Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Prozac

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • #16
    Göz tembelliği için Prozac önerisi

    Yeni bir araştırmada, bugünün popüler anti depresan ilaçları arasında bulunan "Prozac"ın göz tembelliğine iyi gelebileceği öne sürüldü.

    İtalyan ve Finlandiyali bilim adamlarından oluşan grubun farelerle yaptığı araştırmaya göre, bu ilaç, göz bozulmasının erken aşamasındaki farelerin, görme yeteneğinin gelişmesine yardımcı oldu.

    Science dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarında, bu ilacın, nöronları geri getirerek beyni yalnızca gençlik döneminde görülen "plastik" konuma dönüşmesinde işe yarar göründüğü belirtildi. Bunun da görsel algılama sisteminin, göz ile beyin arasındaki uygun iletişimi geliştirmesine imkan tanıdığı kaydedildi.

    Amerikan Ulusal Göz Enstitüsünün verilerine göre, göz tembelliği çocukların yaklaşık yüzde 3`ünü etkiliyor.

    Araştırmacılar, bu ilacın insanın görme yeteneğine yardımcı olup olmayacağı konusunda henüz araştırma yapılmadığına ve insanlar için bu ilaçla kanıtlanmış tedavi yolu bulunmadığına dikkati çekti.

    AA

    2008-04-18 Haber7 http://www.haber7.com

    Yorum


    • #17
      Anti-depresanlar ‘işe yaramıyor’

      Prozac ve Seroxat gibi dünya çapında milyonlarca kişinin kullandığı anti-depresanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, bu ilaçların aslında işe yaramadığı sonucuna varıldı.



      BBC TÜRKÇE
      Güncelleme: 17:26 TSİ 07 Mart 2008 Cuma

      LONDRA - Araştırmada, ABD’deki bilgi edinme yasası uyarınca ilaç şirketlerinin bu ilaçlar üzerinde yaptığı, ancak yayınlamadığı klinik deneylerin sonuçları elde edildi. Bu şekilde değerlendirilen 47 klinik deneyden çıkan veriler ışığında da anti-depresanların, hiçbir etkisi olmayan placebo ya da şeker haplarından çok farklı olmadığı belirlendi

      Çalışma sonucu, anti-depresanların ciddi depresyon hastalarında işe yaradığı, ancak bunun da sınırlı düzeyde olduğu saptandı.

      İngiliz, ABD’li ve Kanadalı bilimadamlarından oluşan araştırma ekibinin başkanı Profesör Irving Kirsch “Anti-depresan ve placebo alan hastalar arasındaki gelişme farkı da çok değil. Bu depresyon hastaların kimyasal tedaviler olmadan da gelişme kaydedebileceğini gösteriyor” dedi.

      Araştırmanın eski klinik veriler üzerinden yapıldığına dikkat çeken ilaç şirketleriyse yeni kanıtların tam tersi yönde olduğunu savunuyor.

      Seroxat’ın üreticisi GlaxoSmithKline’dan bir sözcü çalışmada mevcut araştırmaların küçük bir kısmına bakıldığını savundu.

      Prozac’ın üreticisi Eli Lilly’den de “kapsamlı bilimsel ve tıbbi araştırmalar Prozac’ın etkin bir anti-depresan olduğunu göstermiştir” denildi.


      http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/436899.asp

      Yorum


      • #18
        Köpekler Prozac`tan daha etkili

        Kanada`da yapılan bir araştırmada, köpek beslemenin anti-depresan ilaçlardan daha etkili olduğu ileri sürüldü. Araştırmayı yapan British Colombia ...



        Kanada`da yapılan bir araştırmada, köpek beslemenin anti-depresan ilaçlardan daha etkili olduğu ileri sürüldü. Araştırmayı yapan British Colombia Üniversitesi profesörlerinden Stanley Coren, `Köpekler insanlardaki stresi ilaçlardan daha fazla azaltıyor. Köpek beslemek insanlarda biriken kötü enerjiyi yok ediyor. Strese karşı antidepresan Prozac`tan daha etkili oluyor` dedi. Ancak köpeğin sahibini gerçekten sevmesi gerektiği vurgulandı

        2008-12-29 Sabah http://www.sabah.com.tr

        Yorum


        • #19
          Hiçbiryer: Prozac`dan değil sözden gelen şifa


          FADİME ÖZKAN

          Modern çağın değişken saldırganlığı karşısında şaşıran, susan ve kendini konumlandırmakta kararsız kalıp eylemsizleşen Şahin`in hikayesini anlatıyor Fatma Karabıyık Barbarosoğlu ilk romanı Hiçbiryer`de. Bir `araf` orası. Sözün ve eylemin işlevsiz kaldığı, bir istikamet belirlemediği/belirlemeye yetmediği, iki eşik arasında durulan, bocalanan bir yer. Ve oradaki hal tam bir sıkışıp `kalmak!` hali. İçe dönük bir kişiliği var Şahin`in. Konuşmuyor, iç sesi bile dış dünyanın gürültüsü karşısında boğuluyor zaman zaman. Ve susuyor Şahin, sustukça eylemsizleşiyor. O yüzden de `Yıllardır beni dinleyecek birini aradım. Sebebini hiç bilmeden. Sanki biri beni dinlerse, çok iyi dinlerse, ona kendimi anlatırken ya da kendimi anlattığımı zannederken, kelimelerin çizdiği yolda, yani çağrışımlarda `ben`i bulacaktım.` diyerek, suskunluk ve yalnızlıktan yakınarak ama `söz`ü merkeze alan, sözden şifa uman bir çıkış yolu arayarak başlıyor hikayesi. `İstasyonlar ve Tenezzüh Mekanları` üzerine çalışan taşralı bir doktora öğrencisi Şahin. (Tezin konusu, yola ve yolculuğa hazır kahramanın tam bir bekleme halinde oluşuna, romanın iç kurgusu itibariyle de vurgu yapıyor.) Çok sevdiği, kendine model aldığı hocası İhsan`ın ölümü ve trajik bir olayla hayata küsen nişanlısı Müjgan`ın artık ona görünmekten imtina edip hayatından çıkışı ile bekleme mekanını değiştiriyor. Hayatı kitaplardan öğrenmekten vazgeçip çıkarıyor kitapları aradan ve tezini de yarım bırakarak temelli yerleşmek amacıyla dönüyor köyüne. Üniversitelerdeki yozlaşma ve şehrin boğucu ortamı da etkili oluyor böylesi bir kararda. Annesini küçük yaşta kaybetmiş, babası ile hiçbir zaman sağlıklı bir ilişki kuramamış Şahin için çıkış olmuyor ama bu karar. Oğlunu profesör olması için şehre gönderen sessiz babanın hoşnutsuzluğu, evin işlerini gören dilsiz çobanın varlığı ile köyün ve köylülerin kitaplarda okunanın aksine ciddi bir değişim geçirmiş olmasıyla yeni bir suskunluk devresine giriyor Şahin, ağır bir depresyonun kucağına yuvarlanıyor. Kul sıkışıyor yani ve Hızır yetişiyor imdada. Hızır; amcası Muhsin oluyor. Vaktiyle Kuran kurslarında eğitim almış ilim irfan sahibi amca, köy doktorunun `konuş onunla!` tavsiyesine uyup, başlıyor Şahin`e hikayeler anlatmaya. Sözden şifa doğuyor; biraz daha sağaltıyor anlatılan her hikaye Şahin`i. Bir yap bozun parçaları gibi dağınık duran her parça yavaş yavaş alıyor resimdeki yerini ve böylece kendini buluyor Şahin. Müjgan`dan gelen mektubu okuduktan sonra da `yar`la ve hayatla yüzleşmek için geri dönüyor şehre. Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, sevdiğinin yanında olmadığını anlayınca uçmaktan vazgeçip yere inen suskun ve edilgen Şahin`le birlikte romanın diğer kahramanlarına; Şahin`in hocası İhsan`a, babası Halil Ağa`ya, amcası Muhsin`e, çoban Şaban`a ve Müjgan`a `şefkat`le yaklaşıyor. Şahin`le, Müjgan`ın tanık olunmayan ancak hatıralarla ve mektuplarla görünür olan aşkları sınanırken de, aynı mesafeden ve derinlikten, bu defa `merhamet`le bakıyor iki sevgiliye. Yazar, kahramanı durup beklerken yanından geçip giden hayatların ona dokundukça netleşen görüntüsünü hikayeler aracılığıyla aktarırken, hayat acemisi Şahin`i hayatın tacize varan varlığı karşısında aynanın ardındaki `sır` gibi karartıyor. Şahin karardıkça da, aynaya yansıyan hayatlar ve hikayeler netleşiyor. Barbarosoğlu, Hiçbiryer`de, sancılanan ve susan bir `araf` insanının Prozac yerine `söz`den şifa buluşunu çok sesli hikayeler aracılığıyla anlatıyor.


          2004-03-27 Yeni Şafak http://www.yenisafak.com.tr/

          Yorum


          • #20
            :roll:

            Yorum


            • #21
              Benim kullanmam için en az üç yıl önerildi...1 yılı aşkın bir süre kullandıktan sonra, majör depresyonum tedavi olmadığını aksine dibe vuruşlarımın arttığını gözlemledim, örneğin intihar düşüncelerimin artması gibi...Ama Aile Hekimi Uzmanı kuzenim Cipram'ı önerdi, 1 yılı aşkın süredir Cipram kullanıyorum, prozac'tan çok çok tedavi edici olduğuna şahsen tanık oldum...Yani uzun lafın kısası ben prozac'ın zerre kadar faydasını görmedim, görenler de varsa eyvallah.
              Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır.(Mevlana)

              Yorum


              • #22
                Orjinal yazı sahibi: ABIDINMAYDA
                Benim kullanmam için en az üç yıl önerildi...1 yılı aşkın bir süre kullandıktan sonra, majör depresyonum tedavi olmadığını aksine dibe vuruşlarımın arttığını gözlemledim, örneğin intihar düşüncelerimin artması gibi...Ama Aile Hekimi Uzmanı kuzenim Cipram'ı önerdi, 1 yılı aşkın süredir Cipram kullanıyorum, prozac'tan çok çok tedavi edici olduğuna şahsen tanık oldum...Yani uzun lafın kısası ben prozac'ın zerre kadar faydasını görmedim, görenler de varsa eyvallah.
                her cipram kullanıcısı potansiyel bi cipralex kullanıcısıdır. (çin atasözü)

                Yorum

                İşleniyor...
                X