Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Asperger

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Asperger

    Asperger tanısı alan çocuğunuz var mı?

    Varsa tedavi görüyor mu?

    Terapi alıyor mu?

  • #2
    Asperger sendromu (AS), davranış bozuklukları, sosyal ve iletişim becerilerinde beceriksizliklerle karakterize nöropsikiatrik bir bozukluktur.

    İlk defa 1944 yılında Avusturya'lı çocuk doktoru Hans Asperger keşfettiği için bu adı almış.

    Sosyal ve duygusal güçlükler ; arkadaş edinme güçlüğü,
    Dil ve iletişim güçlüğü ; şaka ve alayları anlamakta zorluk, beden dili, jest ve mimikleri anlamakta ve kullanmakta güçlük
    Düşünce esnekliğinde zorluk ; rutin değişiklere adapte olmakta zorluk, empati kurmada güçlük

    AS'in tedavisi yok. Asperger sendromu yaşayanlarda depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği, davranış bozukluğu gibi yan durumlar gözlendiğinden bunla ilgili ilaç tedavisi olabiliyor.
    Çocukluktan başlayacak psikoterapiler ve psikodramalarla eğitimleri güçlenirse yetişkinlikte tahsilini tamamlamış, evlenmiş ve meslek sahibi bir birey haline gelebiliyorlar. Yine de izleri hayat boyu devam ediyor.

    Yorum


    • #3
      benim kızıma (9 yaşında)panik atak teşhisi konuldu.iki tane antidepresan kullanıyor yavrum.belkide rahatsızlığı buna benzer :roll:

      Yorum


      • #4
        LÜTFEN!!!(yoksa aspergermiyim )

        Asperger sendromu nedir?
        Belkide Ulusal Otistic Birliğinin (National Autistic Society) Asperger sendromu nedir kitapcığını okumuşsunuzdur? Biz Londra’daki sosyal gurup ’Contact’ (İletişim) olarak, bu kitapcığın, bu guruba giren yetişkinler olarak deneyimlerimizi yeterince yansıtmadığını düşündük ve bu kitapcıkta Asperger sendromunun bizi günlük hayatımızda nasıl etkilediğini ve bize nelerin yardımcı olduğunu tanımladık.

        Burada kendi deneyimlerimizi tanımladık ancak, Asperger sendromu olankişilerin herbiri farklı bireylerdir ve herkesin farklı yetenekleri ve farklı zorlukları olacaktır.

        Asperger sendromu, otistik gurubun bir bölümü olan bir özürdür. Bu genelde, gurubun daha ”yüksek” tarafında yer aldığı düşünülen kişilere uygun bir tanıdır.

        Guruptaki daha başka tanılar, otisim ve yüksek fonksyonlu otisimdir. Asperger sendromu ve yüksek fonksyonlu otisim genelde birbirinin yerine kullanırlar. Asperger sendromu herşeyi etkileyen bir gelişme bozukluğu (PDD Pervasive development disorder) (HEGB) olarak sınıflandırılmıştır: bu da hayatın her yönünü etkilediği anlamına gelir.

        John’un hikayesi
        İnsanlar John’la karşılaştıkları zaman, onun bazı problemleri olduğunu fark edemeyebilirler. John, herkes gibi okula gitmeyi çok istiyordu ve olaylara katılamadığı için de çok hayal kırıklığına uğradı. Hiçbir zaman takımlara seçilemiyordu, ve bahçede oynarken diğer çocuklara katılamıyordu. Ancak, matematik ve bilgisayarda çok iyiydi, ve arkadaşlarını, şakaları hatırlamadaki mükemmel hafızasıyla eğlendirebildiğini keşfetti. 18 yaşına geldiğinde John’a Asperger sendromu tanısı kondu. Daha sonra ise disleksiya ile tanımlandı, aynı zamanda depresyon da geçiriyordu.

        Yetişkinliğe adım atarken, GCSE ve A-level (mezuniyet) notlarının çok iyi olmasına rağmen, özel bir destek sağlanana kadar, üniversite hayatıyla baş etmekte çok zorlandı. Mülakat teknikleri ve gününü organize etmekte, özel destek görene kadar, iş bulmakta çok zorlandı, bu destek ona birçok kapıyı açtı. İş verenleri onun çok çalışkan ve detaylara dikkat eden birisi olduğunu düşünüyorlar.

        Jane’nin hikayesi
        Jane’in okulda çok arkadaşı yoktu ve okul bahçesinde oynanan hayali oyunları anlayamıyordu. Başkalarının düşündüğü ama söylemediği şeyleri söylediği için, arkadaşları ona çok kaba birisi olduğunu söylüyorlardı. Bir yetişkin olarak da dışarı çıkıp arkadaşlarla kaynaşmayı çok zor buldu, ama satranç oynamaktan çok keyif alıyordu, eşiyle de bir satranç kulübünde tanıştı. Kocası ve çocukları onun bir rutine bağlı kalmak istemesini ve ani değişikliklerden aşırı rahatsız olmasını anlayışla karşıladılar, ev hayatlarını da buna göre ayarladılar.

        Jane bir muhasebeci olarak iş buldu, işi, iş yerinde yapısal değişiklikler olup, birçok çalışan değişene kadar çok iyi gidiyordu. Jane bunlardan aşırı derecede huzursuz oldu, ve bir doktora gitti. Doktor onu, sonunda ona asperger sendromu tanısı koyan bir pisikoloğa havale etti.

        Asperger sendromu olan kişilerin ne gibi sorunları vardır?
        Asperger sendromu belirsiz bir durumdur - görünmeyen bir sendrom olduğu için, bu sendromu olan kişiler, birçok kişi tarafından yanlış anlaşılmıştır. Belirsizdir, aynı zamanda tanımlanması da zordur, genellikle, ”üçlü bir eksiklik” olarak tanımlanmıştır - üçlü bir zorluklar seti.

        toplumsal ilişkilerde zorluklar
        iletişimde zorluklar
        hayal gücünde zorlanmalar
        Asperger sendromu, genelde özel ilgilerin olmasını ve rutin bozulduğu zaman aşırı rahatsız olmayı kapsar.

        Aşağıda bu üç zorluklarla ilgili bazı deneyimler belirtilmiştir.


        Bu konuda daha fazla bilgisi olan arkadaşlar varsa lütfen yazsınlar :!:

        Yorum


        • #5
          Alıntı yapmayı sevmiyorum ama, bu konu hakkında bulduğumuz bilgileri kısaca not düşersek, sitemizde de böyle bir dökümanımız olur.Aileleri en çok üzen bir konuda bu tür çocukların olmayan sosyal hayatı ve arkadaş problemleri. Bende bu konuyu alıntılamak istedim :arrow:




          Sosyal Etkileşimin Zararı:

          AS’lı çocuklar sosyal etkileşimin karmaşık kurallarını anlamada yeteneksizlik gösterirler. Naiftirler. Çok fazla benmerkezcidirler. Fiziksel temastan hoşlanmayabilirler. Şakaları anlamazlar. Ses tonları doğal değildir. Uygun olmayan bakışları ve beden dilleri vardır. Hassas ve zarif değillerdir. Sosyal ipuçlarını yanlış değerlendirirler. Sosyal mesafeyi değerlendiremezler. Konuşmaya başlamada ve sürdürmede yeteneksizdirler. Konuşmaları gelişmiş ama iletişimleri zayıftır. Konuşma stilleri kimi zaman fazla yetişkinvaridir ve “küçük profesör” diye nitelendirilebilirler. Kolaylıkla kullanılabilirler (başkalarının yalan söyleyebileceğini veya aldatılabileceklerini algılayamazlar) ve genellikle sosyal dünyanın bir parçası olmak için istekleri vardır.

          Öneriler:

          * Çocuğu kabadayılıktan ve kızdırılmaktan koruyun.

          * Daha büyük yaş gruplarında, sosyal beceriksizlik ciddi hale gelince, problemin gerçek bir özür olduğu konusunda akranlarını eğitin. Sınıf arkadaşları ona şefkatle davrandıklarında onları övün. Bu işlem diğer çocukların sabrını ve empatisini artırırken günah keçisi durumunu da engeller.

          * Akranlarınca hayranlık uyandıracak hafıza, kelime hazinesi, okuma yeteneği gibi özelliklerini ortaya çıkaracak durumlar yaratarak akademik yeterliklerini vurgulayın. Bu durum kabul görmeyi artıracaktır.

          * AS’lı çocukların çoğu arkadaş ister ama nasıl davranacağını bilemez. Çeşitli durumlarda nasıl reaksiyon göstereceği öğretilmeli ve değişik sosyal durumlarda kullanması için repertuar hazırlanıp verilmelidir. Çocuğa ne söyleyeceğini ve nasıl söyleyeceğini öğretin. Çift yönlü iletişim için model olun ve role-play yapmasını isteyin. Bu çocukların sosyal alandaki değerlendirmeleri diğerlerin kendiliklerinden öğrendikleri kuralların öğretilmesinden sonra gelişir. AS’lı bir profesör insan ilişkilerini anlama sürecinde kendisini Mars’tan gelen bir antropolog gibi hissettiğini belirtmiştir (Sacks, 1993).

          * AS’lı çocuklar diğerlerinin duygularını anlamamalarına rağmen doğru davranmayı öğrenebilirler. İstemeden ve amaçlamadan hakaret ederlerse, nazik olmazlarsa veya duyarsız davranırlarsa bu davranışlarının niye doğru olmadığı açıklanmalı ve doğru davranışın ne olduğu anlatılmalıdır. AS’lı yetişkinler sosyal olayları entelektüel yetenekleri ile öğrenmelidir, çünkü sosyal içgüdüleri ve sezgileri yoktur.

          * Yaşça daha büyük AS’lı öğrenciler “buddy sistemi” bir arkadaştan fayda görebilirler.Öğretmen duyarlı bir sınıf arkadaşını AS’lı çocuğun durumu ile ilgili eğiterek yanına oturtabilir.Arkadaşı AS’lı çocuğu her ortamda (serviste ,teneffüste ) izleyerek onu okul aktivitelerine dahil etmek için çabalamalıdır.

          * AS’lı çocukların inzivaya çekilme eğilimi vardır.Bu yüzden öğretmen diğerlerinin arasına katılması için teşvik etmelidir.Aktif sosyalleşmeye cesaretlendirmeli ve izole olarak sadece kendi ilgi alanına yönelik geçirdiği zamanı sınırlandırılmalıdır. Örneğin öğle yemeği sırasında bir öğretmen AS’lı çocuğun yanına oturarak onu akranlarının konuşmalarına katılmaya teşvik edebilir. Bunu yaparken sadece fikrini söylemesi ve sorular sorması ile yetinmeyip diğer öğrencilere de usta manevralarla aynısını yaptırtmak gerekir.


          Arkadaşlar daha ayrıntılı bilgi için kaynağım;

          http://www.psikolojikdanisma.net/aspergersendromu.htm

          Yorum


          • #6
            Tanı nasıl konulur?{please!}

            Birinin AS olduğunun kesin tanısı nerde belirlenir?Yani nerde ölçülebilir?Ram'da mı?

            Yorum


            • #7
              Orjinal yazı sahibi: panik
              benim kızıma (9 yaşında)panik atak teşhisi konuldu.iki tane antidepresan kullanıyor yavrum.belkide rahatsızlığı buna benzer :roll:
              bende ilk kez 8 yaşında panik atak geçirmiştim... kızınızın baska sorunları olabilir hep içine atarak bu hastalığa yakalanmışta olabilir bu yüzden altını arayın araştırın... şahsen benim öyleydi :? bir de iyiki erken farkedip tedavi yoluna başvurmuşunuz ailem bilerek yaptığımı sanıyordu benim o zamanlar... şuan hergün 2-3 atak geciriyorum çok hızlı ilerliyor ... geçmiş olsun umarım tez zamanda iyileşir...
              <div>ben &ccedil;ekiliyorum hayat ziyade olsun sana</div><br />

              Yorum

              İşleniyor...
              X