Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Merhaba

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Merhaba

    Hayat güzel, nefes almak, güzel gözler görmek, yazmak, gezmek...

    Ne var ki topluluğa girince istemsiz titremek, bunu farkedip umursamamak, insanlar sorduğunda konuyla ilgili küçük şakalar yapmak, inatla sorulan sorulara maruz kalmak, bundan dolayı daha çok kasılmak, tıbbi yardım için başvurmak, anksiyete bozukluğu tanısı... ''Bu yaşta ne heyecanı'' gibi olgun görünen bünyelerin ilkokullu alaycılıkları... İlkokullu küsmeler...


    En halasından iş görüşmesine gitmeye çekinmek falan filan... Önyargılar mı daha çetin, zaman kısıtlamalı kıpraşım mı bilememek falan... Sinirli de bir yapınız varsa tadından yiyememek...

    Buzağı altında öküz arayanları görme keyfi de var...

    Dedim ya hayat güzel...

    Zaman zaman buralarda olacağım... Herkese selamlar sevgiler...

  • #2
    Yazını ve bakış açını beğendim.Hoşgeldin ve iyi akşamlar

    Yorum


    • #3
      Buzağı altında öküz aramak mı bence bu akıl ironi yapmıştır dil sürçmesini kabul etmem Hoş geldin kardeşim, akşamın gülümseme sebebisin..!
      Uğra bazı bazı
      ........

      Yorum


      • #4
        sizede Merhabalar,zaman zaman bu tarz yazilarla karsilastigimda bir kedicik vardi buralarda onunla bol bol felsefe yapardik o geliyor aklima,anlatim sekliniz sakayla karisik hayata cekilmis bir Rest gibi dursada hos..

        Yorum


        • #5
          Bülbül: Teşekkür ederim, hoşbulduk, iyi geceler

          Morbid: Gökyüzünün teveccühüne hep inanmışımdır zaten ) Sağol, hoşbulduk.

          Havle: Oooo... Sözleriniz büyük sorumluluk yüklüyor o zaman.. Gideyim en iyisi Çok teşekkürler.

          Yorum


          • #6
            Güzel yazıyorsun. Tarzını beğendim. Teklifsiz, net, dosta söylenen bir cümle kadar da sıcak aslında. "Olgun görünen bünyelerin, ilkokullu alaycılıkları". İşte severim böyle cümleleri. "Alay eden insanlar" demektense bu şekilde bir cümle kurmak zekanın, dilinin, hayal gücünün bir işaretidir bence. Herneyse daha önce de titreyen arkadaşlara yorumlarım oldu. Önerim yine aynı. Ruhun öyle olgunlaşmalı, öyle büyümeli ki; bu titremeyi kendin seçmediğini, bir şekilde önleyemediğini, bunu yadırgayan, sorular soran, tuhaf tuhaf bakan insanları da meraklı-çocuksu-masum-cahil kişiler olarak görmen. Fiziki muayenen yapılmıştır, ilaç kullanmışsındır, titremelerin geçmiş yada geçmemiştir. Bundan sonraki iş, bu durumu ruhunla, zihninle sana zarar vermeyecek derecede makul ve olgun karşılamak. Çevreden anlayış beklemektense, gel bu işi sen çöz derim.
            Orjinal yazı sahibi: titrerimmüc.rimgibibak View Post
            Hayat güzel, nefes almak, güzel gözler görmek, yazmak, gezmek...

            Ne var ki topluluğa girince istemsiz titremek, bunu farkedip umursamamak, insanlar sorduğunda konuyla ilgili küçük şakalar yapmak, inatla sorulan sorulara maruz kalmak, bundan dolayı daha çok kasılmak, tıbbi yardım için başvurmak, anksiyete bozukluğu tanısı... ''Bu yaşta ne heyecanı'' gibi olgun görünen bünyelerin ilkokullu alaycılıkları... İlkokullu küsmeler...


            En halasından iş görüşmesine gitmeye çekinmek falan filan... Önyargılar mı daha çetin, zaman kısıtlamalı kıpraşım mı bilememek falan... Sinirli de bir yapınız varsa tadından yiyememek...

            Buzağı altında öküz arayanları görme keyfi de var...

            Dedim ya hayat güzel...

            Zaman zaman buralarda olacağım... Herkese selamlar sevgiler...

            Yorum


            • #7
              sorumluluklar seni daha da güclendirir,bence kacmaya calistikca buraya baglanicana eminin bosuna ugrasma))

              Yorum


              • #8
                Dereamer8 güzel yorumun için ve bunu bir kez daha yaptığın için sana çok teşekkür ederim.

                ''ilkokullu alaycılıklar'' yani çevre tavrını ''ilkokullu küsmeler'' benim tavrım izliyor. İkisi de ciddi derecede önemli olduğu için ayrı yazdım ama birbirinden bağımsız değiller.
                Evet kaygılar bende ama işte çokça da bencil bir adam olduğumdan bir de bunun kaygısını taşıdığımdan sorunun tek açıdan çözülmeye çalışılması boşunaymış gibi geliyor.

                Bir tarafta titremelerimi mizzahi şekilde taklit edip kızdırdığı, üzdüğü kadar güldürenler olduğu gibi diğer tarafta ''acaba ısırır mı beni'' sorulu bireyler var. Yani acaba bana zararı dokunur mu... Aha cinnet geçirecek... Bu da çok komik aslında ama, ani bir hareket yaptığınızda yanınızdakinin ekşi suratla sıçradığını görerek gülmek bana göre değil. İşte beni daha fazla çekincelere götüren tam da burası.

                İlk olarak sanki titreyen elden gülümseyen surata dikkat kaydırmanın bir yolunu bulmalı...



                Havle; Olsun sen yine de ilk günlerde beni bu kadar zorlama

                Yorum


                • #9
                  topluma ve insanlara eleştirin hoşuma gitti. yaklaşımlarımız gerçekten çok kötü olabiliyor
                  ego sum qui sum ...

                  Yorum


                  • #10
                    Teşekkürler valar.morghulis canınız sağolsun ne yapalım )

                    Yok olayı toplumsal ayar çekme olarak görme... Duygu yoğun bir anın klavyeden dökülüşüydü o kadar
                    Kusur arayışına girersem kendi adıma oradan çıkamam

                    Yorum


                    • #11
                      Rica ederim. Ben teşekkür ederim esas. Kelimeleri güzel kullanıyorsun.İnsanlar piyon gibidir, sürüdeki koyunlar gibi, yada palyaçolar gibi Aynı anda, aşağı yukarı benzer tepkiler verirler. Bunu en iyi sokak satıcıları bilir, insan sarrafı olmuşlardır. Onların dikkatini istediğin yöne çekebilirsin. Kusurlarınla barışık olmayı öğretecektir sana hayat. Eğer sana yaşam, titremek yada kör olmak arasında seçim yapman gerektiğini söyleseydi titremeyi isterdin. Zamanla, olgunlaştıkça bu tür detaylardan arınacaksın. Zihinsel anlamda kendini ikna et. Titre yada titreme. Bu sadece seni tanıyan üç beş kişinin umrunda olacak. Elinde olmadan sana verilen şeylerden asla kendini mesul tutma. Ne yüzü kara insanlar kasıla kasıla, gerine gerine dolaşıyor, sen neden kendini olduğun gibi kabul etmiyorsun. Seni kimse yargılayamaz. Tekrar çık yola, sil baştan, başın dik, alnın ak...
                      Orjinal yazı sahibi: titrerimmüc.rimgibibak View Post
                      Dereamer8 güzel yorumun için ve bunu bir kez daha yaptığın için sana çok teşekkür ederim.

                      ''ilkokullu alaycılıklar'' yani çevre tavrını ''ilkokullu küsmeler'' benim tavrım izliyor. İkisi de ciddi derecede önemli olduğu için ayrı yazdım ama birbirinden bağımsız değiller.
                      Evet kaygılar bende ama işte çokça da bencil bir adam olduğumdan bir de bunun kaygısını taşıdığımdan sorunun tek açıdan çözülmeye çalışılması boşunaymış gibi geliyor.

                      Bir tarafta titremelerimi mizzahi şekilde taklit edip kızdırdığı, üzdüğü kadar güldürenler olduğu gibi diğer tarafta ''acaba ısırır mı beni'' sorulu bireyler var. Yani acaba bana zararı dokunur mu... Aha cinnet geçirecek... Bu da çok komik aslında ama, ani bir hareket yaptığınızda yanınızdakinin ekşi suratla sıçradığını görerek gülmek bana göre değil. İşte beni daha fazla çekincelere götüren tam da burası.

                      İlk olarak sanki titreyen elden gülümseyen surata dikkat kaydırmanın bir yolunu bulmalı...



                      Havle; Olsun sen yine de ilk günlerde beni bu kadar zorlama

                      Yorum


                      • #12
                        Güzel temennilerin için sağol dreammer8

                        Yorum


                        • #13
                          yalnız değlsin zaten biliyorsundur ... titremeler ilaçlarla düzeliyor ama başka kaygılar kolay düzelmiyor

                          Yorum


                          • #14
                            Her şey insan için.
                            Allah sabır ve huzur versin.

                            Yorum

                            İşleniyor...
                            X