Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Gerçekliğimiz, Hayallerimiz, Gerçeğimiz.

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Gerçekliğimiz, Hayallerimiz, Gerçeğimiz.

    Gerçekliği sorgulamaya başladığımız zaman; derinlerdeki gerçekliğin, aslolan gerçeklik olduğunu algılamaya başlarsınız.
    Derinlere inmedikçe; koca bir yalan içerisinde gerçek'i aradığınızın farkında değilsinizdir.
    Gözlerimiz her zaman dışarı bakıyor ve bizler dışarıyı gören gözlerimize öylesine odaklandık ki; gerçeği göremedik.
    Yalan olana gerçek dedik, inandık ve aldandık. Ve bu öyle bir sistemdi ki; içerisinde bulunduğumuz hayatta, sürekli kendini tekrarlıyordu.
    Binlerce kez inandık, gerçek dedik ve binlerce kez aldandık. Hâla arıyoruz gerçeği durmadan, yalanda ve yalanda gerçeği aradığımız sürece bulabileceğimiz tek şey yalan ve binlerce kez aldanmışlık olacaktır.

    Aldanmak ve aldatılmak için kimseye ihtiyacımız olmadığını keşfettim. Bunu kendimiz, kendimize sürekli yapıyoruz. Öyle ki; gerçeği kendimizin dışında arayan bizler; defalarca kez bozguna uğruyoruz.
    Güçten düşen insan, ne zaman doğrulsa, yolu bilmediği için tekrar düşüyor.

    Gerçekliği sorgulamaya başladığımız zaman; derinlerdeki gerçekliğin, aslolan gerçeklik olduğunu algılamaya başlarsınız.
    Gerçekliği sorgulamaya başladığımız zaman; içerisinde bulunduğunuz gerçekliğin aldanışın kendisi olduğunu algılamaya başlarsınız.
    Gerçekliği sorgulamaya başladığımız zaman; derinlerdeki gerçeklik, bağlı olduğunuz zaman ve mekandaki gerçekliğin hükümünü kaldırır ve siz gerçek ile yaşamaya başladığınız zaman, sahte olan gerçekliğe ayak uydurmazsınız/uydurmamalısınız.

    Hiyerarşik gerçeklikler sistemi, kademe kademe dizilmiş gerçeklikler, bir üst gerçeklik, bir alttaki gerçekliğin hükmünü kaldırıyor, üstteki gerçeklik derinlerde, çünkü insan tepetakla ters vaziyette.
    İnsanın gerçekliği onun içerisindedir. Vicdanında ve inancındadır. İnsan kendine yabancıdır. İnsan kendini tanımaz. İnsan maymun gibidir. Rol yapar, çoğu kez kendisi olmaz, o, kendini tanımaz.

    Kendi gerçekliğinden uzak olan insan, sahte bir dünya var etti. O'nu kendi sahteliği ve bencilliği ile inşaa etti. Kendini tanımayan insanların kurduğu ve ellerinde koca bir koyun sürüsü gibi hükmettikleri bu insanlar onların sahte dünyasında, onların sahteliğini yaşıyorlar.

    Büyük bir yalana inanmış olan bu insanlar, başka bir gerçeklik göremiyorlar.

    Gözleri hurafeler ve sahte tabular ile köreltilmiş olan insanlar.
    İnsanlar uyuşturulmuştur. İnsanlar uyutulmuştur. İnsanlar sömürülmektedir ve İnsanlar çağımıza modern kölelerdir.

    Pratik olarak baktığınız zaman; konuşabilmemiz, fikir yürütebilmemiz, fiziksel olarak sahip olduğumuz şartlar ve ismimiz dışında; bir koyun sürüsünden farkımız var mı?

    Ot ile uyutulup, sonunda harcanıyoruz.

    Biz insan değil miydik?

    Gözlerimizi öylesine kapattılar ki; kendimizi görmez olduk.
    Hayatımız çalışmaktır bizim, yaşayabilmek için çalışırız.
    Gecemizi gündüzümüze katmamıza rağmen, yinede emeğimizin karşılığını alamayız.
    Hayatımız sömürülür bizim.

    Duygularımız, inançlarımız, düşüncelerimiz, emeğimiz, alınterimiz, zamanımız, güzelliğimiz, saflığımız, temizliğimiz ve insanlığımız/karakterimiz sömürülür bizim.

    Tüm bunlar karşısında ayakta kalabilmemizi sağlayan şey, hayallerimizdir.
    Beyinlerimize inancı kazıyan, gülmemizi sağlayan, umudumuz, hayallerimizdir.

    Yine kendi içimizde yaşayırız bizler güzel günleri, çoğu kez kendimizi aldatarak.

    İnanıyorum ki; bizim gerçekliğimizin, dışarıda birileri tarafından inşa edilmiş olan, sahte, bozuk gerçeklik ile ilgisi yoktur.
    Bizim tek gerçekliğimiz, hayallerimizdir. Bizler hayallerimiz ile varız. Düşüncelerimiz ile varız.

    Bunlar dışında bizler rüzgar gibi, ordayız, varız, gözler görmek istemez bizi. Kullanılırız, fakat bizi zehirlerler, hakkımızı vermezler, teşekkür edenimiz yoktur.
    Oysa biziz nefes veren, biziz yaşatan, çarkı döndüren.

    Sahtelikten uzaklaştığımızda görürüz ki;
    Tek bir gerçekliğimiz var; o'da hayallerimizdir.

    Hayallerimizi kirletmeyelim. Vicdanımızı kirletmeyelim. Dışarıdaki sahteliği, gerçekliğimize bulaştırmayalım. Sahteleşmeyelim, bencilleşmeyelim.

    ---

    Konuyu okuyan dostlar, dünyada mevcut durum karşısında gerçekliğinizi ve buna paralel olarak düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

    Saygı ve sevgilerle.
    “Gökyüzü altında yeni ve söylenmemiş hiçbir söz yoktur.”

  • #2
    eskiden hayat hakkında bişey anlatan uzun yazıları harfi harfine okurdum şimdi
    nedense artık hiç okumuyorum.
    Never Back Down

    Yorum


    • #3
      Orjinal yazı sahibi: Phonema View Post
      eskiden hayat hakkında bişey anlatan uzun yazıları harfi harfine okurdum şimdi
      nedense artık hiç okumuyorum.
      anlıyorum...
      “Gökyüzü altında yeni ve söylenmemiş hiçbir söz yoktur.”

      Yorum


      • #4
        insan kendi adına konuşurken kendinden çok uzaktır. O'na bir maske verirsen sana gerçeği söyler. ( Oscar Wilde )

        KuzuZade
        Derdest etti gönlümü serabınla gelen nazarın, n'ola ki aslına rücu etse suret-i nigarın..BeyZade
        BEYNİNİZİ değiştirin , HAYATINIZ değişsin... ( Dr. Daniel G. Amen )
        Psikiyatrik rahatsızlığı olan bu kitabı okusun etkili çözüm bulacaksınız. !

        Yorum


        • #5
          Orjinal yazı sahibi: BeyZade View Post
          insan kendi adına konuşurken kendinden çok uzaktır. O'na bir maske verirsen sana gerçeği söyler. ( Oscar Wilde )
          Ve topluma baktığımız zaman sahte karakterlere sahip insanlar görürüz, sözleri ve yaşantıları çelişir, düşünceleri ve sözleri çelişir, yaşamı, düşünceleri ve sözleri çelişir. Olgunlaşma dedikleri şey kendi kendini bulmak, kişinin kendini bulması olsa gerek, ki yine insanlara baktığımız zaman olgunluk yoktur, çok fazla insan kendisi değildir, olmamıştır.
          “Gökyüzü altında yeni ve söylenmemiş hiçbir söz yoktur.”

          Yorum


          • #6
            Hayatı, gercekliğini algılamak kişisel bir durum. Doğruluğu yanlışlığı göreceli.
            şurda bir olay anlatsam 40 farklı yorum gelir, cünkü kişinin doğruları yanlışları vardır.
            insanın kendisi olabilmek elbette çok zor ve güzel bir durum ama o maskelere ihtiyacımız var.

            Kişinin kendi kimliğiyle dış dünyaya karşı takındığı kimlik birbirinden farklıdır.İşinde ,arkadaşıyla, eşiyleyken hep farklı maskeler takar.Çünkü değişik durumlara,kişilere kendini uyarlamaya calışır.taktığımız maskeler kişinin toplumda barınabilmesi için zorunludur,etrafımızdaki kişilere karşı olumlu tutumlar takınmamızı hemde kişisel çıkarlarımızı korumaya yardımcı olur,kabul görmek yaradılışımızda var çünkü.

            Ne zmn kişi takındığı bu maskelerle kendi benliğini birbirine karıştırır işte o zmn kendisine yabancılaşmaya başlar.Bununla kalmaz aynı maskeyi,rolü etrafındaki insanlarında oynamasını ister,Sorun bu raddede başlar işte.
            Last edited by yasi; 10-04-2012, 05:26 PM.
            Sussak ölüm, konuşsak intihar...

            Yorum

            İşleniyor...
            X