Yaşadığım yer çok uzak bir ülke gibi bu eşyalar benim değil bu yatak benim değil gidecekmişim gibi yaşıyorum yarın bu kapıdan çıkıp gideceğim ve bütün yaşadıklarım kazandığım değerler ve kaybettiklerim burada kalacakmış gibi
Sanki annemin yanına çocukluğumuzdaki eve geri dönecekmişim gibi
Yoksa bu annemin tekrar koruyucu kollarına sığınma duygum mu yoksa bu güvensiz insanların içinde güvenecek bir dal aramam mı yoksa bu sahtecilikten uzak gerçek sevgiye duyulan bir özlem mi
Anne kokusu ...
Canım annem meğersem kimse senin gibi sevmiyormuş meğersem sen öldüğünde benim hiç kimsem olmayacakmışta ben bu koca dünyada kocaman bir boşmuşum ve o boşlukta boğularak öleceğim.
Ölümde böyle demek meğersem özüne dönmekmiş bu dünya benim değil sonsuz değilim sırtımı dayayacağım ne bir kul ne mal ne mülk hepsi gidici sanki bir gün gidecekmişim gibi uzaak diyarlardan huzur bulduğum yuvama çektiğim acılar bitecek mutlu olduğum o çocuk seslerinin cıvıldadığı evimize eski günlere geri dönecekmişim gibi
Ey ölüm bana gelirken yanında beni seven ; beni gerçekten seven o iki kişiyi getir biri annem biri evladım hayır hayır bana sadece bir kişiyi getir evladım da evlenecek ve oda evlatları uğrunda sevgi tüketecek bana kendini adamış olan tek kişiyi getir ANNEMİ....

dilerim içindeki soğuk yerini sımsıcak sevgilere yeni mutluluklara terkeder...