Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Eşimden Soğudum:(

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Eşimden Soğudum:(

    Eşimle üniversitede tanıştık. Aynı bölümde okuyorduk. Tanıştıktan 1 ay sonra birlikteliğimiz başladı. 2004 yılında. 2008 yılında da nişanlandık. Ayrı şehirlerde oturuyorduk. Devamlı tartışıyorduk ama uzatmadan tatlıya bağlıyorduk. 2 gün iyiysek 3.gün kesin birşeyler bulup tartışıyorduk. Ayrı şehirlerde oturmamıza, uzakta olmamıza bağlıyorduk. Nişanlıykende tartışmalarımız devam etti. Bazen nişanlıyken ayrılmayı bile düşündüm. Ama herkes gibi bende de millet ne der kaygısı ve bağımlılık vardı. Onca zamandır beraberdik. Artık bağımlılık olmuştu bende. Hatta nişanlıyken kavga ettik. Babam bile yol yakınken ayrıl dedi. Bende şurda 2 ay kaldı nasıl ayrılayım dedim. Babamda 2 ay kaldı diye bir ömrünümü mahvedeceksin dedi. Öyle böyle 2009 yılında evlendik. Evlenince birde aileler girdi. Eltimin dengesiz hareketleri yüzünden birde onlar sebebiyle kavga eder olduk. 7 ay sonra hamile kaldım. Hamilelikte erkekler kadınlar kadar heyecanlanmaz derler. Doğru. erkekler kucaklarına alınca baba olduklarını anlarlar. Zaten işi nedeniyle hamileliğimin çoğunda yurtdışındaydı. Allaha şükür dünya tatlısı canım kızım doğdu. Şu an 5 aylık. Kızım doğduktan sonra birde kaynana faktörü girdi araya. Karışması, lafları vs. beni daha çok delirtti. Zaten kendimde MS hastası olduğumu öğrendim. Sinir stresden uzak olmam gerek. Ama malesef. Kaynanamın yaptıkları ettikleri bardağı taşırdı. Eşime dedim. Bu sondu yeter artık dedim. Annenle bundan sonra konuşmayacağım, gitmeyeceğimde bir daha dedim. Kesin olarak tavrımı koydum. Annesi söz konusu olunca eşim için herşey değişiyor. Neyse annesini uyarmış. Annesi de aradı beni özür diledi. Bir daha bir şeye karışmayacağını söyledi. Ne kadar doğru, ne kadar durabilir bakalım. Bu olanlar artık eşime olan sevgimi de sömürdü. Bazen ayrılmak istediğimi, çünkü dayanamadığımı, bu evlilikten bir şey anlamadığımı söylüyorum. O zaman sakın bir daha ayrılık lafları etme diyor. O zaman kendine çeki düzen ver diyorum. erkeğin çok konuşanını hiç sevmem. Bir laf söyleyince bıdı bıdı konuşması çileden çıkarıyor beni. Artık eşim ve ailesi yüzünden takıntılı bir hal aldım. Gözümü açıyorum yaptıkları dedikleri, kafamı koyuyorum aynen. Ayrıca derler ya evlendikten sonra kadın kendini bırakır eder diye. Bizde tam tersi eşim kendini bırakmış bir şekilde. Kendi annesi bile kendine baksana biraz diyor. 2 gün bakıyor 3. gün yine eskiye dönüyor.
    Eşime karşı eski sevgim saygım kalmadı. Ayrıyken özlüyormuyum, özlüyorum. Ama yanına gelince o özlem anında bitiyor. Bazen diyorum ki ben kafamdaki eşimi özlüyorum galiba. Bunlardan dolayı da tüm sevgimi aşkımı kızıma verdim. Bu evlilikte tek kazancım kızım oldu.Ama daha ne kadar bu şekil sürer bu evlilik bilmiyorum. Evlilik danışmanına gidelim dedim. Tamam dedi lafta kaldı. Dedim gitmezsek bu evlilik tuz buz olacak dedim. Deme öyle şeyler diyor. Cidden eşim için parmağımı oynatasım gelmiyor. Konuşmayı denemedin mi diyenleriniz olur. Yüzlerce kez hemde. Devamlı uyardım ama nafile...
    Bir gün kızımıda alıp evi terkedeceğim. Ama nolacak aileler araya girecek. Yine kürkçü dükkanına geri döneceğim.
    Cidden bazen aynı evi paylaşmak bile beni boğuyor. O kadar çıkmazdayım ki. Ne yapsam ne etsem bilemiyorum. Ama şu anki şu durumdaki eşimle cidden aynı evi paylaşmak istemiyorum.

  • #2
    mutsuz huzursuz olduğun bir hayata neden zorla katlanacaksın ki kararsızsın yılların verdiği alışkanlık ve sevgi var. kızında varmış mutsuz bir ortamda yetişmesi daha mı iyi kolay bir durum olmasa gerek bekara karı boşamak kolaydır ama eşinizde çabalamıyorsa uzun vadede bakıldığı zaman boşanmak daha akıllıca geliyor. ailenizde destek veriyorsa ayrılın derim.

    Yorum


    • #3
      Tartışmalarla,öyle böyle 2009 yılında evlilik,

      Evlilikle birlikte ailenin müdahil olması,

      7 ay sonra hamilelik,

      Doğum sonrası kayınvalide sorunu,

      MS hastalığı,

      Eşin rahatsız edici tavırları(çok konuşması,kendini bırakması vs.)

      Evliliğin oturması,ortak noktaya varabilme ve biz bilincinin oluşması zaman alıyor.Bu sürece çocuk dahil olunca,özellikle anne için sorumluluk artıyor ve mevcut problemlerle başetmesi,tahammül gösterebilmesi zorlaşıyor.Evliliğinize zaman tanıyın.Bu noktada size fayda sağlıyacağını düşündüğünüz her alternatifi deneyin.(evlilik terapisti vb.)Kafanızı dağatabileceğiniz,iyi hissettirecek bir ilgi alanı bulun ve zaman ayırın.Vb.
      Herşeyin yoluna girmesi dileğiyle...
      Kimsenin seni üzemeyeceği kadar güçlü olduğunda ve sen kimseyi üzmeyecek kadar iyi olduğunda; mutlusun demektir .

      Yorum


      • #4
        Orjinal yazı sahibi: ayseglk
        bana tepki gösteriyorlar ama işte bi örnek daha
        senin durumunla hiç alakası yok burdan sana ekmek çıkmaz ayseglk.

        Yorum


        • #5
          Orjinal yazı sahibi: ayseglk
          evliliğin mutsuzlukla sonuçlanmasından bahsediorum
          ee bu hafta sonu da yalnızsın yok mu daha ekk grubundan bi gelişme.

          Yorum


          • #6
            Bence flörtüde,nişanlılığıda,çocuğuda çok erken planlamışsınız...Biraz kendinize zaman ayırmalıydınız.bence kendini yıpratma.eğer kızını düşünüyorsan mutsuz bi anne baba yanında büyümesindense ilgili anne baba olun yeter.kendini yıpratma...
            Sevilmeyi bu kadar mı hak etmiyor yüreğim..

            Yorum


            • #7
              Evlilikte en büyük sorun iletişim problemleri....
              Her insan bir ağaca benzer.
              Kimi meyve verir, kimi gölge, kimi koku…
              Bütün ağaçlar meyve vermez.
              Odun olarak yakılan ağaçlar da var.
              Aslında, “herkes kendi hayatını yaşar bir ağaç gibi…

              Yorum


              • #8
                evlilikte en büyük sorun..monotonluk...ve tatminsizlik...

                Yorum


                • #9
                  Orjinal yazı sahibi: gurabe View Post
                  Evlilikte en büyük sorun iletişim problemleri....
                  çok doğru demişsin. ikimizde ayrı telden çalıyoruz. ben mesela bir şey anlattığımda yüzüme bakılmasını isterim. bakılmadığında beni dinlemiyormuş yada önemsemiyormuş gibi geliyor. Eşime de dediğim zaman ben seni dinliyorum diyor. Ama ben husursuz oluyorum. Yada bir konu hakkında birşeyler anlatıyorsam sonunda yorum yapmasını, kendi düşüncelerini söylemesini istiyorum. Ama nafile.Halbuki kendisi birşey anlatınca dinliyip soru soruyorum yorum yapıyorum yeri gelincede fikir bile veriyorum.


                  Orjinal yazı sahibi: satko80 View Post
                  evlilikte en büyük sorun..monotonluk...ve tatminsizlik...
                  Evliliğimiz monoton hal aldımı dersen bana göre aldı. Bebeğimden dolayı işten ayrıldım. Kızıma kendim 2 yaşına kadar bakmak istedim. Çalışırken hiç değilse sabah gidip akşam geliyordum. Bir yere gidilmese de arkadaşlarımla iş çıkışı yarım saat otursam da kendime geliyordum. Şimdi evdeyim. Bütün gün kızımla ilgileniyorum. Evin içindeyiz. Akşam olunca istiyorum ki ben demeden eşim hadi sizi şuraya götüreyim desin. Bir çay içelim dışarda. Çok şey istemiyorum. Ama evliliğimizde hep ben "deh" diyorum. Şuraya gidelim, buraya gidelim. Şunu yapalım. Her hangibir durumda özel günde hep ben plan yapıyorum. Şunu yapalım buraya gidelim. İstiyorum ki eşim arada bir süpriz yapsın. İlla ki maddi anlamda süpriz değil. Manevi anlamda da bir çok süpriz yapabilir. Ama ben bunları ona da çok söyledim. Değişen birşey olmadı. Değişeceğini de sanmıyorum.
                  Kızımı ne anneden nede babadan ayrı da büyütmek istemiyorum. Ama eşimin de bir türlü değişmesi gerek. Kızımız ve evliliğimiz için. Sözle anlatmakla olacak birşey değil. Ne yapacağımı bilmediğimden buraya yazdım belki bana bir yol gösteren akıl vereniniz olur diye.

                  Yorum


                  • #10
                    Evliliklerin oturması için 5 yıl geçmesi gerektiği söylenir..
                    bellki bunalmışsınız, zorluklar atlatmışsınız ama biraz sabır bence..
                    yoksa çokda boşanılcak bir durum yok..ortada bir çocuk var birde..ailenize bir şans daha verin..eğer ayrılmak fikrini kafanızdan atarsanız ,yapıcı çözüm yolları bulrusunuz iletişim sorunlarınıza dair..ama ayrılayım bitsin dediğinizde , çözümü boşanmakta gördüğünüzde zaten her yolu kaparmış oluyor zihin..

                    İki farklı insanın bir yuva kurup birlikte yaşaması kolay değil..tahammül gerek fazlaca..eşimizde aradığımız her özelliği bulucaz diye bir şey yokki..yada eşler birbirinin çocuğu değilki,biri öbürüne kendine göre şekil versin..Hali neyse karakteri neyse uyum sağlamayı öğrenmeli..elbette zamanla , iki tarafta birbirinin huyuna suyuna alışır, diğerinin isteklerine cevap verir..
                    günümüzde boşanmak çok kolay..ha olmadı ayrılalım bitsin..peki ya çocuklara karşı olan sorumluluklar..evlenmeden önce çok iyi düşünüp,evlendiklten sonra sabırlı olmalı diye düşünüyorum şahsen..ha tolere edeilmeyecek durumlar vardır,o zaman ayrılmak en iyisi..bunlar başka ..

                    Yorum


                    • #11
                      18.yy dan önce aşk evliliği diye bir kavram yokmuş.

                      Yorum


                      • #12
                        Angi evlilik sorunsuz yürümüştür söyleyin tüm evliliklerde sorun olmuştur kiminde az kimnindede çok

                        evlilik artık eskisigibi düzenli gitmiyor. herkes birşeyler istiyor. bayanlar benim dediğim olsun diyor erkeklerde benim dediğim olsun istiyor. herkes doğru insanı bulsa sorun kalmıyacak ama olmuyor.

                        artık evlilikte anne ve baba yanında kalınmaz .arkadaşımızın sorunu çok büyük yaşı genç se hayrılmalı derim hayat güzel şans onada güler. birgün.

                        Yorum


                        • #13
                          iletişiminiz çok zayıf.

                          empati yapmaya karşılıklı çalışın.

                          kapalı kutu gibi karşıdakini anlamak bazen çok zor. şöyle söyleseydin, şunu sterdim gibi isteklerinizi dile getirin. Kulağına bir melek fısıldamış gibi bir oyun oynayın .

                          Yorum


                          • #14
                            Aslanla Boğa bir gün içiyorlarmış saat geç olmuş aslan ben kalkayım saat geç olmuş eşim kızar demiş. boğada kızmış sen aslansın neden korkuyorsun
                            kılıbıkmısın demiş asladan beni evde aslan bekliyor.
                            boğada şaşırmı biraz düşünmüş. yani her insan bir olmaz.

                            tabiki biz erkekler kendimizi hep aslan zannederiz. evdekininde aslan olduğunu unutmayalım.

                            Yorum


                            • #15
                              Kendinize güvenin içinizdeki aslanı dışarı çıkarın .

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X