blog bölümüne de uğramak istedim, küsmesin diye. gideyim icimdekileri uzun uzun yazayım dedim... bir günüm ne kadar güzel geçiyor şu yaşadığım evde bir bilseniz. huzursuzluk hiç eksik olmuyor benim güzel yuvamdan sevgili ağabeylerimin ağzından kırıcı, aşağılayıcı laflar hiç eksik olmuyor sağ olsunlar, destek olmadıkları gibi köstek olmayı çok iyi bilirler. benim ailemdeki herkes her zaman haklıdır kimsenin suçu gunahi yoktur, benim sevgili ailemin her bir üyesi her şeyi çok iyi bilir, onlar çok mükemmeldir onlar diyorum çünkü ben onlar gibi değilim. ben bu ailenin tamamen dışındayım. aile benim ailem-sözde- ağzı olan konusur ya hani, ben kapıyı çeker çıkarım. benim ağzım susar, aklım konuşur. benim yüzüm güler, kalbim ağlar. bu dünya benden ibaret. her şeyi ben yaşarım, ben bilirim, Allah'tan başkası ne duyar, ne görür. yalandan yaşarım ben. içime atarım, icimde dağlar olustu, sadece dağ olsa yine iyi, kocaman bir dünya olusturdu biriktirdiklerim. icimde bu dünya oluşurken benim gençliğim, umutlarım, mutluluğum gitti. elimde kalan yaşatmıyor artık. dışarıdan ne kadar sağlam görünüyormuşum, millet benden neler neler bekliyormuş. ne kadar güzel saklamışım acılarımı. kimse "bu da insan, bunun da canı var" dememiş. bir gün gelecek duygusuz bir insan olacagım. kendimden korkuyorum...