Duyuru

Collapse
No announcement yet.

bipolar hayatınızı nasıl mafetti ve nasıl düzeltti?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Re-polyanna
    adlı üyemiz bipolar hayatınızı nasıl mafetti ve nasıl düzeltti? konusunu başlattı

    bipolar hayatınızı nasıl mafetti ve nasıl düzeltti?

    Merhaba bende bipolarım.
    Çocukluğumdan beri farklıydım, tuhaf olduğumu ifade ederlerdi hep. Aynı anda hem çok zeki denilecek; kimsenin aklına gelmeyen fikirleri ortaya atan, yaratıcı olan, 10 adım sonrasını hesaplayan bir beyne sahipken hemde çok aptal şekilde her şeyi unutan, etrafındaki hiç bir şeyi farketmeyen, düşünmeden ani kararlar vererek kendisini aptal konumuna sokan yapım yüzümden, zekimiyim aptalmıyım karıştırırdım hep. Birde zaptedilemez şekilde yerimde duramamalarım var. Velhasıl henüz psikologa gitmedim ama bir kaç gündür deli gibi araştırmalarım sonucunda,bi psikologun teşhis koymasına gerek olmadan kendi teşhisimi koydum, kuşku götürmez şekilde bipolarım. Hastalık özelliğinden taşımadığım sadece 2 özellik var; asabiyet ve hayal görme.

    Ama manik olmak da başlı başına hayatım boyunca başıma hep bela açmıştır. Değil ailem ben bile, merakımın ve ilgimin yoğun olduğu alanlara karşı kendimi asla bastıramadım. Bu bana başarı getirdimi, evet fazlası ile, yaşadığım şehrin en sosyal kızı denilerek, belediye başkanı tarafından, bakana tanıtıldığımı bilirim, kaç defa yaptığım herhangi bir aktivite ya da projeden dolayı gazetelerde yer almışımdır bilmiyorum (keşke biriktirseydim), kendi imkanlarımla yurt dışına, ailemden tek kuruş almadan çıktım, yurt dışından projeler doğrultusunda birilerini getirttim durdum. Mesleki olarak da iyi bir konumdayım. Uğraşmadığım çok az ekstreme spor dalı var. Tiyatroda ise memleketimde tanınan bir sima haline geldim.
    Bizim kız aklına koyduğunu yapar olayı meğer bizim kız hastaymış olayına çevriliyor şu an.

    Bu başarıları bir kenara bırakır ve bana zararlarına gelirsek, bakın oda oldukça yaralayıcı;
    Özellikle Türk ve doğu kültüründe yerinde duramayan, çok konuşan eli ayağı duramayan bir kızcağız lise dönemlerinde her zaman tehlikeye açıktır. (oysa çok da masumdum) Fakat uğramadığım dedikodu kalmadı, yapmadığım şeyleri herkezden duymaya başladım, kurt sürüleri sürekli üstüme geliyordu, tuhaf şekilde mimlenmiştim, durun daha! hiç erkek arkadaşım bile olmamıştı ki! ben sosyalleştikçe ve tanındıkça dedikodular daha da çok büyüdü "aa sen bilmiyorsun bu kız var ya..." ile başlayan laflar, kulaktan kulağa daha fazlası ile eklenerek söylendi... (-ki bu yıllar sonra dedikodulardan ve bana yaklaşan her erkeğin niyetinin kötü olmasından bıkıp, canım ailemden kopup başka bir şehre yerleşmeme temel hazırlayan en büyük sebeplerdendir)

    Tamam onlar başlattı ama kabul bende lise bittikten sonra hiç rahat durmadım. Kurallarım vardı sağlamda tutunuyordum ama bir dönem geliyordu ki, farklılık için beynim kırmızı alarm veriyordu, farklı bir şey yapmalıyım farklı, bu akıl almaz şekilde cinsel dürtülerime bazı zamanlar hayır diyemememi sağladı, yanlış ilişkiler, pişman olduğum, doğru olmadığını bildiğim ama asla kendimi zaptedemediğim.... Cinsel yönden istekli olmam, evli olduğumda benim için bir avantaj olabilir ama bunu parmağıma yüzük taktıktan sonra yaşamak isterdim, gerçekten!

    Peki özgürlük farklılık duygularım bu kadarla söndümü! ah hayır! Yine manik atağımın vukuu bulduğu bir anda, tatildeydim, ailem hotelde uyurken ben yine yerimde duramamış yeni insanlarla tanışma arzusu ile dolmuş idim, Bu isteğimin sonunun ağzımın kapatılarak ıssız bir yere çekilip, saatlerce dövülmek, ölümle tehdit edilmek ve sonunda Tecavüze uğramak olduğunu bilseydim, kendimi kilitlerdim o hotel odasına!

    Bu tramvadan önce, depresyon süreçlerim olmuştu tabi, ama manik sürecime göre çok daha az ve kısa süreli idi. Artık, her ne kadar manik halim beni bırakmasa da depresyonlarım daha şiddetli ve ataklarım daha yoğun olduğu şekilde yakalamaya başladı.

    Bu süreçten vakadan sonra ailem üzülmesinler diye (ah yeterince benim gibi lanet bi kıza sahip oldukları için üzülmediler mi zaten!) herşeyi gizleyip mahkemeyi tek başıma yürütmek zorunda kaldım. Mahkeme de yaşadığım olaylar, en az tecavüz kadar kötü idi... Ama bunları anlatmak yerine es geçeceğim, beynim ve midem aynı anda ağrıyor.

    Akıllanmam gerekiyordu değil mi! durulmam! hayır depresyondan çıktığım ilk an yine hareketli idim, bilinçaltım tramvamı bana unutturuyordu (asla tamamen unutulmayacak zaman zaman tramva sonrası stres bazında akla gelecek ve günlerce yatağa serecek bir unutuş), hala manik dönemler içerisinde, farklı şeyler yapmayı ve denemeyi seviyordum, neden neden yaşadıklarımdan ders almama rağmen duramıyordum, ani kararlar verip dağ taş bayır gezmeye devam ediyordum!!! O manik dönemi o kadar lanet bir dönem ki sanıyorsunuz size asla bir şey olmaz! Ancak tecavüze uğrayana kadar risk ve adrenalin sever bir kişi idim (bilmem kaç trafik kazası buna örnektir) yaşadığım kötü olaydan sonra bastırabildiğim tek duygu, adrenalin dolu anlar, mutluluktan değil, korkudan çığlık atmaya başlar hale gelmem oldu. (örn; gecenin karanlığında daha önce tek dolaşsam, korku ile dalga geçerdim, gülerek salınırdım ortada-sanki bana asla bişi olmaz gibi- ama şimdi beni o karanlık ve ıssız yere koyun, bir kenara geçer, korkuyla kıvrılıp saklanır, parmağımı bile kıpırdatamam, ya da hızlı araba kullanırsanız ve uyarılarıma rağmen durmazsanız, beni bir sinir krizi geçirirken görmeniz muhtemelendir. oysa önceden çok severdim, ölümle dalga geçtiğimi sanıp)

    Bu arada ailemden kopup başka bir şehre taşındım herşeyi arkamdan bırakıp yeni sayfa açacaktım (ama kendimi bırakamamak çok kötü) bu son bir yıldır yine manik atak sırasında yasaklı maddeler ile tanıştım, hap sadece bir kere aldım, devamını getirmedim, şu an bana sorarsanız "asla tekrar almayacağım, serserimiyim ben, zayıf karaktermiyim, hataydı o" derim, ama o kadar kuralımı çiğnedim ki! bende kendime güvenemiyorum, birde 4 ay önce esrar ile tanıştım ve tanıştığım an kullanmadan edemedim, eğer doğru biliyorsam ya o, ya da ailemden uzak kalmanın stresi bipoları tetikledi, 2,5 aydır içinden çıkamadığım bir depresyon süreci içerisindeyim. Zayıflıktan ölücem artık...

    Artık çok mutlu ve haraketli olmak istemiyorum, durmak durulmak istiyorum! Beynimde kalbimde çok yoruldu, Depresyona bile razıyım, ama daha fazla manik atağı doğrultusunda belayı üstüme çekmek istemiyorum. Herkesin kıskandığı çok mutlu gözüken manik halim! senden nefret ediyorum, kendimden nefret ediyorum, aileme karşı ise deli gibi vicdan azabı duyuyorum.

    Not: Benim sağ elim çok fazla titret, vücut tetkiklerinde herhangi bi bulguya saptanamadı, bunun bipolar ile alakası olabilir mi?

  • onur yılmaz
    replied
    RE-POLYANNA, size ne tavsiyede bulunabilirim ne tavsiye verebilirim gerçekten bilemiyorum ama şunu da bütün dürüstlüğümle ifade ediyor ve şimdi canlı itiraf ediyorum ki: Bende maalesef 13 yaşımdayken tecavüze uğradım,şu anda 31 yaşındayım aradan tam 18 yıl geçmiş annemin genç yaşta kanserden ölmesi ,askeri cezaevinde yatmam,uyuşturucu bağımlılığına saplanmam, fiziksel şiddete maruz kalmam tam 10 kez akıl hastanesinde yatmam da cabası ömrümün belli bir süresi beyoğlu'nda gece kulüplerinde geçti,bir zamanlar istanbulda çok gezer dolaşır akşamları sokağa çıkar sabaha karşı eve dönerdim , beni tanıyan insanların hemen hemen hepsi çok hızlı bir istanbul çocuğu olduğumu ifade ederlerdi, aynı zaman da dini çevrelerde ve siyasi çevrelerde de çok bulunmuşluğum olmuştur, din olarak islam ve siyaset olarak sosyalizmle çok yoğun ilgilenmişimdir. Mensup olduğum psikoz teşhisli bipolar bozukluk beni gerçekten hep uç noktalara uç düşüncelere itti,artık çok yoruldum,bir zamanlar yemin olsun ki istanbul'un altından girip üstünden çıkıyor,akşam evden çıkıp sabaha karşı eve geliyordum,ama artık tam 3 senedir evden hiç dışarı çıkamıyorum çok yıprandım çok hastalandım artık sadece hayatta kalmakla yetiniyorum elimden daha fazlası gelmiyor,ernesto che'nin çok meşhur bir sözü vardır: savaşan kaybedebilir fakat savaşmayan çoktan kaybetmiştir, bu akıl hastalığına karşı son ana kadar mücadele etmemiz gerekiyor bu hayatta herkes kendi kaderini yaşıyor ve kim ne yaparsa yapsın kendisine yapıyor, size söylemek istediğim şey şudur polyanna,üzülmeyin bu sıkıntılara karşı baş kaldırın mutlu olmak için hayatınıza güzellikler katmaya çalışın anladığım kadarıyla sizinle benim ortak özelliklerimiz ve bazı benzer acıları yaşamışlığımız var umarım bundan sonra hep mutlu olursunuz her şey dilediğiniz gibi olsun ,sıkıntılara ve hastalıklara gelince yalnız değilsin. pes etmememye çalış ben de aileme çok acılar çektirdim ve inanılmaz bir vicdan azabı çekiyorum tıpkı seninki gibi, benim ataklarım çoğunlukla hızlı döngülü manik ataklar oluyor seninle yazışmaya devam etmek isterim tabii sen de istersen,tekrardan geçmiş olsun sevgilerimle...

    Leave a comment:


  • miskin ruh hastası
    replied
    Orjinal yazı sahibi: YARDIMSEVER View Post
    bipolar dahi hastalığıdır!
    tarihteki deli dahilerin büyük çoğunluğu bipolardır!
    çünkü manik dönemde yaratıcılık rekor düzeydedir, normal insan yapamaz!


    o manik dönemde sürekli kalınmıyor malesef.kalmayı başaranlarda genelde ünlüler,zenginler.çevresi geniş olan insanlar

    bizim gibilere maksimum 3 ay..

    Leave a comment:


  • YARDIMSEVER
    replied
    bipolar dahi hastalığıdır!
    tarihteki deli dahilerin büyük çoğunluğu bipolardır!
    çünkü manik dönemde yaratıcılık rekor düzeydedir, normal insan yapamaz!

    Leave a comment:


  • miskin ruh hastası
    replied
    öncelikle bu illet hastalığın hayatımızı düzeltmesi diye bişey söz konusu olamaz hele ki majör depresyon ucundaysanız..

    hipomani ve manidede olduğunuzdan farklı bir kişiye dönüşürsünüz.kendinizi cennette gibi hissedersiniz ama bu geçicidir.3 ay sonra herşey tepetaklak olur

    bende üstteki arkadaş gibi bu hastalığı depresyon ağırlıklı geçiriyorum. yılın en fazla 3-4 ayında iyiyim,geri kalan 8-9 ay kabustan öte...

    Allah hepimizin yardımcısı olsun

    Leave a comment:


  • esmeral
    replied
    çok uzun yazmışsın. okumadım.
    bipolar en güzeli bence. kaybettirse de güzel.depresyon ağırlıklıysa kötü. yani bendeki gibiyse..

    Leave a comment:


  • asde06
    replied
    plyanna durumuna çok üzüldüm, hayat karşımıza ne çıkarır bilinmez, bazen melek çıkartır bazen aşağılık bir insan..Üzülme ve yalnız kalmamaya çalış, her derdin dermanı vardır, kendine moral vermelisin tıpkı polyannanın yaptığı gibi..Ne kadar farklı olursan ol bunu kendine kabul ettirme sakın..Ne geliyorsa hep bu ben farklıyım tavrımızdandır..Sen normalsin, yaşadıkların anormal olabilir ve karşına çıkanlar da insanlıktan nasibini almamış olabilir, üzülme, ne olursa olsun yaşamaya devam et, önüne bak..

    Leave a comment:


  • Re-polyanna
    replied
    Duygu durum değişikliği. Kontrol edilemez bir mutluluk ve kontrol edilemez bir mutsuzluğun uç noktalarda yaşanması. Çok mutlu ve coşkulu olmak, risk severlik, kontrolsuz alışveriş, farklı farklı alanlara ilgi duyulmasını sağlarken, mutsuzluk kısmı kişiyi ağır bir depresyona sokup intihara kadar götürebiliyor. Psikolojik ya da bir akıl hastalığı gibi değildir. Şeker hastalığı gibi genlerden kaynaklanan bir hastalıktır.

    Leave a comment:


  • pedagojik
    replied
    merhaba bipolar rahatsızlık nasıl bir rahatsızlıktır çok bahsi geçiyor forumda

    Leave a comment:

İşleniyor...
X