Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Her Sağlam İnsan "Potansiyel" bir özürlüdür......

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • POZİTİF
    adlı üyemiz Her Sağlam İnsan "Potansiyel" bir özürlüdür...... konusunu başlattı

    Her Sağlam İnsan "Potansiyel" bir özürlüdür......

    Bugün (3 Aralık) "Dünya Özürlüler Günü"dür... Oldum olası tutmadım bu kelimeyi... Bu durumda olan insanlarımızın "özürlü" olduklarına bir türlü ikna edemedim kendimi... Doğru (isabetli) bir kelime değil bu... Neden mi? Çünkü, "özür", ne demektir arkadaşlar? "Hata, kusur, eksiklik, yanlışlık" demektir... Yani, ortada insanın kendisinin yaptığı bir hata, kusur, eksiklik olacak... Ortada "özür dilenmesi gereken" bir durum olacak ki, o kişiye "özürlü" denilsin... Şimdi soruyorum; o insanlarımızın bu duruma gelmelerinde ne kusurları ve hataları vardır? Onlar, "özürlü olacakları", "özür dileyecekleri" ne yaptılar? Hiçbir şey... O zaman, nasıl olur da biz bu durumda olan insanlarımıza "özürlü" diyebiliriz? Diyemeyiz arkadaşlar... Hakkımız yok buna... Onların hiçbiri istemedi böyle olmayı... Ya akraba evliliğidir sebebi, ya doğuştandır, ya hiç hesapta olmayan bir kazadır, ya bir hastalıktır veya umulmadık bir anda gelen bir trafik kazasıdır... Bunların hangisinde bu insanlarımızın bir kusuru vardır? Onlar isterler miydi böyle olmasını? İstemezlerdi... Ama, oldu...

    PEKİ, BU DURUMDA "GERÇEK ÖZÜRLÜ" LER KİMLERDİR DERSİNİZ? SANKİ, BİZİM ONLARIN DURUMUNA DÜŞMEYECEĞİMİZE GARANTİMİZ VARMIŞ GİBİ, ONLARIN HİÇBİR ŞEYİYLE İLGİLENMEYEN, ONLARIN PROBLEMLERİNE DUYARLI OLMAYAN, ONLARA KARŞI LÂKAYT DAVRANAN BİZLERİZ, GERÇEK ÖZÜRLÜ... ONLARA KARŞI ELİMİZDEN GELEN DESTEKLERİ VERMEYEN, ÂDETÂ, ONLARI GÖRMEZLİKTEN GELEN BİZLERİZ, GERÇEK ÖZÜRLÜ... Tabii ki, başta devletimiz olmak üzere, belediyelerimiz, federasyonlarımız, derneklerimiz, sivil toplum örgütlerimiz bütün imkanlarıyla gerekli çalışmaları yapıyorlar… O ayrı… Ama, bizim gibi sıradan insanların da yapabileceği bir şeyler yok mudur? Vardır… Olmalıdır… Aslında, onlar bizden fazla bir şey beklemiyorlar ve istemiyorlar… Peki, en azından zaman zaman hâl ve hatırlarını da mı soramayız? Bir “merhaba, nasılsınız?” da mı diyemeyiz? ASLINDA, “ONLAR” DİYE KONUŞMAMIZ BİLE DOĞRU DEĞİL… Biz bir bütünüz… Onlar da bizim bir parçamız… Arkadaşımız, akrabamız, komşumuz, eşimiz-dostumuz onlar… Hep yakınımızda ve yanımızdalar… İç içeyiz onlarla…

    Evet, yazımın bu son bölümünde bu durumda olan Sevgili Arkadaşlarıma seslenmek istiyorum: HANGİ DURUMDA OLURSANIZ OLUN, SAKIN OLA Kİ, KENDİNİZİ TOPLUMDAN SOYUTLAYIP, BİR KÖŞEYE ÇEKİLMEYİN… HİÇBİR ZAMAN KARAMSARLIĞA KAPILIP, ÜMİDİNİZİ YİTİRMEYİN… “HER ŞEYE RAĞMEN” YİTİRMEYİN… OLAN OLMUŞ… BU ZAMANA KADAR ZATEN YETERİ KADAR ÜZÜLDÜNÜZ… ARTIK, BUNDAN SONRA KENDİNİZİ DAHA FAZLA ÜZMEYİN VE DAHA FAZLA MORALİNİZİ BOZMAYIN… GEÇMİŞE TAKILIP KALMAYIN… BUNUN HİÇBİR ŞEYE FAYDASI OLMAYACAĞI GİBİ, BUNDAN SONRA YAPABİLECEĞİNİZ ŞEYLERİ DE YAPAMAMANIZA SEBEP OLABİLİR… OTURUP DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ ZAMAN ASLINDA “HÂL” YAPABİLECEĞİNİZ BAZI ŞEYLERİN OLDUĞUNU GÖRECEKSİNİZ… BUNLARI GERÇEKLEŞTİRME NOKTASINDA “KİM NE DERSE DESİN”, ASLA YILGINLIK GÖSTERMEYİN VE ASLA VAZGEÇMEYİN… GAYRET ETTİĞİNİZ ZAMAN, “SAĞLAM” KABUL EDİLEN ÇOĞU İNSANIN YAPABİLDİKLERİNDEN DAHA FAZLASINI YAPABİLECEĞİNİZİ SAKIN UNUTMAYIN VE BUNA İNANIN… Yanii, sadece 3 Aralık değil, aslında hergün sizin gününüz... Hadi öyleyse, gösterin kendinizi!!

  • POZİTİF
    replied
    Orjinal yazı sahibi: tugce80
    ENGELLİ OLMAK ZORDUR BENİM ÜLKEMDE
    Engelli olmak zordur benim ülkemde.Engelli olmak değildir size koyan,toplumdaki ön yargıdır sizi yaralayan.Oysa engelinizi bir özelliğiniz olarak görmüşsünüzdür hep.Buna göre hayatınıza yön vermişsinizdir.Engellinizle mutlusunuzdur.Fakat dışarıdaki hayat biraz farklıdır.Her sokağa çıkışınızda bunu hissedersiniz.Sizi tanımazler.Engelli hakkında bir haberdirler.Mecburen göz göze gelirsiniz insanlarla.Önce “cık cık”ederler,sonra “vah vah yazık”sözleri kulağınıza çalınır.Siz ve aileniz “beterin beteri var”deyip şükrederken,birilerinin çıkıp sizin adınıza isyan etmesine anlam veremezsiniz.Güler,geçersiniz.Çünkü aceleniz vardır,hayatı yakalamak için.Yabancı bir kalabalığa girdinizde gözler size çevrilir hemen.Tepeden tırnağa incelenirsiniz.Kasılırsınız,terlersiniz.Her ne kadar beyninize “rahat ol”emri versenizde sizi dinlemez.İnadına kasıldıkça kasılırsınız.Kendinize reset atmak isterseniz,fakat sistem yanıt vermez.Bazen ilk tanışmada size el vermezler.Eliniz havada kalıverirsiniz.O anda ne yapacağınızı şaşırırsınız.Hemen anneniz imdata yetişir,”boşver”der gülümsüyerek.Bu gülümseyiş iyi gelir.Bir” la havle” çektikten sonra hiç bir şey olmamış gibi gülümsemeye devam edersiniz.Bazen de “bakıyor ama anlamıyor galiba”derler.”Ben anlıyorum”dersiniz sinirle.Halbuki gözlerinize bakınca kolayca anlaşılır.Ama ya engellileri tanımadılarından yada bu konuda bilgileri olmadığından gözlerinize bakmak akıllarına bile gelmez.Evde ise durum çok farklıdır.Dışarda deplasmanda olan engelli evde kendi sahasındadır.Ailenizin kıymetlisinizdir.Engelli olarak değil,önce insanca davranılır.Önemli bir karar verilirken sizin fikriniz alınır.Hatta bazen size akıl danışılır.Unutulan bir şey varsa ilk size sorulur.Evde güler,eğlenir,ağlar,hüzünlenirsiniz.Şarkı söyler dans edersiniz.Herkes gibisinizdir işte.Engelliliğinizi lehinize çevirmeyi,yani kullanmayı da çok iyi bilirsiniz.Mesela evde temizlik olduğunda yada anneniz odanızı toplamanızı söylediğinde hemen bahaneniz hazırdır.”Ama anne ben engelliyim”der,kolayca çıkarsınız işin içinden.Fakat gezmeye gidilecekse ilk hazırlanıp kapıya çıkan siz olursunuz.Yani işinize gelince engelli,işinize gelmeyince de engelsiz olursunuz.Bu da aileniz tarafından ayrı bir mizah konusu olur.Dostlarınız vardır nice anılarınızı paylaştığınız.Onlarla şeyi konuşursunuz.Siyaset,futbol,felsefe.Hayata dair ne varsa siz oradasınızdır.İnternette engelli dostlarınız vardır.Yüz yüze görüşmeseniz de onlardan feyz alırsınız.Bir yerlerde sizden birilerinin olduğunu,yalnız olmadığınızı bilmek güven verir size.Bazen onlarla toplumun dedikodusunu yaparsınız.İçinizi döker,rahatlarsınız.Çünkü sizi en iyi onlar anlar.Velhasıl engelli olmak zordur benim güzel ülkemde.Biraz komik,biraz trajik ama hep aziz nesinliktir.
    Yüreğine sağlık tuğçe...

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    Orjinal yazı sahibi: tugce80
    benım yazım.imza tugce80
    ))).....

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    Orjinal yazı sahibi: MEGAN View Post
    Evet hepimiz birer engelli adayıyız ,bunu inkar edemeyiz .

    Hemen her gun trafik kazalarının oldugu ulkemizde ne zaman ne olacagı hiç belli olmuyor .O yuzden sadece kendimizi degil engellileri de duşunmeli onların hayatını kolaylaştırmak için daha fazla çalışmalıyız .Bunun için ilk başta arabalarımızı park ederken çok daha duyarlı olmalı yollarımızı binalarımızı onlara gore duzenlemeliyiz .

    Engelli bizden acıma degil ,destek beklemektedir .Onlar için ah vah edecegimize onlarında normal insanlar oldugunu kabullenmeli ve onlarada var olma ve yaşam hakkı tanımalıyız .
    Evet, çok doğru... Zaten, onlar bizden acıma ve engelli gibi değil, "normal bir insan" gibi davranılmasını bekliyorlar...

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    Orjinal yazı sahibi: tugce80
    3 ARALIK VE KÜLKEDİSİ
    Çocukluğumuzda hemen hemen hepimizin dinlediği bir masaldır külkedisi.Herkes bu hikayeye az çok aşinadır.Kül kedisinin ablaları tarafından dışlanması, baloya gidememesi, sırf o gün için bir peri gelmesi ve her şeyin gece yarısı bitmesinden ibarettir.Nedense her 3 araklıkta bu masal aklıma gelir.Engelliler gününde de her bir engelliye gökten bir peri iner.Tabii bu periler bizim hayallerimizdeki perilerden biraz farklıdır.Daha doğrusu oldukça farklıdır.Bu perilerin kanatları ve ellerinde sihirli değnekleri yoktur.Başlarında da hareler bulunmaz.Bu iyilik perileri toplumdur,halktır,biz engellileri görmezden gelen çevredir.Bu çevreye 3 aralıkta “olması gereken” bir haller olur.Bu “olması gereken haller” sabahtan taa gece yarısına kadar sürer.Sokalarda nice engelli grupları görürlür.Herkes “meğer bizim çevremizde de ne kadar çok engelli varmış”diye şaşırır.Bu tepki olağandır;çünkü engellilerimiz pek de sokağa çıkmazlar.O gün televizyonda,radyoda ve sosyal medyada hep bu konu işlenir.Konuşmalar,paneller düzenlenir.Mimari düzenlemelerden tutun da eğitim,istihdam, ailenin tutumu gibi engellilerle ilgili her konu tartışmaya açılır.Bütün sorunlar çözülmeye çalışılır o günde.Sihirli perilerimiz o gün ne istersek hemencecik gerçekleştiriveriler.Dik rampalara eğim verilir,engelli asansörlerine “engelsizler” binmez,engelli park yerlerine başka araçlar park etmez.Ama en önemlisi bizlere acıyarak ya da merakla bakılmaz.Önce”engelli”olarak değil de önce “insan” olmamız göz önüne alınır.Evet,ama bu sihirli perilerin söylemeyi unuttukları bir şey vardır.3 aralık akşamı gece yarısı her şey bitecek ve her şey eskiye dönecektir.Gece yarısı saatler 12’i vurduğunda bal kabağına dönüşecektir her şey.Oysa her şey bal kabağına dönüşürken arkamızda kül kedisinin ayakkabısını bırakması gibi ne ipucları bırakırız keşfedilmek için.Bir fırsat verilirse ne pensler ne prensesler çıkar aramızdan.Tabii bal kabağına dönüşen biz engelliler midir,yoksa bizi görmezden gelen zihniyet midir bilinmez.Bilinen tek şey bir sonraki 3 aralığa kadar bu perilerin ortalıkta pek görünmeyeceğidir.Ama hemen üzülmeyin şunun şurasında öbür yılın 3 aralığına ne kaldı.Bir gün gitti bile.kaldı 364 gün.1 yıl bile değil))
    İmza... Teşekkürler tuğçe...

    Leave a comment:


  • MEGAN
    replied
    Evet hepimiz birer engelli adayıyız ,bunu inkar edemeyiz .

    Hemen her gun trafik kazalarının oldugu ulkemizde ne zaman ne olacagı hiç belli olmuyor .O yuzden sadece kendimizi degil engellileri de duşunmeli onların hayatını kolaylaştırmak için daha fazla çalışmalıyız .Bunun için ilk başta arabalarımızı park ederken çok daha duyarlı olmalı yollarımızı binalarımızı onlara gore duzenlemeliyiz .

    Engelli bizden acıma degil ,destek beklemektedir .Onlar için ah vah edecegimize onlarında normal insanlar oldugunu kabullenmeli ve onlarada var olma ve yaşam hakkı tanımalıyız .

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    Herkese günaydınlar... Burada hafif hafif kar atıştırıyor... Eee, kış kendini iyice hissettirmeye başladı))

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    Orjinal yazı sahibi: POZİTİF View Post
    Sözün bittiği yer.............
    Bu konuda söyleyecek sözü olan?

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    Orjinal yazı sahibi: POZİTİF View Post
    .................................................. .................................................. .................................................. ............................
    Sözün bittiği yer.............

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    .................................................. .................................................. .................................................. ............................

    Leave a comment:


  • POZİTİF
    replied
    Orjinal yazı sahibi: cevizli sucuk
    bizler de özür...onları toplumdan soyutlayan bizleriz..bakışlarımızla,sözlerimizle onları dört duvar arsına mahkum eden bizleriz...
    ülkede bilmem kaç milyon özürlü var ama hiç biri sokakta değil...
    neden?.
    bizim yüzümüzden..
    "özeleştiri" böyle olur işte... bravo cevizli...

    Leave a comment:


  • BeyZade
    replied
    Dünya engelliler günü kutlu olsun... herkesin bir özrü olabilir ama engelleller kaldırılırsa bu özürle yaşamak mümkün olabilir.

    Leave a comment:

İşleniyor...
X