Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ne sevdiğim belli ne sevmediğim...

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Ne sevdiğim belli ne sevmediğim...

    belki bana kızacak yardım etmek bile istemeyeceksiniz ama tüm gerçeklerle size durumumu anlatacağım. eşimle severek evlendik 5 yıl oldu ve 3 yaşında kızımız var. eşimle sorunlarımız oldu hep hallettik ama suçlu olsam da olmasam da özür dileyen yanına gidip barışmalım diyen ben olmuşumdur. bunu yapmasam aynı sofraya bile oturmaz günlerce yüzüme bakmaz ve her tartışmanın sonunda olmuyo boşanacaz galiba gibi laflar eder durur. bu şekilde 3 yıl tamamladık. çok ağladım çok hakaret işittim çok yalvardım. en sonunda sinirlerim iyice bozuldu ilaç tedavisi aldım. derken çocuk oldu o aralar. bebeğim kundaktayken evi terketmeye kalkıştı. sebep ise anlatırım isterseniz ama tamamen %100 haksızdı. ona rağmen abisini aradım onu bul getir yoksa dönüşü olmaz dedim yine yuvayı ben kurtardım. neyse böylece geçti zaman ve sonuç: paramparça bir kalp... son küstüğünde üzerine gitmedim 3 ay kadar yabancı gibi olduk ama nasıl sabrettim bilemiyordum. sonra anladım ki artık umurumda değil. yani ne seviyorum ne kırılıyorum. tepkisiz boş bir hale gelmişim. hatta artık düzelmeyeceğine o kadar çok inanmıştım ki yakında boşanırsa hayatımı nasıl devam ettireceğimin planlarını yapmaya başlamıştım. hatta bir ara ona ne olacağımızı sordum. ben artık senden soğuyorum niyetin ne boşanmak mı dedim nasıl kurtaracaz yuvamızı dedim ama fayda etmedi.bu dönemde zaten hayatımda olan çok sevdiğim bir arkadaşıma ilgi duymaya başladığımı farkettim(ki bunu anladıktan sonra feci bir suçluluk duygusu hissettim) günlerce kendimi sorguladım. evli biri nasıl yapar nasıl olur dedim durdum. bir süre sonra bu duygular büyüdü büyüdü ve o kişiye açıkladım. önce çok kızdı ama sonraları suratı hep asık düşünceli biri haline geldi. üsteledim konuşturmaya çalıştım ve bana dedi ki; o gün sana yalan söyledim uzun zamandır ben de sana karşı aynı şeyleri hissediyordum dedi. ama sonuç olarak bu mümkün olmayan bişey ve bize yakışmaz dedi görünen dostluğumuzun devamı için duygularımızı gömmeli normal hayatımıza devam etmeliyiz. bunu yapamayacaksan ben seni kendimden soğutmak için herşeyi yaparım dedi. ben kabul etmedim sakın benden uzaklaşmayı deneme buna dayanamam kendim başarırım bunu dedim. böylece konu kapandı. 1 yıl geçti neredeyse ve bir arkadaşımın akrabasıyla facebooktan görüşmeye sohbet etmeye başladık. ama zamanla o kişinin evli olduğumu bile bile bana ilgi duymduğunu farkettim. yanılmamıştım. çok tipik biriydi. ne zaman bunun saçmalık olduğunu yanlış olduğunu bu tututmuna devam ederse bir daha konuşmayacağımı söylesem ağlamaya psikopatlaşmaya başlıyordu. ben senden başkasını sevemem gibi laflar ediyordu.kendine zarar vermesinden korktum hep. sonra pes ettim bana ilgi göstermesi işime geldi belki de. çünkü içimde gizlediğim sevgimi unutmamı sağlıyordu acı çekiyordum ve kullandım resmen. sanırım bu en büyük hatam oldu. sırf duygularımı köreltmek için birazda onun psikolojisi ve inadı yüzünden onun bana ilgi duymasına izin vermiştim. bu görüşmelerimi eşim öğrendi. büyük bi olay oldu tabi. eşime herşeyi anlattım. sohbetle başladı sonra ilgi duyduğunu söyledi ben hep reddettim ama son 1-2 gündür karşılık vermeye başladığımı ama ciddi anlamda birşey düşünmediğimi falan herşeyi anlattım. onun için kolay olmadı tabi ama sonuçta anlattıklarım doğruydu( gizli sevgim hariç. adı üstünde gizli) bana inanması affetmesi zaman aldı tabi ama bu aralar aramız iyi. o konu hiç açılmaz oldu. üzerinden 1 yıla yakın zaman geçti. çoğu zaman düşündüğümde eski olaylar yüzünden, gönlümü başkasına kaptırmama yol açtığı için eşimi sorumlu tutuyorum. o kadar yalvardım bana bu eziyeti yapma soğutma kendinden dedim hep ama umursamadı. görüştüğüm kişiyi öğrendiğinde bana çok şey itiraf etti ilgisiz acımsız davrandığını kabul etti. kırdığını anladı ama geç oldu tabi bunun farkında değil.sonuçta evlilik olarak eşimin büyüklüğü karşısında ezilerek ona minnet duyduğum gerekirse canımı vereceğim bir pozisyondayım. kalp olarak da 2 yıldır gizli aşkı bitmeyen kırık bir kalbim var. eşimi eskisi gibi sevemiyorum. seviyor gibi aşık gibi yaşıyorum. amacım onu mutlu etmek. beni affetmesinin büyüklüğünü gerekirse gençliğimle ödemek. ama çok üzgünüm. evliyim ama yanlış adama aşığım. hem de büyük bir aşk. kalbime gömmeye çalıştığım ve çalıştıkça canımı yakan zaman geçtikçe acı veren bir aşk. bazen eşimi kandırıyormuşum gibi geliyor. ona yalan bir evlilik yaşatıyorum diye düşünüyorum. aslında vicdanen razıyım ona kul köle olmaya ama kalben yalan söylemek rol yapmak gibi yaşamak ağır geliyor. aslında tam anlatabildim mi bilemiyorum anlatmak bile çok zor. ne yapmalıyım bilmiyorum bu evlilik devam etmeli mi herşey bende kalmalı ve acımı içimde yaşamalı mıyım. yoksa eşimin bunları bilmesi gerekir mi? bu konuda bay ve bayan herkesten yorum bekliyorum...
    Last edited by green_eyes; 25-09-2012, 09:17 AM.

  • #2
    yaşadıgın psikolojiyi biz tam bilemedigimiz için kendimize göre yorumlayabiliriz en fazla...şimdi ortada bir çocuk var,senin ve eşinin çocugu..her şeyden önce bunu düşünmelisin ki düşündügünü biliyorum...sen eşin için olmasa bile o küçük çocuk için duygularını bastırabilmelisin..senin duygularının sonucunu ona ödetmen ne kadar haksızlık olur değil mi ?...sen bir annesin yada babasın anlamadım tam olarak neyse artık bu vakitten sonra zorda olsa dogru olanı yapıp 'kendi' ailene sahip çıkmalısın...hem eşinde seni seviyor olacak ki bazı şeylere göz yumabilmiş..demek ki içinde hala seni seven bir taraf var...her insan hayatınad kötü dönemler geçirir ki bu dönemin en zorunu şuan ben yaşıyorum...sanırım bunlar insanı olgunlaştırıyor..bazen dayanacak gücü kendimde bulamıyorum..ama mecburen istesen de istemesende devam ediyorsun..bak ne güzel senin tutunabilmek için küçük bir kızın var..tüm sevgini ona vermelisin...ben de hep küçük bir kızım olsun istemişimdir...ne güzel Allah size vermiş,kıymetini bilin...

    Yorum


    • #3
      inanın kızım olmasa zaten çoktan bitmişti. daha hiç bişeyin farkında bile olamazken baba kokusundan uzak büyümesini istemedim. çünkü bilirim ki kız çocuklar için baba çok büyük bir yere sahip ve ömür boyu onun eksikliğini başkalarıyla doldurmaya çalışacak. ama yapı olarak hiç uymuyoruz küçücük bir olay dağlar kadar oluyor. bir türlü uzlaşamıyoruz. sanırım bu evlilik biterse bu yüzden ve eşimin isteğiyle biter sadece. ben bitiremem. bildiğim tek şey bu ve çok acı çekiyorum. sanki sevdiğimden zorla koparılmış gibi acı çekiyorum
      Last edited by green_eyes; 25-09-2012, 09:11 AM.

      Yorum


      • #4
        Orjinal yazı sahibi: green_eyes View Post
        inanın kızım olmasa zaten çoktan bitmişti. daha hiç bişeyin farkında bile olamazken baba kokusundan uzak büyümesini istemedim. çünkü bilirim ki kız çocuklar için baba çok büyük bir yere sahip ve ömür boyu onun eksikliğini başkalarıyla doldurmaya çalışacak. ama yapı olarak hiç uymuyoruz küçücük bir olay dağlar kadar oluyor. bir türlü uzlaşamıyoruz. sanırım bu evlilik biterse bu yüzden ve eşimin isteğiyle biter sadece. ben bitiremem. bildiğim tek şey bu ve çok acı çekiyorum. sanki sevdiğimden zorla koparılmış gibi acı çekiyorum
        Anne olduktan sonra insan nasılda kendini ikinci plana atıyor...ne yüce bir duygudur bu,boşuna Allah demmeiş cennet Annelerin ayaklarının altındadır..

        Yorum


        • #5
          umarım o annelerden olurum... siz de zor bi dönemdeyim demişsiniz. paylaşır mısınız?

          Yorum


          • #6
            bence böyle devam et
            zamanla aşkın söner, yuvanla mutlu olursun
            eşinden boşansan , belkide bekledğin ilgiyi aşık olduğun kişiden bulamayacaksın
            her şey zamnala düzelirr

            Yorum


            • #7
              Orjinal yazı sahibi: green_eyes View Post
              umarım o annelerden olurum... siz de zor bi dönemdeyim demişsiniz. paylaşır mısınız?
              benimki de kalp acısı,bir ayrılık yaşadım ama duygusal oldugum için mi nedir anlamıyorum çok kötü şeyler yaşadım bazı şeylerin bedeli agır oldu hayatımda bunların bedelini ödüyorum malesef.

              Yorum


              • #8
                Orjinal yazı sahibi: tavşan View Post
                bence böyle devam et
                zamanla aşkın söner, yuvanla mutlu olursun
                eşinden boşansan , belkide bekledğin ilgiyi aşık olduğun kişiden bulamayacaksın
                her şey zamnala düzelirr
                beklediğimi bulur muyum bulmaz mıyım çok düşündüm ama malum kişiyi çok iyi tanıyorum. karakteri huyu suyu güzel bir insan. en önemlisi de arkadaş olarak bile çok iyi anlaşıyoruz. sorunları halletme anlaşmaya varma gibi durumlarda asla çakışıp kalmazdık hala da öyle. onunla konuşmak vakit geçirmek her zaman bana tarifsiz bir rahatlık ve keyif vermiştir. o huzur çekiyor beni. eşimleyken bişey diyecem ve kızacak yine kavga çıkacak diye hep diken üstünde oldum ha patladı ha patlayacak gibisinden bir hava olurdu hep. pazara gitmemiz lazım dediğimde kavgayla biter çoğu zaman. ne bileyim ya. çok zor bir durum

                Yorum


                • #9
                  okumaya üşeniyorsunuz anlaşılan. öyle bi dökülmüşüm ki farkında olmadan yazmışım herşeyi. hatta eksiği bile var. ama kısaca eşimin tutumu yüzünden önce ondan soğudum sonra bir sevdaya tutuldum ve 2 yıldır içimde gizliyorum. çok mutsuzum. evliliğimi devam ettirmekte zorlanıyorum ve vicdanım bu sevgiyi sakladığım için hem çaresiz hem rahatsız. sizlerden tavsiyeler bekliyorum

                  Yorum


                  • #10
                    kötü bir durum.

                    Yorum


                    • #11
                      Benzer durumun erkek olarak çok şiddetli olmasada yaşadığımı belirteyim..Hatta anlatırken oha falan oldum bir an kendimi düşündüm..Ama başkasına aşık olma kısmı bende yok tabi.Ve benim durum biraz daha hafifi ve ben erkek olarak bu durumdaydım..-daydım diyorum şu anda Allah'a şükür iyiyiz..Eşimin annesiyle konuştum zamanında, ne düşündüğünü anlayamıyorum.Sevmiyor ise söylesin bileyim diye..Tabi sevdiğini falan söylemiş.Falan filan..Gerçi benim eşim hep psikolojisinin hassas olduğu dönemlerde yaptı bunu..Hamilelik vs..

                      Yani konuşmanızı öneririm..Sevmiyor isen bileyim, ona göre davranalım diye..Durum ciddi zira..

                      Ama her zaman evliliği kurtarmaktan yanayım..Çocuğunuz da var hem..Zamanla herşey düzelir inşallah..

                      Yorum


                      • #12
                        benzer olayları yaşamasak da benzer duyguları yaşıyoruz.
                        gerçi benim gizli bir aşığım ya da sevdiğim yok.
                        fakat eşim bana o kadar ilgisiz ki... Ayrıca sinirli...anlaşamıyoruz. en basit şeyi bile acaba ne tepki verir diye düşünmekten söyleyemez oldum.
                        örneğin dışarda kahvaltı yapalım diyeceğim. bilmiyorum ki cevabı ne olacak.Ya da fikrimi sorar aldığı bir kararla ilgili. Karar yanlışsa bunu uygun dille açıklarım.
                        ama EGO bu ya eleştirilmeye de tahammül edemez.Ne biçim insansın der. Ve ben de bir dahakine yemin ederim kendikendime. İsterse yanlış yönlendirme olsun.
                        fikrini söyleme derim kendime. ve ben olmaktan çıkarım.
                        geçen yeni aldığımız takımı giymiş. çok yakışmış. bunu ona ifade ettim...Onu beğendiğim gün her kes benim kıyafetimi saçlarımı çok beğenmişti.
                        Fakat eşim bana hiç bir iltifatta bulunmuyor. Çünkü beni gözü görmüyor ki.
                        Artık şöyle düşünüyorum o kadar ilişkimizde kendi odaklı ki, bana iltifat etse dahi o kendi gözlerinin güzelliğindendir herhalde

                        ve sonra sonra başka bir bakış açısı geliştiriyorum. Diyorum ki beni sevmiyor...Sevse bu şekilde olmaz. O kadar çok sevilmeye ihtiyacı oluyor ki bazen insanın,
                        neden o dosta doğru kaydığınızı anlıyorum. bazen dua ediyorum iyi ki benim etrafımda elle tutulur biri yok. Çünkü gönlüm o kadar kırık ki her an kapıdan çıkıp gidesi var.

                        eğer bu sizin ki aldatma ise şunu biliyorum ki erkeğinkinden çok daha farklı bir aldatma.
                        erkek başka kadını sevmese de aldatıyor. Yada eşi ile ilişkisi güzelse de.
                        belki bu nedenle kadınlar cinsel olarak aldatma olsa dahi eşini affediyor. Duygusal bir şey yaşanmadığı için.
                        ya da erkekler kadın sadece duygusal bir şey yaşasa tensel bir temas olamasa dahi affedemiyorlar.
                        Affedemiyorlar, kendilerine yediremiyorlar çünkü demek ki kadın ona olan duygularını bitirmiş.
                        gerçekten bir başkasının olmuş.

                        Demek ki emek sarfetmek lazım. İlişki içerisinde bir güle bakar ki sevdiğimize bakmak lazım.
                        yoksa o sevdiceğin yanında olsa bile çok uzakta oluyor.

                        Yorum


                        • #13
                          1) Esinin kusme huyuna (kotu bir huy) cok kotu karsilik vermissin. Sana kotu davranan kisilere biraz dislerini gostermezsen ustune daha fazla gelirler. Kardesin, annen, baban, esin, cocugun fark etmez. Cizgiyi cekmeyi bileceksin ve orada bir cizgi oldugunu karsindakinin bilmesini saglayacaksin. Boylece kimse de o siniri gecmez seni (istemeden) incitmez. Esinin her kuslugune barismaya calisirsan esin senin sinirini hic bilemez ve her seferinde sinirini daha ileride zannederek bilmeden seni incitmeye devam eder. Sanirim boyle olmus.
                          2) Evliligindeki mutsuzluk seni disarida arayisa itmis. Bu anlasilir bir durum. Ama bu yaptigini hakli cikartmaz. Nasil cok kizdigimiz halde insanlara vurmak suc, evliliginde ilgi gormedigin halde yan yollara yonelmekte bir nevi "evlilik sucu". Kocana karsi hakliyken maalesef bu hareketinle bir de haksiz duruma dusmussun, yazik olmus o kadar cilene.
                          3) Tum gecmisi bir kenara birakip sonuca gelmek lazim. Esinin sert bir mizaci var anladigim kadari ile. Esine sana olan tavrindan dolayi nasil hissettigini, "ben" diliyle anlatmayi denedinmi? Kim hakli kim haksiza girmeden, sadece ne hissettigini anlatmaktan bahsediyorum. Her kirildiginda yilmadan bunu nazikce ve hafifce yaparsan sonunda o da "ya ben naapiyorum esimi mutsuz ediyorum" demeye baslayacaktir zamanla. Zor ve uzun bir surec olacak muhtemelen ama denemek lazim. Cocuklu ailenin dagilmasi daha iyi bir alternatif degil.
                          Olduğumuz her şey düşüncelerimizin sonucudur
                          -Buda-

                          Yorum


                          • #14
                            Orjinal yazı sahibi: Zeth View Post
                            1) Esinin kusme huyuna (kotu bir huy) cok kotu karsilik vermissin. Sana kotu davranan kisilere biraz dislerini gostermezsen ustune daha fazla gelirler. Kardesin, annen, baban, esin, cocugun fark etmez. Cizgiyi cekmeyi bileceksin ve orada bir cizgi oldugunu karsindakinin bilmesini saglayacaksin. Boylece kimse de o siniri gecmez seni (istemeden) incitmez. Esinin her kuslugune barismaya calisirsan esin senin sinirini hic bilemez ve her seferinde sinirini daha ileride zannederek bilmeden seni incitmeye devam eder. Sanirim boyle olmus.
                            2) Evliligindeki mutsuzluk seni disarida arayisa itmis. Bu anlasilir bir durum. Ama bu yaptigini hakli cikartmaz. Nasil cok kizdigimiz halde insanlara vurmak suc, evliliginde ilgi gormedigin halde yan yollara yonelmekte bir nevi "evlilik sucu". Kocana karsi hakliyken maalesef bu hareketinle bir de haksiz duruma dusmussun, yazik olmus o kadar cilene.
                            3) Tum gecmisi bir kenara birakip sonuca gelmek lazim. Esinin sert bir mizaci var anladigim kadari ile. Esine sana olan tavrindan dolayi nasil hissettigini, "ben" diliyle anlatmayi denedinmi? Kim hakli kim haksiza girmeden, sadece ne hissettigini anlatmaktan bahsediyorum. Her kirildiginda yilmadan bunu nazikce ve hafifce yaparsan sonunda o da "ya ben naapiyorum esimi mutsuz ediyorum" demeye baslayacaktir zamanla. Zor ve uzun bir surec olacak muhtemelen ama denemek lazim. Cocuklu ailenin dagilmasi daha iyi bir alternatif degil.
                            konu sahibinin anlattığına göre ben dili böyle kişilerde pek işe yaramıyor.
                            ama yinede denemesin de fayda var.
                            bunu da yapsaydım keşke demez.
                            ben denedim. Bir sürü kitap okudum. psikoloğa gittim olmadı.

                            sorun sadece "sende" olmayınca senin seni geliştirmen ilişkiyi değiştirmiyor .Sadece seni kişisel olarak geliştiriyor.
                            ve tek taraflı olarak bir seviye daha yukarı tırmanmak, ilişkiyle olan uçurumları daha da çok arttırıyor.

                            Yorum


                            • #15
                              Orjinal yazı sahibi: Zeth View Post
                              1) Esinin kusme huyuna (kotu bir huy) cok kotu karsilik vermissin. Sana kotu davranan kisilere biraz dislerini gostermezsen ustune daha fazla gelirler. Kardesin, annen, baban, esin, cocugun fark etmez. Cizgiyi cekmeyi bileceksin ve orada bir cizgi oldugunu karsindakinin bilmesini saglayacaksin. Boylece kimse de o siniri gecmez seni (istemeden) incitmez. Esinin her kuslugune barismaya calisirsan esin senin sinirini hic bilemez ve her seferinde sinirini daha ileride zannederek bilmeden seni incitmeye devam eder. Sanirim boyle olmus.
                              2) Evliligindeki mutsuzluk seni disarida arayisa itmis. Bu anlasilir bir durum. Ama bu yaptigini hakli cikartmaz. Nasil cok kizdigimiz halde insanlara vurmak suc, evliliginde ilgi gormedigin halde yan yollara yonelmekte bir nevi "evlilik sucu". Kocana karsi hakliyken maalesef bu hareketinle bir de haksiz duruma dusmussun, yazik olmus o kadar cilene.
                              3) Tum gecmisi bir kenara birakip sonuca gelmek lazim. Esinin sert bir mizaci var anladigim kadari ile. Esine sana olan tavrindan dolayi nasil hissettigini, "ben" diliyle anlatmayi denedinmi? Kim hakli kim haksiza girmeden, sadece ne hissettigini anlatmaktan bahsediyorum. Her kirildiginda yilmadan bunu nazikce ve hafifce yaparsan sonunda o da "ya ben naapiyorum esimi mutsuz ediyorum" demeye baslayacaktir zamanla. Zor ve uzun bir surec olacak muhtemelen ama denemek lazim. Cocuklu ailenin dagilmasi daha iyi bir alternatif degil.
                              yaklaşımınız için çok teşekkür ederim gayet nazik ve fikir verici.
                              1. maddedeki tavsiyenizi deneyeceğim o konuda çok haklısınız.
                              2. madde konusunda da katılıyorum ama zayıf bir dönemdi mantıklı olmak zordu.
                              3. madde ise inanın bunu son ana kadar uyguladım ama işlemiyor. örnek veriyorum bi şaka yaptım yanlış anladı diyelim. asla ona sen de aynısın sen de bana dedin ben kızdım mı vs... şeklinde yaklaşmam. şöyle derim: canım bak seni anlıyorum ama zannettiğin şeyi kastetmedim niyetim tamamen şuydu, ses tonum yada yüz ifadem yanlıştı belki ama farkında değildim. kırmak için söylemedim diye diye bi 10 kez tekrarlarım. sonunda dayanamaz bağırıp ağlamaya başlarım çileden çıkarım ve o da bana der ki "karşımda bağırma kes sesini!" anlamıyorsun ki kaç kere tekrar ettim yeter uzatma artık küsmek mi istiyosun bu kadar şey için kavga mı edelim derim. o da bana evet ben anlamıyorum salağım. uzatan ben miyim. bunu laf sokarken düşünecektin kavga falan etmiyorum ben bundan sonra böyle herkes işine baksın gibi laflar eder. inanmayacaklar vardır aranızda ama malesef her tartışmada gidişat ve sonuç bu oluyor. ama bunun 1 gün sonrası durum da şu: ben pes ederim. hiç konuşmayız. dayanamam giderim yanına bak derim yapmayalım sana anlattım hadi gel barışalım uzatmayalım derim. tekrar bir hararet yükselir ben titremeye başlarım sonra o dayanamaz sarılır tamam geçti bi daha olmaz düzelecek vs der gönlümü alır. yalan yok tavrına üzülür ama 3 gün sonra yine aynısı olur ve bu yıllardır böyle.

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X