Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Diğer İnsanların Nasıl Olduklarını Bilmemek

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Diğer İnsanların Nasıl Olduklarını Bilmemek

    Bir film seyrettim şimdi ve sanki durumuma ışık tuttu: yaşıyorum bir şekilde, bir düzen tutturmuş olarak ama acaba gerçekten sosyal yapıya uygun muyum? Bu soruyu sorma gereksinimi duymamda belki yurtdışında yaşıyor olmamın büyük bir etkisi var ama, şu an itibari ile, sanki geçmişimde de uyumsuzdum.

    İnsan ilişkilerim bakımına: istanbul'da yaşıyorken çok arkadaşı olan ama kalabalıktayken yalnızlığı yaşayan yapıdaydım, hani her çevreden, her kafadan arkadaşın olur ya; işte öyle.. büyüdüğüm şehir olan mersin'de ailemin "aman çocuğuma birşey olmasın" yapısında eve kapanık büyüdüm; mahalle arasındaki futbol oynamalarım hariç.. Şu yaşadığım esas: mersin'den istanbul'a geldim mersinliler unuttu beni o kadar aramama rağmen, danimarka'ya geldim ve istanbullular unuttu.. Şu anda burada istanbul'dan kalma "herkesle arkadaş olabilirim" yapımla herkese atladım ama malum soğuk memleketteyim ve insanları da soğuk. İlişkiyi ileri götürmekte sorun yaşıyor buradakiler; tanışmanla kalıyorsun.. Buradaki Türk'ler ise "gavurlardan arkadaş olmaz" diyorlar bana ama aynı zamanda arkadaşlıklarını sunmaya uzak kalıyorlar veya uluslarası süper yaptığımız kebabın dükkanındaki arkadaşlar da sırf can sıkıntılarını gidermek için !mesai saati! arkadaşı arıyorlar (hani o anda çene çalmalık, çekirdek gibi).

    Arkadaşlık da, kız arkadaşımın olması da,... sanırım burada edindiğim sosyal ortam yapısı ve akabinde gelen psikolojik savunmam/oluşumumla kendi halimdeyim ve tabiri caizse, soğumak açısından, soğuğum millete.. Bilemiyorum cidden soğuk muyum ama öyleyim sanırım. Bu bilmemezliğim de şu soruyu aklıma getiriyor: ben acaba gerçekten kendimi tanıyor muyum ve diğer insanlar nasıl davranıyorlar biliyor muyum? Normal insan kavramı nedir? Eğer herkesin kendine has bir yapısı var ise; ben olan yapımın diğer insanlardan uzaklaştırdığını nereden bilebilirim ve eğer uzaklaştıran itici bir yapım varsa insanlara ulaşmak adına kendimden ödün vermeli miyim?

    Çok soru sordum: kafanız şişmiştir. Kusura bakmayın (acaba burada bu sorduklarımı kusur olarak görmemeli miydim?)... Soru çok: kusura bakmayın

  • #2
    Ve de şunları da eklemem gerek ki bazı arkadaşlarım beni facebook'ta silmiş. Buradaki benim gibi eğitime gelmiş bir Türk arkadaşım ise sevgilisinden ayrıldığı zaman arkadaş sadece.. istanbul'daki arkadaşımın bir tanesi (belki de en çok bozulduğum nokta burası - istanbul arkadaşlıkları) hiç aramıyor olsa da, onun aramamasına karşılık onu özleme gurursuzluğumu kendime yaparak, MSN'den aradım ve cevap bulamadım: yine uzaklaşmış, soğumuş birisi (diğerlerinin aynısı)... Bir de bazı kız arkadaşlarımın (arkadaş ama cinsiyeti kız) [arkadaş olarak gördüğüm ve davrandığım] nişanlanma/evlilik sonrası beni silmesi (benle irtibatı kesmesi diyebiliriz yurtdışında yaşadığım için)...

    Ciddi ciddi şunu düşünmeye başladım: insanlara karşı belli ki hata yapıyorum ve sorunu göremiyorum.

    Yorum


    • #3
      Samimi olduklarını söyleyen çok insan duymuşsun belli. Emin ol düşünmeye değmez bile öyleleri...
      Güzel düşünen; güzel görür. Güzel gören hayatından lezzet alır.

      Yorum


      • #4
        ben acaba gerçekten kendimi tanıyor muyum ve diğer insanlar nasıl davranıyorlar biliyor muyum? Normal insan kavramı nedir? Eğer herkesin kendine has bir yapısı var ise; ben olan yapımın diğer insanlardan uzaklaştırdığını nereden bilebilirim ve eğer uzaklaştıran itici bir yapım varsa insanlara ulaşmak adına kendimden ödün vermeli miyim?
        Yazınızdan anladığım kadarıyla insanları iten bir yapınız yok. Arkadaşlıkta karşılık gördüğün kadar ilgi göstermek esastır. Siz bu bağlamda çabalamışsınız ancak karşılık görmeyince haklı olarak uzaklaşmışsınız. Zaten doğru olan da bu. Karşı taraftan hiç çaba görmeyerek bir arkadaşlığa devam etmenin hep kendinden ödün vermenin ne anlamı vardır ki. Gerçek bir dost sizi arar sorar yalnız bırakmaz. Gerçekten seven ve değer veren insan sık sık olmasa da arada halinizi hatrınızı sorar ve sizi silmez.

        Yok silmişse de o arkadaşınız değildir. Demek ki zamanında çıkar üzerine bir arkadaşlığı vardı. Artık çıkar bitince de sizi defterden sildi. Böylelerinden zaten hayır gelmez o yüzden canını sıkma. Hiç gerek yok.

        Arkadaşlıklarda ilgi gördüğün kadar göstermek gerekir bence. Tek tarafla olmaz bu işler. Yoksa en yakın arkadaşın da olsa hep sen arasan bir süre sonra soğumaya başlarsın.

        Bu yüzden insanlara karşı bir hata yaptığını düşünmüyorum sadece bu zamanda dostun kıymetini bilen insanlar çok az. Kendi hayatımda da bunu çok net gördüm. 7-8 senelik bir arkadaşlığım bozuldu bu yüzden. Ben de bir arkadaşıma karşı senin gibi iyi niyetle düşünüp uzun süre aradım. O yoğundur belki sorunları vardır ..vs sözleri ile de kendime mazaret uydurdum. Sonra baktım bir sene içinde bir defa bile beni aramamış. Kendi kendime yaptığın doğru değil dedim. Şimdi ben de aramıyorum ve o arkadaşımı da sildim. Artık aramam sormamda. Madem beni bir defa arayacak zahmeti bile göstermiyor ben de onu aramam ve hiç pişman da değilim.

        Bizim burda asıl yaptığımız hata kendimizden ödün vermemiz. Belki iyi niyetle yapıyoruz bunu ama ne gerek var? Ben o arkadaşımı sevdiğim için hep tolerans gösterdim şu an ise bunun ne kadar saçma bir davranış olduğunu daha iyi görüyorum. Karşı taraf zaten hep benim arayacağıma güvenmeseydi, onu arkadaşlıktan sileceğime ihtimal vermediği için, bu kadar rahat davranmış. Oysa arada bir sınır hep olmalıydı. Senin değerini bilmesi için seni kaybedebileceğini bilmeli. Bunun böyle olması üzücü ama maalesef de böyle.

        Yani kendinden asla ödün verme. Bunu yaparsan arkadaşlık kurmak bir yana ilişkin zarar görür ve karşı tarafa duyduğun sevgi ile kendine duyduğun saygı da azalır.

        Bu zamanda kaliteli insan bulmak çok zor gerçekten. Dua etmeliyiz bunun için. Hayırlı dostlar için. İnsanı gerçekten anlayan ve seven tek bir dost bile yeterlidir bence...
        bişnev...

        Yorum


        • #5
          Çok sağolun arkadaşlar değerli yorumlarınız için.. Esasen son dönemdeki insanlardan beklenti duymayan yapımdan memnundum ama filmi izlerken (ve son zamanlarda içimde biriktirmişim sanırım) acaba diğer insanlar nasıl birileri biliyor muyum düşüncesine saplandım. Yorumlarınızdan anladığım kadarı ile çok sevdiğim bir sözün onaylandığını hissettim: "Cehalet mutluluktur".. Dediğiniz doğru farkındalık ve karşındankinin yaptıklarını gördüğün/hissettiğin zaman insan kendinden fedakarlık vermek istemiyor. Harbiki cahil olsan (insanları tanımak adına) herkesle mutlu mesut ve/veya mutlu olduğunu zanneden arkadaşlıklarda rahat bir şekilde olabilirsin.. Onun suçu, bunun kabahatı, şunun gamsızlığı,... derken soğuyorsun herbirşeyden.. Eski yapım arkadaş delisiydi, şu andaki yapım ister istemez yalnız adam (ıssız adam değil ) oldu. Sosyal yapımız var ve ihtiyaç duyuyor insan, kendi içimdeki "hiç kimseden beklentin olmasın" felseme inat! Ama yazdıklarınızdan iki şeyden emin oldum, teşekkür ederim: 1) Kendinden ödün verme 2) insanları kategorileme... Her ne kadar ikisi özüme (yapıma değil) ters olsa da: zaten karakterimiz sonradan kazandığımız huylarımızla şekillenmiyor mu?

          Bir de şu bir gerçek: yurtdışında çalışıyor/okuyor olmanın apayrı zor bir yapısı var (bunda bulunduğum ülkenin insanlarının soğuk, dillerinin ingilizce olmamasının büyük etkisi var). Mevcut Türkiye'deki arkadaşlık (ve diğer) düzeninizi bırakıp yepyeni bir kültür, çevreye yeni bir çevre edinmeye geliyorsunuz ve insanlar öyle çok kolay arasına almıyor sizi..

          Yorum


          • #6
            Bence sende anormal bir durum yok.Karakterden karaktere farklılık gösterir sosyallikte.Yazdıklarına bakılırsa istedigi zaman sosyal olabilecek ancak sosyallikten karakteri geregi fazla hoslanmayan birisin.Bunun etkisi,yabancı bir ülkede olman,o ülkenin kuzeyde olması gibi bazı durumlarda seni ihtiyac duydugun sosyalliginde biraz altında bir sosyallik yasamana neden olmus.Tüm bunlarda seni düsündürmüs...
            Çılgın,hayat dolu ve hırçın SARIyla;Asil,olgun ve durgun KIRMIZInın dostluğu:

            ''GALATASARAY''

            Yorum

            İşleniyor...
            X