hayatın çok yalın ya da çok karışık olduğu yanılgısından hareketle ortada bir yazı yazmak istedim.
ütopik bir evrenin kıyısından bakıyorum dünyaya; en yakın galaksi andromeda... Allahım, uzaylılar bile benden çok uzakta.
şimdi düşünüyorum da, iyiki anlamanın anlamsız olduğunu anlamışım ve sanatın tamemen anti-kurgu türevini içimde yaşattığımı.
var olmak duygusuyla dolaştığım tüm denizlerde kulağıma çalınan şarkı denizkızlarınınkiymiş.. onlar var mıydı?
bir sandal hakkında belirsiz cümleler kurabiliyorum, demek ki hala yaşıyorum...
