Duyuru

Collapse
No announcement yet.

İnsan, iyi sevişemediği birine âşık olabilir mi?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • İnsan, iyi sevişemediği birine âşık olabilir mi?

    "O yüzden de, “Seks eşittir aşk” diyorum.

    Bir gün seks biterse, aşk da biter mi? Şimdilik bilemiyorum. Ama seksin, aşkın en belirleyici unsurlarından biri olduğuna inanıyorum.

    Nasıl aşkın kendine ait bir enerjisi varsa, seksin de var. O kadar iyi sevişiyorsunuzdur ki âşık olursun.

    Bunları da tartışmamız gerektiğini düşünüyorum."



    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...asp?yazarid=12



    Ayse Arman'in bugün kü yazisinin bir bölümü bu sekilde. Sizce de insan iyi sevisemedigi birine asik olabilir mi? Seks biterse, ask da biter mi?

  • #2
    Kişinin, cinsel arzu ve isteklerini gerçekleştirmek istediği karşı cinse karşı olan duygularına "aşk" adı verilir. Gecelerce sevgiliyi düşünmek, aslında onu cinsel olarak arzulamak demektir. Aşk denen duygu tamamen cinselliğe dayalıdır...

    Soruya gelince; insan sevişemediği kişiye aşık olur mu olamaz mı bilemiyorum ama aşık olduğu kişiyle sevişmek isteyeceği kesindir. Sevişemediği zaman da gözünün dışarıya, yani sevişemediği sevgilisinden başkalarına kayacağı kesindir.

    Yorum


    • #3
      eskiden karakter bakımından hiç tasvip etmediğim ve sevmediğim birine
      çok güçlü bir cinsel çekim hissetmiştim.zerre kadar içimde sevgi,aşk yoktu.ama cinsel çekim vardı.bu da olabiliyor.
      bence cinsel çekimin olduğu yerde aşk var demek çok yanlış olur.
      ne yani fahişelere günde onlarca kişi aşık mı oluyor?
      cinsellik fizyoloji bir olaydır,aşk ise psikolojik.biri olmadan da bir diğeri barınabilir.
      yazmasaydım cıldıracaktım

      Yorum


      • #4
        Orjinal yazı sahibi: elektraya
        eskiden karakter bakımından hiç tasvip etmediğim ve sevmediğim birine
        çok güçlü bir cinsel çekim hissetmiştim.zerre kadar içimde sevgi,aşk yoktu.ama cinsel çekim vardı.bu da olabiliyor.
        bence cinsel çekimin olduğu yerde aşk var demek çok yanlış olur.
        ne yani fahişelere günde onlarca kişi aşık mı oluyor?
        cinsellik fizyoloji bir olaydır,aşk ise psikolojik.biri olmadan da bir diğeri barınabilir.
        Aslinda Ayse Arman bu sekilde düsünmüyor. Cinselligin oldugu yerde, ask var demek yerine, askin olmasi icin cinsellik-seks gerekir diyor. Bende kendisine insansal bir boyutta katiliyorum. Fakat, ask kelimesine farkli anlamlarda yüklenebiliyor. Örnegin bir masal kahramanina da asik olabiliyor insan ya da bir tarihi kisilige ya da herhangi bir esya'ya ya da kutsal olarak düsselledigi bir varliga... Bu yönleri haric olmak üzere, insan ve insan arasinda ki bir iliskide cinsellik-seks ne derece önemli, bunu konusmakta fayda var.

        Yorum


        • #5
          Orjinal yazı sahibi: elektraya
          eskiden karakter bakımından hiç tasvip etmediğim ve sevmediğim birine çok güçlü bir cinsel çekim hissetmiştim.
          Böyle durumlar da olabiliyor bazen. İşte bu, aşkın bir başka hâli oluyor. Fakat bu konuda kadınlar ve erkekler biraz farklı duygular hissediyorlar. Şöyle ki;

          Erkekler, genetiklerine yazılmış olan çok eşlilik güdüsünü içlerinden asla atamıyorlar. Yani bir erkek, bir kadına gerçekten aşık olduğunda bile güzel bir kadın gördüğünde onu cinsel olarak arzuluyor. Fakat kadınlar böyle yapmıyorlar. Onlar daha bağımlı ve sadık oluyorlar.

          Hülasa erkekte, aşık olmadığı bir kadını cinsel olarak da arzulama olayı çok sık görülüyor.

          Yorum


          • #6
            Orjinal yazı sahibi: bonnie
            saçma saçma saçma. ayşe armanın yorumuna göre önce seks yapacağız sonra aşık olacağız. oysa aşk zaten sekse kadar olan süreçte var. hormonal ihtiyaçtan dolayı aşık oluyoruz. ve bu ihtiyaç giderildikten sonra da gittikçe azalıyor. o yüzden iyi sevişemediği birine aşık olmak ya da olmamak diye birşey söz konusu olamaz. ters bir denklem. önce aşık olursun sonra sevişirsin. bu süreçte karşı taraf iyi sevişmiyorsa da aşk bitene kadar bunu farketmezsen ya da önemsemezsin. aşk bitince her bir saçmalık gözüne batmaya başlar.
            Bu ask denilen sey hakkinda tartisilabilir elbette. Hormonlardan mi kaynakli, yoksa baska birsey mi diye... Ama konunun özü sudur. Asik oldugunuz bir insandan cinsellik bekler misiniz? Yoksa, yok böyle birsey mi dersiniz?

            Yorum


            • #7
              Orjinal yazı sahibi: bonnie
              Orjinal yazı sahibi: rengarenk1978
              Orjinal yazı sahibi: bonnie
              saçma saçma saçma. ayşe armanın yorumuna göre önce seks yapacağız sonra aşık olacağız. oysa aşk zaten sekse kadar olan süreçte var. hormonal ihtiyaçtan dolayı aşık oluyoruz. ve bu ihtiyaç giderildikten sonra da gittikçe azalıyor. o yüzden iyi sevişemediği birine aşık olmak ya da olmamak diye birşey söz konusu olamaz. ters bir denklem. önce aşık olursun sonra sevişirsin. bu süreçte karşı taraf iyi sevişmiyorsa da aşk bitene kadar bunu farketmezsen ya da önemsemezsin. aşk bitince her bir saçmalık gözüne batmaya başlar.
              Bu ask denilen sey hakkinda tartisilabilir elbette. Hormonlardan mi kaynakli, yoksa baska birsey mi diye... Ama konunun özü sudur. Asik oldugunuz bir insandan cinsellik bekler misiniz? Yoksa, yok böyle birsey mi dersiniz?
              benim dediğim şey zaten aşkın cinsellik için olduğu. yazımın içinde bunu anlatıyorum. ben hormonal olduğunda ısrarlıyım. sevgiyi sadece karşı cinse değil köpeğimize annemize kardeşimize de hissederiz. ama aşkı karşı cins dşında herhangi birine hissedemeyiz. bu da hormonal olduğunun kanıtı gibi. (tabi bunlar kişisel çıkarımlarım )
              Evet, benim düsüncemde hormonlarla ilgili bir durum oldugu yönünde. Ayni zamanda ask'in sadece insan ve insan arasinda olan bir sey oldugunu düsünmüyorum sizin aksinize. Insan herhangi birsey asik olabilir.

              Sizin bir iddianizda "karsi cins" konusu. Burada da size katilmiyorum. Escinseller hemcinslerine asik olurlar. Yani erkek-erkege, kadin-kadina... Bu sekilde yasanan, yasanmakta olan binlerce ask var.

              Yorum


              • #8
                Orjinal yazı sahibi: bonnie
                Orjinal yazı sahibi: rengarenk1978
                Orjinal yazı sahibi: bonnie
                Orjinal yazı sahibi: rengarenk1978
                Orjinal yazı sahibi: bonnie
                saçma saçma saçma. ayşe armanın yorumuna göre önce seks yapacağız sonra aşık olacağız. oysa aşk zaten sekse kadar olan süreçte var. hormonal ihtiyaçtan dolayı aşık oluyoruz. ve bu ihtiyaç giderildikten sonra da gittikçe azalıyor. o yüzden iyi sevişemediği birine aşık olmak ya da olmamak diye birşey söz konusu olamaz. ters bir denklem. önce aşık olursun sonra sevişirsin. bu süreçte karşı taraf iyi sevişmiyorsa da aşk bitene kadar bunu farketmezsen ya da önemsemezsin. aşk bitince her bir saçmalık gözüne batmaya başlar.
                Bu ask denilen sey hakkinda tartisilabilir elbette. Hormonlardan mi kaynakli, yoksa baska birsey mi diye... Ama konunun özü sudur. Asik oldugunuz bir insandan cinsellik bekler misiniz? Yoksa, yok böyle birsey mi dersiniz?
                benim dediğim şey zaten aşkın cinsellik için olduğu. yazımın içinde bunu anlatıyorum. ben hormonal olduğunda ısrarlıyım. sevgiyi sadece karşı cinse değil köpeğimize annemize kardeşimize de hissederiz. ama aşkı karşı cins dşında herhangi birine hissedemeyiz. bu da hormonal olduğunun kanıtı gibi. (tabi bunlar kişisel çıkarımlarım )
                Evet, benim düsüncemde hormonlarla ilgili bir durum oldugu yönünde. Ayni zamanda ask'in sadece insan ve insan arasinda olan bir sey oldugunu düsünmüyorum sizin aksinize. Insan herhangi birsey asik olabilir.

                Sizin bir iddianizda "karsi cins" konusu. Burada da size katilmiyorum. Escinseller hemcinslerine asik olurlar. Yani erkek-erkege, kadin-kadina... Bu sekilde yasanan, yasanmakta olan binlerce ask var.
                ben genelledim karşı cins olarak. yoksa bu sitede eşcinsellerin hakları için çok tartışmışımdır merak etme. ama orada da hormonlar söz konusu. ben sevginin içinde değer görüyorum. karşındakine değer verme ve olduğu gibi kabullenme. ama aşk daha ben merkezci gibi geliyor. daha tüketmeye yönelik, çünkü daha kimyasal. bir de insanlar aşkı böyle düşünmek istemez. ama bence aşkın hormonal olması değerini ya da güzelliğini azaltmıyor. sadece belki biraz daha bilinçli olmaya yarıyordur.
                Sizinle bu anlamda görüslerimizin uyusmasina sevindim o zaman.

                Yorum


                • #9
                  "insan iyi şevişemediği birine aşık olabiir mi"

                  insanlar için sevişgen canlılar diyorum da kimse üzerine alınmıyor.
                  yukarıdaki ifadenin temeli/özü bunu itiraf ediyor.
                  şöyle çevirin siz o cümleyi-algı kişiseldir-
                  "sevişmek üzerinden yaşıyorum",,,bunu demek istiyor bu cümle
                  ve devam ediyor
                  "aşkımı da seviştiklerimin arasından seçeceğim
                  ama acaba iyi sevişemediğim birine aşık olma ihtimalim var mı?"
                  "sevişirken sevişirken aşık olabilir miyim?" vs vs daha da genişletebiliriz.

                  tabi bu cümle kimindir , onun ile ilgilenmiyorum ben,,ben sadece arka palanındaki yaşayışı/felsefeyi düşünerek yazıyorum,,
                  bu ifade sahibinin yaşam biçimi belli kalıplara sahiptir.
                  ayrıca da bu ifadeyi dillendiren bir şahıs yok ortada
                  sadece birilerinin bazı ifadelerinden yorumlama oluşturulmuş bir cümle.
                  ama olsun benim için incelememe açılmış sayıyorum ve yazıyorum.
                  yani demek istediğim yazdıklarım kişilere cevap olarak düşünülmesin- algı özeldir ama tarif biraz doğrultabilir onu-

                  kısaca yazıyorum;
                  seks ile aşkın birebir bağlantısı yoktur.

                  ama bu konu öznel olarak ele alınması gereken birkonu,,
                  bu dediğimi doğa kanunu gibi savunamam.
                  bana göre,, benim düzeyime göre yoktur.
                  ayşe arman ın düzeyinde seçicilik kriteridir, o da ona aittir,,tu kaka diyemeyiz.
                  nedeni de aşk bilinç ile alakalıdır.
                  ve bilnç de kişiden kişiye çok farklılılık gösterir.
                  onun için aşkın bir çok barınşekli/biçimi ve ayrıca tarifi barındırması kişilerin bilin düzeyleri ve bu düzeylerin farklılıkları ile orantılı bir konudur.
                  kimi göz ile yetinir,, kimi saç ile,, kimi aşkın nesnesini tamamen bilinç kılabilecek kadar ileri gidebilir.
                  bedenin ,, yani sekse ihtiyaç duyanın,,bu farklara göre bilinç bazında ihtiyaç düzeyi değişir.
                  aslında çok güzel bir konu bu,, başlığı açan üyemize teşekkür ediyorum, genişletebiliriz.
                  yazılanları da okuyamadım,, kestirmeden yoruma geçtim,, eksik okumadan dolayı yanlış anlaşılma gibi yansıyan durumlar için affımı dilerim.

                  Yorum


                  • #10
                    çok garip ama ben aşık olduğum erkeğe karşı cinsel bir çekim hissedemiorum ama hoşlandığım iyi vakit geçirdiğim beğendiğim bir erkeğe karşı daha fazla bu çekimi duyuyorum....aşık olmak beni tutuk yapıyor cinsellik konusunda...

                    Yorum


                    • #11
                      Orjinal yazı sahibi: Girl-5
                      çok garip ama ben aşık olduğum erkeğe karşı cinsel bir çekim hissedemiorum ama hoşlandığım iyi vakit geçirdiğim beğendiğim bir erkeğe karşı daha fazla bu çekimi duyuyorum....aşık olmak beni tutuk yapıyor cinsellik konusunda...
                      "bütünsel" ve "bedensel" ayrımlarınız var.
                      bütünsel gören bilinç,, bedensel gören bilinçaltıdır.
                      bilincinizin işin içinde olduğu paylaşımlarda seks öne çıkamıyor ki doğaldır çıkamaması,, çünki ilgileriniz geniş bir açıyla yayılıyor ve geridönüyor.
                      çok geniş boyutlu bir paylaşım yaşıyorsunuz.
                      ama bilincinizden çok bilinçaltınızın devrede olduğu durumlar için daralma sözkonusu.
                      en son nereye kadar daralabilirsiniz karşı cins ilişkisinde?
                      direk oradan işliyor, ilişkiye bağlantınız.

                      Yorum


                      • #12
                        aşk duygunun en zirvede yaşandığı bir halidir bence ve tabiki eşittir seks...

                        insan aşık olduğu biriyle seks yapmayı tabiki ister ama sevişemediği birine de aşık olabilir ama o aşkın ömrü uzun olmaz bence..

                        ben de bu durumun hormonlarla alakalı olduğuna inanıyorum.

                        sevişmek, seks aşkın en güzel yanıdır ve ilişkiyi daha da sağlamlaştırır. iyi sevişemediğin arzulamadığın birine aşık olmak biraz zor bu sefer arzu istek durumlarında göz dışarıya kayar ve zaten o ilişkinin sağlam temellere dayandığı iddia edilemez... o ilişkinin ömrü de uzun olmaz...

                        ama aşık olduğun insanı arzulamak başka bir şey,
                        işte aşkın büyüsü burda bence, o anı yaşamak, sevdiğini arzulamak ve karşılıklı cinsellikte sahiplenmek ilişkinin en güzel yanı...

                        sevgi duygusu daha masumca bence ama aşkın içinde mutlaka bir ihtiras duygusu vardır...

                        ben aşık olduğum kişiye karşı cinselliği daha çok arzularım hoşlanmadığım birine karşı istek duymam kesinlikle...
                        Güneş burada da var, ta ki batana kadar.......

                        Yorum


                        • #13
                          seks bilinçaltı bir bilgidir,,
                          aşk ise bilinç ile alakalıdır,,geçmişten kopuktur o,,
                          anda oluşur ve yaşanılır,,
                          geçmişten getirdiğiniz bilgileriniz ile aşık olamazsınız.

                          "aşk= seks" olarak bakarsanız,,ilişkilerinizde sorun yaşarsınız.
                          bu tür seksin(size göre aşkın) yönelimde seçiciliği çok seçeneklidir.
                          tip olarak düşünün şimdi ,, sizi kaç erkek heyecanlandırabilir,,
                          bir çook vardır.
                          bilinç düzeyinde bir paylaşım olarak düşünün,,(tabi bu,, düşün düşün demekle olmaz,,bu anlamda anlatımın katkısı olamaz aramızdaki farkları azaltmakta)
                          kişinin yönelimi onun için aşkın nedenidir
                          ama yeryüzünde elli tür aşk yoktur.
                          aşk iki bilincin buluşmasıdır.
                          sevişirler sevişmezler orası onlara kalmış.
                          kimisi beğeniyi hoşlanmayı aşk ile karıştırı ki etkileri bakımından uzaktan yakından alakası yoktur.
                          aşk bir körün başka bir köre yönelmesine neden olabilir.
                          aşk bizim kendimiz ile olan ilişkimizin bir başkası ile olabilirliği ihtimali üzerinden işler.
                          bilinç işidir.
                          sevişemeyeceği birine de aşık olabilir insan,, şukadar ki;
                          iktidarsız bir adama aşık olabilir bir kadın.
                          ilgisi bize yönelik olduğu sürece bir homoseksüel geçmişli ve karakterli bir insan ile aşk yaşayabiliriz.
                          ya da ortak iki cins kendileri arasında aşk yaşayabilirler.
                          aşk; bilinçsel bir iletişimdir.
                          iletişimin bir şekli de sevişmektir,, sekstir,, ne derseniz o da olur.
                          yani aşk olunca seks zaten olabilir sıradan bir özelliktir bu anlamda.
                          ama seks olunca aşk olur diye asla bir olasılık yoktur.
                          ne kadar iyi seks yaparsan yap,, ne kadar tatmin yaşarsan yaşa bu aşka neden olmaz.
                          tersinden;
                          ne kadar aşık olursan ol bu da çılgınca sevişmelere neden olacaktır diye bir olasılık yoktur.

                          sadede gelirsek; dengesi iyidir bunun.
                          ne toriye kaçacak,, ne pratiğe ...
                          dengeli olacak,
                          okuma yazma öğretimi tekniği gibi,,
                          ikisi atbaşı gider.
                          hem okur, hem yazar çocuk,, biri birinden ileri değildir.
                          sadece başlangıçta yazı biraz gerekli olduğunda - çizgi alıştırmaları - öne çıkar.
                          aşk da böyle olabilirse elbette yaşayabilmesi ve sağlığı daha yerinde olur.
                          biri birini dengeler daha güçlü sekilde devam eder.
                          ama aşk bilinç işidir,güdülerden farklıdır gene de.

                          bir de tam tersi bir görüşüm var ki;
                          "iyi sevişemediğin arzulamadığın birine aşık olmak biraz zor bu sefer arzu istek durumlarında göz dışarıya kayar ve zaten"
                          hiç sevişmeseniz dahi yaşanılır bir aşk ise sözkonusu olan,, göz dışarı mışarı kaymaz.çünki aşk orada test edilir zaten,, aşk varsa ve aşk nesnesi -bilinç taşıyıcısı beden- yanımızda ise aldatma diye bir şey söz konusu olamaz.
                          çünki aşk ın seks ile alakası yoktur.
                          ama tam tersinden harika sevişen bir insan ile aramızda aşk yoksa başka kimler nasıl seviliyor acaba siye de gözlerimiz fıldır fıldır dışarıda olur.
                          bu yüzden derler ; "her kadın aldatılır diye,, yani ne kadar güzel olursanız olun eğer eşiniz size aşık değilse sizi aldatacaktır,, merak edecektir diğerininde yalnız sizde olan özelliğinin kendisini nasıl hissettireceğini)
                          çünki odağı oraya kaymıştır,, yaşamı maddesel yaşamaya devam edecektir- aşk yok diye düşünüyoruz-
                          o madde de bir tane olmayacaktır,, bulabildiği fırsatlarda çeşitlerine bakacaktır.

                          Yorum


                          • #14
                            sürekli erkek egemen toplumda kendi karalarını almışlar,
                            yanlarınada genetiği ,gelenekselliği şahit tutarak veryansın yazıyorlar
                            erkek genetiği çokeşliymiş aman ha 3 sene sonra başka bi genle transformasyon sonucu aslında tüm erkeklerin genetiğinde eşcinsellik varmış denmesin!
                            bundan fazla değil 1 -2 sene öncesi kadınların genetiğinde aldatma olduğu
                            bunun sebebininde en iyi niteliklere sahip yavruyu bulabilmek için değişik eşler tercih etmesi gerekliliğinden yola çıkarak(en azından erkeklerin aldatma sebeplerinden daha mantıklı :lol: ) sosyal boyutta yine popüler bir dergide yine popüler bir gazeteci tarafından yazılıp çizilmişti
                            yok sevişelim aşık olmasakda olur,aşıksak ne diye sevişmiyoruz ki,sevişiyoruz ama bir zamanlar aşk vardı şimdi başka şeyler hatırına sevişelim bari,yok hep sevişelim sakın aşık olmayalım hayat işte bugün senle yarın arkadaşınla
                            erkek toplumu siz nasıl isterseniz öyle yapın ama kadınlar da sizden hiç farklı değil bunuda unutmayın

                            Yorum


                            • #15
                              Laktoz,

                              Hislerini anlayabildigimi saniyorum.... Ancak bu ataerkil toplumda hersey aslinda halkasal; kadinlar ogullarini yetistiriyor, ogullar kendilerine uygun kadin ariyor ve kizlari "koca" bulabilsin diye aileler de erkek tatminine yonelik kiz cocugu yetistiriyor.... Sonra o kizlar evleniyor ve ogullarini yetistiriyor....... Durumun diagrami bu sanirim...... Tavuk mu yumurtadan cikiyor, yumurta mi tavuktan....... Ve eger "evrim" sozkonusu ise; ataerkil toplumda "secilen" bireyler de zaten bu temaya uygun olanlar oluyor/olacak...... Uymayanlarin ureme sansi cok daha az, ve zaten eger genel duruma bakacak olursan, erkek egemenliginde yasayan grubun ureme hizi ile yasamayanlarin ureme hizi ayni degil..... Bir taraf 5-6 cocuk yaparken, diger taraf ancak 1 cocuk yapiyor ve bazen hic cocuk yapmiyor..... Simdi bu filmi 200 yil ileriye sararsan, dominantligin hangi grubun elinde olacagini tahmin etmek zor degil.... Karamsar bir tablo ama Darwin amca gibi dusunecek olursak, azinlik durumundaki grup zaten silinecek...... Maalesef......

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X