Sığ bir suya atılan taş, zemindeki çamuru dağıtır,dağılan çamur suya yayılır, yayılan çamur suyu bulandırır ve ışık suyun derinlerine nüfus edemez.
Nefsini denetlemeyen, bünyesinde barınan madde kombinasyonlarından bihaber olanların suyu sığ, çamuru yüzeye yakın, görüş gücü ve berraklığı dağılmaya müsaittir.
Çamurun suya her bulanışı ışığın suyun bütününe yayılmasına engeldir ve bulanıklık korku yaratır.
Farz edelim bu çamurun altında bir takım ağaç kökü,çalı çırpı,dallar var. Aynı yere sürekli atılan taş, o yerin altındaki çalıyı çırpıyı özgür bırakıyor.Ve çamurun içinden çıkan çalı çırpı yüzeyde bir araya geliyor,birbirine takılıp bağlanıyor ve suyun içinde birbirine bağlı olarak yer işgal ediyor.
Aslından uzak,kaba ama kısmi de olsa bir emsal veren bu örnekteki yüzeye çıkan bu çalı çırpılar, nefsani eğilimlerdeki olmaz olasıca istikrarlar sonucu bünyede yer eden; kaba,geri, insanı aşağı duygulara çeken madde kombinasyonlarıdır.
Her hal, her düşünce, her duygu, bünyemizde ve kainatta görülen her türlü hal maddenin değişik kombinasyonlarıdır. Ve her madde kombinasyonu, sempatize olabileceği başka madde kombinasyonları arar.
Yani biriken çalı çırpı o birikime sebep olan taşın sürekli atılmasını ister.
İnsanın her yönelişi, onu, o yönelmeye iten madde kombinasyonlarındandır. Çünkü insan dediğimiz şey ve onu kurup yöneten varlık madde kombinasyonlarından müteşekkildir. Bünyesinde güzellik biriktirmeyenin yönelişi, güzelliğe olmayacaktır elbet...
Alışkanlıkları da aynı şekil değerlendirebiliriz. Her yöneliş bir değer davetiyse, davetler sonucu bünyeye giren tesirler, bir takım reaksiyonlar yaratacaktır. Sürekli aynı yönelişler, aynı reaksiyonları ve aynı tip beklentileri doğuracaktır.
Bu verilen örnekler kabadır, anlatılmak isteneni sembolize edecek güçte olmayıp, fikir uyandırabilmek adına verilmiştir.Sevgiler...
Alıntı
Nefsini denetlemeyen, bünyesinde barınan madde kombinasyonlarından bihaber olanların suyu sığ, çamuru yüzeye yakın, görüş gücü ve berraklığı dağılmaya müsaittir.
Çamurun suya her bulanışı ışığın suyun bütününe yayılmasına engeldir ve bulanıklık korku yaratır.
Farz edelim bu çamurun altında bir takım ağaç kökü,çalı çırpı,dallar var. Aynı yere sürekli atılan taş, o yerin altındaki çalıyı çırpıyı özgür bırakıyor.Ve çamurun içinden çıkan çalı çırpı yüzeyde bir araya geliyor,birbirine takılıp bağlanıyor ve suyun içinde birbirine bağlı olarak yer işgal ediyor.
Aslından uzak,kaba ama kısmi de olsa bir emsal veren bu örnekteki yüzeye çıkan bu çalı çırpılar, nefsani eğilimlerdeki olmaz olasıca istikrarlar sonucu bünyede yer eden; kaba,geri, insanı aşağı duygulara çeken madde kombinasyonlarıdır.
Her hal, her düşünce, her duygu, bünyemizde ve kainatta görülen her türlü hal maddenin değişik kombinasyonlarıdır. Ve her madde kombinasyonu, sempatize olabileceği başka madde kombinasyonları arar.
Yani biriken çalı çırpı o birikime sebep olan taşın sürekli atılmasını ister.
İnsanın her yönelişi, onu, o yönelmeye iten madde kombinasyonlarındandır. Çünkü insan dediğimiz şey ve onu kurup yöneten varlık madde kombinasyonlarından müteşekkildir. Bünyesinde güzellik biriktirmeyenin yönelişi, güzelliğe olmayacaktır elbet...
Alışkanlıkları da aynı şekil değerlendirebiliriz. Her yöneliş bir değer davetiyse, davetler sonucu bünyeye giren tesirler, bir takım reaksiyonlar yaratacaktır. Sürekli aynı yönelişler, aynı reaksiyonları ve aynı tip beklentileri doğuracaktır.
Bu verilen örnekler kabadır, anlatılmak isteneni sembolize edecek güçte olmayıp, fikir uyandırabilmek adına verilmiştir.Sevgiler...
Alıntı

.güzel yazı ve cevaplar
Yorum