Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Psikologdan çıkardığım sonuç...

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Psikologdan çıkardığım sonuç...

    Çok iyi bir psikolog bulduğum halde benim hayatımı değiştiremedi ya da büyük değişiklikler hissetmedim, ama tamamen işe yaramadı demek de yanlış olur.

    En azından gitmeyi denediğim için bunu da denemedim demeyeceğim hayatımda. Bu da beni bir nebze olsun rahatlatıyor. Seanslarda neler öğrendim paylaşmak istiyorum.

    Yaklaşık 2 ay süren tedavi sürecinde, bana en çok öğretmeye çalıştığı şey pozitif düşünmekti. Sosyal fobinin ve getirdiği kaygıların tamamen negatif düşüncelerden kaynaklandığını söyledi (bilmediğim bir şey değildi, daha önce bir psikiyatrist de aşağı yukarı aynı şeyleri anlatmıştı bana) işin hep psikolojik olduğunu zihinde bittiğini anlatmaya çalıştı en çok. O negatif düşünceleri ciddi anlamda attığımız zaman bütün bu kaygılardan kurtulacağımızı söyleyip durdu. Yaşadığım her olumsuz deneyimin içinden bir şekilde pozitif şeyler çıkardı. Bazı mantıksız düşüncelerimi gerçekci olanlarıyla değiştirmeye çalıştı. Konuşmaların %90ı pozitif düşünmekle ilgiliydi aslında bunu tedavi bittiğinde daha iyi anladım.

    Ama benim gibi sosyal fobili olan bütün hayatı boyunca kötü deneyimler yaşamış negatif bir insan için pozitif düşünmek kolay değil tabi, hatta bana verdiği en zor görev budur pozitif düşünebilmeyi başarmak negatif düşünceler geldiği an onları defetmek... Bu anlamda ciddi bir savaş vermem gerekiyor ama ben çoğu zaman pes ediyorum, zaten pozitif düşünebilmek için bir neden bile bulamıyorum bunca berbat geçmiş ömürden sonra... İşte iş burdan sonra bana kalıyor.

    Sizin en iyi doktorunuz yine kendiniz olacaksınız çünkü sizi kimse sizden iyi tanıyamaz. Uzmanlar bile anlayamaz tam olarak çünkü aynı sorunları yaşamadılar ki, size en fazla bir kaç teknik verebilirler neden böyle olduğunuzu belki analiz edebilirler (ki bunlar da uzaydan inecek bilgiler değil aşağı yukarı bildiğiniz şeyler olacak uzmanların söyledikleri) ama sonra yine iş size kalıyor. İş eninde sonunda hep size kalacak zaten kimden destek aldığınızın önemi yok, ve eninde sonunda o aşılması gereken korkuyla yüzleşmeniz gerekecek, zihninizde o korkuyu yok etmiş silmiş olsanız bile gerçekten silmiş misiniz test için yine yüzleşmek zorundasınız o korkuyla.

    Psikolog dün vardı hayatımda bugün yok nasıl ilerleme kaydettiğimden haberi bile olmayacak ya da hiç düzelmediğimi bilse de tekrar arayıp hal hatır da sormayacak doğal olarak. Ayrıca bir başka sosyal fobili insan bile sizi tam anlayamayabilir çünkü herkeste farklı bir şekilde kendini gösteriyor bu hastalık, benim bugüne kadar tonla tanıdığım sosyal fobili insan oldu hem sanalda hem gerçekte hatta yakın akrabalarda bile ama onlar bile beni tam anlayamadı çünkü dediğim gibi herkeste farklı bu sf denilen olay. Kısacası psikologdan çıkardığım sonuç şu, en iyi doktorunuz yine kendinizsiniz... Zihninizi yönetmeyi öğrenmelisiniz... Biliyorum çok zor, ben de bir türlü tam başaramıyorum...
    --------------------------------------------------------------SFyiYENCEZ-----------------------------------------------------------

    Bütün Sosyal Fobililer Psikoloji.gen.tr'de Arkadaş Olarak Beni Eklesin

    --------------------------------------------------------------SFyiYENCEZ-----------------------------------------------------------

  • #2
    Uzunda olsa Odaklanıp okuyabildiğim bir yazı olmuş. Teşekkürler..

    Yorum


    • #3
      Orjinal yazı sahibi: arda89
      Bilmiyorum nasıl bir çalışma yaptınız ama şunları merak ediyorum. Psikoloğunuz bilişsel çarpıtmalardan bahsetti mi? Örneğin aşırı genelleme, kişiselleştirme, ya hep ya hiççilik vb.? Düşünceleri değiştirmek önemli evet ama bunun dışında size davranışsal ödevler verdi mi? Düşünceni değiştir gibi bir ödevden bahsetmiyorum.

      Düşünceleri değiştirmek arkeolojik kazı yapmak gibi. Eğer davranışla desteklenmezse bir dahaki seansa kadar sanki bir kum fırtınası çıkar. Bütün kazdığımız yerler doğar. Normalde seans içerisinde ortaya çıkarılan alternatif düşünceleri psikolog test etmenizi ister.

      Esas soru şudur. Üzüntünü en yoğun hissettiğin anda neler yaptın? Kaçtın mı? Savaştın mı? Teslim mi oldun?
      Diyelim ki bir olay başınıza geldi. Psikolog size ne düşündüğünüzü sordu. Siz söylediniz o olayın zihninizde yarattığı düşünceyi. Ardında sorması gereken soru bunu hissettiğinde ne yaptın?

      Örneğin diyelim ki gün içinde çok terlediniz. Koltuk altınız sırsıklam olmuş. Bir arkadaşınızla 5 dakika içinde buluşmak zorundasınız. Onunla buluştunuz. Ama bu olayın olması sizde bir utanç yarattı. Psikolog size sorar. Koltuk altınızın ıslak olduğunu hissettiğinizde, bu utancı hissettiğinizde ne yaptınız?

      Cevaplar

      -Bir sefer utanç hissettim. Bu utancımı yenmek için teslim oldum. Gerçekten çok özür dilerim. Dikkat etmeliyim gerçi ama yolda değiştirecek vaktim olmadı dedim vs.

      -Kollarımı kapatarak konuşmaya çalıştım. Normalde rahat konuşacakken uzak durdum o kişiden. Çünkü gerçekten kokuyor olabilirim diye düşündüm. AMA ASIL ÖNEMLİSİ BUNUN ÇOK KORKUNÇ BİR ŞEY OLDUĞUNA İNANIYORDUM. Ve arkadaşımın beni ayıplayacağını düşündüm. Arkadaşımla buluşmadan önce parfümümden bol bol sıktım ki koktuğum anlaşılmasın

      Bunlar sizin davranışlarınız diyelim. Davranışçı tekniklerde bu önlem alma, kaçınma davranış listesini iyice psikolog çıkardıktan sonra hangisinin daha kolay üstüne gidebiliriz şeklinde düşünüp kolaydan zora doğru bir sıralama yapıyoruz.

      Psikolog size anlatır. Bu korkuyu yenmek için kaba tabirle üstüne gitmeniz lazım. O yüzden ödevler vereceğim. Yalnız küçük adımlar atmalısınız. Çünkü zaten kendinizi eleştirmeye çok meyillisiniz. O yüzden çok yapamayacağınız ödevler vermeyeceğim. Size sorar. En kolay hangi davranışınızdan vazgeçebilirsiniz?

      Davranış Ödevleri

      Lütfen bunları kendinize göre derecelendirin. Atıyorum danışan düşünür. Bir derecelendirme yapar.

      Özür dilememek %60 ZOR

      insanlardan uzak durmamak %70 zor

      Hareketlerini kısıtlamamak %30 zor Çünkü zaten ne kadar kısıtlarsan kısıtla görülüyor.

      Parfüm kullanmamak %80 zor

      Psikolog yardımıyla küçük küçük adımlarla bunları engellemeye çalışırsınız. Engellediğiniz zaman aslında test etme fırsatınız ortaya çıkıyor. Belki kimileri sizi bu durumdan ötürü ayıplayacak. Ama kimi insanlar da bu durumu NORMAL KARŞILAYACAK.

      Dünyanın sonu değil. Terlemek çok insani bir durum sonuçta Örneğin arkadaşınız buluşmaya vaktinde yetişebilmek için koştura koştura gelmiş olduğunuzu düşünebilir.

      Şemaların (düşünce kalıplarının) bir özelliği var. Biz aslında doğrusunu bilsek bile kendilerini öyle hissettirirler. Şu sosyal fobikler için çok tanıdık bir ifadedir.

      ÖYLE OLMADIĞINI BİLİYORUM AMA ÖYLE HİSSEDİYORUM

      Dostlardan oluşan bir mecliste bile kalbinizin çarptığını, titrediğinizi hissedebilirsiniz. Düşünceleriniz değişmiş olsa bile sahip olduğunuz şemalar hala aynı şekilde sizi yönetiyor olabilir.

      O zaman bilişsel davranışçı teknikler dışında yaşantısal tekniklerden faydalanılır. Çünkü yaşantısal tekniklerde öyle hissettiğimiz anları yakalayıp benzer bir duyguyu geçmişte ilk ne zaman hissettiniz. Bunun üzerine eğilir psikolog. Referans yaşantılara gider. Yukarıdaki örneğe göre hareket edersek sizin duygu dağarcığınıza benzer şekilde utanmak ilk ne zaman düştü?

      Bunlara içindeki çocuk çalışması da deniyor. Örneğin siz 5 yaşınızda arkadaşlarınızla yeni bir mahalleye taşınmıştınız. Arkadaşlarınızın yanına gittiğinizde kendinizi dışlanmış, yabancı, itici hissettiniz. Ama arkadaşlarınız aslında sadece mahalleye yeni taşınan tanımadıkları birine doğal bir tepki verdiler. Ama siz bunu ben beğenilmezim, değersizim. Kimse benimle oynamak istemez gibi almış olabilirsiniz. Daha sonra bu olayı terapide tekrar gündeme getirip o içinizdeki küçük çocuğun inançlarını terapist yaşantısal tekniklerle değiştirmeye çalışır.

      Örneğin psikolog o anı imajinasyon teknikleriyle danışana yeniden yaşatır. Ve şimdi o arkadaşlara ne söylemek isterdin gibi sorularla danışanı yönlendirir.

      Bu yaşantısal tekniklerle bizim kafamıza zımbalanmış geçmiş yaşantılarımızı psikoloğun yardımıyla tekrar yazmaya çalışırız. Ve psikolog o anıyı sanki sizin seans odasında kurguladığınız bir şekilde olmuş gibi tekrar yaşatır. Gözlerinizi kapattırır. Size olayları tekrar adım adım yazdırır. Bunu yaptığınızda o böyle olmadığını biliyorum ama böyle hissediyorum dediğimiz nokta kırılmaya başlar. Bu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu şekilde hislerimize de dokunmuş oluyoruz. İçinizdeki çocuğa şefkat göstermiş oluyorsunuz.


      Örn : Kötü bir sunum yaptınız. Kendinize kızıyorsunuz. Allah cezamı versin. Niye daha iyi hazırlanmadım ki? Niye kızardım? Niye kekeledim vs. diye düşünebilirsiniz. Fakat bu yaşantısal teknik çalışmalarını yaptığınızda genellikle bu gibi konuşmalar şuna dönüşüyor.

      İçimdeki küçük çocuk ortaya çıktı. Ve küçük bir çocuğun davranışlarını eleştiremiyorsunuz. Kendinize şefkat gösteriyorsunuz.

      Çünkü genellikle sosyal fobi rahatsızlığı olanlar çok yıkıcı bir şekilde kendilerini eleştiriyor. O yüzden bu şefkat gösterme olayı burada çok çok önemli.

      Yani hiçbir sosyal performansınızı değiştirmeseniz, yalnızca bu kendinizle konuştuğunuz acımasız iç sesinizi değiştirseniz tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük bir adım atmış oluyorsunuz.
      Evet bu geçmişi silme çalışmalarına giriyor biraz da. Bunlar üzerinde de çalıştık. Yıkıcı bir şekilde eleştirmemem için de bir çok tavsiyede bulundu. Ama dediğim gibi bunların hepsi yine negatif düşünceyi ortadan kaldırıp pozitife çevirmeye, mantıksız olan düşünceleri gerçekci düşüncelere çevirmeye giriyor benim gözümde. Her yol pozitif odaklı düşünmeye çıkıyor sonuçta.
      --------------------------------------------------------------SFyiYENCEZ-----------------------------------------------------------

      Bütün Sosyal Fobililer Psikoloji.gen.tr'de Arkadaş Olarak Beni Eklesin

      --------------------------------------------------------------SFyiYENCEZ-----------------------------------------------------------

      Yorum


      • #4
        Psikolog mu? Boşa harcayacak zamanı ve parası olan varsa buyursun gitsin. Gerçi ben de, zamanında psikoloğa giderek ne kadar lüzumsuz olabildiklerinin farkına vardım. Ama en azından bir kere gidip nasıl bir ortam olduğunu görsünler, kimse fayda beklemesin. Başka hiçbir mesleğe bu kadar önyargılı değilim. Çünkü bu kadar faydasız bir mesleğin, seansı neden bu kadar pahalı?

        Yorum


        • #5
          Dream abartıyorsun bence sen

          Yorum


          • #6
            Dreamer parası konusunda haklı demiş ama sonuçta faydasını görenlerde var.Bende bu duruma biraz karşıyım ama her sorun psikiyatri ile çözülmüyor.Bazen beraberinde bunun terapisi de gerekli oluyor.Fiyatlar uçuk olmasa o zaman biraz daha iyi olabilirdi...Sana gelirsek dilerim sosyal fobiden tamamen arınırsın .Yazını tamamen okumadım ama rahat bir zamanda okuyup yorumlarımı eklerim .

            Yorum


            • #7
              Psikolog mu? Boşa harcayacak zamanı ve parası olan varsa buyursun gitsin. Gerçi ben de, zamanında psikoloğa giderek ne kadar lüzumsuz olabildiklerinin farkına vardım. Ama en azından bir kere gidip nasıl bir ortam olduğunu görsünler, kimse fayda beklemesin. Başka hiçbir mesleğe bu kadar önyargılı değilim. Çünkü bu kadar faydasız bir mesleğin, seansı neden bu kadar pahalı?
              Psikoloji mezunu olarak söylediklerinize karşı çıkmak zorundayım. Öncelikle şöyle düşünmek nekadar mantıklı sizlerce : '' Psikologlar sosyal fobiden anlamaz çünkü onlar bunu yaşamadı''. O zaman aynı hipotezle bende sizlere '' Erkek kadın doğum insanları erkek olamaz. Çünkü ne adet yaşadılar ne de çocuk doğurdular'' . Aynı psikologlar da kadın doğum uzmanları gibi hastalıkların yada psikolojik sorunların neyden, nasıl kaynaklandığını bildikleri için varlar. İlla sıkıntısı olan kişilerin sıkıntılarını yaşamalarına gerek yoktur.

              Kendi konuma yapılan yorumlara cevap olarak birşey yazmıştım. Onu kopyalayacağım. Bunun nedeni de şu : Her psikoloji bölümünden mezun olan birey, müthiş bir psikolog olarak mezun olmuyor. Hatta sokaktaki komşu teyzeden farkı olmayan çıkarımlarda bile bulunabiliyor. Yani psikologlar tamda bahsettiğiniz şeyler için var, kendini bu bölümde geliştiremeyenler hariç!

              Copy Paste: ''Psikologların da psikiyaristlerinde işi zor evet. Ama kimin kolay ki ? Madende çalışan bir işçi fiziksel emeğini harcarken, diğer meslek gruplarıda zihinsel emeğini harcıyor. Tabiki gelir eşitsizliği çok. O başka bir konu ama insanlar zaten başlarına ne geleceğini bilerek seçiyorlar ( yada seçmeliler) mesleklerini. Bir psikolog, danışanı kendisine bağırırsa, yahut oturup ağlarsa ne yapacağını bilmeli. Yoksa terapi devam edemez zaten. Peki psikologlar bölümlerinden bunu bilerek mi mezun oluyorlar? Tam olarak değil. Sadece o da değil. Kendi bölümüm de bir araştırma yapsak 110 psikoloji öğrencisinden en az 50ye yakını homofobik çıkar. Özellikle erkekler arasında daha yaygın ve gelin görün ki bu insanlar 2-3 sene sonra psikolog olacaklar. Danışan olarak gelen bir eşcinsele ne kadar yardım edebileceklerini bir düşünsenize? Kısacası bir psikoloji öğrencisi olarak bende bunlardan dolayı dertliyim. Biraz da ben içimi dökeyim değil mi ama ''
              Psikolog.

              Yorum


              • #8
                Bende uyandırdığı etki bu. Faydasını gören de olmuş olabilir, ona bir şey diyemem. Ben hiçbir faydasını görmedim ama babamın cebi epey bi yandı. Çok pahalı seansları. Bu kadarı fazla.
                Orjinal yazı sahibi: Ahmt2211 View Post
                Dream abartıyorsun bence sen

                Yorum


                • #9
                  Bülbülüm karakterimin bir uzantısı olarak köşeli bir insanım, keskin hatlarım var. Birşeyi ya çok severim, ya hiç sevmem. Ben sadece kendi tecrübelerimi paylaştım ve eğer fayda görülmüyorsa boşu boşuna servet harcamasınlar diye uyarıyorum. Yoksa "psikolog bana çok iyi geliyor" diyen bir insan elbette gitsin. Bana hiç iyi gelmedi, komedi filmi gibiydi.
                  Orjinal yazı sahibi: Bülbül View Post
                  Dreamer parası konusunda haklı demiş ama sonuçta faydasını görenlerde var.Bende bu duruma biraz karşıyım ama her sorun psikiyatri ile çözülmüyor.Bazen beraberinde bunun terapisi de gerekli oluyor.Fiyatlar uçuk olmasa o zaman biraz daha iyi olabilirdi...Sana gelirsek dilerim sosyal fobiden tamamen arınırsın .Yazını tamamen okumadım ama rahat bir zamanda okuyup yorumlarımı eklerim .
                  Last edited by dreamer8; 12-11-2014, 10:48 AM.

                  Yorum


                  • #10
                    Öncelikle kibar üslubunuzdan dolayı teşekkür ediyorum ve bu uslubunuz benim de size aynı saygıyla mukabele etmemi sağlayacaktır. Psikologlara olan önyargım sadece bir iki noktada aslında. Bir psikoloğun, hastasının yaşadıklarını birebir yaşaması gerekir demiyorum asla. Zaten bir psikoloğun, danışanlarının yaşadığı herşeyi yaşadığını düşünürsek çoktan delirmiş olması gerekirdi. Herneyse eleştirim şuna. Orada özenle hazırlanmış 600 ün üzerinde soru var. 600 değil 600 milyon soru da olsa bu iğne ile kuyu kazmaktan farksız. Bu, psikologları yanılgıya iter, benzer şıkları işaretleyen çok farklı bireyleri aynı kefede algılamalarına sebebiyet verir. İşte komedi olan bu. İkinci tuhaflık, "şu şekil sana neyi hatırlatıyor?" Tuhaf tuhaf çizimler, desenler, boyaya daldırmalar, kağıt katlamalar, simetrik mürekkep dağılımları...O şekle bakınca hasta ne düşünüyorsa, bu onun ruh durumu hakkında bilgi verecek. Yapmayın kurban oluyum ya, buna psikolog bile inanmaz...Psikoloğun faydalı olabilecek yanı ise danışanı ile yüzyüze, birebir, samimiyetle, göz teması kurarak konuşması, içine attıklarını dışa vurabilmesini sağlamak, gerekirse ağlaması, boşalması, deşarj olması, kimseye anlatamadıklarını, içini yaralayan şeyleri anlatması, bu esnada psikoloğun, diğer danışanları ile zihninde mukayeseler yaparak önerilerde bulunması, cesaretlendirmesi, güven vermesi, insani yönünü ortaya koyması.. Elbette bir psikolog, her danışanıyla gözyaşı dökerse evin yolunu bulamaz ama insan ruhunu ticarete dökenler, 5 dakika, bilmem kaç TL için gönül kıranlar, ufak hesaplara girenler var. Rezalet bir durum bu. Çalışma hayatınızda başarılar dilerim.
                    Orjinal yazı sahibi: Okkeanos View Post
                    Psikoloji mezunu olarak söylediklerinize karşı çıkmak zorundayım. Öncelikle şöyle düşünmek nekadar mantıklı sizlerce : '' Psikologlar sosyal fobiden anlamaz çünkü onlar bunu yaşamadı''. O zaman aynı hipotezle bende sizlere '' Erkek kadın doğum insanları erkek olamaz. Çünkü ne adet yaşadılar ne de çocuk doğurdular'' . Aynı psikologlar da kadın doğum uzmanları gibi hastalıkların yada psikolojik sorunların neyden, nasıl kaynaklandığını bildikleri için varlar. İlla sıkıntısı olan kişilerin sıkıntılarını yaşamalarına gerek yoktur.

                    Kendi konuma yapılan yorumlara cevap olarak birşey yazmıştım. Onu kopyalayacağım. Bunun nedeni de şu : Her psikoloji bölümünden mezun olan birey, müthiş bir psikolog olarak mezun olmuyor. Hatta sokaktaki komşu teyzeden farkı olmayan çıkarımlarda bile bulunabiliyor. Yani psikologlar tamda bahsettiğiniz şeyler için var, kendini bu bölümde geliştiremeyenler hariç!

                    Copy Paste: ''Psikologların da psikiyaristlerinde işi zor evet. Ama kimin kolay ki ? Madende çalışan bir işçi fiziksel emeğini harcarken, diğer meslek gruplarıda zihinsel emeğini harcıyor. Tabiki gelir eşitsizliği çok. O başka bir konu ama insanlar zaten başlarına ne geleceğini bilerek seçiyorlar ( yada seçmeliler) mesleklerini. Bir psikolog, danışanı kendisine bağırırsa, yahut oturup ağlarsa ne yapacağını bilmeli. Yoksa terapi devam edemez zaten. Peki psikologlar bölümlerinden bunu bilerek mi mezun oluyorlar? Tam olarak değil. Sadece o da değil. Kendi bölümüm de bir araştırma yapsak 110 psikoloji öğrencisinden en az 50ye yakını homofobik çıkar. Özellikle erkekler arasında daha yaygın ve gelin görün ki bu insanlar 2-3 sene sonra psikolog olacaklar. Danışan olarak gelen bir eşcinsele ne kadar yardım edebileceklerini bir düşünsenize? Kısacası bir psikoloji öğrencisi olarak bende bunlardan dolayı dertliyim. Biraz da ben içimi dökeyim değil mi ama ''

                    Yorum


                    • #11
                      Orjinal yazı sahibi: dreamer8 View Post
                      Bülbülüm karakterimin bir uzantısı olarak köşeli bir insanım, keskin hatlarım var. Birşeyi ya çok severim, ya hiç sevmem. Ben sadece kendi tecrübelerimi paylaştım ve eğer fayda görülmüyorsa boşu boşuna servet harcamasınlar diye uyarıyorum. Yoksa "psikolog bana çok iyi geliyor" diyen bir insan elbette gitsin. Bana hiç iyi gelmedi, komedi filmi gibiydi.
                      Yok ,ben zaten senin fikrine karşı çıkıyorum.O senin fikrin tabi,faydasını görmemişsin.Ben genel açıdan bakmayalım dedim sadece.Ben hiç psikoloğa gitmedim,faydası bana olur mu bilmiyorum.Yurt dışında işinde çok başarılı psikologların olduğunu okumuştum.İsim isim hatırlamıyorum ama bunu bir yerde okumuştum.Bundan aklıma gelerek söyledim.Para konusunda baya pahalı sonuçta.Ben özel hastanenin psikiyatristine gitmiştim.Adam çok iyiydi;verdiği ilaç,söylediği şeyler işini çok güzel yapıyor.100 lira almıştı benden,normal psikiyatristlerin aldığı fiyata bakarsak iyiydi ama her ay çağırıyordu.E 100 lira her ayda verecek duruma sahip değildim ve bıraktım gitmeyi.Tabi insan iyileşmek için o para birşey değil ,bide bırakmamdaki neden ilacın beynimi yavaşlatmasıydı.Doğru yapmadım ama artık iş işten geçti.Neyse benim demek istediğim bazı sorunlar ilaçla beraber terapinin de gerekebildiği yönündeydi.

                      Yorum


                      • #12
                        O halde ben size cevap vermeye çalışayım. Yardım için buradayım sonuçta. Üslubunuz için bende teşekkür ederim.

                        Öncelikle kibar üslubunuzdan dolayı teşekkür ediyorum ve bu uslubunuz benim de size aynı saygıyla mukabele etmemi sağlayacaktır. Psikologlara olan önyargım sadece bir iki noktada aslında. Bir psikoloğun, hastasının yaşadıklarını birebir yaşaması gerekir demiyorum asla. Zaten bir psikoloğun, danışanlarının yaşadığı herşeyi yaşadığını düşünürsek çoktan delirmiş olması gerekirdi.
                        Bu dediklerinize aynen katılıyorum.

                        Orada özenle hazırlanmış 600 ün üzerinde soru var. 600 değil 600 milyon soru da olsa bu iğne ile kuyu kazmaktan farksız. Bu, psikologları yanılgıya iter, benzer şıkları işaretleyen çok farklı bireyleri aynı kefede algılamalarına sebebiyet verir. İşte komedi olan bu. Bu, psikologları yanılgıya iter, benzer şıkları işaretleyen çok farklı bireyleri aynı kefede algılamalarına sebebiyet verir. İşte komedi olan bu.
                        Sanırım MMPI kişilik testinden bahsediyorsunuz. İnanın o kişilik testleri rastgele ortaya atılmıyor. Siz o 565 tane soruyu doldurduktan sonra bir grafik elde ediliyor ve bu grafik bize sizlerin hakkında gerçekten güzel bilgiler sağlıyor. Bir MMPI testini yorumlamak saatler alabiliyor. Çünkü bu testinde bir standardizasyonu var ve yorumlar subjektif değil kesinlikle.

                        İkinci tuhaflık, "şu şekil sana neyi hatırlatıyor?" Tuhaf tuhaf çizimler, desenler, boyaya daldırmalar, kağıt katlamalar, simetrik mürekkep dağılımları...O şekle bakınca hasta ne düşünüyorsa, bu onun ruh durumu hakkında bilgi verecek. Yapmayın kurban oluyum ya, buna psikolog bile inanmaz...Psikoloğun faydalı olabilecek yanı ise danışanı ile yüzyüze, birebir, samimiyetle, göz teması kurarak konuşması, içine attıklarını dışa vurabilmesini sağlamak, gerekirse ağlaması, boşalması, deşarj olması, kimseye anlatamadıklarını, içini yaralayan şeyleri anlatması, bu esnada psikoloğun, diğer danışanları ile zihninde mukayeseler yaparak önerilerde bulunması, cesaretlendirmesi, güven vermesi, insani yönünü ortaya koyması.. Elbette bir psikolog, her danışanıyla gözyaşı dökerse evin yolunu bulamaz ama insan ruhunu ticarete dökenler, 5 dakika, bilmem kaç TL için gönül kıranlar, ufak hesaplara girenler var. Rezalet bir durum bu. Çalışma hayatınızda başarılar dilerim.
                        Bahsettiğiniz mürekkepler vb olan testler projektif testler dediğimiz testler. Bu testler psikodinamik kuram( Yani Freud'un kişilik kuramı) çerçevesinde yaratılmıştır testlerdir. Testler Freud'un kuramındaki düşünümlerle yorumlanır. Her mürekkepin bir çıkıntısı bile bizlere birşey ifade edebilir. Yani burdan şu sonucu çıkarabilirsiniz : Her yiğidin yoğurt yiyişi ayrıdır. Kimi psikolog, psikanalize yönelip danışanını haftada hergün 2 saat olmak üzere en az 2 sene boyunca görür, kimi psikolog ise Davranışçı Kuram( bir başka kişilik kuramı)'a yönelip 8 seans sonunda danışanlarının sorunlarını çözmeyi hedeflerler. Bu yöntemler yıllar geçtikçe evrilmiştir. Bahsettiğiniz mürekkep yorumlama kartları Bilişsel Davranışçı Terapiye göre çok eskidir mesela. Arada en az 60-70 yıl fark var. Ama şunuda eklemeliyimki testler kişilik kuramlarıyla tutarlı şekildedir. Terapi sertifika eğitimlerinde bir psikolog danışanı geldiğinde ağlarsa nasıl davranmalı, bağırırsa nasıl davranmalı, psikoloğa transferans(Babasıyla yahut herhangi bir kişiye ait özellikleri terapiste aktarma) yaparsa nasıl davranmalı öğreniyor zaten. Öğrenmeli de! Söz konusu olan insanların sağlığı çünkü.

                        Ayrıca, bir seans en az 40dakika olmalı. 5 dakika yapıp para alan var mı gerçekten bilmiyorum. Genelde devlet hastahanelerinde psikiyatrlar hasta yoğunluğundan dolayı 5-10 dakika ayırabiliyor. Aile danışma merkezlerinin seans başı fiyatları da seans başı 150TL ye kadar çıkabiliyor evet. Bu konu da bizler de müzdaribiz. Bir Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi 2500TL, WISCR eğitimimiz 1500TL, Seks Terapisi eğitimimiz 9000TL civarı. Hala daha bir meslek yasamız yok Türkiye de. Bunun çıkması için uğraşıyoruz.

                        Belki biraz da olsa cevap verebilmişimdir. İyi dileklerin için teşekkürler. Soruların olursa bilgim dahilinde cevap vermeye çalışırım
                        Psikolog.

                        Yorum

                        İşleniyor...
                        X