Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Bipolar mıyım ? Doktora gideceğim ama...

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Bipolar mıyım ? Doktora gideceğim ama...

    Merhabalar,

    Birkaç şey sormak istiyorum kısaca yazacağım,

    Ben uzun 4-5 yıldır belirgin şekilde psikolojik bunalım dönemleri geçirdim, ama hayat bu eden bulur vs diyorum.
    Okulumu ciddi şekilde etkileyince zorla da olsa önce bir özel psikoloğa onun yönlendirmesi ile de bir uzman psikiyatriste gözüktüm sonra bir aracı ile başka bir doktorla bir kere görüştüm, bu sırada lustral ve zyprexa kullanmaya başladım ama ikinci gayri-resmi (prof) doktorun tavsiyesini asistana tercih ederek bıraktım. Ama ilaçları doğru dürüst kullanmadım çok da okumamıştım o zamanlar hastalık ve ilaçlar hakkında pek birşey bilmiyordum, ilaçlara karşı da bir önyargım olduğu için ilacı ramazan ayının gelmesi ile birlikte bıraktım, daha sonra biraz düzensiz kullandığım dönemler oldu ama 2 yıl oldu ve artık ilacı kullanmıyorum zar zor idare ettim yani işler yüzde 40-50 iyi ama bir yere geldim sonuçta. Hala okuyorum (hazırlık-dondurma vs uzadı) yani net bir şekilde intihar etmeye çalışmadım ama ip dolama falan denedim birkaç yöntem araştırdım ama o duygunun yada düşüncenin bastırdığı anlarda dahi üzülerek ağlayarak olduğum yere yıkıldım yaptığımın daha daha büyük bir suç olacağını düşünüyordum ve belki de kurtulmaya dair bir umudum vardı. Yani durumum öyle çooook ağır değil ama sanırım istemeden kontrolu kaybediyorum... bir istenmeyen olay yaşandı fazla ilaç aldım aslında bunu intihar etmek amacıyla yapmadım o ilaç kontrolu benden alıyor gibiydi ve ben birkaç gün kontrölü kaybetmek istemiştim ilaç dediysem lustral, ben organik olmayan besinleri tüketmekten kaçınırım.

    Şimdi ben kendimi hasta birey olarak değil de kötü birey olarak görüyorum bu yüzden tedaviden de kaçınıyorum, burası uzun açıklama silsilesi gerektirir o yüzden yazmıyorum. Ama öylesine psikoloji-psikiyatri hakkında birşeyler okurken (daha önce çok genel okumalar yapıyordum) bu bipolar bozukluğu gördüm, bipolar psikoz şeklinde daha sonra acaba bu muyum falan. Ben bazı dönemler bazı zorluklarla bazı olaylara karşılaşınca yelkenleri suya indiriyorum ama öyle bir indiriyorum ki hiçkimseyle konuşmuyorum ödevmiş dersmiş hiçbirşey umrumda olmuyor bir örnek vereyim, bir sınava 2 gün çalışıyorum ama sınav sabahı s. et diyorum kendime samimiyetti bilmem nelerdi, dersi sonra alırım, mezun olup napıcam falan değişik düşüncelerle kendimi bilgisayara kapatıyorum ve normalde cipsi haram olarak görürken gidip cips abur cubur alıyorum ama sonra bu geçiyor ve pişmanlık duyuyorum cipsleri de bazen gidip başkalarına veriyorum hatta kolayı vs çöpe döküyorum yani.

    İkinci kısım ise ben normalde çok şen şakrak birisiyim, yani komedi dizileri falan çok izliyorum ve komik olmaya da biraz uğraşıyorum ve bu konuda fena değilim diyebilirim yani çünkü konuşurken hep gülüyorum ve insanlar da çok sık gülümsüyorlar, gülüyorlar. Sonra oturup düşünüyorum ben şimdi hangi benim, içimde kaç kişi var, kişilik bozukluğum mu var falan diye. Kafamda çok büyük sorunlar var ama onların yeri başka yani hayata devam etmemi engelleyeceklerini düşünmüyorum aslında çünkü mutlu anlarımda da onlara üzüldüğüm düşündüğüm oluyor ama hemen topluyorum kendimi çalışmaya vs verebiliyorum.

    Devlet hastanaleri çok saçma, 5-10 dk saçma sapan sorularla ellerindeki bir formu doldurmak için uğraşıyorlar sonra hop bir ilaç yazıp gönderiyorlar, daha saçma olan ise 2.defada başka bir doktorla görüşmek, hop otur ona da anlat... 3 4 5 oldu ama yeter dedim neden özel psikiyatriste gitmiyorum yani daha önce psikiyatriye güvenim yokken özellere daha bi az tabi. Kendi başıma 400-500 tl dahi olsa aylık karşılayabilirim bunu kafaya koydum ama işte gitmeden etrafa sormak istiyorum ben durumumu abartıyor muyum ? Birisi çıkıp desin ki bu durumda olanlar bipolar değildir, sorumsuzdur, korkaktır, kötü ahlaklıdır vs... arkadaşlarımla bu konularda konuşamıyorum çok ama tıpta ayıp olmaz mottosundan hareketle doktorlara konuşabiliyorum. İşin zor kısmı da zihinsel anlamda çok sorgulayıcıyım, biraz da felsefe ve mantık okuduğum için psikiyatri disiplinini zaten sorguluyorum MMR sonuçlarına göre de hiçbir bozukluk olmadığı için ordan yırtamadığımı düşündüm (?), yani ilaçsız tedavi yanlısıyım bu yüzden doktorumu epey sorgulamak da istiyorum yani bu biraz kelin ilacı olsa kendi başına sürerdi biraz da acı gerçeklikle alakalı, ben ne istediğimi neyden hoşlandığımı yoksayarak bunları değiştirerek tedavi olmayı tedavi olmak olarak görmüyorum ne olursa olsun ne acılar olursa olsun vazgeçmediğim düşüncelerim var ve doktorumun da beni doğru anlayacak isteğe, samimiyete sahip olmasını şart koşuyorum ama bu şart zoraki değil işte içten gelen bir samimiyetin ortaya çıkmasını umut ediyorum ve bunu çevremde hiçkimseyle yapmadığım için beni tanımayan bir insan neden yapsın ki amacı ne ki vs sorularıyla durumu zorlaştırıyorum.

    Sabaha karşı bu saatlerde dağınık kafayla bu denli dağınık bir yazı oldu. Şöyle genel bir göz gezdirip fikrini paylaşabilecek birileri olursa çok sevinirim. Bu arada ben de bir konuda bilgi açısından seve seve yardımcı olurum.

  • #2
    günaha, dine karşı bi obsesyonun var sanırım. zira cips yemenin haram olduğunu, kötü biri olduğunu falan düşünüyormuşsun dediğine göre. bi kere bu yanlış düşünce. eğer böyle fikirlere sahipsen bunlar seni rahat bırakmaz. hep düşünmeye iter. yanlış hareket ettiğini düşünüp vicdanını sızlatırsın. yaptıklarını sorgularsın.

    benzer şikayetler bende de var. ben ne kadar üzgün olsam da gülümseyebilirim. insanlarla sohbet edebilirim. yalnız kalınca da çöker kalırım,o içimdeki duygular çıkar dışarı. her şeyi koyverme, bırakma hissini de yaşıyorum yani en ufak bir stres kaynağı beni yıldırıyor. büyük bi anksiyeteye ve depresif ruh haline sebep oluyor. o yüzden stres yaratacak durumlardan hep kaçmak istiyorum. buna başkaları tembellik diyor. belki tembellik olabilir ama gerçekten bu stresli durumlarda çok acı çekiyorum ve fizyolojik sıkıntılar da yaşıyorum. ben rahat olmak istiyorum, huzur bulmak istiyorum. stres, anksiyete yaşamak istemiyorum. ancak gün içinde canımı sıkan ve yakan çok olay yaşıyorum. yardımsever biriyimdir, elimden geleni hep yaparım insanlara karşı. ne kadar zor durumda olursam olayım asla hayır demem yardım ederim. ama bunu içimden geldiği için yaparım, her zaman yaparım. beni sadece zorunluluk durumları yıldırıyor.

    sosyal insanları görüyorum, çok rahat insanlar görüyorum. bağırıyorlar, çağırıyorlar, eğleniyorlar, geziyorlar. sevgililerini alıp mutlu vakit geçiriyorlar. takmıyorlar bir şeyi kafaya. onlardan olamadığım için hep üzülüyor hem de kendimi aşağıda görüyorum. sonra huzur bulduğum yerin orası olmadığını fark ediyorum. o hayatı seçmeyi de istemiyorum. bu yüzden huzur bulduğum yerde olmak, kendi halimde olmak bana yetip artıyor. ama bu dünyada böyle bi şey mümkün olmuyor maalesef. bir şeylerle uğraşmak zorundasın. ben o insanlarla uğraşmak zorunda kalınca daha çok acı çekiyorum. o insanları görmek ve temas halinde bulunmak zorunda kalınca işte o zaman kendimi ezik hissediyorum.
    ''bilirim, gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor''
    18.12.2012 - 2015
    ©

    Yorum


    • #3
      Cevap için teşekkürler,

      Cips yemeyi haram olarak görmüyorum, ben doğru bulmadığım davranışları normalde asla yapmayacağım davranışları kurallarımı çiğneyerek yapıyorum o anda bir sel gibi kuralları yıkma hissi geliyor içimden herşeye karşı bir tepki oluyor.

      Ben 6 yıldır neredeyse bu durumdayım sınav dönemlerinde üniversite sınavına çalışmayı bırakmıtşım aylar öncesinden ama kısa dönemlerde çok çalışarak başarılı olabiliyorum yine de bu sayede idare edebiliyorum sadece uzun maratonlu derslere dayanamıyorum.

      Ayrıca günaha karşı obsesyon denir mi bilmiyorum çünkü uygulamadığım ama fikir olarak benimsediğim iyilik-kötülük, doğru-yanlış ilkelerim var. Ve herhangi bir dini vecibeyi yerine getirmediğimde yerin dibine giriyorum kendimle mücadele ediyorum sürekli bunu psikoloji testlerinde sormuşlardı ve anlaşılması elbette ki kolay ama bunun o dini vecibeleri yerine getirmemden başka çözümü yok oraya götüren şeyler lazım. Hani insanlar bazen dertlerini paylaşırlar da arkadaşı der ya "takma be oğlum", bir insanla problemin olur takma onu falan derler ben bunu yapamam bunu kabullenemem eğer bu şekilde çözmeye kalkarsak o zaman kötü ve iyi olmaz biz ve onlar olur. Ben kötü bir birey olarak başkalarına zarar vermek istemiyorum, kendi kendime yanıp kül olmayı yeğlerim diyorum.

      Benim de çevremde çok iyi insanlar var ama yine de özenmiyorum, hele o takılanları alem yapanları... onlara acıyorum yine de çok boş geliyor bana. Çok yakın arkadaşım olan insanlar bana ihanet ettiler, onlara güvenemiyorum artık onlar bilmiyorlar ama ben biliyorum onların arkamdan neler yaptıklarını. Bu da hergün onlarla takılırken normalmiş gibi davranmamı gerektiriyor, bir umut bir vesile doktora gideceğim sanki bütün hayatımı anlatırsam birşeyler değişecek gibi geliyor. Belki doktor isteyerek merakla dinler...

      Yorum


      • #4
        Yazılar çok uzun okuduğum halde anlayamamak ne kötü birşey yahu

        Yorum


        • #5
          amaan işte hep aynı hikaye ya,

          1-esas oğlan asosyaldir ve hayatında problemler yaşar,
          2-esas oğlan içine kapanır
          3-esas oğlan durumuna bir çözüm aramak için son çare psikolojiye başvurur
          4-esas oğlan doktora gitmeden önce şöyle bir internetten bakınayım gitmiş gidecek kimselerle konuşayım der,

          oldu mu

          Yorum


          • #6
            ne güzel demişsin işte, "başkalarına zarar vermek yerine kendi kendime yanarım" diye. bence bu günah anlayışını sorgula. ben şahsen topluma zarar verecek olaylardan sürekli kaçınan biriyim. daha hayatımda hiç yumruk yumruğa kavga etmedim. zira başkasıyla işim olsun istemiyorum. topluma mal olacak hiçbir günahı işlemedim. hırsızlık, başkalarına maddi, manevi zarar vermek, çevreye zarar vermek gibi... yıkıp dökmek gibi. ancak kendi kendine işlenen (alkol almak, bahis oynamak gibi) günahları işliyor muyum? evet. ancak bunlar bana zarar veriyor. ve benim içim rahat ediyor. başkasına bi sorumluluk, vicdan hissetmiyorum. ne yapıyorsam kendime yapıyorum. sen de öyle olmalısın. cips yiyip yememeye ya da ne bileyim, alkole olur, başka bi şeye olur bu kadar takıntılı olmamalısın. ahlakını bozma yeter.

            benim de yapamadığım bazı şeyler var başkalarının takmadığı, önemsemediği şeyleri çok önemsiyorum. sevgilimden ayrıldım ve onun üzerine başka bir kadın hayatıma alamıyorum. hayatıma başka birini sokamıyorum. onu unutamıyorum ve gerçekten unutmak da istemiyorum bir ömür onun hayaliyle yaşamak gibi bi düşüncem var. ölene kadar yas tutmayı yeğliyorum. başka biriyle olmak yerine. şu an herhangi bir kadınla bir temasım olduğunda vicdan azabı çekiyorum. burada demek istediğim, evet insanların takma dediği şeyler kişiler için çok farklı anlamlara gelebiliyor. başkaları bunu anlayamıyor.

            kendine hastalığı şartlama. bipolarım diye düşünürsen, o hastalığa göre şekillenirsin. kendi vücudunu sorgularsın. yaptıklarına bi anlam ararsın. "bak manik atağım tuttu" dersin mesela. geceleri de depresife bağladım dersin. ben bunları yaşadığım için söylüyorum, kendine bi hastalık arama. kendine okb teşhisi bile koydurma. takıntılıyım deme. bırak bi teşhisin olmasın. bi hastalığa ait olmak zorunda değilsin. hastalığı kabul etmemek tedaviyi güçleştirir diyorlar ancak bence böyle bi durum yok. bi kanser hastası, hastalığını ne kadar sindirmezse o kadar uzun yaşar. o kadar sağlıklı görünür. ancak kanserli olduğunu kabul edip, kanserli hasta davranışlarını gösterirse, o zaman hastalık da etkisini acı bi şekilde gösterir. düşünmemek lazım yani bunları.




            Orjinal yazı sahibi: AltınYaprak View Post
            Cevap için teşekkürler,

            Cips yemeyi haram olarak görmüyorum, ben doğru bulmadığım davranışları normalde asla yapmayacağım davranışları kurallarımı çiğneyerek yapıyorum o anda bir sel gibi kuralları yıkma hissi geliyor içimden herşeye karşı bir tepki oluyor.

            Ben 6 yıldır neredeyse bu durumdayım sınav dönemlerinde üniversite sınavına çalışmayı bırakmıtşım aylar öncesinden ama kısa dönemlerde çok çalışarak başarılı olabiliyorum yine de bu sayede idare edebiliyorum sadece uzun maratonlu derslere dayanamıyorum.

            Ayrıca günaha karşı obsesyon denir mi bilmiyorum çünkü uygulamadığım ama fikir olarak benimsediğim iyilik-kötülük, doğru-yanlış ilkelerim var. Ve herhangi bir dini vecibeyi yerine getirmediğimde yerin dibine giriyorum kendimle mücadele ediyorum sürekli bunu psikoloji testlerinde sormuşlardı ve anlaşılması elbette ki kolay ama bunun o dini vecibeleri yerine getirmemden başka çözümü yok oraya götüren şeyler lazım. Hani insanlar bazen dertlerini paylaşırlar da arkadaşı der ya "takma be oğlum", bir insanla problemin olur takma onu falan derler ben bunu yapamam bunu kabullenemem eğer bu şekilde çözmeye kalkarsak o zaman kötü ve iyi olmaz biz ve onlar olur. Ben kötü bir birey olarak başkalarına zarar vermek istemiyorum, kendi kendime yanıp kül olmayı yeğlerim diyorum.

            Benim de çevremde çok iyi insanlar var ama yine de özenmiyorum, hele o takılanları alem yapanları... onlara acıyorum yine de çok boş geliyor bana. Çok yakın arkadaşım olan insanlar bana ihanet ettiler, onlara güvenemiyorum artık onlar bilmiyorlar ama ben biliyorum onların arkamdan neler yaptıklarını. Bu da hergün onlarla takılırken normalmiş gibi davranmamı gerektiriyor, bir umut bir vesile doktora gideceğim sanki bütün hayatımı anlatırsam birşeyler değişecek gibi geliyor. Belki doktor isteyerek merakla dinler...


            ''bilirim, gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor''
            18.12.2012 - 2015
            ©

            Yorum


            • #7
              Tekrar teşekkür ediyorum cevap için,

              Benim için 2 büyük problem var bu davranışlarım konusunda.

              Birincisi ben dindar birisiyim yada olmaya çalışıyorum. Zaten inancıma göre başkasının canına kastetme tehlikesin durumunda kişinin kendisini öldürmesi farz olur. Evet bu böyle basit ama düşünceler dallanıp budaklanıyor öldürme söz konusu değil fakat anneme, babama, akrabalarıma ve çevremdeki insanlara onların hakkını ödemem gerektiğini düşünüyorum bu yüzden herhangi bir başarısızlık durumunda bunlar aklıma geliyor ve bu da dert oluyor, beni hareketsiz bırakıyor. Kendime zarar verirken yada bireysel yanlışlar yaparken rahat falan hissetmiyorum, yalnız kaldığım zaman çok üzülüyorum kendime zarar veresim geliyor biraz veriyorum da aslında ama bu da doğru gelmiyor, çevremdeki insanlara yardım edemiyorum ama bunun sonucunda kendime zarar vermenin de çözüm olmadığının farkındayım yaşamaya devam etmenin iyi mi kötü mü olacağının hesabını yapıyorum sürekli.

              İkincisi ise ben felsefeye ilgili birisiyim, bu yüzden bir bilgiyi doğru olarak kabul etme sürecim kolay değil, ben derinlemesine bir delillendirme ile gerçekleri kabul edebilirim. Çevremdeki insanlarla konuşurken bazen onları küçük görüyorum bazen düşüncelerini absürt buluyorum çünkü yetersiz delillerle zayıf argümanlarla insanların kendilerini kandırdığını düşünüyorum ve bunu sürekli kendime de uyguluyorum bu yüzden bir düşünce sistemi bir epistemoloji geliştiremiyorum. Detaya girmeyeceğim ama dar görüşlü olmanın farkında olmaya çalışıyorum bunun için herhangi bir görüşten samimi insanlarla oturup onları anlamaya çalışıyorum. Ben bu yüzden ilaçsız tedavi istiyorum, insan tabiatı, davranışları ve düşünceleri konusunda uzman birisi ile oturup konuşmak istiyorum ki ortada dolaşan bilgiden faydalanayım. Çünkü kendimi kandırarak iyi bir insan olmak istemiyorum yoksa zyprexa veya lustral kullanır koyun gibi yaşardım herhalde, kendimi ve dünyayı doğru bir şekilde tanımak istiyorum yardım istemenin şüphesi içerisindeyim sürekli.

              Hastalığı kabul etmemek konusunu bilmiyorum zaten bu çok merak ettiğim bir konu biraz psikiyatriyi araştırdım bu yüzden şimdi çok insana erişimim yok ama okullar başlayınca daha detaylı bakabilirim sanırım bazı psikolog-psikiyatrist hoca ve tanıdıklarımla konuşacağım. Zaten fiziksel birşey olmadıktan sonra insan nasıl olur da kötü davranışlarından sorumlu olmaz anlamıyorum. Benim bu hastalıktan zaten haberim yoktu ki ben hiç hasta olduğumu düşünmedim 3 yıl boyunca. Daha yeni birkaç ay oldu benim sergilediğim davranışlara yakın bir hastalık tanımı olduğu bu yüzden tekrar doktora gitmek istedim işte yoksa kendi kendime yine birşeyler yapıp başarısız olacaktım belki. Bir arkadaşım ilk başlarda çok destek olmuştu bana kendine söyle bunu inan buna bir daha yapmayacaksın diye ama kendi kendine birşeyi yapmayacağım diyorsun biraz ara veriyorsun sonra tekrar başlıyorsun ve bu 10 kere tekrar edince nasıl kendine güvenin olabilir, elhamdülillah ben en azından "mücadele" ediyorum mantığıyla sürekli doğru bildiğimi yapmaya dönüyorum ve çabalıyorum her ne kadar maddi-manevi hayatımda yanlışlar yapsam da sürekli doğruyu yapmaya döneceğim diyorum çünkü "en azından" yapabileceğim şeyin bu olduğunu düşünüyorum.

              Doktorla görüştükten sonra buraya yazacağım nelerin değişip değişmediğini belki yıllar sonra da dönüp yazarım. Gerçi hiç yaşlanacak kadar mücadele edebileceğimi sanmıyorum ama olsun bakalım.

              Yorum


              • #8
                merhaba

                Birincisi ben dindar birisiyim yada olmaya çalışıyorum. Zaten inancıma göre başkasının canına kastetme tehlikesin durumunda kişinin kendisini öldürmesi farz olur. Evet bu böyle basit ama düşünceler dallanıp budaklanıyor öldürme söz konusu değil fakat anneme, babama, akrabalarıma ve çevremdeki insanlara onların hakkını ödemem gerektiğini düşünüyorum bu yüzden herhangi bir başarısızlık durumunda bunlar aklıma geliyor ve bu da dert oluyor, beni hareketsiz bırakıyor. Kendime zarar verirken yada bireysel yanlışlar yaparken rahat falan hissetmiyorum, yalnız kaldığım zaman çok üzülüyorum kendime zarar veresim geliyor biraz veriyorum da aslında ama bu da doğru gelmiyor, çevremdeki insanlara yardım edemiyorum ama bunun sonucunda kendime zarar vermenin de çözüm olmadığının farkındayım yaşamaya devam etmenin iyi mi kötü mü olacağının hesabını yapıyorum sürekli.
                bu konuda kendini rahat hissetmelisin. kimseye bir şey ödemek zorunda değilsin. inancın gereği öğretiler öyle olabilir ama ben başta çocuk dünyaya getiren insanların başına gelebilecek her şeyi hak ettiklerini düşünüyorum. çocuk yapmak gibi büyük bir sorumsuzluk ve hataya düştüklerine göre bu yükü taşımak zorundalar. sen aynı hatayı yapmazsın olur biter. onlara karşı kendini borçlu hissetme. sen onları dünyaya getirmedin, onlar seni dünyaya getirdi, onlar bu riski aldı.

                İkincisi ise ben felsefeye ilgili birisiyim, bu yüzden bir bilgiyi doğru olarak kabul etme sürecim kolay değil, ben derinlemesine bir delillendirme ile gerçekleri kabul edebilirim. Çevremdeki insanlarla konuşurken bazen onları küçük görüyorum bazen düşüncelerini absürt buluyorum çünkü yetersiz delillerle zayıf argümanlarla insanların kendilerini kandırdığını düşünüyorum ve bunu sürekli kendime de uyguluyorum bu yüzden bir düşünce sistemi bir epistemoloji geliştiremiyorum. Detaya girmeyeceğim ama dar görüşlü olmanın farkında olmaya çalışıyorum bunun için herhangi bir görüşten samimi insanlarla oturup onları anlamaya çalışıyorum. Ben bu yüzden ilaçsız tedavi istiyorum, insan tabiatı, davranışları ve düşünceleri konusunda uzman birisi ile oturup konuşmak istiyorum ki ortada dolaşan bilgiden faydalanayım. Çünkü kendimi kandırarak iyi bir insan olmak istemiyorum yoksa zyprexa veya lustral kullanır koyun gibi yaşardım herhalde, kendimi ve dünyayı doğru bir şekilde tanımak istiyorum yardım istemenin şüphesi içerisindeyim sürekli.

                bu yolu tercih ettikçe mutlu olman çok zor. bir de albert camus falan okuyorsan pek huzurlu olmazsın. insanlar bilgi verirken genelde kendi tecrübelerine göre düşünür ya da öyle kanıya varır. sonuçta her şey "türkçede 29 harf var" kadar kesin değildir. kesin açıklanamaz. işin içine yorumlar, farklılıklar girer. her ne kadar sorgulasan da bu derin düşünceleri kafandan atmalısın. ben de çok derin düşünen bir insanım özellikle insan ilişkileri konusunda. hatta sevdiğim insanı bu yüzden kaybettim. derin düşündüğüm için kaybettim. biraz yüzeysel bakmak gerekiyor yoksa sonu hep hüsran... bazen yalanlara inanmak gerekiyor. acı ama öyle. şu an yaşadığım gerçekle o kadar mutsuzum ki.
                ''bilirim, gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor''
                18.12.2012 - 2015
                ©

                Yorum


                • #9
                  ve işte takma kafana at gitsin kısmı geldi sağolasın. Dediğim gibi mutsuz olsam dahi yalan yere mutlu olmayı tercih etmiyorum. Yalanlara inandığımı insanlara gösterebilirim ama işte o "yalnız" kaldığımız zaman... kimi inandıracağım ki ? "Felsefe" yapmak istemiyorum burada ama felsefe yapmak sorgulamak sorgulamak ve sorgulamaktır uzattıkça uzatmaktır. İlaç içince atabiliyorum sadece ama o zaman da dediğim gibi herşey çok sahte geliyor koyun gibi oluyorum, hayatın tadı tuzu kaçıyor, herşey gri görünüyor.

                  Anneme babama beni dünyaya getirdikleri için minnet duymuyorum ben uzun yıllar boyunca çok kötü bir evlat oldum, inan bana Annemin yaptığı fedakarlığı hiçbir kitapta hiçbir filmde bulamazsın düşündükçe içim parçalanıyor o kadar aptal ve zalim bir insanmışım ki...

                  Çocukları da çok seviyorum ama ( hatta arkadaşlarım alay ediyor bazen çocukları-bebekleri severken yap bir tane kendine diye...

                  Yorum


                  • #10
                    Orjinal yazı sahibi: AltınYaprak View Post
                    ve işte takma kafana at gitsin kısmı geldi sağolasın. Dediğim gibi mutsuz olsam dahi yalan yere mutlu olmayı tercih etmiyorum. Yalanlara inandığımı insanlara gösterebilirim ama işte o "yalnız" kaldığımız zaman... kimi inandıracağım ki ? "Felsefe" yapmak istemiyorum burada ama felsefe yapmak sorgulamak sorgulamak ve sorgulamaktır uzattıkça uzatmaktır. İlaç içince atabiliyorum sadece ama o zaman da dediğim gibi herşey çok sahte geliyor koyun gibi oluyorum, hayatın tadı tuzu kaçıyor, herşey gri görünüyor.

                    Anneme babama beni dünyaya getirdikleri için minnet duymuyorum ben uzun yıllar boyunca çok kötü bir evlat oldum, inan bana Annemin yaptığı fedakarlığı hiçbir kitapta hiçbir filmde bulamazsın düşündükçe içim parçalanıyor o kadar aptal ve zalim bir insanmışım ki...

                    Çocukları da çok seviyorum ama ( hatta arkadaşlarım alay ediyor bazen çocukları-bebekleri severken yap bir tane kendine diye...
                    takma kafana, bu da geçer, sana başkası mı yok, kendine göre biri vardır sözlerinden ben de nefret ediyorum. yani yabancı değilim bu sözlere. takma kafana demekle düzelmeyeceğini de biliyorum. sadece içine atmalısın eğer insan ilişkilerini sürdürmek istiyorsan, eğer sevip sevilmek istiyorsan, eğer düzenli bi ilişkin olsun istiyorsan. eğer insanların yüzüne hep vurursan insanlar bıkar ve giderler. tecrübe ettim ve pişmanım. sorgula ama içinde sorgula. dışarı vurma. bu seni o insandan soğutuyorsa pek sevdiğin de söylenemez zaten o insanı. sevgi bence çok farklı bi şey. yalanları da olsa, seni sevmese de, güven duymasan, inanmasan bile olan şeydir sevgi. her şeye rağmen yapılandır. bu yüzden sorgulamayı bırakamazsın, düşünmeyi bırakamazsın biliyorum, ben de öyleyim. hayatımın aşkını kaçırdım bu yüzden ben. ama içine atmayı öğrenmelisin yoksa hep yalnızlığa mahkum olursun. takma kafana değil, tak ama belli etme. seviyorsan dayanırsın arkadaş, bu kadar kolay.
                    ''bilirim, gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor''
                    18.12.2012 - 2015
                    ©

                    Yorum


                    • #11

                      Kafamı kurcalayan bir konu hakkında sizlere danışmak istiyorum. Yakın arkadaşım bir film izlemiş ve filmdeki başrol oyuncuda bipolar bozukluk varmış. İzlediği filmden yola çıkarak benim de bipolar olduğumu düşünmüş ve bu düşüncesini belli bir zaman sonra bana söyledi. Dönem dönem evde zaman geçirdiğim ve ruh halimdeki bazı değişimler sebebiyle bunu düşünmüş. Dışarı çıkmak istemediğimde evde kaldığım süre zarfında film izliyorum ve ya müzik dinliyorum kendime vakit ayırıyorum. Evde takılmak hoşuma gidiyor açıkçası ama sürekli dışarda olduğum ve 1 2 hafta eve gelmediğim zamanlar da oluyor. Arkadaşlarıma olan güven hissinden dolayı da çok çok özelimi anlatmamayı tercih ediyorum. Canımı sıkan konular da haliyle duygularımın ruh halimin değişmesine sebep oluyor. Haklı olabilirler bilmiyorum emin olmadığım için yazmak istedim.
                      Cevap verirseniz çok mutlu olurum şimdiden çok teşekkür ederim.

                      Yorum


                      • #12
                        merhaba, mesela en son ben doktora gittiğimde doktor bana bipolar olabilirsin dedi. hatta bipolar tedavisine başladı. kesin konuşmasa da başlangıcı varmış. ama ben çok da inanmıyorum bu hastalığa sahip olduğuma. evet, stres yaşadığımda hemen ardından gelen coşku hali oluyor. ya da gün içinde karmakarışık duygulara kapılabiliyorum. güne mutsuz başlayıp, aşırı coşkulu olmak, irrite edilmiş hissetmek sonra depresif olmak... saatler içinde değişiyor bu duygu durumu. ama bana göre bipolar bu kadar kolay bi hastalık değil. insanı bayağı bi yoruyor. ben her ne kadar bu etkileri hissetsem de kontrolü kaybedecek kadar hasta olduğumu düşünmüyorum. yine de ilaçlara başladım. bipolar hastası mani döneminde evde kalabilecek kadar kendine hakim olamaz diye düşünüyorum. illa ki bir şeyler yapar. dışarı çıkar, kahkaha atar, çok para harcar, bir yerlere gider, çok konuşur, hep yürür, yorgunluk hissetmez, uyuyamaz. evde oturup beklemez yani. belki başlangıç dönemi olabilir. benzer şeyler ben de yaşıyorum. hatta son bir ayda bayağı yordu beni. kendime yakışmayan şeyler yapmaya başladım, vicdan azabı da yaratıyor sonra. ama dediğim gibi bu kadar basit belirtiler gösteren bi hastalık değil bipolar. bi film izleyip teşhis konacak gibi değil. canını sıkan konuların ruh halini bozması da gayet normal. eğer bozmazsa zaten sıkıntı vardır.

                        Orjinal yazı sahibi: Lostnu View Post
                        Kafamı kurcalayan bir konu hakkında sizlere danışmak istiyorum. Yakın arkadaşım bir film izlemiş ve filmdeki başrol oyuncuda bipolar bozukluk varmış. İzlediği filmden yola çıkarak benim de bipolar olduğumu düşünmüş ve bu düşüncesini belli bir zaman sonra bana söyledi. Dönem dönem evde zaman geçirdiğim ve ruh halimdeki bazı değişimler sebebiyle bunu düşünmüş. Dışarı çıkmak istemediğimde evde kaldığım süre zarfında film izliyorum ve ya müzik dinliyorum kendime vakit ayırıyorum. Evde takılmak hoşuma gidiyor açıkçası ama sürekli dışarda olduğum ve 1 2 hafta eve gelmediğim zamanlar da oluyor. Arkadaşlarıma olan güven hissinden dolayı da çok çok özelimi anlatmamayı tercih ediyorum. Canımı sıkan konular da haliyle duygularımın ruh halimin değişmesine sebep oluyor. Haklı olabilirler bilmiyorum emin olmadığım için yazmak istedim.
                        Cevap verirseniz çok mutlu olurum şimdiden çok teşekkür ederim.
                        ''bilirim, gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor''
                        18.12.2012 - 2015
                        ©

                        Yorum


                        • #13
                          Oncelikle bazi konularda benzerlikler yasiyoruz diyebilirim. Genelde inancina bagli insanlarin hassasiyet gostermesi direk dini obsesyon olarak nitelendirilebiliyor. Bilmiyorum belki boyuta gore oyle olabilir. Benim kucuklukten yasadigim bazi olaylara dayanarak, normal gorulmesi gereken bir durum yasarken(erkek arkadas) kendimi buyuk bir gunahkar olarak gorur mutlu olmam gereken yerde kendimi berbat hissederim. Hatta cogu zaman rezil bir varlik oldugumu gorup, keske kum tanelerine donussem derim... Bipolar uzerine dusunmussun. Bende de bunun uzerine durdu doktorum ki bende oyle oldugumu dusunuyorum. Yillardir tedavi goruyorum bir turlu aydinliga ulasamadim. İcimde daimi bir karanlik var ki zaman zaman doruga ulasiyor ve bana atak yasatiyor. Su aralar o donemdeyim. Gecen yaz ilac kullanmiyorken kendimi kaybedecek duruma gelmistim cok ani degisimler dengesizlikler gosterdim. Hala tani konulamamasi beni ayrica rahatsiz ediyor. Durmadan bir aciklama getirmek istiyorum bu durumuma. Cunku yasatmiyor bu icimde olanlar her neyse. Yazinin uzerinden zaman gecmis umarim gorme ihtimalin olur, su an ne durumdasin merak ediyorum.

                          Yorum

                          İşleniyor...
                          X