Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Müzik ile Tedavi - Otism*Sizofreni*Anti Sosyallik

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Müzik ile Tedavi - Otism*Sizofreni*Anti Sosyallik

    Kaynak: www.tumata.com

    MAKAMLAR

    Astroloji, Organ Tesiri, Zaman Bağlantısı, Tedavi Etkileri

    1) NİHAVEND MAKAMI:Oğlak Burcu (Yay Burcu). Satürn, Jüpiter. Toprak- Ateş tabiatlı. Sıcak-kuru yapıdadır. Öğleden sonra ( ikindi ) zamanı etkisi fazladır. Sarı safra, gündüz ve erkek bağlantılıdır. Kan dolaşımı, karın bölgesi, kalça, uyluk ve bacak bölgelerine etkilidir. Kulunç, bel ağrısı ve tansiyon rahatsızlıklarına faydalıdır. Kuvvet ve barış duygusu verir. Akıl hastalıklarına etkili olduğu konusunda önemli bilgiler vardır. En eski makamlardandır. Ebu-selik kelimesinden geldiği söylenmektedir (Güzel yazma ve söyleme yeteneği).

    2) RAST MAKAMI: Koç Burcu Ateş tabiatlı, kuru-sıcak tabiatlı makam. Gece yarısı ve seher zamanları etkilidir. Soğuk organlar olan kemik, beyin ve yağlara etkilidir. Fazla uyumayı engeller. Düşük nabzın yükselmesine yardımcı olur. Özellikle çocuk bünyesinde nem hakim olduğu için; bu nedenle oluşan dengesizlikleri düzeltir. Akıl hastalıklarına iyidir. Sarı safra bağlantılıdır. Erkek karakter gösterir. Gündüz, Salı günleri etkisi fazladır. Oğlak burcu ve su ile ilişkilidir. Tedavi değeri yüksek olan dört esas makamdan birisidir. Sefa, neşe, iç huzuru ve rahatlık verir. Felç illetine devadır. Başa ve göze etkilidir. Kaslara tesiri vardır. En eski makamlardandır. Farsça "doğru" "dosdoğru" "sağ" ve "gerçek" demektir. Spazmı çözücü özelliği nedeniyle spastik ve otistik hastaların tedavisinde yararlıdır. Mars gezegeni ile bağlantılıdır.

    3) REHAVİ MAKAMI: Terazi Burcu. Rüzgar tabiatlı. Sıcak ve kuru. Seher zamanı ve ikindiyle yatsı arası etkilidir. Aslan Burcu, Güneş ve Pazar günüyle ilgilidir. Nemli ve kuru, sarı safra, erkek, sağ omuz, baş ağrıları, burun kanamaları, ağız çarpıklığı ve balgamdan gelen hastalıklara, akıl hastalarına faydalıdır. Doğuma yardımcı olur. Göğüs, mide ve yan böğür (basen) için faydalıdır. Sonsuzluk ve yer çekiminden kurtulma duygusu verir. Urfalı; Urfaya ait demektir. X. Yüzyıldan önceye giden bir geçmişi vardır. İbn-i Sina ve Evliya Çelebi'de bahsi çok geçer. Sonraları Rast makamı, Rehavi makamının yerini almıştır. Diğer adı Ruhavi'dir.

    4) HÜSEYNİ MAKAMI: Akrep Burcu ( Kova Burcu). Su tabiatlıdır. Satürn etkilidir. Nemli ve sıcak. Sabah ve gün ağarırken etkilidir. Sabah- öğlen arası etkisi fazladır. Cumartesi özel gündür. Güzellik, iyilik, sessizlik, rahatlık verir ve ferahlatıcı özelliği vardır. Karaciğer, kalp ve ruhların iltihabını söndürür ve yok eder. Mide hararetini giderici özelliği vardır. Büyük erkeklerde görülen gizli ateşli nöbeti ve günde bir kere gelen ateşli nöbetin giderilmesinde faydalıdır. Sol omuza etkilidir. Sıtma hastalığına iyidir. Barış duygusu verir. İç organlara etkilidir. Tabiat ile birleştirir. İçindeki, gizli pentatonik yapı sebebiyle, kendine güven ve kararlılık duygusu verir; bundan dolayı otistik ve spastik hastalara faydalıdır. En eski makamlardan biridir. En az altı asırlıktır. Mert bir ifadesi vardır. Kalp, karaciğer ve mide için faydalıdır. "Küçük sevgili" ve " Hüseyin ile ilgili" demektir.

    5) HİCAZ MAKAMI: Yay Burcu. Ateş tabiatlı. Sıcak özellik gösterir. Jüpiter bağlantılıdır. Yatsıdan sabaha kadar olan zamanda etkisi fazladır. Kuru- soğuk nedenli hastalıklar için faydalıdır. Kemiklere, beyne ve çocuk hastalıklarına tedavi edici etkisi vardır. Üro-genital sisteme ve böbreklere etki gücü fazladır. Alçakgönüllülük duygusu verir. Düşük nabız atımını yükseltir ve göğüs bölgesi diğer önemli etki alanıdır. En eski makamlardandır. Zengüle ve Zirgüle makamları ile yakınlık gösterir. Adını Arabistan'daki Hicaz bölgesinden almıştır.

    6) PENTATONİK MELODİLER: Pentatonik müzik, Asya kökenli Türk musikisinin en önemli ve karakteristik özelliğidir. Bir gam içindeki 7 sesten ikisinin azalması ile, 3 adet tam ve 2 adet 1,5 sesten olmak üzere 5 sesten oluşmuştur. Kendine güven ve kararlılık verir, rahatlık sağlar. Çocuklara, 9-10 yaşına kadar sadece pentatonik müzik dinletilmesi tavsiye edilmektedir.

    7) ACEMAŞİRAN MAKAMI: Ateş tabiatlıdır. Kuru-sıcak makamdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkilidir. Kemiklere ve beyne etkilidir. Vücutta yağ dengesine yardım eder. Yaratıcılık duygusu ve ilham verir. Durgun düşünce ve duyguları canlandırır. Hanımlarda doğumu kolaylaştırır. Anne karnındaki çocuğun yanlış duruşlarının düzelmesine yardım eder. Ağrı giderici ve spazm çözücü özelliği vardır. Lezzet verir, gevşemeye yardımcı olur. En eski şed makamlardandır.

    8) UŞŞAK MAKAMI: Balık Burcu. Su tabiatlı. Soğuk-nemli. Jüpiter. Fecirden kuşluk vaktine kadar ve günbatımında etkisi fazladır. Beyaz balgam, gece ve dişi bağlantılı olup; Perşembe günü özellik gösterir. Kalp, ayak rahatsızlıkları, nikriz (damla) ağrılarına faydalıdır. Gülme, sevinç, kuvvet ve kahramanlık duyguları verir. Çocukların bütün organlarını etkileyen kuru ve sıcak yellerde ve büyük erkeklerde görülen ayak ağrılarına faydalıdır. Derin aşk ve mistik duyguların ifade vasıtasıdır. En eski makamlardandır. "Aşıklar" demektir. Uyku ve istirahat için faydalıdır, gevşeme hissi verir.

    9) SEGAH MAKAMI: Su ve toprak tabiatlıdır. Soğuk makamdır. Kuşluktan ikindiye kadar olan zamanda etkilidir. Hararetten meydana gelen şişmanlık, uykusuzluk, yüksek nabız, kalp, ciğer ve kas rahatsızlıklarına faydalıdır. Beyin nöronlarına etkisi vardır. Mistik duygular oluşturur. XIV. Yüzyıldan eskidir.

    10) SABA MAKAMI: Şecaat, cesaret, kuvvet ve rahatlık verir. Seher vaktinde daha etkilidir.

    11) BUSELİK MAKAMI: Nihavend makamı ile benzer özelliği gösterir.

    12) ISFAHAN MAKAMI: İkizler Burcu (Yengeç Burcu); Hava tabiatlı, ikindi ile yatsı arası etkilidir. Su bağlantısı vardır. Soğuk ve nemlidir. Beyaz balgam ile ilgilidir. Dişi, gece karakterli, Pazartesi bağlantılıdır. Soğuk tabiatlı olduğu gibi, ateşli hastalıklardan vücudu koruyucu özelliği vardır. Ense, boyun, omuzlar ve sol dirsek için etkilidir. Güven hissi, uyum sağlama, hareket yeteneği, zihin açıklığı, gönül yenileme, düzgünlük verme, zekayı açma ve hatıraları tazeleme özelliği vardır. En az yedi asırlık bir makamdır.

    13) NEVA MAKAMI: Kova Burcu (Oğlak Burcu); Satürn. Hava tabiatlı, kuru-soğuk özellik gösterir. Kara safra bağlantılıdır. Dişi özellik gösterir. Gece ve kuşluktan ikindiye kadar olan zamanda etkisi fazladır. Göğsün sağ tarafına, böbreklere, omurilik, kalça ve uyluk bölgelerine etkisi vardır. Üzüntüyü giderir ve lezzet verir. Gönül okşayan makam adıyla bilinir. Kötü fikirleri kovduğu, cesaret ve yiğitlik verdiği, gönül sevinci oluşturduğu ileri sürülür. Kuvvet ve kahramanlık duyguları meydana getirir. Akıl hastalıklarının tedavisinde faydalıdır. En eski makamlardandır. Buluğ çağındaki kız çocuklarının kadın hastalıklarına tedavi etkisi vardır. "Ses, seda, makam ve ahenk" demektir.

    14) BAKSI DANSI: Eski Türklerde baksı adı verilen koruyucu hekimlerin, tedavi esnasında transa geçmek ve bilgi almak için kullandıkları dans. - İmprovize - Kılkopuz ve dombra ile yapılan improvize müzik uygulaması.

    15) ARŞETİPİKAL HAREKETLER: Kol omuz ve baş hareketleri ile hazırlık ve terapi sağlar.
    İmaj Müzik: İmaj göstererek tedavinin kolaylaşması sağlar.

    16) REİKİ Müzikleri

    17) IRAK MAKAMI: Boğa Burcu; Venüs bağlantılıdır. Toprak tabiatlıdır. Kuşluk ve ikindi vakti etkilidir. Kuru-soğuk karakterdedir. Kara safra ile ilişkilidir. Karakteri dişi olup, etkisi Cuma günü ve geceleri fazladır. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarına faydalıdır. Omuz, kol, sol kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır. Tarih olarak en az 7 asırlıktır. Spiritüel tesiri görülür. Irak-ı Acem'den gelmektedir.

    18) BÜZÜRK MAKAMI: Aslan Burcu. Ateş, Güneş. Soğuk ve sıcak-kuru tabiatlıdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkili olmaktadır. Kara safra, dişi ve gece bağlantılı olup, Merkür gezegeni ve Çarşamba günü ile ilgilidir. Zihni temizler, vesvese ve korkuyu def eder. Fikre yön verir. Kulunç ve beyin hasarı ile ortaya çıkan şiddetli hastalıklara yararlıdır. Güç kazandırır. Boyun, boğaz, göğüs, ciğer ve kalp ve yan böğür (basen) için etkilidir. Farsça "büyük" demektir. Yedi-sekiz asırlık bir makamdır.

    19) ZİREFKEND MAKAMI: Yengeç Burcu. Merkür. Su tabiatlı. Uyku vakti etkilidir. Sıcak- nemli özelliğe sahiptir. Kan, erkek ve gündüz bağlantıları vardır; günü Çarşamba'dır. Sırt, mafsal ağrılarına ve kulunca faydalıdır. Beyinle ilgili ağız çarpılmasına, kalp, ciğer, göğüs, kalça ve sağ omuza etkilidir. Meclisin neşesini arttırır, derin duygu hissi verir. Farsça " döşek ( yatak)" demektir. XIII. asırdan önceye aittir.

    20) ZENGÜLE MAKAMI: Başak Burcu ( Terazi Burcu). Venüs etkisi. Toprak tabiatlı, sıcak ve nemli. Günbatımından sonra etkilidir. Hava bağlantılıdır. Kan, erkek, gündüz ve Cuma günü ilişkisi vardır. Kalça eklemleri ve bacak içleri ile ilgisi bulunur. Kalp hastalıklarına, menenjit ve beyin hastalıklarına etkilidir. Beyin hastalıkları ve ruh hastalıklarının tedavisi için mide ve karaciğer ateşini yok eder. XIII. asırdan önce Hicaz makamından ayrılarak oluşmuştur. Hayal ve sırlar telkin eder, uyku verir masal duygusu verir. Farsça "çıngırak, def pulu, zil" demektir. İran mitolojisinde bir Türk kahramanın adıdır.

    Bilgi için TIKLAYIN www.tumata.com



    MÜZİĞİN BEDENDEKİ DANSI


    “Madrid, Barcelona, Zürich, Viyana, Rosenau, Berlin, Mannheim, Freiburg, Almatı, Bişkek, İstanbul olmak üzere dünyanın 11 şehrinde öğretilen müzikterapi Yard. Doc. Dr. Rahmi Oruç Güvenç tarafından hasta gruplarının tedavisi için kullanılıyor. Güvenç Münih Yüksek Akademisi, Rosenaau Müzik Terapi Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi bünyesinde, akademik müzikterapi eğitiminde eski Türklerin müzik ve dans terapi geleneğini, öğrencilere öğretiyor.”

    Homere ameliyatlarda müzikterapi kullanmış ve başarılı olmuş. Platon özellikle müziğin öğretilmesi üzerinde çok durmuş. Aesculape, sağırlığı tedavi etmek için trampet kullanmakla meşhur olmuş. Gerek Çiçero gerek Celsus, müziğin akıl hastaları üzerindeki iyi etkisinden bahsediyorlar. Aristoxenes, müziğin yemek sırasında iyi gittiğini, çünkü zihni ve fiziki aşırılığı müziğin bertaraf ettiğini söylüyor.

    Türk İslam bilginleri Farabi, İbni Sina, Hasan Şuuri, Gevrekzade Hafız Hasan Efendi, haşim Bey gibi yazarlar Türk müziği makamlarının vücut organlarına, mizaca ve icra zamanlarına ait etkilerini eserlerinde yazmışlar. İbni Sina, müziğin tıpta oynadığı rolü şöyle tanımlıyor: “Tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, ona en iyi müziği dinletmek, onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir.” Müzikle tedavinin tarihi tıp kadar eskiye gidiyor. Çünkü insanlar, tedavi araçlarını, çoğu kez bir arada kullanmışlar.

    Tokatlı Mustafa Efendi’nin öğrencisi Hekimbaşı Gevrekzade Hasan Efendi rast, ırak, ısfahan, zirefkend, rehavi, buzurg, zengüle, hicaz, buselik, uşşak, hüseyni, nevai makamlarının hangi tür ocuk hastalıklarına iyi geldiğini eserlerinde bildiriyor. Davud Peygamber’in hükümdar Saul’ü ruhsal depresyondan kurtarmak için mezamir okuduğu ve mizmar çaldığı kaynaklarla günümüze kadar ulaştırılmış bir bilgi.

    Günümüzden 900 sene önce Selçuklu Sultanı Nureddin Zengi tarafından Şam’da yaptırılan Nureddin Hastanesi’nde Türk müziği makamları yine tedavi amacıyla kullanılmış . sonraki dönemlerde Amasya, Sivas, Kayseri, Manisa, Bursa, İstanbul (Fatih Külliyesi) ve Edirne şifahanelerinde müzik ile tedavi uygulanmış.

    İlk defa Hintliler müziğin bitkiler üzerindeki etkisini incelemişler, 1900’lü yıllarda ise İngilizler ve Amerikalılar bu incelemeleri geliştirerek ilginç sonuçlar bulmuşlar. Rock müziğin tonlarının bitkileri soldurduğu bu araştırmada çıkan sonuçlardan biri.

    Osmanlılar’da gerek çocukların gerekse erişkinlerin hastalıklarının müzikle tedavisinde temelde müzikteki denge, uyum ve adalet kavramının bulunduğu anlaşılıyor. Kanuni’nin hekimlerinden Musab Harun müziğin şehzadelerin eğitiminde oynadığı rolü şöyle dile getiriyor:”Müzik ile mizaçlarını sakinleştiren, ıslah eden şehzadeler büyüdükçe doğruluk yolunda adalet ile ilerlerdi. Bu da alemin nizamını ve ıslahını sağlardı. “ Osmanlı saray hekimi Musa Bin Hamu’nun Kanuni Sultan Süleyman’a ithaf ettiği diş tababetine ait Türkçe eserde diş hastalıklarının müzikle tedavisinden bahsederken çocuk psikiyatrisi bakımından müzik tedavisinin önemini bilen eski hekimlerin bunun için bunun için hükümdar çocuklarının beşikte müzikle uyutulmasını tavsiye ettiklerini kaydetmesi Türk Çocuk Psikiyatrisinin 16. yüzyıldaki parlak devrinin bir kanıtı.

    Müzikle tedavi metodlarının araştırılmasına Amerika’da II. Dünya Savaşından sonra Müzik Araştırma Merkezi’nde ve Walter Reed Hastanesi’nin bir bölümünde başlanmış. Halen Amerika’da müzikle tedavi cemiyeti bulunuyor. Bu cemiyete sadece müzik ve müziğin psikiyatride kullanılışı konusunda çalışmalar yapmış olanlar kabul ediliyor. Cemiyete alınanlar, kişilikleri, uyum yetenekleri, görüş yeterlilikleriyle olduğu kadar müzik yetenekleriyle de değerlendiriliyor. Bugün, birçoğu Amerika’nın orta ve Batı bölgelerinde olan tıbbi kolej ve üniversitelerde özel müzikoterapi kursları düzenleniyor. Ancak bu işle uğraşanların özel bir eğitimden geçmesi şart koşuluyor. Bu tedavi metodunun uygulayıcısı ve eğitmeni olarak bugün Amerika’da bine yakın uzman faaliyet gösteriyor. Kalifornya eyaleti resmi olarak ilk defa müzikle tedavi metodunu mecburi kılmış, Kalifornya’yı örnek alan diğer on beş eyalet de bu metodu uygulamaya başlamış.

    Amerika’da ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra keşfedilen müzikle tedavi Türklerde çok eski zamanlardan beri biliniyor ve uygulanıyor olmasına rağmen günümüzde bu alanla ilgili çalışmalar gerilemiş durumda. Müziğin insan vücudu üzerindeki olumlu etkileri tarihteki birçok olayla kanıtlandıktan sonra günümüzde bu tedavi yönteminin göz ardı edilmesi, açılan şifahanelerin ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’ndeki müzikterapi bölümünün kapatılması akla anlaşılır gelmiyor. Cerrahpaşa Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı, Etnomüzikoloji Araştırma Bölümü’nün o dönemdeki müdürü Ayhan Songar vefat ettikten sonra yeni gelen yönetimin isteği üzerine bu bölüm tamamen kapatılmış. O dönemde bölümün sanat yönetmenliğini yürüten Rahmi Oruç Güvenç daha sonra kurduğu Türk Müziğini Araştırma ve Tanıtma – TÜMATA grubu ile çalışmalarına devam etmiş. TÜMATA’nın müzikle tedavi konusundaki çabaları göz ardı edilemeyecek kadar önemli ama çalışmalarının desteklenmesi gerekiyor. Grup kanserli hastalar üzerinde yaptığı müzikterapi seansları ile geçtiğimiz yaz döneminde olumlu sonuçlar elde etti.

    Günümüzde eski Baksı’ların trans, dans, kopuz, dombra, davul birlikteliği ile örülen tedavi seansları, Kazakistan, Altay, Saha, Kırgızistan Tuva, Ural bölgelerinde hala yaşıyor. Karacorga adı verilen eski Baksı dansı, Oruç Güvenç tarafından aktif mizikterapinin yaşayan en eski örneği olarak dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan 11 merkez (Madrid, Barselona, Zürich, Rosenau, Berlin, Mannheim, Freiburg, Almatı, Bişkek, İstanbul) ve 6 okul (Rosenau, Zürich, Barselona, Berlin, Mannheim, Madrid) faaliyeti kapsamında hem eğitim için hem de çeşitli hasta gruplarının tedavisi için kullanılıyor ve öğretiliyor. Münih Yüksek Müzik Akademisi, Rosenau Müzikterapi Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi eğitim öğretim kooperasyonu bünyesinde, akademik müzikterapi eğitiminde eski Türklerin dans ve müzik terapi geleneği öğrencilere, Oruç Güvenç tarafından öğretiliyor. TÜMATA’nın çalışmalarına katılmak için her Salı Sultanahmet’teki Otağ Müzik Merkezi’ne gidebilirsiniz.

    Müzikterapinin Etki Alanları

    Müzikle tedavi, psikiyatrik durumlarda kesin yararlar sağlıyor. Müzikle tedavinin şizofrendeki etkisi, heyecanların yeniden öğrenilmesi şeklinde tanımlanıyor. Başkalarıyla ilişkiye girmeden ve bir mecburiyet hissetmeden yavaş yavaş duygu fonksiyonlarını harekete geçirip canlandırıyor. Şizofrenik hastaların önceden tanıdıkları bir melodi, bu tip hastaları yaşadıkları fanteziden kurtarıp realiteye tekrar dönüştürebiliyor. Şizofrenik bir hastanın sakinleştirici veya rahatsız edici bir müzik karşısında beklenen reaksiyonları göstermeye başlaması, iyiye doğru gittiğini gösteren belirtilerden biri. Yetişkinlerde görülen ruhi hastalıklarda da müzikle tedaviden yararlanılıyor. İyi düzenlenmiş müzik icraatı, hastaların sıkıntılarını gidererek heyecan ve düşüncelerine yön verip içinde olduğu hissi ve fikri saplantılardan uzaklaşmasını sağlıyor, onların sosyal ilişkilerini kuvvetlendiriyor ve benliklerin yıkımına da engel oluyor.

    Türklerde ilk ciddi müzik tedavisi Osmanlı Devleti zamanında başlıyor. Ancak, Orta Asya’da Anadolu öncesi zamanda Baksı’lar, Orta Asya Türkleri arasında yaşamlarına devam ediyorlar.

    Müzik sara, melankoli, depresyon, merak hastalığı, aşırı coşku, bağımlılık, uyur gezerlik, donukluk, neşesizlik, histeri nevrozu, kriz, felç, konuşamama hastalığı, zeka azlığı, tarantula denilen iri örümceğin ısırması sonucu meydana gelen hastalık, ayak parmaklarında, eklem romatizması, kalça ağrıları, kalça kemiği ağrıları, romatizma, veba, kızamık, kuduz hastalıklarını iyileştirmek için de kullanılmış. Çünkü müzik, insanın ruh halini etkiliyor. Zorlayıcı, ikna edici, telkin edici unsurlara sahip. İnsan ruhunun savunmasız olduğu gizli derinliklerine nüfuz ediyor.

    Bir Müzikterapi Seansı:

    Yard. Doç. Dr.Rahmi Oruç Güvençve Avusturya Müzikterapi Okulu Müdürü Kadir Tuçek tarafından geliştirilen ve Avrupa’da bir çok hastane ve tedavi merkezlerinde uygulanan aktif müzikterapi seansı:

    Bu uygulamada ana düşünce; unutulmuş duyguları yeniden uyarmak ve yeni duygular üreterek kişinin içinde bulunduğu hali değiştirmek ve sağlıklı yaşama şartlarına adaptasyonu sağlamak.

    Bu amaçla uygun hareketlerle, tabiatta bozulmadan, devam eden uyuma ve dengeye ulaşma faaliyeti olarak tarif edilebilecek olan seans; pentatonik ve yarı pentatonik ve otantik olarak yaşayan Türk Musikisi repertuarı ile tabii, otantik enstrümanların icra beraberliğinde yürütülüyor. Otistik, nevrotik, pasif, korkak, çekingen, sıkıntılı kişiler ile spastik, özürlü kişilerde hem duyguların değişmesi şeklinde hem de egzersiz vasıtası ile hareket kabiliyetinin gelişmesi yönünde olumlu terapi etkileri bu seabns ile sağlanabiliyor.

    Seansın Uygulanması

    1. Hareket: El, göz ve kalp arasında denge sağlamak ve elleri tanımak. (Beyindeki nöronların çoğu el ve dile ayrılmıştır.)
    2. Hareket: Kolların dıştan içe daire çizmesi şeklinde olup; tarifi, dış tesir ve uyarılardan uzaklaşıp, bize bahşedilen gerçek değerlere ve kendi özümüze yönelmek. Sağlık için birlik ve bütünlük duygularına ulaşmak için iç konsantrasyon.
    3. Hareket:Kolların dıştan içe geniş kavis çizerek yere paralel hareketi; kavuşma, yol ve mesafe kat etme, ulaşma, yüzme, uçma, koşma gibi tabii hareketlerle rezonans çalışması.
    4. Hareket: Stres ve fizik-enerji blok merkezleri olarak bilinen omuzları ve sırt-göğüs kas kemiklerini çalıştıran bir hareket. Eller belde sabit tutularak iki omuzun da öne-arkaya ve sağa-sola hareketi esas alınır.(Baksı dansı örneği)
    5. Hareket: Eller belde olmak üzere başın öne, arkaya ve yanlara hareketidir. Özellikle ense ve boyun kasları ile beyne giden sinir ve damarları için geliştirici ve yol açıcı egzersiz olarak tarif edilir.
    6. Hareket: Seans boyunca öğrenilen hareketlerin tabiat hareketlerindeki denge ve uyum düşünülerek, zorlama olmadan içe doğacak ve derinden hissedilecek şekilde yapılması. (Kuş uçuşu, at koşuşu, su akışı, rüzgar esişi vb. gibi.) bu seans sonunda ayağa kalkılır ve bütün vücut hareket eder, yavaş yavaş ağırlaşarak hareket biter.
    0
    a:2:{i:92;a:5:{s:12:"polloptionid";i:92;s:6:"nodeid";s:6:"521948";s:5:"title";s:35:"www.tumata.com adresinden ögrenirim";s:5:"votes";i:0;s:6:"voters";a:0:{}}i:93;a:5:{s:12:"polloptionid";i:93;s:6:"nodeid";s:6:"521948";s:5:"title";s:10:"bilmiyorum";s:5:"votes";i:0;s:6:"voters";a:0:{}}}
    0%
    0
İşleniyor...
X