Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Açlik oyunlari

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Açlik oyunlari

    arkadaşlar cumartesi günü kkütüphaneye üye olup açlık oyunları diye bir kitap aldım. ama ne kitap. bugün bitirdim kitabı. iki gündür bilgisayar tv hiçbiriyle haşır neşir olmadım doğru dürüst. sabahtan akşama bütün gün okudum. -daha doğrusu kendini okutturdu- bugün kitap bitti serinin diğer kitabını almak için kütüphaneye gittim ama kapanmıştı yetişemedim. yahu içimde acayip bi boşluk var.

    kimseye anlatamıyorum. yanımda birisi olsun o kitabı övelim o kitap hakkında tartışalım sabaha kadar o kitap hakkında konuşalım istiyorum. ama böyle birisi yoktur. kitabı okuyan kişi sayısı fazlardır bence. büyük ihtimalle hatırlayacaklardır katniss everdeen karakterini.

    sabahtan beri içimden katniss katniss deyip duruyorum. kitapdaki olayları düşünüyorum sürekli. o kitaptaki yaşananlar, yenilenler-yenilemeyenler aklıma geliyor yemek yediğim için hafif bi suçluluk hissediyorum. o kadar etkisinde kaldım ki kitabın hayatımda fazla kitap okumadım ama okuduğum kitaplar arasında kesinlikle açık ara en güzeli bu kitapdır.

    bunu buraya niye yazıyorum bilmiyorum gerçekten. belki bu yazıyı okuyanlara bir öneri olsun gitsin kitabı okusunlar diye -ki gerçekten o kitabı herkes okumalı- belki de iki gündür pc den uzak kalınca pc başında ne boş işlerle uğraştığımı, hayatımı heba ettiğimi anlayıp, yapacak daha iyi birşeyimin olmadığı için.

    lütfen hayatta benim için artık yapacak birşey kalmadı, hayat benim için bitmiş, ben artık düzelmem vs. düşünceler içinde olan arkadaşlar alsın kitap okusun. mümkünse de hatta kesinlikle AÇLIK OYUNLARI kitabını alıp okusunlar..


    herkes ookusun bu kitabı. suzanne colins e helal olsun. mükemmel bir roman yazmış. bu konu belki bu kadar büyütülecek birşey değil ama büyütüyorum işte. elimde değil

  • #2
    Hafızam beni yamultmuyorsa bunun birde filmi vardı..

    Yorum


    • #3
      zamanla geçer

      Yorum


      • #4
        Orjinal yazı sahibi: siirimsi
        tebrik ediyorum sizi,kitap okumaya tesvik etmeniz insalari cok güzel,vede bu kadar cok begeniyle etkilesimle anlatmaniz gülümseme yaratti bende..Okumaya devam..
        teşekkür ederim bu kitabı beğenmeden anlatmak mümkün değil bence. bugün kütüphaneye ikinci serisini almaya gittim ordaki kadın bu kitaptan elimizde 4 tane var 4 ü de ödünç alınmış dedi. kadına hemen normaldir dedim. parayla satın almak zorunda kaldım.

        gerçekten ben kitap okumayı bu kadar seven bir insan değildim. beni sıkıyordu ama şu an kitap bilgisayar tv seçeneklerini sunsalar çoğunlukla kitap arada bir de tv ve bilgisayar derim heralde. bence kitap okumaya AÇLIK OYUNLARI serisiyle başlayan herkes benimle aynı düşünceleri paylaşacaktır.

        Yorum


        • #5
          Orjinal yazı sahibi: Ja Rule View Post
          Hafızam beni yamultmuyorsa bunun birde filmi vardı..
          filmi de var evet.. seriyi bitirdikten sonra onu da izlemeyi düşünüyorum

          Yorum


          • #6
            Orjinal yazı sahibi: kabiliyet View Post
            zamanla geçer
            haklısın

            Yorum


            • #7
              Kitabin icerigini yazarmisin uzun uzun

              Yorum


              • #8
                Orjinal yazı sahibi: Edebiyat26 View Post
                Kitabin icerigini yazarmisin uzun uzun
                uzun uzun yazmayayım alıp okuyacak olan varsa da okumaz çünkü. ama zevkle konusu hakkında bilgi verebilirim

                bu kitapta bir merkezi otorite olan "capitol" diye zalim, bencil, güçlü bir şehir var. bu capitolün etrafında da hiç iyi hayat süremeyen, perişan, sürekli capitolde yaşayan insanların rahatını sağlamak için çalışmaya zorlanan insanların yaşadığı 12 tane mıntıka var. bu mıntıkaların hepsi capitole bağlı. bi keresinde bu mıntıkalar isyan başlatıp capitole karşı direnişe geçmişler ve başaramamışlar ve yenilmişler.

                o günden sonra capitol bu mıntıkaların içine korku salmak ve onlardan üstün olduğunu onlara hatırlatmak için AÇLIK OYUNLARI denen bir oyun düzenliyor her sene.

                bu oyun dahilinde her mıntıkadan bir kız bir erkek olmak üzere 2 tane çocuk seçiliyor kurayla. bu oyunun kuralları sorvıvor gibi. ama daha zalim. her mıntıkadan seçilen çocuklar büyük bir araziye salınıyor ve 24 çocuk birbirlerini öldürmek için daha doğrusu hayatta kalmak için savaşıyor. kazanan zengin oluyor hayatı kurtuluyor. bu oyun kameralarda canlı olarak bütün ülkeye seyrettiriliyor.

                bu oyunda bizim karakterimiz 12. mıntıkadaki katniss everdeen. kurada 12 yaşındaki küçük kardeşi primin ismi çıkıyor katniss onun gitmesine izin vermiyor ve oyuna onun yerine kendisi katılıyor.

                ben böyle yalın anlattım ama bu konu okadar güzel bir üslupla anlatılmış ki bazı yerlerde ağlatıyor bazı yerlerde güldürüyor. yani burda benim anlattığımla kıyaslanamaz o kitap.

                Yorum


                • #9
                  Yıllar önce Pertev Bey'in Üç Kızı isimli kitabı okumuştum epey etkilenmiştim gün boyu okudum bitirmek için, şimdi sen böyle anlatınca o kitap aklıma geldi.
                  Her şey güzel olacak...

                  Yorum


                  • #10
                    Filmini izledim. Kettnis kettnis evet mücadeleci kız. Tam olarak survivor...

                    Yorum


                    • #11
                      Ben de okudum o kitabı. birkaç serisi var. Filmi de varmış izlemedim. Kitabı okurken, ben de kitaba inanılmaz bağlanmıştım. ama bitirince kendime yakıştıramadım. Harry Potter okumadım ama kendimi onu okuyanlar gibi hissettim. Fantastik filmler ve kitaplar zaman kaybıdır diye düşünürüm. O an merak uyandırıyor, seni başka bir aleme götürüyor bu anlamda güzel ama insanı gerçeklikten uzun süre kopartan kültürel faaliyetler, faydadan çok zarar verebiliyor.

                      Yorum


                      • #12
                        Orjinal yazı sahibi: dreamer8 View Post
                        Ben de okudum o kitabı. birkaç serisi var. Filmi de varmış izlemedim. Kitabı okurken, ben de kitaba inanılmaz bağlanmıştım. ama bitirince kendime yakıştıramadım. Harry Potter okumadım ama kendimi onu okuyanlar gibi hissettim. Fantastik filmler ve kitaplar zaman kaybıdır diye düşünürüm. O an merak uyandırıyor, seni başka bir aleme götürüyor bu anlamda güzel ama insanı gerçeklikten uzun süre kopartan kültürel faaliyetler, faydadan çok zarar verebiliyor.
                        iyi de akşama kadar bilgisayar başında oturup saçma sapan şeylerle uğraşmaktansa kitap okuyup en azından uyuşmamak, aptallaşmamak (bunları kendi adıma söylüyorum) hayattan kopmamak daha iyi bence. tamam varsayalım ki okuduğumdan birşey öğrenmiyorum -ki birşeyler öğrendiğime inanıyorum. insanlara zayıf noktalarını göstermemen gerektiğini, insanların kendi çıkarları için neler yapabileceklerini vs.- en azından bu bilgisayarın başında kilitlenip kalmış o ruh gibi o aptal çocuk değilim. kendime saygımı her ne kadar kazanmamış olsam da kendimi aşağılamıyorum en azından şimdi.


                        önceden öğlen 12 den önce yataktan kalkamazdım. uyansam da saatlerce yatağın içinde beklerdim. "kalksam ne yapacam sanki? yine bilgisayarda saçma şeylerle mi uğrasacam? yoksa tv mi izleyecem yine? derdim içimden. ama şu an bu mesajı yazarken saat 11:12 ve ben 10:30 da kalktım. çünkü artık kalktığımda yapabileceğim bir iş var. ve ben o zavallı hayata geri dönmeyi hiç istemiyorum. bence benim gibi bunalım, tükenmişlik sendromu her ne derseniz deyin bir illete yakalanmış herkes alıp kitap okumalı. bu kitap da AÇLIK OYUNLARI olmalı.

                        Yorum


                        • #13
                          Orjinal yazı sahibi: OsmanCeto
                          Kitabı buldum okumaya başladım güzelmiş. Anlatım tarzı bana uygun geldi. Lakin tabletten okuduğum için bilgisayardan uzaklaşamayacam ama olsun
                          tabletten olmaz alıp kitabı okumazsan okumuş sayılmazsın bence. ama bu da bi başlangıçtır

                          Yorum


                          • #14
                            Selamlar,Açlık Oyunları kitabını ben yarısında bıraktım. Çok fazla sarmadı beni. Ancak şu sıralar kafanızı dağıtmak ve güzel bir kitap okumak isterseniz Dan Brown-Cehennem ve Safiya Hussain-Bir Dilek Tut isimli kitapları önerebilirim. Özellikle Bir Dilek Tut isimli kitap birazda bizim gibi ''hassas psikolojili'' insanlar için güzel bir kitap
                            YA SEN HAYATI YORARSIN YA DA HAYAT SENİ

                            Yorum


                            • #15
                              Çok sürükleyici bir kitap itirazım yok. Pc radyasyonu almazsın, elektrik harcamazsın, okuma hızını muhafaza edersin, boştan yere para harcamazsın bu süre zarfında. Elbette okumak güzel bir şey. Ben de inanılmaz merakla okuyordum. Ama artık çeviri kitapları okumayı bıraktım. Çeviriyi sadece bilim, teknoloji, tıp ve uluslararası iletişimlerde dikkate alıyorum. Anlatmak istediğim şu. Bir ansiklopedi, ilmihal yada psikoloji veya tasavvuf kitabının vereceklerini asla veremez. Bol bol vakti olan insanlar okuyabilir ama benim o kadar vaktim yok. Kendime kurallar koyuyorum ve bu tarz kitapları okumak kurallarım dışında. Ama faceye, twittere, msn e, yada magazin, alışveriş tarzı şeylere bakacaksan pc den, bu kitabı okuman daha mantıklı. Mesela filmi çekine kitaplardan biri "Henri Charrière nin yazdığı KELEBEK isimli kitap". Bu kitabı da çok seversin bence.
                              Orjinal yazı sahibi: bedbaht_ View Post
                              iyi de akşama kadar bilgisayar başında oturup saçma sapan şeylerle uğraşmaktansa kitap okuyup en azından uyuşmamak, aptallaşmamak (bunları kendi adıma söylüyorum) hayattan kopmamak daha iyi bence. tamam varsayalım ki okuduğumdan birşey öğrenmiyorum -ki birşeyler öğrendiğime inanıyorum. insanlara zayıf noktalarını göstermemen gerektiğini, insanların kendi çıkarları için neler yapabileceklerini vs.- en azından bu bilgisayarın başında kilitlenip kalmış o ruh gibi o aptal çocuk değilim. kendime saygımı her ne kadar kazanmamış olsam da kendimi aşağılamıyorum en azından şimdi.


                              önceden öğlen 12 den önce yataktan kalkamazdım. uyansam da saatlerce yatağın içinde beklerdim. "kalksam ne yapacam sanki? yine bilgisayarda saçma şeylerle mi uğrasacam? yoksa tv mi izleyecem yine? derdim içimden. ama şu an bu mesajı yazarken saat 11:12 ve ben 10:30 da kalktım. çünkü artık kalktığımda yapabileceğim bir iş var. ve ben o zavallı hayata geri dönmeyi hiç istemiyorum. bence benim gibi bunalım, tükenmişlik sendromu her ne derseniz deyin bir illete yakalanmış herkes alıp kitap okumalı. bu kitap da AÇLIK OYUNLARI olmalı.

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X