Kulağımda ezan sesi, yazarın dediği gibi karanlığa okunmakta... İçimde ise korkunç bir şüphe var: Ya beni unuttuysa? Ya hiç yaşamamış, hiç algılamamışçasına unuttuysa??
Sonsuza savuruyorum düşüncelerimi, şiir yazmayı deniyeceğim çaresizce..

Ellerimi bile göremezdim oysa,
Senin ellerindeki beyaz dokunuşlar olmasa..
Sevdiğimdi bu kent, bu yaşam, bu virane..
Boğaz manzarasıydı gerdanını süslediğim, bir kadın gibi kokuyordu aşk...
Sonra bir nedenler silsilesiyle savurdun saçlarını, gitti tüm martılar,
Gitti simitçiler ve sustu ardından tüm çocuklar...