araba plakalarını okumak, plakaları ezberlemek ve hecelemek.
hecelememin nasıl olduğunu da anlatayım.
mesela plaka 90 AS 5752 olsun. ben bunun ilk hecesinden başlayarak şu şekilde heceliyorum;
dok - san
a - s
beş - bin
ye - di
yüz - el
li - i
ki - burası boş kaldı
şimdi burda en son boş kaldıya. yani burda 13 hece varya benim için o 14 hecede bitmek zorunda. bitmediği zaman saçma saçma şeylerle orayı çift olarak denk gelecek şekilde bitirmeye çalışıyorum. mesela bu plakayı şu şekilde devam ettiririm;
dok - san
a - s
beş - bin
ye - di
yüz - el
li - i
ki - ve
el - li
i - ki
araya kendim bir hece koyup onu illa çift heceye denk gelecek şekilde bitiririm.
bu sadece plakalar için geçerli değil, herhangi bir konuda konuşurken de bunu yapıyorum. tabi içimden sessizce yapıyorum bunu. sesli yaparsam "bu ne diyo ya" der herlade insanlar.
biriyle konuşurken mesela "yarın okula gidicem" diye bitirdimya cümlemi;
ben devamında içimden yine aynı şekilde son hecesi çifte denk gelecek şekilde bitiririm bunu. çift olmazsa yine araya hece koyup onu illa çift hecede bitiririm.
başka takıntılarımda var;
-çantanın fermuarını sürekli kontrol etmek.
-gece tehlike oluşturacak elektronik eşyaların fişlerini mutlaka çekmek
-yine gece yatarken yanımda kablo gibi şeylerin bulunmamasına dikkat etmek( ya gece boynuma dolanırsa diye)
-kesinlikle hiçbir takı üzerimde bulunarak yatmamak(toka, saat, yüzük, kolye vs)
-kapı kilitli mi diye kontrol etmek, kilitli olduğundan emin olmazsam tekrar gidip bakmak
-sağ elimi duvara çarpmışsam sol elimide çarpmak( bu da çok kötü bir takıntı. vücudumu sağ sol olarak ikiye ayırıyorum. sağıma olan şeyleri soluma da yapıyorum. sağ ayağımı yere çarpmışsam mutlaka sola da aynısını yapmak gibi)
-yolda yürürken sağ ayağım çizgiye gelmişse sol ayağımıda illa çizgiye basmak
-yatarken odamda ayna varsa onu mutlaka ters çevirmek ve düşmeyecek şekilde koymak
-peyniri kutusundan çıkarıp yemek. ve kalırsa onu çöpe atarım, kesinlikle yemem. evde bizimkiler peynir alındığında ağzı kapalı bir tabağa koyup bir kaç yiyorlar onu. ben yiyemiyorum. kendime ayrıca peynir alıp yiyeceğim kadarını alıyorum tabağıma
-birinin evinde kalıyorsam "ya gece bana birşey yaparlarsa" diye düşünmek ve sürekli tetikte durmak. çok güvenmediğim insanlar için geçerli bu.( sonuçta öğrenciyiz, illa arkadaşların evinde kalıyoruz ve çok güvenmediğim kişilerse bunlar korkuyorum gece)
-bide birinin evine gidince yemeklerini yiyememek. nasıl yaptıklarından emin olmadığım için oluyor buda. temiz mi yaptı, üzerinden yedi mi, eli acaba yemeğin içine battı mı diye düşünceler oluşuyor aklımda ve ben tokum diyip yememeye çalışıyorum
buna benzer daha bir kaç takıntım daha var. çok üzerinde durmuyorum. her zaman olmuyor bunlar. kimi zaman beni rahatsız ediyor ama bu kez okumucam bu plakayı dersem üstesinden gelebiliyorum.
hecelememin nasıl olduğunu da anlatayım.
mesela plaka 90 AS 5752 olsun. ben bunun ilk hecesinden başlayarak şu şekilde heceliyorum;
dok - san
a - s
beş - bin
ye - di
yüz - el
li - i
ki - burası boş kaldı
şimdi burda en son boş kaldıya. yani burda 13 hece varya benim için o 14 hecede bitmek zorunda. bitmediği zaman saçma saçma şeylerle orayı çift olarak denk gelecek şekilde bitirmeye çalışıyorum. mesela bu plakayı şu şekilde devam ettiririm;
dok - san
a - s
beş - bin
ye - di
yüz - el
li - i
ki - ve
el - li
i - ki
araya kendim bir hece koyup onu illa çift heceye denk gelecek şekilde bitiririm.
bu sadece plakalar için geçerli değil, herhangi bir konuda konuşurken de bunu yapıyorum. tabi içimden sessizce yapıyorum bunu. sesli yaparsam "bu ne diyo ya" der herlade insanlar.
biriyle konuşurken mesela "yarın okula gidicem" diye bitirdimya cümlemi;
ben devamında içimden yine aynı şekilde son hecesi çifte denk gelecek şekilde bitiririm bunu. çift olmazsa yine araya hece koyup onu illa çift hecede bitiririm.
başka takıntılarımda var;
-çantanın fermuarını sürekli kontrol etmek.
-gece tehlike oluşturacak elektronik eşyaların fişlerini mutlaka çekmek
-yine gece yatarken yanımda kablo gibi şeylerin bulunmamasına dikkat etmek( ya gece boynuma dolanırsa diye)
-kesinlikle hiçbir takı üzerimde bulunarak yatmamak(toka, saat, yüzük, kolye vs)
-kapı kilitli mi diye kontrol etmek, kilitli olduğundan emin olmazsam tekrar gidip bakmak
-sağ elimi duvara çarpmışsam sol elimide çarpmak( bu da çok kötü bir takıntı. vücudumu sağ sol olarak ikiye ayırıyorum. sağıma olan şeyleri soluma da yapıyorum. sağ ayağımı yere çarpmışsam mutlaka sola da aynısını yapmak gibi)
-yolda yürürken sağ ayağım çizgiye gelmişse sol ayağımıda illa çizgiye basmak
-yatarken odamda ayna varsa onu mutlaka ters çevirmek ve düşmeyecek şekilde koymak
-peyniri kutusundan çıkarıp yemek. ve kalırsa onu çöpe atarım, kesinlikle yemem. evde bizimkiler peynir alındığında ağzı kapalı bir tabağa koyup bir kaç yiyorlar onu. ben yiyemiyorum. kendime ayrıca peynir alıp yiyeceğim kadarını alıyorum tabağıma
-birinin evinde kalıyorsam "ya gece bana birşey yaparlarsa" diye düşünmek ve sürekli tetikte durmak. çok güvenmediğim insanlar için geçerli bu.( sonuçta öğrenciyiz, illa arkadaşların evinde kalıyoruz ve çok güvenmediğim kişilerse bunlar korkuyorum gece)
-bide birinin evine gidince yemeklerini yiyememek. nasıl yaptıklarından emin olmadığım için oluyor buda. temiz mi yaptı, üzerinden yedi mi, eli acaba yemeğin içine battı mı diye düşünceler oluşuyor aklımda ve ben tokum diyip yememeye çalışıyorum
buna benzer daha bir kaç takıntım daha var. çok üzerinde durmuyorum. her zaman olmuyor bunlar. kimi zaman beni rahatsız ediyor ama bu kez okumucam bu plakayı dersem üstesinden gelebiliyorum.

bende senin gibiyim arkadaşım saydığın takıntılarının bi kısmı bende de var hatta farklılarıda herşeyi yendim bütün takıntıları mı bir tek delirme korkusu ve kontrolümü kaybedip sevdiğime anneme kardeşime zarar verme korkusunu yenemedim aslında melek gibiyim yaa
Yorum