Duyuru

Collapse
No announcement yet.

DENEMELER...

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Guest's Avatar
    Guest started a topic DENEMELER...

    DENEMELER...

    -ÇOCUK-

    Bir çocuk hüznüydü üzerime yüklenen onulmaz dertlerimin arasında.Bir yeni heyecan,bir masum,minik elli neşe.Baktım yüzüne önce korktum ben bu yükü yüklenebilirmiyim diye,sonra vücudumda artan adrenalin kendime getirdi beni.Bir emanetti o rabbimden,bir hediye hüdadan gelen.

    Gözleri pırıl pırıl ışıl ışıldı,sanki gel beni ısır diyordu.Bir parçamdı benim benden bağımsız.Ağlarken çıkardığı ses içimi titretiyordu,eşim ilk defa bu kadar güzel gülüyordu.Tatlı bir kız çocuğuydu o her derdi içimizi parçalayan,hüznü yüreğimizi delen.

    Herşey onlar için hayatımda,bir güzel kız ve kadını mutlu etmek için.Dünya beş para etmez gözümde onlar olmasa,kimseye dil dökmem,kimseye el açmam,düşündüğümün aksini söyleyip münafık olmam.

    Sevgi her hayrın,tüm hayat projelerin başı,temel güç hayatı yüklenirken.Sevgi olmasa ne hayatı düzene sokmak için uğraşılır,ne acımasız,kibirli,firavun tabiatlı insanlara el açılır.Ne kavga verilir ciğeri beş para etmez insanlarla,ne de kul olunur kula.

    İçten gülümsemeler için tüm çektiklerimiz,sıcak bir yuva için.

    Herşeyden öte budur benim asıl derdim.


  • sütlaç
    replied
    *kişinin düşünce çerçevesinin(paradigmasının) gerçekliği,kişinin olayları doğru yorumlaması açısından çok önemli,
    *çoğu zaman sorunlarımızın nedeni algımızdaki çarpıklıkların zihnimizi ve bedenimizi yorması,düşünce ve duygularımızı gerçeklerden koparması.
    *bunlardan biridir ya hep ya hiçcilik,diğer adıyla mükemmeliyetçilik.
    *kişi herşeyin en iyisi yapabilmek ister,işinde kusur istemez,hatalar yüzünden kendini yerden yere vurur
    *en üstün bir altını alır,ama en iyisini alamadığı için kendini suçlu hisseder,
    *hatta belki depresyona girer bu yüzden.
    *oysa gri tonlar vardır hayatta,illa en iyisi olmanız gerekmez.
    *birde -meli,-malıcılık vardır mükemmeliyetçilerde,
    *şunu yapmalıyım,bunu yapmalıyım,o şunu yapmalı der,
    *bir yere kadar mantıklıdır.
    * ama bazı insanlar olmayınca hayal kırıklığına,hatta bazen öfkeye kapılır.
    *bu yüzden bu durumları hastalık olarak görmek mümkün.
    *az önce bilişsel terapiyle ilgili bir kitap okudum,
    *ordan öğrendim smile ifade simgesi

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *)))

    güzelmiş...

    Leave a comment:


  • *Latife
    replied
    Calinus hekimin ,bir delinin kendisine yaltaklanmasindan korkmasi
    Calinus ,yardimcilarina " bana falan ilaci getirin ,muhimdir " dedi.
    Ona bir talebesi, "Ey hunerler sahibi! o ilac delilik icindir."
    "Sana delilik layik degil,bunu bir daha soyleme" dedi.Calinus da dedi ki,"Bir deliye rastladim,"
    "Bir muddet yuzume bakti.Gozunu kirpip yakami cekti."
    "Ben de kendinden bir sey gormeseydi,yuzunu cevirip bana bakmazdi."
    "Cinsiyetimden suphelenseydi o nicin kendi cinsinden olmayana bakardi?"
    "Iki insan ulfet etse hic suphe etme aralarinda musterek bir taraf vardir."

    Mesnevi-i Serif

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *bu söyleyeceklerim kitaplardan öğrendiklerimden hatırladıklarımla karışık yorumumdur,
    *haddimi aşıyorsam affola ama,
    *her insanın içinde allahın ferd ismi-şerifine ayinedarlık yapması yönünden eşsiz bir cevheri vardır ki bu kabaca cüz'i irade,bilinç,ya da ben dediğimiz herşeyi toparlayıp yazan,konuşan,davranışa yön veren kısmımızdır.
    *rabbim bu cevheri işlemek için bazen cemaliyle,bazen celaliyle zahir olur.
    *bu işleme süreci kişiden bağımsız değildir,rabbim gidecek yönleri yaratmış ve hangisi doğru,hangisi yanlış belirtmiştir.
    *yani işlenecek cevher hangi yönde işleneceği sürecine bizzat dahil olur.
    *sonuçta her yol bağdata çıkar,iyi tarafada gitse,kötü tarafada gitse cevher işlenmiş olacaktır ama,
    *kişinin seçeceği yön bir imtihandır ve aynı zamanda imtihana verdiği cevaptır.
    * ödül ya da ceza da bu noktada devreye girer.

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *türksat üzerinden yayın yapan bazı kanallara bakıyorumda pes artık diyorum,
    *mason ve israil destekli-artık saklamıyorlar da- yeni nesil,açık saçık sözde din kanallarından-sadece yazılana çizilene bakarsanız ayırt edemezsiniz-,
    *sahte ilaç simsarlarına,sahte bal ya da gıda tüccarlarına,
    *çeşit çeşit din tacirlerine,
    *hatta sabahtan akşama kadar türkçe incil propagandası yapanlara,
    *ne idüğü belirsiz sözde yarışmalara varıncaya kadar,
    *türlü türlü kepazelik var.
    *en iyi anladığım şeyde şu ki;
    *müthiş bir şekilde cahiliz ve
    *kandırılmaya müsaitiz...

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *Psikiyatrik anlamıyla ruh duygu,düşünce ve davranışların toplamıdır.bunuda ekleyelim .

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *Vicdan ve nefs,aklı ve duygu,his ve sezgilerin mekanı kalbi ele geçirmeye çalışır.

    *Burda kapıları açansa imtihanın gerçek muhatabı iradedir.



    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *Bilmek istersen seni
    Can içre ara canı
    Geç canından bul anı
    Sen seni bil sen seni...

    HACI BAYRAMI VELİ
    *Onu güzelce düzenleyip insan şekline koyduğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman, karşısında secdeye kapanın.
    HİCR-29
    *Can içre ara canı derken ilk kullanıldığı şekilde kastedilen can kalbin,ruhun,nefsin ve aklın toplamı olan,hareketi ve akışkanlığı ifade eden candır.
    *İkinci kastedilen can ise ruhtur.Ruhun insandaki en önemli tezahürü vicdan,vicdandan ışığını alan akıl ve iradedir.irade, imtihan sırrı gereği ayrı görünür.
    *kalb, tasavvufi anlamıyla insanın ötelere açık sezgileri olan,bazı insanlarda mühürlü olup açılmayı bekleyen manevi bir cihazıdır.
    *bedenin nasıl oluştuğu,yani insanın toprak kısmının evrimle mi yoksa sadece bir anlık yaratılışla mı oluştuğu tartışmalı.evrim, bir tasarımcı tarafından yaratılmış olduğumuz gerçeğini değiştirmez.
    *ama bizim için önemli olan,ve sorumlu olduğumuz kısım,bedene üflenen allah emaneti ruhumuz,ruhumuza ait irademiz ve kalb cihazımızdır.
    * * * *
    *İlim ilim bilmektir
    İlim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin
    Ya nice okumaktır..
    YUNUS EMRE


    *Hararet nardadır sacda değildir
    Keramet baştadır tacda değildir
    Her ne arar isen kendinde ara
    Kudüste Mekkede Hacda değil
    Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma
    Gerçek erenlerin sözünden çıkma
    Eğer insan isen ölmezsin korkma
    Aşığı kurt yemez uçta değildir

    Hacı Bektaşi Veli

    *Nefsini bilen Rabbini bilir.
    HADİSİ ŞERİF
    *
    *"İnsanı Biz yarattık. Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkin ettiğini de Biz pek iyi biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız."
    Kaf Suresi'nin 16. Ayeti
    *
    *İnsan, hakiki bir insan olmak için kendi iç sesini dinleyip,kendi içine doğru bir yolculuğa çıkmalıdır.

    *Kendi iç dünyasının ve vicdanının farkına varmalıdır.
    Last edited by sütlaç; 14-03-2016, 03:59 PM.

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *mevlana der ki insan üç parçaya ayrılır;
    *can,ten,ben...
    *ten toprak kısmımızı,
    *ben iradeyi,
    *can'sa ölünce bizden ayrılan ruhu ifade eder.
    *aslında irademiz, ruhumuzun bir parçasıdır ve ölümümüzle berzah alemine gidecek.
    *amelimize göre kıyamete kadar azap çekecek yada cennet bahçelerinden güzel kokular koklayacak.
    *ne zaman ki sura üflenecek,can-ten-ben gene birleşecek.
    *ve asıl sınav orda verilecek,insan siretinden sorgulanacak,
    *işte o gün bazı yüzler ağaracak,
    *bazılarının hesabı ise,
    *bir demirden leblebi olacak.
    *rabbim ,yedi beyza sahibi hz.musa'nın,
    *gönül gözlerini açan hz.isa'nın,
    *muhabbet peygamberi,
    *iki cihan serveri,
    *gönül tahtlarının sultanı,
    *hz.muhammed mustafa(sav)'nın
    *yanında hesap verenlerden eylesin.

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *çoğu yaşadığımız şey boş,gereksiz inatlar,saçma gururlar yüzünden.
    *bazı şeylerin sebebine baksanız aynada gene kendinizi görürsünüz.
    *her insan kendi kusurunu görmeye çalışsa,biraz alttan alsa,
    *ve biraz olsun kulak verse diğerine,
    *yakalasa kendini,hatalarını,
    *hem muhabbet gülleri biter bu ortamda,
    *hemde öfkeler, kinler son bulur.

    * * *
    *hiçbir insan mükemmel olamaz,
    *hiçbir insan hatasız ya da kararlarında şaşmaz bir şekilde haklı da olamaz,
    *insanların doğruyu bulması için farklı görüşleri dinlemesi şarttır.
    *meşveret,gönül alma,dirliğin vazgeçilmez hususlarındandır.




    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *Bizim ülkemizde öğretim az çok var ama eğitim yok.
    *Eğitim;kişiye rehberlik etmek,hayat deneyimlerini paylaşmak,öğrencisinin derdine,sorununa vakıf olup,onunla samimi bir şekilde ilgilenmekle eşdeğer.
    *Bir çok öğretmen henüz kendi psikolojik,sosyal sorunlarına çare bulamıyor.
    *Ruh sağlığı ve sosyoekonomik sorunlar kadar,insanlara faydalı olma samimiyetindeki insanların azlığı,
    *Her gayretin paraya endekslenmesi,
    *Çok ortada görünmeyen ama çok ciddi sorunlar.

    * * *
    *Ben yaratılış amacımın rabbimin içime koyduğu cevheri işlemek olduğuna inanırım.
    *Hayat,acı-tatlı duyguları yaşadığımız,deneyimlerle bizi ateşin cama şekil verdiği gibi pişiren bir atölye adeta.
    *Sıkıntı varsa,dert çoksa,gönül koyanlar gönül aldıklarını geçiyorsa,
    *Her şeye rağmen biraz sabır,biraz tatlı dil,biraz hoşgörü ve şefkat,
    *Belkide seni ilerde bir çok derde deva,hasta ruhlara şifa,kendi kendine yeten,üretken ve mutlu bir birey haline getirecek.

    * * *
    *rabbim;
    *cesedimize can,
    *kalbimize iman,
    *fikrimize neşe,
    *ruhumuza huşu,
    *ömrümüze huzur,
    *gönüllerimize nur,
    *ihsan etsin.
    *RUH VE BEDEN
    Şu cismin içindeki mâneviyatsız can, şüphesiz, kın içindeki tahta kılıca benzer.
    Gönül, seni gönül ehlinin semtine çeker; cisim ise su ve toprağa hapsetmek ister.
    Şarap bizden sarhoş oldu, biz ondan değil! Beden bizden var oldu, biz ondan değil!
    Dünya hissi bu cihanın, din hissi ise göklerin merdivenidir.
    Bu hissin sıhhati, bedenin âfiyetindedir; o hissin sıhhati ise vücûdu harap etmededir.
    Can yolu, cismi (önce) harap eder; sonra da o harâbeyi mâmur eder.
    (Can yolu) bir bedenden başı kesti mi yerine derhal yüz binlerce baş izhar eder.
    Aşağılık âlemde bulunan her şey yücelikten gelmiştir. Haydi, var gözünü yüceliklere dik!
    Sen, ten itibariyle hayvansın, can bakımından melek. Bu suretle hem yerde yürürsün, hem gökte.
    Can, hikmete, bilgilere; ten ise bağa, bahçeye, üzüme meyleder.
    Can, yücelmeye, yükselmeye can atar; ten, kazanca, ota, yiyeceğe, içeceğe!
    Cisme, o yücelikten bir nasib yoktur... Cisim, can denizinin karşısında bir damla gibidir.
    Ruh, doğan kuşudur. Tabiatlarsa kuzgundur. Doğan kuşu, kuzgunlarla baykuşlardan yaralanır.
    Can, yücelere kanatlar açmada; ten, tırnaklarıyla yere sarılmada!
    Can, beden kavgasından kurtulursa, beden ayağı olmaksızın gönül kanadıyle uçmaya başlar.
    Beden, insanı besleme hususunda anaya benzer ama, sana yüz düşmandan daha düşmandır.
    Bedenin hasta oldu mu sana ilâç aratır; kuvvetlendi mi seni şeytanlaştırır, bir put haline sokar.
    Şu sitemlerle dopdolu olan bedeni bir zırh bil; ne kışa yarar, ne yaza.
    Köşk (beden) bir şey değildir. Onu yık; define, yıkık yerdedir a benim beyim!
    “Evimi temizleyin” âyeti beden temizliğini bildirir. Bedenin tılsımı toprağa mensupsa da hakikatte nur definesidir.
    İnsanın asıl gıdası Allah nurudur; ona hayvan gıdası lâyık değildir.
    Fakat gönül hastalık yüzünden bu gıdaya düşmüştür; gece, gündüz bu suyu içmekte, bu toprağı yemektedir.
    Keseyle, dağarcığın değeri içindeki altından dolayıdır. İçinde altın olmayan kesenin ne kıymeti var?
    Nitekim tenin değeri de can iledir; fakat canın değeri de cananın (Allah’ın) nuruyladır.
    Ten midesi, insanı samanlığa çeker; gönül midesi ise reyhanlığa.
    Ot ve arpa yiyen kurban olur; Allah nuruyla gıdalanan ise Kur’ân.
    Bir gönlün nuru olmadı mı o gönül, gönül değildir. Bir bedende ruh yoksa o beden, sadece topraktan ibarettir.
    Derenin suyu varsa ona dere denir. Adam da eğer canı varsa adamdır.
    (I/712, 725, 1812, 303, 305, 306, 3887, II/1974, 3776, III/4437, 4439, IV/1880, V/843, IV/1546, V/1721, VI/1404-1406, 3422, I/434, II/1083, 1084, III/2534, 2535, 2477, 2478, 2878, 2885)
    *HZ.MEVLANA



    Last edited by sütlaç; 07-04-2016, 01:52 PM.

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *Demokrasi bir özgürlük ve hak rejimidir.

    *Temelini anayasamızdan ve uluslararası hukuktan alan alan bu kurum,insanların fikirlerini hakaret olmadıkça ve başka insanların özgürlüğüne kastetmedikçe serbest bir şekilde beyan edebilmelerine olanak sağlar.

    *Demokrasinin dayandığı en önemli ilke hakkaniyet ilkesidir.

    *Demokrasinin üzerinde yükseldiği temel çerçeve olan toplumsal uzlaşma,bu ilkenin üzerinde yükselir.

    *Adaletin,hoşgörünün,merhametin kişiye göre değiştiği ve bu değerlerin hukukun üstünlüğü prensibiyle korunmadığı,hukukun üstünlüğünün garanti altında olmadığı bir ülkede,

    *Hele de kişiler görüşlerini açıkladığı için gizli yada açık olarak cezalandırılıyorsa,

    *Ne hakkaniyetten,dolayısıyla ne de toplumsal uzlaşma ve demokrasiden bahsedilemez.

    *Bu ortamda karşıt fikirli insanlardan demokrasinin diğer bir bileşeni olan çoğulculuk ilkesine saygı duymasını bekleyemezsiniz,

    *Çünkü önce siz onlara saygı duymuyorsunuz.

    *Ayrıca demokrasi gidilecek yere kadar peşinizden sürükleyeceğiniz,sonra çöpe atacağınız bir ara rejim değildir ve olmamalıdır.

    *Demokrasi insanların beraberce birbirine karşılıklı saygı çerçevesinde yaşadıkları temel rejimdir,mutlaka adaletle kolkola olmalıdır.

    *Rabbim dayanışmamızı,meşveretimizi artırsın inşallah...

    * * *

    HOŞGÖRÜ, MERHAMET VE ŞEFKAT

    Sevgi ve acıma insanlık vasfıdır; hiddet ve şehvetse hayvanlık vasfı.

    Ağlamak istersen gözyaşı dökenlere acı. Merhamete nâil olmak istersen zayıflara merhamet et.

    (Zira) er kişinin avı, merhamettir.(...)

    Biz, Hakk’a küfrân-ı nimette bulunmuş olsalar dahi kâfirlere de acırız.

    Hattâ halk, onları taşlıyor diye köpeklere bile acırız.

    Ben, beni ısıran köpeğe de dua eder; “Yarabbi sen onu bu huyundan vazgeçir,

    Adamları ısırmasın da halkın taşını, topacını yemesin” derim.

    Lütuf ve merhamet sahibi olan Allah’ın kulları, işleri düzeltmekte O’nun huyuna sahiptirler.

    Onlar şiddet zamanı, sıkıntı vakti, rüşvet almaksızın mahlûkata acırlar, yardımda bulunurlar.

    Allah’ın merhameti, insanın merhametine benzemez. Çünkü insanın acımasında bir dert, bir elem vardır.

    Mahlûkun acıması elemle karışıktır. Allah’ın rahmetiyse dertten de paktır elemden de.

    Böbürlenerek başlar kıran kişiye ne Allah’ın merhameti nasip olur, ne halkın!

    Kendine yapılmasını istediğin şeyi âleme yap, ister eziyet olsun, ister zarar.

    (I/2436, 822, II/1938, III/1800-1803, 2222, 2223, 3632, 3633, IV/1858, VI/4528)

    HZ.MEVLANA

    * * *

    Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı
    Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz

    *YUNUS EMRE

    Last edited by sütlaç; 09-03-2016, 02:05 PM.

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *Öfke sebepsiz olmaz elbette,
    *Çoğu zaman bir insan aşırı tüketiminin,
    *Daha fazlasına sahip olma hırsının,
    *Daha büyük,daha geniş,daha modern,daha yeni diye tutturuşunun,
    *Elindekini az bulup durmadan daha fazlasını isteyişinin,mal biriktirme yarışının
    *Milletinin,devletinin yıkılmasına,zora girmesine,
    *Ülkenin ekonomik kapasitesini zorlamasına,
    *Ülkelerin birbirine düşmesine,
    *Öfkenin alevlenmesine,
    *Sebep olduğunu görmezden gelir.
    *Ne zamanki bu hırslar tamiri mümkün olmayan yaralara yol açar,
    *O zaman jeton düşer,
    *Memleketinin dönüşü zor bir çıkmaza doğru sürüklendiğini o zaman farkeder.
    *Rabbim sağduyulu bakışları artırsın,keskinleştirsin ve
    *Etki alanlarını artırsın inşallah..

    Leave a comment:


  • sütlaç
    replied
    *Sol yanımızı,kalbimizi,hislerimizi,
    *aklımızı,sağduyumuzu vicdanımızı yeniden diriltebilirsek,
    *geleceğe umutla bakabilmek için bir nedenimiz olur.
    *eleştiri için,bi şeyleri yıkıp yeniden yapmak için doğru zaman değil,
    *eleştirebiliriz,çok haklı olduğumuz noktalarda olabilir ama,
    *birliğe odaklanmamız gereken böyle zamanlarda,
    *bir ucundanda bizim tutmamız lazım,
    *bu kadar akbabanın biriktiği ve iştahla memleketimize bakarken ağzının sulandığı dönemde,
    *karşıt görüşlüyle münakaşada aşırı gitmek,
    *çocuk gibi kavga etmek,
    *milletini düşünen,vatanını böldürtmek istemeyen,yerini yurdunu eloğluna kaptırmak istemeyen bir millet için,
    *olmaması gereken şeyler.
    *herşeyden önce millet olarak bu kadar aşırı maddeperestliği,keyfimize aşırı düşkünlüğü ,maneviyatı bile madde için kullanmayı,paraya kalkan etmeyi bırakmak lazım ki,
    *sözde değil,özde bir diriliş yaşayabilelim.

    Leave a comment:

İşleniyor...
X