Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Prozac

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Guest's Avatar
    Guest started a topic Prozac

    Prozac



    PROZAC 20 MG 24 KAPSÜL
    Diğer » Antidepresan

    Prospektüs Bilgileri:
    20mg Fluoksetin hcl Kapsül

    Endikasyonları:
    Depresyon, depresyona bağlı anksiyete, obsesif-kompülsif ve bulimia nervoza tedavisinde kullanılır. DSM III sınıflandırmasına göre majör depresyon tanısına uyan hastalarda çok olumlu sonuçlar alınmıştır.

    Kontrendikasyonları:
    Kapsül fluoksetine aşırı duyarlı hastalarda kullanılmamalıdır. monoamin oksidaz inhibitörü ile birlikte kullanılan ve kısa bir süre önce fluoksetin kullanımını bırakıp bir MAO inhibitörüne geçen hastalarda ciddi bazen ölümcül reaksiyonlarnöroleptik maliyn sendromuna benzer özellikler görüldüğü bildirilmiştir. Bu nedenle Prozac bir MAO inhibitörü ile birlikte ya da bir MAO inhibitörü bırakıldıktan sonraki 14 gün içinde kullanılmamalıdır. Prozac bırakıldıktan sonra bir mao inhibitörüne geçmeden önce en az 5 haftalık bir süre geçmelidir.

    Uyarılar / Önlemler:
    Fluoksetin ile yapılan çalışmalarda %4 oranında döküntü ve /veya ürtiker görülmüştür. Nadirde olsa döküntü görülen hastalarda karaciğer, böbrek ve akciğerlerle de ilgili olabilen ciddi sistematik olaylar gelişebileceğinden alternatif etyolojisi bilinmeyen ya da benzer bir allarjik bulgu durumunda fluoksetin uygulaması durdurulmalıdır.Fluoksetin ile tedavi edilen hastaların %10-15′inde anksiyete, sinirlilik ve uykusuzluk görülmüş, %5 bu etkiler nedeniyle tedaviyi bırakmıştır.Fluoksetin özellikle normal kilonun altındaki depresyonlu bireylerde belirgin kilo kaybına neden olabilir. Klinik çalışmalarda fluksetin ile tedavi edilen hastaların %1 kadarında hipomani ya da mani görüldüğü bildirilmiştir. Birçok antidepresan alkole bağlı MSS depresyonunu arttırır. Bu nedenle diğer psikoaktif ilaçlarda olduğu gibi Prozac’ın alkolle birlikte kullanımı önerilmemektedir. Fluoksetin ile tedavi edilmekte olan 6000′den fazla hasta arasından 12 hastada konvülsiyon izlenmiştir. Fluoksetin nöbet hikayesi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. İntihar etme riski yüksek olan hastalar tedavi başlangıcında yakından izlenmeli; aşırı dıoz alma olasılığını azaltmak için reçeteye yazılan miktar en azda tutulmalıdır. Dozda yapılacak değişiklikler plazmaya ancak bir kaç hafta sonra yansır. Depresyonun yanı sıra sistematik hastalığı da bulunan hastalarda fluoksatin kullanımıyla ilgili yeterli veri bulunmadığından böyle hastalarda dikkatli olunmalıdır. Merkezi sinir sistemiyle ilgilidiğer bir ilacıda almakta olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Fluoksetin miyokardiyel enfarktüs ya da anstabl kalp rahatsızlığı geçirmiş bireylerdeki emniyeti araştırılmamıştır. Karaciğer yetmezliğinde fluoksetin norfiuoksetin atılım yarılanma süreleri uzayacağından sirozlu hastalarda doz azaltılmalı ya da doz aralığı uzatılmalıdır.Fluoksatinin ciddi böbrak yetmezliği olanlarda kullanımıyla ilgili bilgilr kısıtlı olduğundan böyle hastalarda dikkatli olunmalıdır. Fluoksetin glisemik kontrolü etkileyebilir, fluoksetin uygulanan diabetli hastalarda antidiabetik ajan dozu ayarlanmalıdır. Psikoaktif ilaçlar düşünme, karar verme ve motor becerileri etkileyebileceklerinden hastalar otomobil ve tehlikeli makine kullanma yönünden uyarılmalıdır.Fluoksetin kullanan bazı hastalarda, özellikle yaşlılar, diüretik kullananlar ve volüm eksikliği bulunanlarda ilacın bırakılmasıyla ortadan kalkan hiponatremi görülmüştür. Fluoksetin ile bağlantısı kesin olarak bilinmemekle berber,Prozac tedavisindeki bazı hastalarda trombosit fonksiyonunun değiştiği ve/veya laboratuar testlerinde anormal sonuçlar alındığı kaydedilmiştir. Hamilelerde emniyeti kanıtlanmadığından hamile kadınlarda gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Çocuklarda güvenirliliği ve faydası kanıtlanmamıştır. Fluoksatinin yaşlı hastalarda kullanımı sistematik olarak araştırılmamıştır.

    Yan Etkiler:
    Anksiyete, sinirlilik gibi sinir sistemi şikayetleri; sersemlik, yorgunluk ya da asteni; titreme, terleme anoreksi bulantı ve diyare gibi gastrointestinal rahatsızlıklar ve baş dönmesi bildirilmiştir. Fluoksetin ile yapılan plasebo-kontrollü klinik çalışmalarda hastalarda görüldüğü kaydedilen yan etkiler şunlardır. Sinir Sistemi: baş ağrısı, sinirlilik, uykusuzluk, sersemlik, anksiyete, titreme, baş dönmesi, yorgunluk libido azalması. Sindirim sistemi: bulantı diyare ağız kuruluğu, anoreksi, disepsi, kabızlık karın ağrısı, kusma, tat değişikliği. Deri: terleme, döküntü, kaşıntı. Genel: asteni, viral enfeksiyon, bacak ağrısı, görme bozukluğu, ateş. Solunum sistemi: üst solunum yolu enfeksiyonu, farenjit, nazal konjesyon, flu-like sendrom. Ürojenital sistem: seksüel disfonksiyon, sık idrara çıkma. Kardiyovasküler: ateş basması.

    Etkileşimler:
    Fluoksetin MAO inhibitörleri ile birlikte uygulanmamalıdır. Triptofan ile birlikte kullanımı ajitasyon, huzursuzluk ve gastrointestinal bozukluğa yol açabilir. Bazı hastalarda birlikte kullanılan dizepamin yarılanma süresi uzayabilir. Fluoksetinin lityum ile birlikte kullanımı lityum düzeylerinde değişikliğe yol açabilir. Diğer antidepresanlarla kullanımı bu ajanların daha önce stabil olan kan düzeylerinin iki katının üstüne çıkmasına yol açabilir. Yüksek oranda proteine bağlanan ilaçların fluoksetin ile aynı zamanda kullanımlarında dikkatli olunmalıdır. Fluoksatin’in santral sinir sistemini aktive eden diğer ilaçlarla birlikte kullanımısistematik olarak araştırılmamıştır.

    Dozu Kullanma:
    Önerilen doz günde bir kez 20 mg dır ve sabah uygulanabilir. Kapsülün emilimi yemekle gecikebilir, ancak emilen toplam miktardabir değişiklik görülmez. Bu nedenla aç ya da tok karnına alınabilir. Diğer antidepresanlarda olduğu gibi antidepresan etki 4 hafta ya da daha uzun süren bir tedaviden sonra ortaya çıkabilir. Bzı olgularda doz 80mg/gün ‘e yükseltilmesine rağmen genelde 20mg/gün doz uygulamasının yeterli olduğu anlaşılmıştır. 20 mg’ı aşan dozların 2 ye bölünerek sabah ve öğle 80 mg/gün’ü aşmayacak şekilde uygulanması önerilmektedir.

    Etken Maddesi: Fluoksetin HCL
    PROZAC 20 MG 24 KAPSÜL Yerli, Beşeri bir ilaçdır.

  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Orjinal yazı sahibi: ABIDINMAYDA
    Benim kullanmam için en az üç yıl önerildi...1 yılı aşkın bir süre kullandıktan sonra, majör depresyonum tedavi olmadığını aksine dibe vuruşlarımın arttığını gözlemledim, örneğin intihar düşüncelerimin artması gibi...Ama Aile Hekimi Uzmanı kuzenim Cipram'ı önerdi, 1 yılı aşkın süredir Cipram kullanıyorum, prozac'tan çok çok tedavi edici olduğuna şahsen tanık oldum...Yani uzun lafın kısası ben prozac'ın zerre kadar faydasını görmedim, görenler de varsa eyvallah.
    her cipram kullanıcısı potansiyel bi cipralex kullanıcısıdır. (çin atasözü)

    Leave a comment:


  • ABIDINMAYDA
    replied
    Benim kullanmam için en az üç yıl önerildi...1 yılı aşkın bir süre kullandıktan sonra, majör depresyonum tedavi olmadığını aksine dibe vuruşlarımın arttığını gözlemledim, örneğin intihar düşüncelerimin artması gibi...Ama Aile Hekimi Uzmanı kuzenim Cipram'ı önerdi, 1 yılı aşkın süredir Cipram kullanıyorum, prozac'tan çok çok tedavi edici olduğuna şahsen tanık oldum...Yani uzun lafın kısası ben prozac'ın zerre kadar faydasını görmedim, görenler de varsa eyvallah.

    Leave a comment:


  • BUTU
    replied
    :roll:

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Hiçbiryer: Prozac`dan değil sözden gelen şifa


    FADİME ÖZKAN

    Modern çağın değişken saldırganlığı karşısında şaşıran, susan ve kendini konumlandırmakta kararsız kalıp eylemsizleşen Şahin`in hikayesini anlatıyor Fatma Karabıyık Barbarosoğlu ilk romanı Hiçbiryer`de. Bir `araf` orası. Sözün ve eylemin işlevsiz kaldığı, bir istikamet belirlemediği/belirlemeye yetmediği, iki eşik arasında durulan, bocalanan bir yer. Ve oradaki hal tam bir sıkışıp `kalmak!` hali. İçe dönük bir kişiliği var Şahin`in. Konuşmuyor, iç sesi bile dış dünyanın gürültüsü karşısında boğuluyor zaman zaman. Ve susuyor Şahin, sustukça eylemsizleşiyor. O yüzden de `Yıllardır beni dinleyecek birini aradım. Sebebini hiç bilmeden. Sanki biri beni dinlerse, çok iyi dinlerse, ona kendimi anlatırken ya da kendimi anlattığımı zannederken, kelimelerin çizdiği yolda, yani çağrışımlarda `ben`i bulacaktım.` diyerek, suskunluk ve yalnızlıktan yakınarak ama `söz`ü merkeze alan, sözden şifa uman bir çıkış yolu arayarak başlıyor hikayesi. `İstasyonlar ve Tenezzüh Mekanları` üzerine çalışan taşralı bir doktora öğrencisi Şahin. (Tezin konusu, yola ve yolculuğa hazır kahramanın tam bir bekleme halinde oluşuna, romanın iç kurgusu itibariyle de vurgu yapıyor.) Çok sevdiği, kendine model aldığı hocası İhsan`ın ölümü ve trajik bir olayla hayata küsen nişanlısı Müjgan`ın artık ona görünmekten imtina edip hayatından çıkışı ile bekleme mekanını değiştiriyor. Hayatı kitaplardan öğrenmekten vazgeçip çıkarıyor kitapları aradan ve tezini de yarım bırakarak temelli yerleşmek amacıyla dönüyor köyüne. Üniversitelerdeki yozlaşma ve şehrin boğucu ortamı da etkili oluyor böylesi bir kararda. Annesini küçük yaşta kaybetmiş, babası ile hiçbir zaman sağlıklı bir ilişki kuramamış Şahin için çıkış olmuyor ama bu karar. Oğlunu profesör olması için şehre gönderen sessiz babanın hoşnutsuzluğu, evin işlerini gören dilsiz çobanın varlığı ile köyün ve köylülerin kitaplarda okunanın aksine ciddi bir değişim geçirmiş olmasıyla yeni bir suskunluk devresine giriyor Şahin, ağır bir depresyonun kucağına yuvarlanıyor. Kul sıkışıyor yani ve Hızır yetişiyor imdada. Hızır; amcası Muhsin oluyor. Vaktiyle Kuran kurslarında eğitim almış ilim irfan sahibi amca, köy doktorunun `konuş onunla!` tavsiyesine uyup, başlıyor Şahin`e hikayeler anlatmaya. Sözden şifa doğuyor; biraz daha sağaltıyor anlatılan her hikaye Şahin`i. Bir yap bozun parçaları gibi dağınık duran her parça yavaş yavaş alıyor resimdeki yerini ve böylece kendini buluyor Şahin. Müjgan`dan gelen mektubu okuduktan sonra da `yar`la ve hayatla yüzleşmek için geri dönüyor şehre. Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, sevdiğinin yanında olmadığını anlayınca uçmaktan vazgeçip yere inen suskun ve edilgen Şahin`le birlikte romanın diğer kahramanlarına; Şahin`in hocası İhsan`a, babası Halil Ağa`ya, amcası Muhsin`e, çoban Şaban`a ve Müjgan`a `şefkat`le yaklaşıyor. Şahin`le, Müjgan`ın tanık olunmayan ancak hatıralarla ve mektuplarla görünür olan aşkları sınanırken de, aynı mesafeden ve derinlikten, bu defa `merhamet`le bakıyor iki sevgiliye. Yazar, kahramanı durup beklerken yanından geçip giden hayatların ona dokundukça netleşen görüntüsünü hikayeler aracılığıyla aktarırken, hayat acemisi Şahin`i hayatın tacize varan varlığı karşısında aynanın ardındaki `sır` gibi karartıyor. Şahin karardıkça da, aynaya yansıyan hayatlar ve hikayeler netleşiyor. Barbarosoğlu, Hiçbiryer`de, sancılanan ve susan bir `araf` insanının Prozac yerine `söz`den şifa buluşunu çok sesli hikayeler aracılığıyla anlatıyor.


    2004-03-27 Yeni Şafak http://www.yenisafak.com.tr/

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Köpekler Prozac`tan daha etkili

    Kanada`da yapılan bir araştırmada, köpek beslemenin anti-depresan ilaçlardan daha etkili olduğu ileri sürüldü. Araştırmayı yapan British Colombia ...



    Kanada`da yapılan bir araştırmada, köpek beslemenin anti-depresan ilaçlardan daha etkili olduğu ileri sürüldü. Araştırmayı yapan British Colombia Üniversitesi profesörlerinden Stanley Coren, `Köpekler insanlardaki stresi ilaçlardan daha fazla azaltıyor. Köpek beslemek insanlarda biriken kötü enerjiyi yok ediyor. Strese karşı antidepresan Prozac`tan daha etkili oluyor` dedi. Ancak köpeğin sahibini gerçekten sevmesi gerektiği vurgulandı

    2008-12-29 Sabah http://www.sabah.com.tr

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Anti-depresanlar ‘işe yaramıyor’

    Prozac ve Seroxat gibi dünya çapında milyonlarca kişinin kullandığı anti-depresanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, bu ilaçların aslında işe yaramadığı sonucuna varıldı.



    BBC TÜRKÇE
    Güncelleme: 17:26 TSİ 07 Mart 2008 Cuma

    LONDRA - Araştırmada, ABD’deki bilgi edinme yasası uyarınca ilaç şirketlerinin bu ilaçlar üzerinde yaptığı, ancak yayınlamadığı klinik deneylerin sonuçları elde edildi. Bu şekilde değerlendirilen 47 klinik deneyden çıkan veriler ışığında da anti-depresanların, hiçbir etkisi olmayan placebo ya da şeker haplarından çok farklı olmadığı belirlendi

    Çalışma sonucu, anti-depresanların ciddi depresyon hastalarında işe yaradığı, ancak bunun da sınırlı düzeyde olduğu saptandı.

    İngiliz, ABD’li ve Kanadalı bilimadamlarından oluşan araştırma ekibinin başkanı Profesör Irving Kirsch “Anti-depresan ve placebo alan hastalar arasındaki gelişme farkı da çok değil. Bu depresyon hastaların kimyasal tedaviler olmadan da gelişme kaydedebileceğini gösteriyor” dedi.

    Araştırmanın eski klinik veriler üzerinden yapıldığına dikkat çeken ilaç şirketleriyse yeni kanıtların tam tersi yönde olduğunu savunuyor.

    Seroxat’ın üreticisi GlaxoSmithKline’dan bir sözcü çalışmada mevcut araştırmaların küçük bir kısmına bakıldığını savundu.

    Prozac’ın üreticisi Eli Lilly’den de “kapsamlı bilimsel ve tıbbi araştırmalar Prozac’ın etkin bir anti-depresan olduğunu göstermiştir” denildi.


    http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/436899.asp

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Göz tembelliği için Prozac önerisi

    Yeni bir araştırmada, bugünün popüler anti depresan ilaçları arasında bulunan "Prozac"ın göz tembelliğine iyi gelebileceği öne sürüldü.

    İtalyan ve Finlandiyali bilim adamlarından oluşan grubun farelerle yaptığı araştırmaya göre, bu ilaç, göz bozulmasının erken aşamasındaki farelerin, görme yeteneğinin gelişmesine yardımcı oldu.

    Science dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarında, bu ilacın, nöronları geri getirerek beyni yalnızca gençlik döneminde görülen "plastik" konuma dönüşmesinde işe yarar göründüğü belirtildi. Bunun da görsel algılama sisteminin, göz ile beyin arasındaki uygun iletişimi geliştirmesine imkan tanıdığı kaydedildi.

    Amerikan Ulusal Göz Enstitüsünün verilerine göre, göz tembelliği çocukların yaklaşık yüzde 3`ünü etkiliyor.

    Araştırmacılar, bu ilacın insanın görme yeteneğine yardımcı olup olmayacağı konusunda henüz araştırma yapılmadığına ve insanlar için bu ilaçla kanıtlanmış tedavi yolu bulunmadığına dikkati çekti.

    AA

    2008-04-18 Haber7 http://www.haber7.com

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Bay Prozac’ın insülini ölüm getirdi



    Türkiye’de de çok meşhur olan Prozac ilacının üreticisi Eli Lilly’nin lider ilaçlarından biri olan Byetta’yı kullanan iki Amerikalı diyabet hastası öldü. Ölümlerin pankreas ihtihabından kaynaklandığı ortaya çıktı. Bu ölümlerin Byetta isimli ilaçla bağlantılı olduğu ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin internet sitesinde yayınlanırken, ilaç konusunda kurumun internet sitesinde çok ciddi uyarılar yapıldı

    2005 yılının haziran ayından bu yana piyasada olan ve 22 ülkede satılan ilaç, Amylin isimli üretici şirketin en önemli ilaçlarından birini oluşturuyor. Ekim ayından bu yana altı Byetta kullanıcısının hastaneye başvurduğu ve hastalara akut pankreas iltihabı teşhisi konulduğu belirtiliyor. Üretici Lilly, ilaç kullanıcılarının karşılaştığı daha hafif 30 pankreas iltihabı olayının ardından ilacın pankreas iltihabı riski taşıdığını kabul etmişti.

    TÜRKİYE’DE SATILACAKTI • İlacın üreticisi olan Eli Lilly, Türkiye’deki Lilly İlaç aracılığıyla Byetta’yı Türkiye’de de satabilmek için Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat aldı. Fakat Sağlık Bakanlığı’na bağlı T.C. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri, ruhsat almasında herhangi bir sakınca görülmeyen bu ilacın henüz Türkiye’de piyasaya çıkmadığını belirtiyor. 2007 yılının sonunda diyabet hastaları için üretilen ve Türkiye’de de ‘kertenkele salyasından yapılan ilaç’ olarak meşhur olan Byetta’nın kısa ürün bilgisi ve kullanma talimatları, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nden onay alan ilaçlar arasında yer alıyor. İlacın kullanma talimatlarında da halen ‘pankreas iltihabı’ riskine açıkça dikkat çekiliyor.


    ( Taraf ) - 20.08.2008



    http://www.tarafgazetesi.com.tr

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Aşk acısı çeken papağana Prozac!

    İngiltere`de aşkına karşılık alamayan bir Amazon papağanına aşk acısını dindirmek için Prozac yazıldı.Yedi yaşındaki papağan, Joyce Greenslade ...



    İngiltere`de aşkına karşılık alamayan bir Amazon papağanına aşk acısını dindirmek için Prozac yazıldı.

    Yedi yaşındaki papağan, Joyce Greenslade adındaki sahibine aşık oldu ve ne zaman Joyce`un kocası yanına gelse sinir krizleri geçiriyordu.

    Kıskançlığıyla başa çıkabilmek için veterinerler, papağana Prozac`a eşdeğer bir ilaç yazdı ve davranış terapisine başlandı.

    Telegraph`ın haberine göre, Chico adlı papağan ailede baskın bir rol üstlendi ve asıl rolünü yeniden benimsemesi için yeniden eğitilmesi gerekiyor.

    2009-01-13 Sabah http://www.sabah.com.tr

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Depresyondan Prozac’la çıkacaklar

    26.02.2008 İngiltere’deki köpek ve kuşlar stresi artık Prozac’la yenecek. Bu hayvanları, insanlardaki depresyon tedavisi için kullanılan Prozac’la iyileştirmeye başladıklarını anlatan Veteriner Romain Pizzi, stresten ...

    İngiltere’deki köpek ve kuşlar stresi artık Prozac’la yenecek. Bu hayvanları, insanlardaki depresyon tedavisi için kullanılan Prozac’la iyileştirmeye başladıklarını anlatan Veteriner Romain Pizzi, stresten en çok mustarip olan türün tropikal papağanlar olduğunu söyledi. Evde yalnız bırakılan papağanların kolaylıkla depresyona girdiğini dile getiren Pizzi, “Bu durumdaki papağanlar kendilerini engellenmiş gibi hissediyor. Biz de onları rahatlatmak için Prozac’ı kullanmak zorunda kalıyoruz” dedi.

    DIŞ HABERLER

    2008-02-26 Akşam http://www.aksam.com.tr

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    En medyatik ilaç Prozac koca bir yalanmış

    Toplumun mutluluk hapı olarak sarıldığı Prozac ve Seroxat gibi dünya çapında milyonlarca kişinin kullandığı anti-depresanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, bu ilaçların aslında işe yaramadığı sonucuna varıldı



    ABD`de yapılan bir araştırma dünyada milyonlarca kişinin kullandığı Prozac ve Seroxat gibi mutluluk hapı olarak kullanılan anti-depresanların aslında pek bir işe yaramadığını ortaya koydu. ABD`deki bilgi edinme yasası çerçevesinde ilaç şirketlerinin bu ilaçlar üzerinde yaptıkları ancak yayımlamadıkları deneylerin üzerinde yapılan araştırma sonuçları ile bu durum belirlendi. 47 klinik deneyden çıkan veriler, anti-depresanların, hiçbir etkisi olmayan placebo ya da şeker haplarından çok farklı olmadığını gösterdi. Çalışma sonuçlarına göre, bu ilaçların ciddi depresyon hastalarında işe yaradığı, ancak bunun da sınırlı seviyede kaldığı saptandı.

    ÜRETİCİ SONUÇLARA KARŞI ÇIKIYOR

    Akıl hastalıkları vakfı SANE`nin başkanı Marjorie Wallace, bu sonuçların doğrulanması halinde ortaya "çok rahatsız edici" bir durumun çıkacağını söyledi. Ancak Prozac ve Seroxat`ın üreticiler, bu deney sonuçlarına karşı çıkıyor. Seroxat`ı üreten GlaxoSmithKline şirketinin sözcüsü, çalışmanın sadece araştırma sonuçlarının belli bir kısmına baktığını bildirdi. Prozac`in üreticisi Eli Lilly, "geniş kapsamlı bilimsel deneyler ve gerçek hayattaki etkileri bu ilacın etkili olduğunu gösteriyor" dedi. Araştırma yapan bilim adamlarıysa sonuçların doğru olduğunda ısrarlı. İngiliz, Amerikalı ve Kanadalı bilimadamlarından oluşan araştırma ekibinin başkanı Profesör Irving Kirsch, "Anti-depresan ve placebo alan hastalar arasındaki gelişme farkı da çok değil." şeklinde konuştu.

    İlaçlar depresyonu hafifletiyor mu?

    Depresyon tedavisinde işe yarayacak yöntemlerin şunlar olduğu kaydediliyor. Egzersiz: Bazı depresyon tiplerinde işe yarayabiliyor. Arkadaşlar: Yakın arkadaşlarla konuşmak, dert paylaşımında bulunmak depresyonu hafifletebiliyor. Danışma: hayattaki zorluklar karşısında daha iyisine başvurarak yeni yöntemler ve yollar keşfetme. Davranışsal terapi: İlişkilerde davranışsal problemlerine çözümüne odaklanma.

    DIŞ HABERLER

    2008-02-27 Yeni Şafak http://www.yenisafak.com.tr

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    Prozac şıklığı - Serdar Turgut

    Prozac ve benzeri antidepresanların aslında fazla işe yaramadığı, bu haplar yerine şekerden oluşan Placebo(ilaç olmayan hap) kullanılsa da aynı sonucun alınabileceği yolunda bir çalışmanın yorumları sardı etrafı.

    Büyük etkisi oldu, hayli heyecanlandırdı. Bu da normal çünkü depresyonda olmak neredeyse bir yaşam stili tercihi, şık bir tavır haline getirildiğinden, bu kültürde Prozac kullanıyor olmak da bir tür şıklık olarak kabul edilmeye başlandı.

    Dolayısıyla meslekli ve toplumda etkili konumlarda olan insanların ağzından ‘depresyon’ ve ‘Prozac’ kelimesi düşmedi. Ve tabii ilaç hakkında bir araştırmanın sonuçlarının yanlış yorumlanarak paniğe yol açması da kaçınılmaz oldu.

    Depresyonda olunduğu iddiası bir ciddi hastalık konumundan çıkarılıp kültürel bir şıklık boyutuna indirgendiğinden, bir süredir her hastalık durumunda yapılması gereken neden-sonuç ilişkisi yani illiyet bağı araştırması neredeyse yapılmaz oldu.

    Hastalıklarda, hastalığın nedenleri bulunup tedavi edilmesi gerekirken, depresyon durumunda hastalık bir kültür tarafından kolay benimsendiğinden ve hatta başkalarına bir üstünlük olarak bile taslanabildiğinden sadece semptomların azaltılmasını sağladığı söylenen bir Prozac da hemen kültürel bir ikon haline dönüştü.

    Depresyonun gerçek nedeni ile sonuçları arasındaki bağlantı iyice bulandığından bazı doktorlar ilaca rahatlıkla destek verdiler ve Prozac bir tür ‘kimyasal mutluluk iksiri’ haline geldi.

    ‘Tek bir hapla mutluluğu bulmak’ iddiası çok güzel tabii ki... Prozac adı da hızla ulaşılan ‘kimyevi mutluluğun metaforu’ olarak kullanılmaya başlandı.

    Kültürel eleştirmenler, bu fenomen hakkında kitaplar yazdılar.

    Bunlardan en etkilisi Elizabeth Wurtzel’in 13 yıl önce yazdığı ‘Prozac Nation’ adlı kitap oldu. Bu kitapta genç ve güzel bir kızın depresyonda olmasının ne anlama geldiği inceleniyordu. Aktif bir yaşamı olmasını isteyen bu kızın hayata Prozac ile nasıl tutunabildiği anlatılıyordu.

    Denilebilir ki; tek başına bu kitap Amerika’da bir Prozac kuşağının yaratılmasına bile neden oldu. Amerika’dan kaynaklanan kültürel fenomenlerin, TV şovları ve filmler aracılığıyla insanlığı nasıl sarabildiği bilindiğinden sonucu da tahmin edebilirsiniz.

    Sonuçta Prozac, tüm ‘varoluşsal akşamdan kalmalarımızın’ sonucunu ortadan kaldıran ilaç olarak kabul edildi.

    Anlayacağınız; depresyondaki bir hastanın beyin kimyasını etkileyerek kendisini daha iyi hissetmesini sağlayan bir ilaca müthiş bir kültürel yük bindirildi.

    Yaratılan gereksiz beklentilerin biraz törpülenmesi gerekiyordu ve sonunda söz edilen rapor da bunu yaptı bence.

    O raporda ‘bu tür ilaçlara büyük mucizevi sonuçlar yüklemeyin, aşırı beklentili olmayın’ deniliyor ama ‘tedavi de gereksiz’ denilmiyor.

    Placebo ilaçlar da etkili olabilir çünkü bir tedavinin etkili olduğuna inanmak, tedaviyi başarılı kılan faktörlerden birisi olabilir.

    Prozac’a yüklenen kültürel yük sayesinde onun alınır alınmaz mutluluk getireceği beklentisi de oluştu tabii... Yani bir tür ‘mutluluk Extacys’i gibi bir şey olduğu sanıldı.

    Sonuç itibarıyla; yaşadığımız her hayal kırıklığı bizi depresyona sokmaz.

    Depresyonda olduğunu söylemek kimseyi bir sınıfa veya zümreye ait hale getirmez.

    Örneğin; ‘Beyaz Türk’ katiyen yapmaz.

    Bu bir hastalıktır ve katiyen kültürel bir şıklık (chic) değildir.

    Eğer bunu bir kültürel şıklık olarak görüp öyle davranıyorsanız ve sohbetlerinizde sıkça ‘depresyondayım’ lafını kullanıyorsanız büyük ihtimalle de değilsiniz.

    Unutmayın; bu bir mutluluk hapı değil. Hele de anında etkili olan bir hap hiç değil. Bu tür ilaçların beyin kimyasını etkilemeye başlamaları için bir süre kesintisiz kullanılmaları gerekiyor. İlaç ancak gereken birikim sağlandıktan sonra etkisini gösteriyor. Galiba bu süre altı hafta kadar. Doğru bilgiyi doktorunuzdan alacaksınız.

    Benim işim burada kültürel eleştiri yapmak. Amatör doktorculuk oynamaya hiç niyetli değilim. En son olarak doktorculuğu 40 yıl kadar önce oynamıştım. Tabii ki uygun durum yaratılırsa tekrar bazı denemelere de açığım...

    01.03.2008

    akşam gazatesinden alıntıdır

    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied








    Leave a comment:


  • Guest's Avatar
    Guest replied
    kafanız attığında doktora gidin.. doktorun da yaşamaya hakkı var..
    yazılan reçeteyi eczaneden alın.. eczacının da yaşamaya hakkı var..
    alığınız ilaçları sakın içmeyin.. çünkü sizin de yaşamaya hakkınız var..
    (mddformat, 10.01.2009 00:00 ~ 11.01.2009 14:32)
    aşk acısının getirdiği obsesif kompulsif bozukluğu tedavi etmede kullanılan bir mucize.
    fotoğrafını bile görmeye dayanamadığınız ve aşık olduğunuzu sandığınız eski sevgilinizi gördüğünüzde hiçbirşey hissetmemenizi sağlayan ilaç. bir nevi hayat kurtarıcı.
    demek ki neymiş? ölümsüz aşk diye birşey yokmuş. prozac varmış.
    (poppy, 11.02.2009 01:10)
    (bkz: fluoksetin)
    (biyolojiksaat, 22.02.2009 14:06)
    aşk meşk, mutluluk veren bir boklar olmadığından derdime çare olacak olan baytar olsa gerektir. denemek lazım. doktor bana bir çare.
    (idiot, 22.02.2009 15:00)
    ilk kullandığımda bir haftada etkisine inanmayıp bıraktığım fakat birkaç yıl sonra kendisine tekrar bir şans vermek istediğim benim için mucize ilaçtır. işten çıkarılmak, bunun üstüne aile sorunları, yalnızlık vız gelmiş tırıs gitmiştir ve hahah hayat ne güzel ben mutluyum diye gezdirmiştir beni. ihtiyacı olanlara bir şans vermelerini tavsiye ettiğim ilaçtır ayrıca.
    (fatbuttrue, 26.02.2009 02:58)
    4. nesil yazar hoş gelmiş gibi şeylerin yazılması,yönlendirilme sonucu engellenmiş yazar

    (bkz: istemiyo musunuz lan beni)
    (xprozacx, 10.03.2009 22:44)
    kullanılmaya başladıktan en az üç ay sonra etkisini hissettiren, bünyeye göre farklılık göstersede gün ortasında esneten, olduğunuz yerde uyuklamanıza sebep olabilen ilaç.

    http://www.itusozluk.com/goster.php/prozac/sayfa/1

    Leave a comment:

İşleniyor...
X