Arkadaşlar merhaba,
Öğle yemeğimden feragat edip yıllardır "sorun ben miyim yoksa onlar mı?" , "bensem sorunum ne?" sorularına sizlerle cevap arayacağım,
30 yaşında 2 yıllık üniversite mezunuyum tanınmış bir firmada çalışıyorum, (bunları eş aramak için yazmıyorum :mellow: )
Ateist olduğumu, dini bir inanç ihtiyacı hissetmeyecek kadar kendime güvenim ve zekam olduğunu, dünyayı anlamlandırabildiğimi belirtmek isterim. (tartışmaya kesinlikle girmem boşuna bu cümleye takılıp cevap yazmayınız)
Öncelikle övündüğüm özelliklerimden bahsetmek isterim;
Dürüstümdür; kendi içimde yargı mekanizmamı çalıştırır ve absürt olacak şeyleri yapmam,
Zekiyimdir; bilime teknolojiye hayatımda fazlasıyla yer verir ve iyi kullanmayı beceririm,
Güler yüzlüyümdür; başıma kötü bir şey gelse bile buna gülümseyerek tepki verebilirim,
Eğlenceliyimdir; hayatın üzülerek sıkılarak geçirilmemesi gerektiğinin bilincinde olup her şeyden eğlence yaratabilirim,
Merhametliyimdir, çok açıklama gerektirmeyen bir kelime,
Sevgi doluyumdur; bir insanı, bir hayvanı, bir nesneyi severim, çok severim, aşırı severim.
Fesat değilimdir; kötü düşünmem hatta saf olarak değerlendirebilirim,
Beni rahtsız eden özelliklerim,
Katlanamamak; insanların bahsettiğim şeyi anlamaması, bilmemesi, zeki olmaması beni çileden çıkartıyor ağzının ortasına çakmak istiyorum iki tane kallavisinden, :19:
Sivri dilli olmak; dilim ile karşıdaki şahıs arasında hiç bir filtre bulunmamaktadır, zararlarını sürekli çekiyorum,
Alınganlık; o kadar gereksiz şeylere alınırım ki sonradan kendim bile hayret ederim, arkadaşlarımın çoğunu bu yüzden kaybederim,
Çok konuşmak; her konudan biraz da olsa bilgi sahibi olmak suç mudur bilemedim,
Çabuk parlamak; agresivite seviyem yüksektir, trafiğin ortasında el frenini bile çekmeden inip kavga edecek kadar k'royumdur.
Ciddiyetsizlik; belkide zor görünen şeyleri kolay yapmanın yolunu bilmekten dolayı ama diğer insanların tanımı "ciddiyetsiz" oluyor.
Anti-cahil; cehalete dayanamam, gaz odasında yakmak isterim.
Haklıysam susmam; haklılığımı karşımdakinin kafasına çivileyene kadar susmam bağırırım.
Çabuk sıkılmak; 150 adet playstation oyun alıp hiçbirini bitirmemek (beceriksizlikten değil) yeterli olur bunu açıklamaya.
Bu iyi - kötü yanların bana yansımasını size anlatmak için son birkaç yılımı özetlemenin yeterli ve açıklayıcı olacağını düşündüm, buyrun benim gözümden ben;
İşimde başarılıyımdır, bir iş eğer formülize edilebiliyorsa benim için iş olmaktan çıkar bin-bir farklı cinlikle excel programına çevirir kendime iş günü içerisinde boooooooş vakit ayırırım, dürüst olmak gerekirse başkaları 10 saatte yaparken ben 1 saatte yapıp (bunun için 1 ay yoğun çalışma gerekse bile ki genelde gerekiyor) kalan 9 saatimi eğlenerek geçiririm. Bu özetten yola çıkarak iş hayatının her zaman haylaz çocuğu olarak tanımlanan karakterlerindenimdir çünkü vaktim çok...
İlk girdiğim bir ortamda az çekingen ve saygılı davranırım insanlara, güler yüzlülüğüm sayesinde 1 haftada herkesi tanır, farklı ilgi alanlarım, hobilerim sayesinde insanlarda merak uyandırır ve popüler olabilirim (biraz "tipi düzgün"(!) olmanın da faydasıyla) sorunlarım olur tabiki olursa da kendi kendime halleder etrafa fazla belirtmeden yok ederim onları, yani bir bakıma sadece güler yüzlü iyi bir insan tablosu çizerim, sorunlardan uzak... Ama her ortamda olan Negatif-ismail tiplemelerinin tepkilerini çeker ufak atışmalara da girerim. aynı ortamda uzun süre göz önünde olarak yaşarım taki insanlar benden sıkılana kadar, samimiyet benim ilişkilerimin arkadaşlıklarımın sonu anlamına geliyor, insanlar sürekli eğlenmek, gezmek, gülmek kısmından sıkılıyorlar galiba, bir süre sonra kendilerini çekiyorlar ve bende kendimi kullanılmış hissediyor, hatta çok üzülüyor ve alınganlık özelliğimi kullanarak sonradan pişman bile olacağımı bilsem kendimi uzaklaştırıyor ve insanlara karşı tavır almaya başlıyorum tek tek benden daha fazla uzaklaştırıyorum onları ve bu sürecin sonunda yapayalnız kalmış oluyorum, içimdeki heyecan güler yüzlülük gidiyor ve tek çözümü sil baştan başlayarak yapıyorum, işimi, şehri hatta bazen ülkeyi değiştirerek yeniden başlıyorum fakat bu başlangıçlarında sonunun olmadığını farkettim artık sonuçta benimde yerleşik bir hayata ihtiyacım var.
Çok mu yalnızım hayır çok sevdiğim dostlarım var çok şeyler paylaştığım onlar uzaklarda şu an bana (şu an yurtdışındayım) ama elimi uzattığımda tutmak için orada olacaklarını biliyorum.
Bu sürecin sonunda insanlara katlanamamaya başlıyorum özellikle zeka kıtlığı çeken insanlara yukarıda da belirttiğim gibi agresifliğim artıyor, yalnızlığım artıyor, düzenim bozuluyor, kaçıyorum.
Doktora gittim anlattım sinirleniyorum kısmını duyan hemen sana ilaç yazalım diyor 10mg cipram, 10mg cipralex, 50mg lustral (sırasıyla 6 aylık dönemlerde kullandım) yazıp gönderiyor.
İnsanlara katlanabilmenin ilacı var mı?
Ben bu sorunun ilaçla değil terapi veya öğrenmek ile geçeceğini düşünüyorum.
Önerileriniz varsa lütfen yazınız.
Teşekkür ediyorum...
Öğle yemeğimden feragat edip yıllardır "sorun ben miyim yoksa onlar mı?" , "bensem sorunum ne?" sorularına sizlerle cevap arayacağım,
30 yaşında 2 yıllık üniversite mezunuyum tanınmış bir firmada çalışıyorum, (bunları eş aramak için yazmıyorum :mellow: )
Ateist olduğumu, dini bir inanç ihtiyacı hissetmeyecek kadar kendime güvenim ve zekam olduğunu, dünyayı anlamlandırabildiğimi belirtmek isterim. (tartışmaya kesinlikle girmem boşuna bu cümleye takılıp cevap yazmayınız)
Öncelikle övündüğüm özelliklerimden bahsetmek isterim;
Dürüstümdür; kendi içimde yargı mekanizmamı çalıştırır ve absürt olacak şeyleri yapmam,
Zekiyimdir; bilime teknolojiye hayatımda fazlasıyla yer verir ve iyi kullanmayı beceririm,
Güler yüzlüyümdür; başıma kötü bir şey gelse bile buna gülümseyerek tepki verebilirim,
Eğlenceliyimdir; hayatın üzülerek sıkılarak geçirilmemesi gerektiğinin bilincinde olup her şeyden eğlence yaratabilirim,
Merhametliyimdir, çok açıklama gerektirmeyen bir kelime,
Sevgi doluyumdur; bir insanı, bir hayvanı, bir nesneyi severim, çok severim, aşırı severim.
Fesat değilimdir; kötü düşünmem hatta saf olarak değerlendirebilirim,
Beni rahtsız eden özelliklerim,
Katlanamamak; insanların bahsettiğim şeyi anlamaması, bilmemesi, zeki olmaması beni çileden çıkartıyor ağzının ortasına çakmak istiyorum iki tane kallavisinden, :19:
Sivri dilli olmak; dilim ile karşıdaki şahıs arasında hiç bir filtre bulunmamaktadır, zararlarını sürekli çekiyorum,
Alınganlık; o kadar gereksiz şeylere alınırım ki sonradan kendim bile hayret ederim, arkadaşlarımın çoğunu bu yüzden kaybederim,
Çok konuşmak; her konudan biraz da olsa bilgi sahibi olmak suç mudur bilemedim,
Çabuk parlamak; agresivite seviyem yüksektir, trafiğin ortasında el frenini bile çekmeden inip kavga edecek kadar k'royumdur.
Ciddiyetsizlik; belkide zor görünen şeyleri kolay yapmanın yolunu bilmekten dolayı ama diğer insanların tanımı "ciddiyetsiz" oluyor.
Anti-cahil; cehalete dayanamam, gaz odasında yakmak isterim.
Haklıysam susmam; haklılığımı karşımdakinin kafasına çivileyene kadar susmam bağırırım.
Çabuk sıkılmak; 150 adet playstation oyun alıp hiçbirini bitirmemek (beceriksizlikten değil) yeterli olur bunu açıklamaya.
Bu iyi - kötü yanların bana yansımasını size anlatmak için son birkaç yılımı özetlemenin yeterli ve açıklayıcı olacağını düşündüm, buyrun benim gözümden ben;
İşimde başarılıyımdır, bir iş eğer formülize edilebiliyorsa benim için iş olmaktan çıkar bin-bir farklı cinlikle excel programına çevirir kendime iş günü içerisinde boooooooş vakit ayırırım, dürüst olmak gerekirse başkaları 10 saatte yaparken ben 1 saatte yapıp (bunun için 1 ay yoğun çalışma gerekse bile ki genelde gerekiyor) kalan 9 saatimi eğlenerek geçiririm. Bu özetten yola çıkarak iş hayatının her zaman haylaz çocuğu olarak tanımlanan karakterlerindenimdir çünkü vaktim çok...
İlk girdiğim bir ortamda az çekingen ve saygılı davranırım insanlara, güler yüzlülüğüm sayesinde 1 haftada herkesi tanır, farklı ilgi alanlarım, hobilerim sayesinde insanlarda merak uyandırır ve popüler olabilirim (biraz "tipi düzgün"(!) olmanın da faydasıyla) sorunlarım olur tabiki olursa da kendi kendime halleder etrafa fazla belirtmeden yok ederim onları, yani bir bakıma sadece güler yüzlü iyi bir insan tablosu çizerim, sorunlardan uzak... Ama her ortamda olan Negatif-ismail tiplemelerinin tepkilerini çeker ufak atışmalara da girerim. aynı ortamda uzun süre göz önünde olarak yaşarım taki insanlar benden sıkılana kadar, samimiyet benim ilişkilerimin arkadaşlıklarımın sonu anlamına geliyor, insanlar sürekli eğlenmek, gezmek, gülmek kısmından sıkılıyorlar galiba, bir süre sonra kendilerini çekiyorlar ve bende kendimi kullanılmış hissediyor, hatta çok üzülüyor ve alınganlık özelliğimi kullanarak sonradan pişman bile olacağımı bilsem kendimi uzaklaştırıyor ve insanlara karşı tavır almaya başlıyorum tek tek benden daha fazla uzaklaştırıyorum onları ve bu sürecin sonunda yapayalnız kalmış oluyorum, içimdeki heyecan güler yüzlülük gidiyor ve tek çözümü sil baştan başlayarak yapıyorum, işimi, şehri hatta bazen ülkeyi değiştirerek yeniden başlıyorum fakat bu başlangıçlarında sonunun olmadığını farkettim artık sonuçta benimde yerleşik bir hayata ihtiyacım var.
Çok mu yalnızım hayır çok sevdiğim dostlarım var çok şeyler paylaştığım onlar uzaklarda şu an bana (şu an yurtdışındayım) ama elimi uzattığımda tutmak için orada olacaklarını biliyorum.
Bu sürecin sonunda insanlara katlanamamaya başlıyorum özellikle zeka kıtlığı çeken insanlara yukarıda da belirttiğim gibi agresifliğim artıyor, yalnızlığım artıyor, düzenim bozuluyor, kaçıyorum.
Doktora gittim anlattım sinirleniyorum kısmını duyan hemen sana ilaç yazalım diyor 10mg cipram, 10mg cipralex, 50mg lustral (sırasıyla 6 aylık dönemlerde kullandım) yazıp gönderiyor.
İnsanlara katlanabilmenin ilacı var mı?
Ben bu sorunun ilaçla değil terapi veya öğrenmek ile geçeceğini düşünüyorum.
Önerileriniz varsa lütfen yazınız.
Teşekkür ediyorum...


gülüşüm bile seslidir farkedilir, 
Yorum