Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ne kadar surede bir psikologa/psikiyatriste gidiyorsunuz?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • #16
    Sevgili arrrslan ;

    Psikiyatr ,kişiye nasıl yardım eder ? Psikiyatr önce hastası ile işbirliğini sağlar bu hastayı tanımak ,anlamak ,tanı koymak ve tedavi için mutlaka gereklidir.Akabinde danışanına rahatsızlığı hakkında bilgiler verir.Tüm geçmişi aldıktan sonra bir karara varır bu karar doğrultusunda eğer gerekli görürse (tekli ya da kombine=ilaç tedavisi ,psikoterapi yada her ikisi birlikte-ayrıca gerekli gördüğü takdirde hastasını bir psikoloğa da yönlendirebilir -ki ''iyimser'' buna değinmiş) tedavi seceneklerini sunar.Hastanın çeşitli tedavi alternatifleri arasından birisini seçmeye hakkı vardır.Seçim yapıldıktan sonra süreç başlar ve devam eder... kabataslak 'psikiyatr yardımı' daha doğrusu 'psikiyatr-hasta yardımlaşması' bu şekilde gerçekleşir.Unutmayalım ki doktor'un hastasına karşı verdiği yardım çabaları aynı şekilde karşılık bulduğu takdirde işe yarar.

    ''Neden ?'' kimse kendinin doktoru olamaz..bakın bu söz tamamen boş yada manasız demiyorum.Lakin bazı problemlerde bu tutum olumsuz sonuçlar doğurur.Bu yaklaşım ,sorun taşıyan kişilerde yetersizlik duygusunun artmasına sebep olup problemlerin dahada içinden çıkılmaz bir hal alarak karışmasına ve kişinin çaresizliğe sürüklenmesine neden olur .Hastananın farkındalık derecesinin yaşadığı problem karşısında düşük olması çözümün çok uzağında kalmasının kaçınılmaz olduğunu gösterir.Şöyle ki ; herkesin aynı içsel güce sahip oldugu kadar farklı farklı içsel haritaları olduğu bir gerçektir.Kişinin kendi içsel haritasının içinde dolaşırken adresi ve yönünü kaybederek işleri karıştığını varsayalım işte burada devreye girip düzenlemeler yapmak kısa yollar bulmak çok önemlidir.Hastanın bu kaybolmuşluk içersinde adreslerini bulmasını ve haritasını kullanmasını sağlamak gerekir.Kişi bunu çoğu zaman kendi başına gerçekleştiremez.İşte tam burada uzman yardımı gerekli olur.Bütün bunların ışığında 'kendi kendinin doktoru ol' anlayışı geçerli olmaktan çıkar.Ayrıyeten bu tarz bir yaklaşım ,pek çok kişinin yaşadığı soruna erken müdahale etme fırsatının kaçırılmasında baş etkendir.Bunun bedelide çoğu zaman büyük acılarla ödenir.
    Last edited by sonkartal; 18-11-2009, 05:11 AM.
    Düşlemek bilmekten daha önemlidir.

    Yorum


    • #17
      Depresyon, aşırı şüphecilik, öldürülme korkusu, takip edilme korkusu, intihar etme isteği, eve kapanma, aşırı çekingenlik-utangaçlık, kendine acı verme-kolu keserek kanatma, asosyallik, rahat konuşamama, derin düşünme takıntısı, fazla detaycılık, vahşet filmlerini severek izleme, feci şekilde ölenlerin fotoğraflarını izleme, en sevdiklerinin öldüğünü hayal edip üzülme, oyun bağımlısı, kavga etme isteği, hep melankolik şiirler yazma… ve daha aklıma gelmemiş olanlar… bunların çoğu bende orta okuldayken vardı ve aklıma hiç psikologa, psikiyatra veya başka doktora gitmek gelmedi. Şu an bende bunların hiç biri yok.

      Sonkartal: “Kendimizi kandırmayalım arkadaşlar ,'yeri geldiğinde uzman bir psikiyatr'ın bile tedavi olmak için bir başka uzmandan yardım aldığını unutmayalım ' kimse kendisinin doktoru filan olamaz..bu ütopik bir yaklaşımdan ötesi değildir.”

      Evet, kendisini kısıtlayanlar, kendilerine inanmayan ve güvenmeyenler, elbette kendilerine yardım edemezler. Ama benim yazılarım sizi tatmin etmediyse buyurun okumaya devam edin.

      “Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır. MARCUS AURELIUS

      “Bizi biçimlendiren, hayatımızdaki olaylar değil, o olayların ne anlama geldiğine inandığımızdır.” Anthony Robbins

      “İlaçlar her zaman şart değildir, ama inançlar her zaman şarttır.” Norman Cousins

      “İnsanların hayatlarını kendi çabalarıyla yükseltme yeteneğinden daha cesaret verici bir şey bilmiyorum.” Henry David Thoreau

      “İyimser insan, “Geçmiş, geleceğin tıpkısı değildir” biçiminde inançlarla iş görmektedir. … Eğer güçlü inançların getirdiği o sarsılmaz emin olma duygusunu geliştirebilirseniz, o zaman kendinize hemen her şeyi yaptırabilir, hattâ başka insanların imkânsız dediği şeyleri bile gerçekleştirebilirsiniz.” Anthony Robbins

      “Bütün kişisel hamleler, inançlarda bir değişiklikle başlar.” Anthony Robbins

      ““Kaldıraç kullanın: Şimdi Değişmemeye Büyük Acıları, Şimdi Değişmeye Büyük Zevkleri Bağlayın!” Anthony Robbins

      “Bana yeterince uzun bir değnekle yeterince sağlam bir destek verin; tek başıma dünyayı yerinden oynatayım.” ARCHIMEDES

      “Bazıları her şeyi olduğu gibi görür,
      ‘Niçin?’ Diye sorarlar.
      Ben hiç var olmamış şeyleri düşünürüm,
      ‘Nede olmasın?’ diye sorarım.”
      GEORGE BERNARD SHAW

      “Nedeni kaldırın, etki de yok olur.”
      MIGUEL DE CERVANTES

      “Biz seni ne cennetten, ne dünyadan yarattık,
      Ne fânîsin, ne de ebedî,
      Seçme özgürlüğün ve onurunla,
      Kendinin yaratıcısı ve
      Biçimlendiricisiymiş gibi,
      Kendini yoğurabilir, istediğin biçime sokabilirsin.
      Ruhunun yargı gücüne sahip olacaksın,
      Ve daha yüce biçimlerde, bu sefer ebedî olarak,
      Yeniden doğacaksın.”
      PICA DELLA MIRANDOLA’NIN “İNSAN GURURU” ORASYONUNDA TANRI’NIN ADEM’E SÖYLEDİKLERİ

      “Hayatta ne yapacağını pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır.” (Anthony Robbins)

      “İnsanoğlunun içinde uyuyan güçler vardır; kendisi bilse şaşırır.
      Çünkü bu güçlere sahip olduğu aklından bile geçmez.
      Bu güçler uyandırılıp eyleme geçilebilse o kişinin hayatında büyük bir devrim yer alırdı.” (Orison Sweet Marden)

      Umarım anlatabilmişimdir. Ve, doktorlar yardım edemez demiyorum. Yalnızca, doktora gitmeye alışıp da ilaç bağımlısı olanlara kolay gelsin diyorum.
      Cevizin kabuğunu kırıp ozune inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder.(Gazali)

      Yorum


      • #18
        genelde oktorum belirliyor. bazen haftada bir çağırıyor. bazen iki haftada bir. bazende ayda bir çağırıyor. genelde benim ruh halime bağlı. (sonkartal sana katılıyorum. dediklerinde çok haklısın)

        Yorum


        • #19
          Hiç gitmedim.Bu gidişlede gidemicem heralde.Şu azıyı bile azarken Allh bilir kacınız beni yadırgıcak diye düşünüyorum.ne kadar saçma bir düşünce.ve bir tane degil bunlardan binlerce var bende.baştan aşaı sorunum ben.
          ....Engeller Takılmak İçin Değil,Aşılmak İçindir....

          Yorum

          İşleniyor...
          X