. Kendimden biliyorum.

                      Ne yaşıyorsan onu kendine yaşatan sensin. Yaşantısal deneyimlerin ve çıkardığın sonuçlarla iç dünyanı şekillendiriyorsun. Bu şekillenmiş yapıyı yıkıp yerine olumlusunu koymak senin elinde. Ne tanrı, ne ailen, ne de çevren bu konuda sana yardım edemiyecekler. Çünkü iç dünyana ancak senin elin ulaşabiliyor. Ancak sen müdahale edebiliyorsun kendi iç dünyana. Bunun farkına varıp eyleme geçme ve çözüm arama sürecine geç kalma derim.
                      mesajimi gozden kacirmissin aceleyle hemen cevaba gecmissin. yani:
                      SENINLE AYNI FIKIRDEYIM ZATEN.

                      Yorum


                      • #12
                        4. Sosyal fobi ile ilgili bazı kavramlar:

                        Öz-bilinç: Başkalarına bıraktığımız etkiler konusundaki farkındalığımızdır. Öz-bilinci yüksek olan insanlar diğer insanları nasıl etkilediklerini o insanlardan gelen işaretleri okuyarak bilirler, ya da tahminleri gerçek duruma yakın tahminlerdir, diyebiliriz. Sosyal fobiklerin öz-bilinçleri nerede ise tek bir sonuç üzerine yoğunlaşır. Başkaları tarafından beğenilmeme, başkaları tarafından kabul görmeme, başkaları tarafından ciddiye alınmama.. gibi

                        Öz-yeterlik: Kendinden emin olma durumudur. Başka bir değişle kendini tanıma ve tanımlama biçimidir. Sosyal fobiklerin bu konuda eksikleri vardır. Bu yüzden başkalarının tanımlamalarını daha ciddiye alırlar. "Ben buyum" şeklinde kendilerine sağlam bir benlik tanımı yapamadıkları için başkalarının görüşlerini daha ciddiye alır hale gelirler.

                        Öz-değer: Benlik değeridir. Sosyal fobiklerin benlik değeri düşüktür. Kendilerini eksik görürler. Bu yüzden başkaları tarafından kabul edilmeyeceklerini düşünürler.

                        Öz-güven: Davranışlara ilişkin bir emin oluş algısıdır. Sosyal fobiklerin sosyal davranışlar(iletişim, etkileşim, arkadaşlık) konusunda yeterlilik algısı düşüktür. İnsanlarla fazla etkileşim içinde olmadıkları için sosyal beceriler konusunda yetersizlik yaşarlar. Bu yetersizlik hissi yüzünden sosyal ortamlardan kaçma ve kaçınma tutumları sergilerler.

                        Öz-saygı: Kendine saygı duyma durumudur. Kendilerini eksik ve yetersiz gören sosyal fobiklerin kendilerine yönelttiği saygısı düşüktür.

                        Bu saydığım iç dinamikler yeniden olumlu bir şekilde biçimlendirilirse sosyal fobik sorunların ortadan kalkma olasılığı yüksektir.
                        ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

                        Yorum


                        • #13
                          Sosyal Fobi çözüm aşamaları:

                          Birinci aşama: Farkındalık aşamasıdır. Farkında olmak demek bu sorunla ilgili her konuya hakim olmak demektir. Neyi nasıl yaşadığının farkında olan bireyler neyi düzelteceğini de iyi bilirler. Bu aşamayı tamamlayamamış bireyler çözüme kolay ulaşamazlar. Çözüm için ön koşul farkındalık kazanmaktır diyebilirim.

                          İkinci aşama: Sorun alanlarının ortaya konulmasıdır. Örn: Davranış konusunda deneyimi fazla olmayan bireyler davranışlarını yeniden yapılandırmaya gidebilir ve sorunlarını çözebilirler ya da çevresi alaycı ve reddedici insanlardan oluşan insanlar bu ortamı değiştirebilir ya da kendisi hakkında farkındalığı fazla olmayan bireyler kendini tanıma süreci içine girebilir. Öz-bilinç, öz-yeterlik, öz-değer, öz-güven, öz-saygı, kavramları problem alanlarının deşifre edilmesinde önemli bir yeri vardır.

                          Üçüncü aşama: Çözüm arayış aşamasıdır. Örn: Davranışlarını daha nitelikli hale getirmek isteyen birey bunu nasıl yapacağı konusunda çözüm arayışı içine girer. Sosyal iletişim konularının bilgisine ulaşır, sosyal ilişkiler ve yakın ilişkilerin özelliklerini öğrenir, hangi davranışlarının nasıl etkiler bıraktığını test eder, olumlu olanları yapmaya devam eder, olumsuz olanları bırakır.

                          Dördüncü aşama: Çözüm stratejilerini uygulama aşamasıdır. Çözüm aşaması zayıflama, ve vücut şekli yapma süreçlerine bezer bir süreci vardır. Sürekli gerekli egzersizleri yaparak kaygı ve fobik duygulanımları azaltma içine girilir. Örn, rahatlama tekniklerinin yapılması, bilişsel süreçleri yeniden yapılandırılması aşaması, yavaş adımlarla sosyal davranışları geliştirme çabaları... Bu aşama yavaş yavaş sorunları çözecek bir aşamadır. Ama çözüm için olmazsa olmaz alıştırmaların yapılması şarttır.
                          ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

                          Yorum


                          • #14
                            Verdiğiniz bu önemli bilgiler için teşekkür ederim,en azından neyi ne denli yaptığımın ve sebebinin güzel bir açıklaması

                            Yorum


                            • #15
                              Orjinal yazı sahibi: Armagan View Post
                              Verdiğiniz bu önemli bilgiler için teşekkür ederim,en azından neyi ne denli yaptığımın ve sebebinin güzel bir açıklaması
                              Rica ederim. Yardımcı olabildiysem bana ne mutlu.
                              ... ve ruhunun ilhamını dinledi insan. Sonuçlara razı olmak şartı ile istediğini seçmekte ve şeçtiğini yapmakta özgürsün....

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X