Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Bu hissettiklerim sosyal fobi ile mi alakalı sizce?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Bu hissettiklerim sosyal fobi ile mi alakalı sizce?

    Diğer sosyal fobililer de bunu yaşıyor mu merak ediyorum...

    Çoğu zaman enerjim düşüktür, ses tonum genelde yorgunmuşum gibi çıkar, herşeyi çok çabuk negatife çevirebilirim, hep dertli gibi görünebilirim, bazen yalnız olmayı çok isterim hatta bıraksan hiç odadan çıkmayı istemiyorum bazen yalnızlık çok iyi bir ilaç gibi geliyor, etrafımda kimse olsun istemiyorum haa belki güzel bir kadın olsa yanımda bir tek ona razı olabilirim, onunla bile fazla çene yapmamak baş ağrıtmamak şartıyla, hatta yalnızlığa çok çabuk bağımlı olabiliyorum, aile içinde bile hiç konuşmak istemiyorum, konuşmaktan bazen nefret ediyorum, tek kelime etmek işkence gibi geliyor. İhtiyarlık gibi birşey bu anlattıklarım kısaca, ama sosyal fobi ile gerçekten alakası var mı bilmiyorum.

    Tek bildiğim daha fazla sosyal fobiye ve asosyalliğe itiyor beni bu huylarım.
    --------------------------------------------------------------SFyiYENCEZ-----------------------------------------------------------

    Bütün Sosyal Fobililer Psikoloji.gen.tr'de Arkadaş Olarak Beni Eklesin

    --------------------------------------------------------------SFyiYENCEZ-----------------------------------------------------------

  • #2
    Çenelerin yorulduğu, kalabalık ortamlarda sosyal fobin nüksettiği ve kötü hissettiğin için yalnız ve gözlerden uzak mekanlarda daha rahat hissediyor olabilirsin nereden çıkardın dersen bende aynı durumu yaşıyorum

    Yorum


    • #3
      DSM-IV'e göre sosyal fobi tanı kriterleri

      A. Sosyal ortamlarda ya da performans gerektiren durumlarda veya tanımadık insanlar önünde çıkan belirgin ve inatçı korku. Kişi burada aşağılanmasına veya utanmasına neden olabilecek biçimde davranacağından ya da anksiyete belirtileri göstereceğinden korkar. Not: Çocuklarda, tanıdık kişilerle yaşına uygun toplumsal ilişkilere girebilme becerisi olmalı ve anksiyete yalnızca erişkinlerle olan ilişkilerde değil, akranları ile olan ilişkilerle de ortaya çıkmalıdır.

      B. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman anksiyete doğurur. Bu duruma bağlı ya da durumsal olarak yatkınlık gösteren bir panik atak biçimini alabilir. Not: Çocuklarda anksiyete, ağlama, huysuzluk yapma, dona kalma veya tanıdık olmayan insanların olduğu toplumsal durumlardan uzak durma olarak dışa vurulabilir.

      C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir. Not: Çocuklarda bu özellik olmayabilir.

      D. Korkulan toplumsal veya performans durumlarında kaçınma, kaygılı beklenti ya da sıkıntının kişinin olağan günlük işlerini, mesleki işlevselliğini (ya da eğitim ile ilgili olan), toplumsal etkinliklerini veya ilişkilerini bozar veya fobi olacağına dair yoğun bir sıkıntı vardır. 18 yaşın altındaki kişilerde süresi en az altı aydır.

      E. Korku veya kaçınma bir maddenin (örneğin kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi amaçlı kullanılabilen bir ilaç) doğrudan fizyolojik etkilerine veya genel tıbbi durumuna bağlı değildir ve başka bir mental hastalıkla daha iyi açıklanamaz (örneğin, agorafobi ile birlikte olan ya da olmayan panik bozukluğu, ayrılma anksiyetesi bozukluğu, vücut dismorfik bozukluğu, yaygın bir gelişimsel bozukluk ya da şizotipal kişilik bozukluğu)

      F. Genel bir tıbbi durum veya başka bir mental bozukluk varsa A tanı ölçütünde sözü edilen korku bununla ilişkisizdir. Örneğin kekemelik, parkinson hastalığındaki titreme, veya anoreksia nervosa ya da bulimia nervosadaki anormal yeme davranışına ait korku değildir.
      Psikolog.

      Yorum


      • #4
        Zincirleme seyreder bu reaksiyonlar.

        Anlatabildiğim kadar çevireceğim senin için.

        Öncelikle , '' Sosyal fobililer '' topluma duyarlı ve iyileşmek üzere cevap arayanlardır. Bir uyumsuzluk söz konusudur ve bunlar bazı eksikliklerin neticesinde olur. Burası detaylıca yorumlanabilir. ( Her farklı birey için )



        Öncelikle kendisini yeterli görmeyen kişilerin fizyolojik yapıları ve ne hissettiği önemlidir.

        Bir konuda korku hissedildiğinde , vücut ufaktan alarma geçer ve rahatsız olur. Nefes alış veriş düzensiz bir hale gelir ve huzursuzluk başlar .

        Doğru nefes alınamadığı zaman , içerideki iç tedirginlik ses tellerimizi gerer ve sesimiz ya ürkek bir tonla titrek çıkar ya da sabit bir ses tonu sürekli devrededir.

        Kendi ürkek sesimizi duymamız daha da tedirgin olmamıza yol açar. Arkasından rahatça nefes alıp veremeyiz. Burada zincirleme bir trafik kazası olabilir işin esprisi ile.

        Doğru nefes almadığımız taktirde ,yeterli miktarda oksijeni alamayız ve yeterli miktardaki karbondioksiti dışarıya salınım veremeyiz. Beynimize yeterli oksijen gitmez. Kan hücreleri iyi beslenmez .. Daha ileriki boyutlarında yeterli oksijeni almayan kan hücreleri hastalanır ve kanser olur . Stresin de diğer getirileridir bunlar.

        Artık burası domino taşı gibi gelir ..

        İhtiyarlığa adım oluyor bunlar işte .

        O yüzden kendiniz için ya hareket geçerseniz ya da sonuçlarına uzun vadede katlanırsınız .

        Bu aşamalarda değilsin ama daha ileriki durumlarında tehlikeli boyutlara gelebilirsin

        Düşün ki bir araba aldın ve bunu modifiye edeceksin. Diğer araba kulüplerine katılacaksın. Sen de kendini bu yol ile onar , geliştir ve gerekenlerini yap . Hurdaya gitme .

        Yazık etmeyin güzel canınıza ..

        Yorum

        İşleniyor...
        X