Duyuru

Collapse
No announcement yet.

sizce mükemmeliyetçilik takıntısının altında yatan sebep nedir ?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • #16
    Orjinal yazı sahibi: Araxlea View Post
    Genel olarak açıklayacak olursak kişi ne kadar mükemmel olmaya çalışırsa çalışsın bunu asla elde edemez. En fazla kusurları en aza indirgemeyi başarabilir. Yaratılış ve donanım bakımından kusursuz bir yapımız olmasına rağmen insan oğlu için her anlamda (biyolojik yapımız hariç karateristik özellik vs.) mutlak kusursuz luktan söz edilemez...
    insanın en fazla olabileceği şey kendisinin en iyi versiyonu olmak. o yüzden kendimize ve başkalarına karşı yargılayıcı ve katı olmamamız gerekli. kendimiz birşeylerin çok iyi olması için çok çaba gösteriyoruzdur ama bir başkası o kadar çaba göstermediği halde bizim önümüze geçmişse kıskanırız. belki o kişide bizim göremediğimiz başka bir özellik mevcut olabilir.

    Yorum


    • #17
      Orjinal yazı sahibi: Unstable View Post
      evet mükemmeliyetçiliğin insanı yalana da yönlendirdiği doğru. mesela sosyal çevresi az olduğu halde hiç yaşamadığı hikayeleri yaşamış gibi anlatanlar var. sırf kendini olduğundan büyük göstermek için.
      Aynen öyle bi arkdaşım vardı anlattıkları genelde hikaye gibi gelirdi ama yinede dikkatle dinler yorumlar yapardım. Bazen yalan söylediğini düşünsemde en fazla kendini kandırabilir diye düşüncelerimi yatıştırıyordum. Çok samimi arkadaşımdı bi gün bana patladı zaten onun bu tür patlamaları hep bana olur. Ya bunları ben yapmadım yaşamadım ama siz yapıyorsunuz yaşıyorsunuz bende sizden geri kalmamak için anlatıyordum yani yaptıklarımızda öyle ahım şahım şeyler değildi o zamanlar henüz 14-15 yaşlarındaydık işte en fazla bi kız arkadaşı muhabbeti filan da beni gerçekten üzmüştü bu açıklaması bu sebeplerden de bazen kendilerini maskeleme gereği duyan insanlar oluyor. Ne yazıkki...

      Yorum


      • #18
        Orjinal yazı sahibi: Unstable View Post
        insanın en fazla olabileceği şey kendisinin en iyi versiyonu olmak. o yüzden kendimize ve başkalarına karşı yargılayıcı ve katı olmamamız gerekli. kendimiz birşeylerin çok iyi olması için çok çaba gösteriyoruzdur ama bir başkası o kadar çaba göstermediği halde bizim önümüze geçmişse kıskanırız. belki o kişide bizim göremediğimiz başka bir özellik mevcut olabilir.
        Kesinlikle öyle. Aslında insan doğasında olduğu gibi olmaya çalışsa ve butün bu süreç , yaşam geçen zaman için de kendini tanıma çabasında ilerlese daha doğal ve kendi olur. Ben insanları iki çeşit olarak algılarım. Ya kendini bulmaya çalışanlar ki bunlar kafamda pozitif + yönündedirler yada Kendinden haberi olmayıp kendi hakkında bilgi sahibi değilken başkası olmaya çalışanlar bunlarda takdir ettiğimiz gibi negatif - yönündedirler. Kısa Kendi olmaya çalışanlar ve Başkası olmaya çalışanlar...
        Last edited by Araxlea; 10-06-2010, 05:25 PM.

        Yorum


        • #19
          Orjinal yazı sahibi: murat058 View Post
          kücükken sürekli yıkıcı eleştirilen sen yapamassın edemesisin gibi cümlelerle büyüyen insanlar hata yapmaktan korkar.eleştirmeyi bilmeyen aileler cocuklarını kötü yetiştirebilirler
          Kesinlikle bundan kaynaklandıgını dusunuyorum mukemmelıyetcılık bende de var ve babam obsesyon hastası kucuklugumde sureklı benı elestırırdı garajın anahtarını kapayamadım dıye k..çıma tekme yedıgımı bıle hatırlıyorum sonra sonra degiştirdik adamı...

          Yorum


          • #20
            5 bıçaklı mükemmel traş

            Orjinal yazı sahibi: Unstable View Post
            niçin hata yapmaktan korkuyoruz. niçin herşeyimizle mükemmel olmaya çalışıyoruz ?
            bunun altında hangi duygu yatıyor ? geçmişteki hatalardan duyulan suçluluk veya pişmanlık olabilir mi ?
            kendimi sobeledikten ve aklıma başkalarının ne düşündüğü bulmak geldikten sonra tesadüfen buraya üye oldum. O yüzden geç te olsa düşüncemi paylaşabilirim.

            Kendi fikrimce, mükemmelciliğin hayatta kalma güdüsüyle alakalı olduğunu düşünüyorum., mükemmel ve eksiksiz önlemler alarak her şeyi kontrol altına alıp tehlikelerden uzak kalabiliriz gibi bir düşünce yapısı ve takiben alışkanlıklar dizisi bu.

            Burdan sonrasi da serbest düşüncem, ilgili çekmese bile senden başka insanların da okuyacağını düşünerek devam ediyorum.

            Yaşam savaşı gibi ilkel boyutunu geçersek mükemmelcilik tavrı günlük hayatın her alanına da yayılıyor zamanla. Sonunda affetmez, beğenmez, şikayetçi, deli detaycı oluyorsun.

            Mutsuzluğu bulman da hediyesi sanırım.

            Mükemmel bir kere çok yavaş, yüklü ve pahalı bir arayış. Tabi sen mükemmeli dünyaya getirme denemesi yaparken hızlı, biraz kusurlu ama iş görür seçenekleri beğenmiyorsun.

            Bazen, önünde ki konuyla sadece düşünce aşamasında gözünü öyle korkutuyorsunki yılgınlık hissi veya kaçma isteği de doğuyor.

            Çok sayıda ve farklı alanlarda örneği verilebilir bunun.
            En basiti, seyahate çıkarken ilk başta ufak bir valizin içini özenle gereğinden fazla türlü eşyayla dolduruyorsun. Sonra o valizin ufak geldiğini fark edip eşyalarını büyük valizine koyuyorsun. Onu da doldurman uzun sürmüyor.

            Evet sonuçta 5 günlük gezide kullanabileceğin her türlü malzeme ile beraber gereksiz bir sürü yük alıyorsun yanına.

            Tamam bu garanti ama verimlilik asla değil. Yükselmek için önce hafiflemek lazım.

            Eminim tasarımından 10 parça çıkarsan bile hayal ettiğin şey hala çalışabilir.

            'Ya fikrin işlemezse?' diye düşünüyorsun tabi. O ihtimali düşünmen zaten zayıf tarafın.

            Mesela, şu meşhur İsviçre çakıları başka güzel bir örnek olabilirdi. Bu çakının sadece tek bıçaklı olanları var. Kalınlığı yarın santim. çok hafif hem de. Daha ucuz. Narin. Zorlasan kesmekten başka işler de yapar.

            Ama mükemmelci kafa o çakının en teşkilatlısını arar hep.
            Bıçak yetmez, törpü olsun. tamam.
            Törpü yetmez, tornavida olsun. tamam.
            Tornavida yetmez kaşık olsun, testere olsun, kalem olsun, çatal olsun, makas olsun, mercek olsun öyle gider.

            Böyle bir çakı adamın cebine zorla sığar. taşınmaz, pahalıdır. Evet en nadide senaryonda işe yarabilir. Tabi sen onu yanında taşımadığın için büyük ihtimal o fırsatı da kaçırırsın.

            Çakıyı bırakalım bu düşünce yapısını ilişkilerine yansıtırsın. Karım güzel olsun. Dersin, burnunu beğenmezsin, kaşını beğenmezsin böyle gider. Aradığını bulamazsın. Bu daha cok gıcık eder. Bulursun O da seni beğenmez iyiden sinir yapar.

            Geçelim fiziği. İstersin ki oğlun çalışkan olsun. Zeki olsun. Ahlaklı olsun. Başarılı olsun. Senin beğenebileceğin türden muhteşem birini bulsun (:17 eve zamanında gelsin. Önce yanına gelip şöyle yapsın böyle yapsın. Hepsini yapsa birini yapamasa tadın kaçar.

            Arkadaşının 50 tane iyi yanının yanında 2 - 3 kusurunu aklına takar, üstün çiziği atarsın. Tekrarlaya tekrarlaya yanlız kalırsın.

            Kontrolü iyice alıp hayatının çizgisini belirlemek istersin. İşler istediğin gibi gitmediğinde sağlamından bunalıma girersin.

            En güçlü olduğunu düşündüğün tarafın aslında seni perişan etme potansiyeli en büyük olan tarafın aynı zamanda.

            Sana kimse diyemez ki, hiç derdin olmasın, hiçbir şeyi ince ince düşünme diye. Sadece ne mükemmelcilik ne de manasız boşvermişlik ucuna gitmene gerek yok.

            Yapman gereken şey galiba dengeyi elinde tutman ve anlamsız detaylar sınırına yaklaşmadan ne yaptığının farkına varman.
            Last edited by Bisey; 26-02-2011, 02:21 AM.

            Yorum


            • #21
              Orjinal yazı sahibi: murat058 View Post
              kücükken sürekli yıkıcı eleştirilen sen yapamassın edemesisin gibi cümlelerle büyüyen insanlar hata yapmaktan korkar.eleştirmeyi bilmeyen aileler cocuklarını kötü yetiştirebilirler
              katılıyorum.çoğu ebeveyn kendini mükemmel anne-baba sanıp küçücük çocuktan kocaman işler bekleyip yapamayınca da kızıp bağıran, toplumca anne baba denilen asıl adı vahşi yaratıklar olması gereken canlılar var.

              Yorum


              • #22
                mükemmelliyetciliğin hangi duygudan kaynaklandığını bilmiyorum ama
                koyu mükemmelliyetciler hiç bir şeyi beğenmiyorlar hep daha iyisini arıyorlar.
                eskiden böyle birini tanımıştım.o kişiyle yaşamakta zor.

                Yorum


                • #23
                  Orjinal yazı sahibi: murat058 View Post
                  kücükken sürekli yıkıcı eleştirilen sen yapamassın edemesisin gibi cümlelerle büyüyen insanlar hata yapmaktan korkar.eleştirmeyi bilmeyen aileler cocuklarını kötü yetiştirebilirler
                  katılıyorum...yıkıcı eleştiriler çocuğu yetersiz olduğuna inandırır,bunu bastırmak için herşeyin en iyisini yapmaya çalışır,böylece onay kazanacağını düşünür...
                  ”Bir insanın hayattaki en önemli faaliyeti, ruhuna gereken özeni göstermesidir.”

                  Yorum


                  • #24
                    Çevremizdeki mükemmelliyetçi insanların etkisiyle de bu yapıyı kazanıyoruz biraz. Ailesinde mükemmelliyetçi kişiliğe sahip olan insanlar -genelde çocuklukta - etkilenip kendileri de öyle olmaya çalışıyorlar. Bilinçli olarak yapılmasa da zamanla insanın davranışlarında bu görülebiliyor.
                    bişnev...

                    Yorum


                    • #25
                      bende de mükemmeliyet takıntısı var. aslında onay alma baskısı altında yatıyor, birazda egolarlada ilgili ama dozunda olursa insanı seçici yapıyor...
                      biliyorum artık çok zor çok
                      kuracak yeni bir hikayem yok.
                      yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle

                      alt üst olmuş coğrafyanda
                      cebinde bozuk paralarınla
                      kendi mezarına selam durup
                      boşver mi diyorsun kanasın.

                      Yorum


                      • #26
                        sebep: fazla elma yemek.

                        Yorum

                        İşleniyor...
                        X