Hep bir amaç aradım kendime,bulamadım.Bulduğum tek şey hiçbir zaman hayatımın en kötü olayını yaşamayacak oluşumdu.
Hayat denen kaltaktan yediğim silleler,hem ruhuma hem hayatıma kastetti,problem değildi o zamanlar bunlar.Bundan sonraki en kötüyü yaşamayı planlamıyordum artık.Hayattan elimi eteğimi çekmiştim,yürüyen bir ölüydüm,
toprak altına girmeyi bekleyen.Elimde avucumda ne varsa tükettim;arkadaşlarım gitti,akrabalarım gitti,okulum gitti,abim gitti ablam gitti,tekilliğin son haddine yaklaştım.
Paramın da gitmesiyle almamaya karar verdim paxili ve birden kestim.Fiziksel ve zihinsel yoksunluk emarelerini bir ay birlikte sonra da zihinsel olarak çöküntüyü bir ay tek başına daha yaşadım.
Bu aralar ,işte planımı gerçekleştirmenin zamanıydı,partial suspension metodunu benimsedim,aletim kemerimdi.
Tavanın betonundan sarkıtılmış etreye bağladım kemeri ve boynumu geçirdim.Parmak uçlarımdan kestiğim ağırlı kemere naklettim.
Bir kaç saniyede beklenen etkisini göstermeye başladı,kafamdan bir basınç ,akabinde gözlerimin kararması....
Ve işte o an hissettim kitaplarda okuduğum benim için bir kelimeden öte anlama taşımayan o hayvansal yaşama temel içgüdüsünü.
Ayaklarım hissiz;ellerimse panik içinde boynumdan kemeri kurtarmaya çalışıyor ama bulamıyor kemeri,tutamıyor bir türlü...
Gözlerim ışığı kaybediyor gittikçe,vücudum karşı koymaya çalışıyordu,sonunda şans eseri ellerim kemeri bulmayı başarıyor ve boynumdan çıkarıyor...