Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Yapmalar etmeler üstüne

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Yapmalar etmeler üstüne

    Ne kadar diğer varlıkların varolmasına yardımcısın;
    Ne kadar topraksın;
    Ne kadar dalsın;
    Ne kadar yaşamsalsın?
    Bitkiye toprak, toprağa saksı, saksıya sehpa ise toprak, bitki,saksı
    Sen nesin?
    Ne kadar diğer varlıkların varolmalarına yardımcısın/desteksin?
    Kendi özellikleri ile kendisi oyalanan insan dışında başka bir canlı cansız varlık var mıdır?
    Öküz kendisine mi sürer toprağı?
    Değirmen, dönmesini kendisine eğlence edip de buğday ezmeyi unutur mu ?
    bunlar bir kez bile olabilir mi?

    Her motor kendisinde olan gücü başka bir parçaya aktararak gösterir etkisini.
    İnsan kendi özelliklerini tıpkı bir motor güç gibi kendisinin dışına etki ederek hissedilir ve görünür kılabilir.
    Bu sessiz bir etkidir, elsiz kolsuzdur ama dilsiz değildir.
    “dil” yüksek etkileme güçlerinden biridir ancak, “yapma”nın , yaparak aktarmanın gücü ile aynı değerde değildir.
    Yani bildiğimiz teori ve pratik ikilemesi gibi.
    Aslında ortada iki ayrı unsur yoktur bir şeyin iki ayrı evresi vardır ama biz zihinsel parçalama ile teori ve pratik diye iki ayrı unsur olarak tanımlamış ve kabul etmiş durumdayız. Bizim kabullerimiz bizim yapmalarımızı çok yakından etkilediğindendir ki “yapmak” bizim için sanki başka bir dünyanın hareket biçimi imiş gibi zorlandığımız bir şey haline geliyor.

    “yapmak”, “yapmaya geçmek”, “girişmek”, “kalkışmak” bunlar;
    ya da “yapılmak istenilen her ne ise” o şeyin yapılması;
    ancak ve ancak zihinsel planda kurgulanması ve zihinsel olarak yaşatılması sonrasında mümkündür.
    yani neyi yapmayı düşünüyorsanız o şey sizin zihin sinemanızda film gibi oynayacak,
    ve siz bu filmi izlerken, bir takım hisler gelişecek,
    gelişen hisler bir takım duyguları doğuracak,
    o duygular sizi harekete geçirecek ve o andan itibaren “yapma” evresine geçeceksiniz.
    Ne yaparsanız yapın eğer süreç buna benzer işlemezse o yaptığınız gönülsüz ve yavan olur.
    Daha doğrusu bu film oynatılıp da zihinde mutlu son ile bitmezse asla yapma evresine geçemezsiniz.
    Filmi oynatıp da, başında ya da yarısında olumsuz olaylar kurgularsanız “yapma” evresine geçmeniz mümkün olmaz.

    Cayma, vazgeçme zihinsel planda alınan bir karardır.

    “ Karar”ların en yetkili görüşme/tartışma zemini, zihindir.

    Zihinlerimizde mümkün olmayan, bizim için imkansız olan demektir.

    “gerçekçi ol, imkansızı iste” sözü bu yüzden önemli bir söz;
    çünkü; imkansızı istersen/hedeflersen , ancak ancak olası olanı/ mümkün olanı, gerçekleştirebilirsin/ yapabilirsin anlamındadır.
    Az önce yukarıda anlattıklarımız “kendiliğimizden” kalkıştığımız “yapma”larda geçerli işleyiş.

    Başkalarının iteklemesi ile de “yapma” evresine geçebiliriz.
    Kendiliğimizden yapma evresinde “duygu”, yapmanın öncesinde açığa çıkmışken,
    dış etki ile yapma evresinde “duygu”, yapma sonrası açığa çıkar
    bu yüzden yapma eyleminin başlangıcında ve başlarında bir gönülsüzlük ve yavanlık hissedilse de ortalarından sonra ve sonunda yapmayı sürdürme isteği doğar.
    yapılan şey kişinin hoşuna gider ve tekrardan yapabileceğini düşünür o anda.
    Ancak kişi kendiliğinden “yapma”ya girişmenin mekanizmasını işletemediğinden yani zihinsel sinemada film oynatıp hislerini kabartamayıp, duygu oluşturamadığından tekrardan “yapma”ya geçmesi zor olur.

    Bir de şu var; başka zihinlerin filmlerinde rol almamak gerekir.
    kişi bir film oynatır ve yarısından itibaren olumsuzluklar geliştirir ve mutlu son ile tamamlayamaz ve sürdüremez ve size de derki “ı ııh, bu olmaz” ya da “ yapmayalım, ben düşündüm de işte estek köstek”…
    olabilir, ama sen düşündün.
    Mutlak doğrunun temsilcisi olmadığımıza göre ne kadar “doğru” düşünmüş olabiliriz.

    herkesin kendi yolu, kendi taşı, kendi ayağı vardır ve yolda taş ayağımıza takılacaksa takılmalıdır.
    kimse kimsenin yolunu çizip, yolundaki taşı kenara çekip, ayağını taştan esirgememelidir.
    Ne, Ne Kadar ?
    buyurun…yol,yolculuk,taş.


    Pleksus
    Bir diğerini anlamak, onun ruhunun en gizli köşelerine kadar onun ile iletişim kurabilmek Pleksus ile mümkündür. Pleksus karın zarının hemen altında duran sinir örgüsüdür. onun içindir ki insanlar arası iletişim çabaları boşunadır. o ya vardır, ya yoktur.
İşleniyor...
X