Duyuru

Collapse
No announcement yet.

sıkıntılarınızın baş aktörlerinden biri iç konuşma.....

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • sıkıntılarınızın baş aktörlerinden biri iç konuşma.....

    insanlar iç konuşma eşliğinde düşünürler..... iç konuşma bir nevi insanın bir bilişsel direksiyonudur..... o ses zihni nereye yönlendirse düşüncelerimiz oraya gider....

    iş konuşma bir nevi hayat resmimizin bir fırçasıdır..... gözlerimizden aldığımız görselleri iç konuşmamız kendi rengine göre renk verir.....

    iç konuşmamız iç dünyamızın iklimi belirleyen tetikleyici şartların başında gelir.....

    tam yerinde bu konuda çok haklı olduğumu gösteren bir örnek daha vereyim..... bir terapist hayal edin... huzura kavuşma yolunda rotanızı belirleyen rehber yol gösterici..... sürekli size moral takviye ediyor.... sürekli size farkedemediğiniz yanılgılarınızı anlatıyor..... işte iç sesimizde bizim doğal yol göstericimizdir....

    evet bu kadar betimledikten sonra iç konuşmayı asıl konuya geçelim.... anlatacağım konu şu arkadaşlar..... depresyonda olan arkadaşlarımın maruz kaldığı iç konuşma hep olumsuz içeriklidir..... hep yıkıcı sayıltıları size tekrar eder.... .. ve işin kötü tarafı bu ses inandırıcılığı en kuvvetli olan bir sestir.....
    çünkü bu ses doğal ve bağımsız bir şekilde, olaylara ve şartlara ilişkin ne varsa doğru olan budur diye algıladıklarınızı size tekrar eder durur........ işte bu sesin size fısıldadığı olumsuz varsayımlar..... depresyonunuzun gerçek kaynağıdır.....

    bu sesi içinizde susturamazsınız.... o devamlı konuşur..... ama size anlattıklarının yanlış olduğunu ona ıspat edebilirsiniz..... ne kadar şüphe götürmez ıspatlarla o sesin karşısına çıkarsanız o sesin içeriğinde o derece ciddi değişmeler olur.... ve size sizin ıspat ettiğiniz şeyleri fısıldamaya başlar.....
    bunun nedeni dediğim gibi.... iç sesiniz sizin doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi size sürekli söylüyor olduğudur.....

    bu sesinizi faydanıza kullanabilirsiniz.... bir nevi doğal terapistiniz olabilir....

    saygılarımlarımla

    therapy25

  • #2
    ben kendimi çok dinlerim aslında bu yüzdende sıkıntılarım olduğunda o ses hiç susmaz konuşur durur beni boğar içten içe yer her zaman iyi gelmiyor o ses beni güçten düşürüyor kafamdaki içimdeki bir kurdeşen gibi......

    Yorum


    • #3
      bende sıkıntılı olduğumda içimdeki sesi pozitif olarak kullanamam
      Sanırım biraz daha güçlü olmak gerek yada bilmiyorum tecrübeli mi
      -O Seyyıdınden Kacan bir kole...SnN

      Yorum


      • #4
        bu sesi içinizde susturamazsınız.... o devamlı konuşur..... ama size anlattıklarının yanlış olduğunu ona ıspat edebilirsiniz..... ne kadar şüphe götürmez ıspatlarla o sesin karşısına çıkarsanız o sesin içeriğinde o derece ciddi değişmeler olur.... ve size sizin ıspat ettiğiniz şeyleri fısıldamaya başlar..... bunun nedeni dediğim gibi.... iç sesiniz sizin doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi size sürekli söylüyor olduğudur.....

        Burayı açalım..örneklerle..

        Yani nasıl iç sesimizi değiştireceğiz..olumsuzdan nasıl olumluya çevireceğiz..zor bir örnekle konuyu aydınlatalım lütfen.

        Yorum


        • #5
          benimki bölünmüstü...içimdeki ses ikiye ayrılmış...bana hep kendime zarar vermemi söylüyordu...terapiden sonra iç sesim düzeldi güzelleşti...eskisi gibi kendime zarar vermiyor...tam tersine tesselide edebilyor...güzel yönde veriyor.

          Yorum


          • #6

            Beyin, alt beyin, üst beyin, sinir sistemi diye üç kısımdan oluşur. İnsan beyninin diğer canlılardan farkı, üst beynin gelişmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

            Alt beyin daha çok otomatik fonksiyonları denetler. Kalbimizin atması, kan basıncı, hormonlar alt beyin tarafından idare edilir.

            Üst beyin ise, daha çok entellektüel işlevlidir. Bilgiler burada kaydolunur, değerlendirme burada yapılır, davranışlar buradan idare edilir.

            Peki, üst beyin alt beyni kontrol edebilir mi?
            Yapılan araştırmalar, bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Biz, mutlu olmayı düşününce mutlu oluyor, hastalığı kafamıza takınca da hasta oluyoruz. Yani, düşünce tarzımız; hem yaşantımızı, hem de bedenimizi etkilemektedir.

            Olumsuz zihni kurgu, beynimizi kendimize karşı olumsuz çalışmaya programlamaktadır.



            Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
            Geriye kalan et ve kemiksin
            Gül düşünürsün , gülüstan olursun
            Diken düşünürsün dikenlik olursun

            Mevlana

            Yorum


            • #7
              Orjinal yazı sahibi: juna
              ben kendimi çok dinlerim aslında bu yüzdende sıkıntılarım olduğunda o ses hiç susmaz konuşur durur beni boğar içten içe yer her zaman iyi gelmiyor o ses beni güçten düşürüyor kafamdaki içimdeki bir kurdeşen gibi......
              iç ses düşüncelerimiz iç konuşma olarak kendimize anlatmamızdır.... her insan bunu yapar.... yapmayan insan yoktur.... olumsuz ise bu iç konuşma dediğin gibi seni güçten düşürür ve sana zarr verir......

              Yorum


              • #8
                Orjinal yazı sahibi: daywalker45de
                bende sıkıntılı olduğumda içimdeki sesi pozitif olarak kullanamam
                Sanırım biraz daha güçlü olmak gerek yada bilmiyorum tecrübeli mi
                haklısın abi.... sözel bir aynadır iç sesimiz içdünyamızın.... hangi ruh haline girersek bize onun doğrultusunda hikayelerini anlatır durur...

                Yorum


                • #9
                  Orjinal yazı sahibi: Gülben...
                  bu sesi içinizde susturamazsınız.... o devamlı konuşur..... ama size anlattıklarının yanlış olduğunu ona ıspat edebilirsiniz..... ne kadar şüphe götürmez ıspatlarla o sesin karşısına çıkarsanız o sesin içeriğinde o derece ciddi değişmeler olur.... ve size sizin ıspat ettiğiniz şeyleri fısıldamaya başlar..... bunun nedeni dediğim gibi.... iç sesiniz sizin doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi size sürekli söylüyor olduğudur.....

                  Burayı açalım..örneklerle..

                  Yani nasıl iç sesimizi değiştireceğiz..olumsuzdan nasıl olumluya çevireceğiz..zor bir örnekle konuyu aydınlatalım lütfen.
                  iç sesinin sana anlattığı şeyler senin yanlışta olsa kabul ettiğin doğrulardır.... eğer iç sesinden gelen sayıltıların yanlış olduğunu ona ıspat edersen artık o iç sesin senin ona ıspat ettiğin şeyleri söylemeye başlıyacaktır..... o boğucu sesten kurtulacaksın sende..... daha huzurlu bir iç konuşma ile kendinle konuşacaksın

                  Yorum


                  • #10
                    Orjinal yazı sahibi: travmata
                    benimki bölünmüstü...içimdeki ses ikiye ayrılmış...bana hep kendime zarar vermemi söylüyordu...terapiden sonra iç sesim düzeldi güzelleşti...eskisi gibi kendime zarar vermiyor...tam tersine tesselide edebilyor...güzel yönde veriyor.
                    bu seviyeye gelebildiğine sevindim.... bu düzeldiğinin bir ıspatıdır.... sende kurtulanlardansın demek.... ne mutlu sana

                    Yorum


                    • #11
                      Orjinal yazı sahibi: Elzemm

                      Beyin, alt beyin, üst beyin, sinir sistemi diye üç kısımdan oluşur. İnsan beyninin diğer canlılardan farkı, üst beynin gelişmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

                      Alt beyin daha çok otomatik fonksiyonları denetler. Kalbimizin atması, kan basıncı, hormonlar alt beyin tarafından idare edilir.

                      Üst beyin ise, daha çok entellektüel işlevlidir. Bilgiler burada kaydolunur, değerlendirme burada yapılır, davranışlar buradan idare edilir.

                      Peki, üst beyin alt beyni kontrol edebilir mi?
                      Yapılan araştırmalar, bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Biz, mutlu olmayı düşününce mutlu oluyor, hastalığı kafamıza takınca da hasta oluyoruz. Yani, düşünce tarzımız; hem yaşantımızı, hem de bedenimizi etkilemektedir.

                      Olumsuz zihni kurgu, beynimizi kendimize karşı olumsuz çalışmaya programlamaktadır.



                      Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
                      Geriye kalan et ve kemiksin
                      Gül düşünürsün , gülüstan olursun
                      Diken düşünürsün dikenlik olursun

                      Mevlana
                      benim öğrenmek istediğim bir konu var elzemm.... belki malumatın vardır diye soruyorum..... düşüncelerin otomatik sayıltı boyutu var.... yani istemsiz direk insanın aklına geliyor..... aynı zamanda bu düşüncelerin çoğu zaman farkında olamıyoruz.... ama etkisini çok yoğun bir şekilde yaşıyoruz......

                      bu gizli ama bi o kdar kutupsal odaklı dediğimiz düşünceler bir nevi beynimizin refleks haline getirmiş düşünceleri oluyor..... bu düşünceleri bilincimiz mi yapıyor yoksa alt beyinde otomatik düşüncleri denetleyen bir bölüm var mı?

                      Yorum


                      • #12
                        Orjinal yazı sahibi: silent_-
                        içses. hiç susmayan ve beni hep meşgul eden ses. yaşanmamış olayları yaşatan, yaşanan olaylara hiç olmayacak yorumlar getiren bu ses gerçektende beni depresyona sokan en önemli etken. ama bunu pozitife dönüştürebilmenin kolay olacağını sanmıyorum. iç sesimde dış sesimde olumsuzluklara programlanmış sanki
                        iç sesin olumsuzluklarını değiştirebilmenin tek yolu, onun sana söyledikleri sayıltıların yanlış olduğunu ona sürekli ıspat etmektir.....

                        Yorum


                        • #13
                          Orjinal yazı sahibi: silent_-
                          Orjinal yazı sahibi: therapy25
                          Orjinal yazı sahibi: silent_-
                          içses. hiç susmayan ve beni hep meşgul eden ses. yaşanmamış olayları yaşatan, yaşanan olaylara hiç olmayacak yorumlar getiren bu ses gerçektende beni depresyona sokan en önemli etken. ama bunu pozitife dönüştürebilmenin kolay olacağını sanmıyorum. iç sesimde dış sesimde olumsuzluklara programlanmış sanki
                          iç sesin olumsuzluklarını değiştirebilmenin tek yolu, onun sana söyledikleri sayıltıların yanlış olduğunu ona sürekli ıspat etmektir.....
                          iç sesi tamamen sustturmak mümkünmü peki
                          iç konuşmayı susturmak demek hiç düşünmemek demek.....

                          sana şöyle örnek vereyim..... bir motor hayal et..... motora gaz yada benzin geliyor ve ateşleniyor..... bu sayede motor çalışıyor.....

                          zihnimizi besleyen gaz veya benzin iç konuşmadır..... o ses olduğu sürece düşüncelerimiz beynimizde oluşur..... iç konuşmayı kesersen hiç bir şey düşünemezsin......

                          hem bu doğal bir yapıdır ve kontrol dışımızda gerçekleşir..... bunu istesende başaramazsın.......

                          Yorum


                          • #14
                            Terapi, aslında uzun süredir yazılarına bakmıyorumNe var ki başlık ilginç ve muhtemelen pek çok kişi bundan muzdarip.Şimdi burada bir şeyin açıklığa kavuşması lazım.Ortalama bir zihinde işler şöyle işler.Eğer canını sıkan herhangi bir şey varsa muhtemelen ya durumda bir sorun vardır yada senin bakış açında.Bakış açın geliştikçe daha fazla merkeze dönük bir hayat yaşarsın, elbette bu bencil olmak anlamına gelmez.Kişi hem yaşamında kendi değerlerini yaşatıp hemde eşit oranda sevgi, saygı, hoşgörüye sahip olabilir.Normalde herhangi bir konuda kişiye rahatsızlık veren bir düşüncenin altında yanlış bir fikir yatar ve farkındalık bu yüzden sorunları çözmede etkilidir.Şimdi ortalama durumları biraz geçmiş psikiyatrik rahatsızlıklarda durum nedir!

                            Sıradan birinde rahatsızlığın yoğunluğu, şiddeti, sıklığı çok daha düşük düzeydedir.Zaman zaman aklına gelen ve hayatını pekte etkilemeyen sıradan şeylerdir.Bununla yaşar ve sorunda değildir, herhangi bir dönemde daha yüksek bir bakış açısına kavuştuğunda sorun otomatik olarak kaybolur.Oysa obsesif-anksiyete durumlarında;

                            Rahatsızlıklar süreklidir, çoğu zaman çok anlamsızdır, şiddeti kişiye çok yoğun rahatsızlık verir, artık kimya duyguları beslemeye başlamıştır.Bu durumdaki bir kişi o algı içindeyken düşündüğü şeyin anlamsızlığını bilsede vücut rahatlayamadığı için o da rahatlayamaz.Bazen bunu düşünce yoluyla başarabilsede oluşmuş olan kısır döngü bir süre sonra yeni bir şeyi yaratır.Eğer kimya yeteri kadar bozulmuş ve bu duygu durumu yaratmışsa, düşünce yapısını değiştirerek bunu değiştirmeye çalışmak çok güçlü bir akıntıya karşı sürekli kulaç atmaya benzer.Belki kişi olimpiyatlarda altın madalya kazanacak kadar güçlü kollara sahiptir ama kendisine doğru gelen akıntı...

                            Bu durumda olan ve bahsettiğim şeyin doğrulunu yada yanlışlığını deneyimlemek isteyen varsa şunu yapsın.

                            Otursun, kafasını toplasın, bütün sorunlarını listelesin, kendine verebileceği maksimum motive ve desteği versin, bütün bunların anlamsızlıklarının farkına varsın, herşeyin kendi bakış açısında olduğunu bilsin vs vs vs...Sonrakalkıp kendini rahatsız hissettiği durumların içine itsin, bakalım ne kadar işe yarıyor.Ben ne olacağını söyleyeyim.1 gün, 1 hafta, belki 1 ay...Bu istikrarla bazı şeylerin üzerine gidebilir, bazı şeyleri bastırabilir...Böyle olmamasını bütün kalbimle dilerdim ama en kısa zamanda yeniden patlak verecektir.Şiddeti duruma göre değişir ama böyle...

                            Bu nedenle, anlamsız düşüncelere yön verebilme açısından elbette farkındalık iyidir ama lanet olsun ki asla yeterli değildir.Bu durumdaki arkadaşlar bir şeyin üzerine giderken ne zaman ne kadar gideceklerinide iyi bilsinler.Birden yeter artık böylemi yaşayacağım diyerek ellerini daha büyük bir taşın altına koyup daha derin yaralar almasınlar.

                            İç sesi susturmak bir insanı yalnızca köreltir.Çünkü bütün anlam verme sistemimize yön veren şey budur.Bizi biz yapan herşey.Doğduğumuz andan itibaren bizi bugüne kadar şekillendiren ve algımızı açan şey kendimizle olan ilişkimizdir.Terapistlerin yapmaya çalıştıklarıda aslında budur.Kişinin kendiyle olan ilişkisini sağlıklı ve yüksek farkındalıklı bir duruma götürmek, zira yaşamımızdaki herşeyin özü bu.Burada asıl sorun bu içsel sesin nasıl çalıştığı.Sağlıklı bir durumda sürekli gözlem halinde ve nötr şekilde çalışır ve anlam verme sistemi geliştikçe yaklaşımlar ve çözümlerde gelişir.Sağlıksız durumlarda ise alabildiğine...Neyse, konunun özü bu değil.ÖZetle şunu söyleyeyim.Eğer iç sesiniz canınıza okuyorsa, ve bahsettiğim duruma gelmişseniz, onunla yine bu şekilde mücadele etmeye çalışmak sağduyunuzu biraz korur belki ama size ciddi bir mesafe katettirmez.O yüzden bu durumdaki arkadaşların ilk amacı iç seslerini psikiyatriste fikir verebilmek için dinlemeleri olsun.Terapi, diğer yazılara bakmadım ve aslında bu yazı senin yazına bir cevapta değil.O yüzden şurda şunu kastettim burda bunu kastetmedim gibisinden bir zahmete girmene gerek yok.

                            Yorum


                            • #15
                              @viajante

                              evet viajante öncelikle yazı yazma biçimini değiştirdiğin için tşk ederim.... parağrafflara ayırmadığın yazılarını okurken nerde kaldım diye çok başa sardığım oldu... bu yazında yapmadım bunu....

                              ikincisi bazı tesbitlerinde sana son derece hak verirken bazı tespitlerinde ise yine katılmıyorum..... buna alıştık ikimizde zaten

                              kendi mücadeleni baz alarak bazı verileri beynindeki bilgi haznene koymuşsun..... ama bu verilerine birde genel geçerlik ön eki eklemişsin.... kişisel mücadelerinde sana faydası olmayan bir şeyi herkese faydası olmayacak diye algılamak yanlışdır.....


                              mesela ben pa mücadelesine yönelik yardım tekniklerini sosyal fobilere yazmam.... çünkü işlerine yaramaz..... benzer durumlar vardır ama onlara direk hitap etmez.....

                              depresyonun başat sorunu bu iç konuşmadır.... ve olumsuz iç telkindir..... dikkat edersen direk depresyon başlığının altına yazdım bu başlığı.....

                              şizofrenlere faydası olurmu bilmem mesela bu yazınım.... yada obsesyonlu olanlara..... emin değilim bu noktada..... ama şundan eminim ki depresyon içinde olanlara kesinlikle faydası var.....

                              birde artık sana karşı olumsuz yüklemelerim kalmadı arkadaşım.... istediğin gibi yorumlar yapabilirsin istediğin gibi benimle fikir söyleşisi içine girebilirsin..... inan bana bunu dert etmem yanlız yazdıklarımın anlaşılarak okunmasını senden rica ediyorum.... ben seninkileri okurken itina ile okuyorum....

                              saygılarımla

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X