Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Anestezi ilacı ile depresyon tedavisi

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Anestezi ilacı ile depresyon tedavisi

    Anestezi ilacıyla depresyon tedavisi

    Tedaviye dirençli depresyon vakalarının artmasıyla birlikte de bir anlamda serotonin hipotezine dayanan "Prozac toplumu" sorgulanmaya başlandı. Örneğin, 2010'da Paxil ve Wellbutrini gibi antidepresanları üreten GlaxoSmithkKline depresyon araştırmalarını durduracağını açıkladı. Tedaviye dirençli depresyon vakalarındaki artış ve kronik depresyondaki sıçrayış psikiyatristleri yeni tedaviler geliştirme çabasına itti. Beyni elektrik ve manyetik olarak uyarma tedavileri bunlardan en başat olanları.

    Bu esnada 2000'de uzunca bir süredir tedavi edilmeye çalışılmasına karşın depresyondan kurtulamayan ve hastalıkları kronikleşen sekiz kişiye damardan 40 dakika boyunca verilen ve veterinerlikte de hayvanları uyutmak için kullanılan bir anestezi ilacı olan ketaminin uzun süredir kaybolmayan hastalık belirtilerini ortadan kaldırdığı görüldü. En büyük çaplı klinik tedavi ise New York'taki Icahn Tıp okulunda 72 kişiye uygulandı ve 40 dakika sonra bu kişilerin intihar düşüncesinden kurtulduğu tespit edildi.

    Araştırmacılar elde ettikleri bulgulardan hareketle ketaminin beyindeki en hâkim uyarıcı nörontransmitter olan glutamatı uyardığını fark ettiler. Glutamat öğrenme, motivasyon, hafıza üzerinde etkili fakat glutamatın bu hastalık açısından en önemli özelliği beyin hücresi olan nöronların kendisini yenileme ve tamir etmesine yardımcı olması. Araştırmacılar bugün artık depresyona yakalanan bireyin beyninde serotonin gibi glutamatın da düşük seviyede seyrettiğini düşünüyorlar. Glutamatın beyin nöronlarının kendi kendilerini tamir etmesine yardımcı olmasından hareketle, depresyonun nöronların sonunda bulunan sinapsislerden gelen mesajı alıp diğer beyin hücresine ileten dendritlerde hasar yapıp onu bozduğunu ve mesaj iletimini sekteye uğrattığını söyleyen yeni bir depresyon teorisi geliştirildi.

    İşte ketamin deneyleri, bu maddenin glutamatı uyararak nöronların kendini tamir işlevine destek verdiğini ve bunun da depresyona iyi geldiğini gösterdi. Bu gelişmeler ise özellikle tedaviye dirençli depresyon vakaları için depresyonu serotonin gibi beyindeki kimyasal bir dengesizliğin yanında nöron yapısındaki bozukluktan kaynaklı bir hastalık olarak nitelendirmeyi uygun kılıyor.

    Psikiatristler bu gelişme karşısında serotoninin etkisini bir kenara bırakmıyorlar sadece daha henüz bütün hikayeye hâkim olamadıklarını ve yeni araştırmalarla büyük resmi daha net görebilmenin mümkün olacağını düşünüyorlar. Somut adımlar da atılmaya başlanıyor yavaş yavaş, şu anda içinde AstraZeneca, Roche ve Janssen'ın da bulunduğu en az beş ilaç şirketi ketamin türevleri konusunda çalışıyor, birkaç yıl içinde ketamine dayanan glutamatı hedef alan ilaçların gündeme gelebileceği konuşuluyor.

    Bazı görüşlere göre bu tür yeni keşifler psikiyatristlerin kutsal kitabı olarak adlandırılan, akıl hastalıklarının tanım, teşhis ve sınıflandırılma standartlarını belirleyen Amerikan Psikiyatri Birliği'nin "Teşhis ve İstatistik Kılavuzunu" dahi değiştirebilir. Böylece, depresyon ana çatısı altında toplanan bipolar bozukluk gibi alt başlıktaki hastalıklara aynı etkenlerin neden olduğu görüşü rafa kalkabilir
İşleniyor...
X