Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Sizce Nereye Doğru Gidiyorum?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Sizce Nereye Doğru Gidiyorum?

    Ben.. 20 yaşında.. 1.60 boyunda biriyim..

    Öncelikle gelişim ve bir iç hastalığım bulunmaktadır. Bunu ilk yıllarımda kafaya takmamaktaydım. Babamı falan kaybettim. Sonra yer/mahalle değiştirmek zorunda kaldık.
    Git gide iyice suskunlaşmaya, konuşmamaya,anlamamaya başladım. Kendimi değersiz,gereksiz,önemsiz ve beceriksiz,hiç ve her zaman herşeyi kabul eden biri olarak görüyorum ve yaşıyorum.
    Gittikçe yalnızlaşmaya başladım. Artık sadece ev ve iş hayatım var. İş hayatımda da konuşmayacağım ama zorunluluktan konuşuyorum. Çünkü arrk algı yeteneğimi de kaybettim./ ayrıca..

    Artık hiç konuşmak istemiyorum. Ama mecburiyetlikten konuştuğum anlar var. Konuşunca da saçmalıyorum. Nadir de olsa biri bir şey sorsa, pişman oluyor sorduğuna..

    Yalnızım, sıkıldım.. ve arkadaş edinmek istiyorum. ama olmuyor. Yeni ortamlara giremiyorum.. Çünkü artık korkuyorum. Rahatsızlık hissediyorum.. İnsanlardan ve ortamlardan.. Konuşmak istesem dilimi tutuyor sanki birisi.

    Son olarak, sevilen biri değilim.. Sadece seven gibi görünen var.. Muhatap olunmuyorum, takılmıyorum bile..(takan yok anlamında)

    Her neyse bitmez yazacaklarım. Kısacası ve genel hatlarıyla böyle siz nasıl yorumlarsınız bu durumu?

  • #2
    Benim hayatımda da kayıplar oldu. İsteyerek veya istemeyerek çoğu şeyi sonunda kendimi de kaybettim. Evden çıkmıyorum, kimseyle konuşmuyorum gerekli olmadıkça. Gereksiz, değersiz hissetmek bir yana hayattan ne beklediğimi bilmez durumdayım. Pek sağlıklı düşünemiyorum bu aralar bu yüzden benim için zor olsada bir doktordan destek almaya karar verdim belki birşeyler rayına oturur diye. Henüz gitmedim bir faydası da olacak mı bilemiyorum açıkçası ama doktor desteği almayı düşünebilirsin.

    Yorum


    • #3
      Bu gelgitleri zamanında ben de yaşadım. İmrendim dostluklara, kaldırımda oturan kızlı erkekli gençlere, beraber gezenlere, kurslara, tatillere gidenlere... sanki hayatın kıyısında kalmış gibiydim. bu sendromu hiç atlatamadım. Yaşayamadığım yıllarım aklımdan hiç çıkmadı. Kimseden arkadaşlığını, sevgisini dilenemezdim ama bu sevgi ve dostluğa çok ihtiyacım vardı. Çok yalnızdım. Akşam havanın kararmasını bekler bir saat tek başıma bisiklete binerdim. Ne kadar da yalnızdım. Sonra kendi kendime yetmeyi öğrendim sanırım. Halen derin yalnızlık çekmeme rağmen, tanımadığım kalabalıklar içinde bir penguen sürüsündeymiş gibi kendi hayal dünyamda serüvenlerime devam ediyorum. Söyleyeceğim şu ki; bu tarz tükenmişlik, terk edilmişlik, bıkkınlık, kıyıda kalmışlık, güvensizlik, yalnızlık sorunu yaşayan fazla sayıda insan var. Teslim olmayın, sınırlarınızı zorlayın, ağlamayı-yardım istemeyi de öğrenin gerekirse.

      Yorum


      • #4
        bende çok sıkıntılı günler geçirdim. kendimden örnek vermek gerekirse bundan 4 ay öncesine kadar erkeklerden nefret eden bir eşcinseldim.
        erkeklerin ortamlarına girip boğulurdum. ancak hayata bakınca, bir çok erkek çocuğunun çok güzel dostça paylaşımlarda bulunduğunu gördüm.
        terazinin bir kefesine yalnızlığı, nefreti, korkuyu diğerine dostluğu, mutluluğu koydum. Ve erkeklerle arkadaş olmaya karar verdim.
        ilk başlarda manasız buldum muhabbetler. ancak zamanla kendimi gözlemledim, neden keyif almıyorum diye sorguladım.
        şimdi onların yanına gitmediğimde günüm kötü geçiyor. çok da özel bir şey yapmıyoruz. ama benim için elzem.
        kendimizi biraz zorlamalıyız. şimdi evde vakit geçirince göğsüm sıkışıyor, gözüm hep kapıda.
        başın sağolsun, üzüldüm kaybına. durum değişince düşünceler değişir derler. senin de durumun değişmiş. buna bağlı olarak düşüncelerin değişiyor.
        ama gerçek değişmiyor. biraz gerçek hayatı yaşayıp onu durum haline getir, kendine daha iyi bir gözle bakacaksındır.
        Hayat yaşayanlarındır !!!

        Yorum

        İşleniyor...
        X