Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Çocukluğunda dayak yemeyen var mı?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • #31
    Merhaba ilksen,
    Bilmiyorum cocugunuz var mi. Acaba hic cocuk baktiniz mi? Ya da yaramaz cocuk baktiniz mi diyelim?
    Benim cocugum yok ama 3 tane kucuk cocuga 6 saat tek basima bakmistim. Laftan anlamayan cocuk var midir yok mudur o zaman gordum. Var olduguna inaniyorum bu tecrubemden sonra. Cocuklara hic el kaldirmam, kaldirmadim da. Yanliz 6 saatin sonunda onlara laf anlatamadigim, cok zor hakim olabildigim icin sinirden aglayacak kadar olmustum.

    Yorum


    • #32
      ben cocuklugumdan beri annemden babamdan kardeslerimden kocamdan polisten dayak yiyerek bu yasima geldim. cok memmunum olgun ve agir ve basli bir insan yapti dayaklar beni. sadece polis gordugumde migdem bulaniyor.

      Yorum


      • #33
        Orjinal yazı sahibi: Dicle_
        Merhaba ilksen,
        Bilmiyorum cocugunuz var mi. Acaba hic cocuk baktiniz mi? Ya da yaramaz cocuk baktiniz mi diyelim?
        Benim cocugum yok ama 3 tane kucuk cocuga 6 saat tek basima bakmistim. Laftan anlamayan cocuk var midir yok mudur o zaman gordum. Var olduguna inaniyorum bu tecrubemden sonra. Cocuklara hic el kaldirmam, kaldirmadim da. Yanliz 6 saatin sonunda onlara laf anlatamadigim, cok zor hakim olabildigim icin sinirden aglayacak kadar olmustum.
        Sevgili dicle, ilksen çok güzel açıklamış ama ben de ilave birşeyler yazmak isterim sana.

        Yaşadığın bu durum çok farklı. 6 saatini geçirdiğin bu üç çocuk senin değil. Bu çocukları kim, nasıl eğitmiş? asıl sorun bu. Eğer bu çocuklar annebabaları tarafından iyi eğitilselerdi eminim zorluk çekmeyecektin.
        Annebabaların iyi eğitmesi nasıl olur?
        Bebekler doğduğu andan itibaren çevresinde olan biteni öğrenmeye başlarlar. Bu öğrenme süreci içinde bakarak, dinleyerek, dokunarak, koklayarak çevresi ve insanlarla ilişki kurmaya başlar. Yaşamının ilk yılı, bebeğin beyin gelişimindeki en hızlı süreçtir. İşte bu süreçte ailenin tutumu çok önemlidir. Hani hep 0-6 yaş arası deriz ya, bu dönem çok çok önemli. Çocuk bu dönemi ailesi ile birlikte geçirir.

        Yaramaz diye nitelendirilen bir çocuk niye yaramaz olmuştur? Tabii ki ailenin tutumu yüzünden. Annebabalar farkında değildirler, biz ne yaptık canım derler. Yedirdim içirdim giydirdim derler. Oysa çocuk eğitimi sadece beslenme ve giyim değildir.

        Çocukla oturup oynamak ister, onu dinlemek ister, yanlış birşey yaptığında bağırmadan kızmadan sabırla doğruyu öğretmek ister, onu ilgilendiren bir şey yapılacağında ona fikrini sormak, onu adam yerine koymak ister. Çocuğuna bağırmadan vurmadan güzellikle doğruyu anlatan, onunla kaliteli zaman geçirip sevgisini gösteren bir annenin çocuğu da haliyle laftan anlayan biri olur. Hareketli olabilir o ayrı ama laftan anlar.

        İşte diclecim sanırım senin 6 saat süreyle baktığın bu 3 çocuk ailesinden yeterli eğitimi alamamış çocuklardır.

        Küçükken annenden yediğin dayağı mazur gösterme lütfen. Annen yanlış yapmış. Ne yazık ki aile büyüklerimiz eskiden bu eğitim metodlarını, çocukla nasıl iletişim kurulabileceğini bilmiyorlarmış. İnşallah bundan sonra siz gençler daha iyi çocuk eğitirsiniz. Ben çocuk yetiştirecek bütün annebaba adaylarının bu konuda yazılmış değerli eserleri okumalarını dilerim.

        Yorum


        • #34
          Orjinal yazı sahibi: gocer2
          ben cocuklugumdan beri annemden babamdan kardeslerimden kocamdan polisten dayak yiyerek bu yasima geldim. cok memmunum olgun ve agir ve basli bir insan yapti dayaklar beni. sadece polis gordugumde migdem bulaniyor.
          Yediğin dayaklardan değil çekeceğin acıdan korktuğun için ağırbaşlı olmuşsundur yani korkan, sinen, atılım yapamayan, şüpheci biri olmuşsundur.

          çok memnunum derken ironi yaptığını düşünüyorum.

          Yorum


          • #35
            ben yemedim açıkçası dayak :roll:

            sadece şunu hatırlıyorum ilkokula ya yeni başlamıştım yada başlamamıştım tam net değil anneannemlerden çıkmıştık bir akşam konu neydi hatırlamıyorum inanın ama babam bişeyden kızmıştı bana ve kulağımı çekmişti :P
            büyük sıçrayış için birkaç adım geri gitmek gerekr

            Yorum


            • #36
              Dediginiz seylerde haklisiniz Sevgili Ilksen ve Iyimser. Tesekkur ederim.

              Yorum


              • #37
                ben hiç aile büyüklerinden dayak yemedim, zaten ailem olmadığı için 15 yaşına kadar dayımla beraberdim, kendisi şehit olunca ara sıra dayımın babasının evinde kaldım

                dayım bırak dövmeyi yüksesk sesle bile konuşmazdı benle, son derece sayko bi adam olmasına rağmen ( allah ramet eylesin), dedem son derece otoriter bi adam olmasına rağmen ondanda ne dayak yemiştim nede azar işitmiştim, sonuçta sadece gereken yerde gereken şeyi söylerdim ve aile büyükleriyle asla sorun yaşamadım.

                işin diğer tarafı, "dışarıda" mücadeleyi, yaşam savaşını kavga edip dayak yiyerek öğrendim, sadece dayak değil bir keresinde vuruldum, 3 kez bıçaklandım, bu vurulma ve bıçaklanma olayları yakın dövüş mevzunda aşmış olduğum için genelde rakip yada rakiplerin baş edemeyip kaçacak ortam yaratmak için bana uyguladığı şeylerdi. evet "dışarda" çok dayak yedim her anlamda.

                Yorum


                • #38
                  ben 95 yılına kadar öğrenciydim o yüzden sonrasını bilemiyorum.
                  ama 95 yılına kadar ki öğrenim hayatımda defalarca dayak olayıyla karşılaştım.gerek ben gerek arkadaşlarım marus kaldı bu travmaya.
                  aileden yada akraba dan olmasına gerek yok,sokakta mahallede komşudan ,yabancı birinden de olabilir.
                  çocuk yaşta iş hayatına atılanlarda ustasından dayak yiyebilir.
                  geniş açıdan bakmak lazım.
                  yaşamın her anında olabilir,bence kendi yaşıtından yenen dayak bile travmaya sebep olur kesinlikle,belkide daha büyük ruhsal yıkıma sebep olur.sebebi de kendi yaşıtından böyle davranışa marus kalması artı karşılık verememesi,daha karmaşık ruhsal hisler sonucu fena kalıcı sorunlar bilinç altına işlenir.
                  en son hatırladığım travma şöyleydi..iki araç çarpışmıştı mitatpaşa caddesinde,malesefki olay mahallinden geçiyordum.çığlıklar ortalığı inletiyordu.iki şöför birbirine girdi,biri levyeyi kapıp diğerinin başına vurmaya başladı kanlar akmaya başladı.ben donakalmıştım.
                  ani bir titreme krizine kapıldım,kendime gelir gelmez hızlı adımlarla uzaklaştım.olaya hiçkimse müdahele etmiyordu,yakındaki bankanın güvenlik görevlisi silahına davranıp koştu,havaya ateş etmeseydi sanırım ölümlü bir hadise olabilirdi.
                  ayrıntıları fazla anlatmadım çünki şok geçirirken hepsine şahit oldum ve korkunçtu.
                  daha fazlasına gerek yok.
                  eve varır varmaz 3 tane xanax içtim ,fakat hala titriyordum.
                  sakinleşmem 2 saati buldu.
                  yani sonuç olarak şahit olunan şiddet olayları bile psikolojimizi derinden etkiler.
                  Doğum yapan herşey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatin dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere degişmeye baslamış olacaktır.

                  Yorum


                  • #39
                    Orjinal yazı sahibi: gothica

                    yaşamın her anında olabilir,bence kendi yaşıtından yenen dayak bile travmaya sebep olur kesinlikle,belkide daha büyük ruhsal yıkıma sebep olur.sebebi de kendi yaşıtından böyle davranışa marus kalması artı karşılık verememesi,daha karmaşık ruhsal hisler sonucu fena kalıcı sorunlar bilinç altına işlenir.
                    13-14 yaşlarındaydım. Dershanede bir çocuk vardı, çocuktan gıcık alırdım. Bir de o yaşıma kadar hep insanlarla kavga eden biriydim. Dediğim dedik yapardım, kavgadan kaçmazdım. O gün dershane çıkışında aniden üzerime atladı çocuğu kavgaya davet ettim diye. İri yarı da bişidi. Ben de bayağı zayıftım. Herkesin içinde babam çocuğa bağıra bağıra arabadan çıktı ve üzerimize geldi. Çocuk kaçtı. O gün bugün aklıma yerleşti o. Nedense kavgadan ya da acıdan değil de altta kalıp rezil olmaktan korkardım. Bende belki ilk sosyal-fobi gelişmesine neden olan şey o günkü kavgaydı. Bu korku yüzünden lise hayatım rezil oldu. İnsanların tehditlerine karşılık veremedim rezil olurum diye. Daha korkuyu yeneli en fazla 10 ay oldu. O günden beri belki 8 sene geçti, onca süredir pısırıktım. Yeni yeni kendimi toparlıyorum.

                    Evet bu düşünceye katılıyorum. Bu tür korkular insanı yer bitirir... O gün dışında hiçbirşey beni öylesine korkutmamıştı...

                    Yorum


                    • #40
                      Orjinal yazı sahibi: Fluoxetine
                      Orjinal yazı sahibi: gothica

                      yaşamın her anında olabilir,bence kendi yaşıtından yenen dayak bile travmaya sebep olur kesinlikle,belkide daha büyük ruhsal yıkıma sebep olur.sebebi de kendi yaşıtından böyle davranışa marus kalması artı karşılık verememesi,daha karmaşık ruhsal hisler sonucu fena kalıcı sorunlar bilinç altına işlenir.
                      13-14 yaşlarındaydım. Dershanede bir çocuk vardı, çocuktan gıcık alırdım. Bir de o yaşıma kadar hep insanlarla kavga eden biriydim. Dediğim dedik yapardım, kavgadan kaçmazdım. O gün dershane çıkışında aniden üzerime atladı çocuğu kavgaya davet ettim diye. İri yarı da bişidi. Ben de bayağı zayıftım. Herkesin içinde babam çocuğa bağıra bağıra arabadan çıktı ve üzerimize geldi. Çocuk kaçtı. O gün bugün aklıma yerleşti o. Nedense kavgadan ya da acıdan değil de altta kalıp rezil olmaktan korkardım. Bende belki ilk sosyal-fobi gelişmesine neden olan şey o günkü kavgaydı. Bu korku yüzünden lise hayatım rezil oldu. İnsanların tehditlerine karşılık veremedim rezil olurum diye. Daha korkuyu yeneli en fazla 10 ay oldu. O günden beri belki 8 sene geçti, onca süredir pısırıktım. Yeni yeni kendimi toparlıyorum.

                      Evet bu düşünceye katılıyorum. Bu tür korkular insanı yer bitirir... O gün dışında hiçbirşey beni öylesine korkutmamıştı...
                      farklı bir örnek ,ama sonuçta bilinç altında yer etmiş sonuçta.
                      bendede kalabalık içinde rezil olma fobisi vardı.
                      babam beni pazara götürür ,o kadar insanın içinde azarlardı.
                      bende bunu ancak askerden sonra aştım.
                      Doğum yapan herşey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatin dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere degişmeye baslamış olacaktır.

                      Yorum


                      • #41
                        şiddetin her türlüsü sadece gelişmemiş insanlara özgü birşeydir, ama bu demek değildirki " ben gelişmiş bir insanım şideete karşı gözlerimi yumarım" düşüncesi doğrudur, bence insan gururunu ezdirmeden yapabildiği kadar şiddet dışı yöntemler izlemelidir olaylar karşısında, ama eğer tek çözüm yolu şiddetse, kanun ve toplum önünde haklı çıkacak ortamı yaratıp maksimum şiddet uygulanmalıdır bence.

                        Yorum


                        • #42
                          Orjinal yazı sahibi: Alucard
                          şiddetin her türlüsü sadece gelişmemiş insanlara özgü birşeydir, ama bu demek değildirki " ben gelişmiş bir insanım şideete karşı gözlerimi yumarım" düşüncesi doğrudur, bence insan gururunu ezdirmeden yapabildiği kadar şiddet dışı yöntemler izlemelidir olaylar karşısında, ama eğer tek çözüm yolu şiddetse, kanun ve toplum önünde haklı çıkacak ortamı yaratıp maksimum şiddet uygulanmalıdır bence.

                          sadece koşullar gerektirirse.son çare olarak.
                          Doğum yapan herşey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatin dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere degişmeye baslamış olacaktır.

                          Yorum


                          • #43
                            Orjinal yazı sahibi: gothica
                            Orjinal yazı sahibi: Alucard
                            şiddetin her türlüsü sadece gelişmemiş insanlara özgü birşeydir, ama bu demek değildirki " ben gelişmiş bir insanım şideete karşı gözlerimi yumarım" düşüncesi doğrudur, bence insan gururunu ezdirmeden yapabildiği kadar şiddet dışı yöntemler izlemelidir olaylar karşısında, ama eğer tek çözüm yolu şiddetse, kanun ve toplum önünde haklı çıkacak ortamı yaratıp maksimum şiddet uygulanmalıdır bence.

                            sadece koşullar gerektirirse.son çare olarak.

                            bence "son çare olarak" değil, eğer kişinin malına, canına, guruna karşı haksız hakaret, baskı yada tecavüz varsa, kişi " kanun ve toplum önünde kendini haklı çıkaracak" gerekli ortamı yaratıp " maksimum " şiddt ile karşılık vermelidir.

                            bu sadece bireyler için değil, ülkeler, aileler, bireylerin oluşturduğu her topluluk için geçerlidir.

                            sonuçta diplomasi bir yere kadar yürüyen birşeydir, her mücadele döner dolaşır ve kılıç ile çözülür.

                            verilebilecek örnekler sınırsızdır, ama burada sayfalarca yazmak istemiyorum bunları.

                            bu konuda tek istediğim insanların aptalca " şiddet hiç bir şeye çözüm değildir" diye düşünmeyi bırakmalarıdır.

                            bu fransız kökenli bir cümledir ve yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerden "milyarlarca" insanı şiddet uygulayarak yok etmiş yada sömürmüş avrupalıların şu sıralar kullandıkları paroladır.

                            lütfen eğer size karşı şiddet uygulanıyorsa sizde şiddetler karşılık verin.

                            bu arada : ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİLDİR.

                            Yorum


                            • #44
                              Orjinal yazı sahibi: Alucard
                              Orjinal yazı sahibi: gothica
                              Orjinal yazı sahibi: Alucard
                              şiddetin her türlüsü sadece gelişmemiş insanlara özgü birşeydir, ama bu demek değildirki " ben gelişmiş bir insanım şideete karşı gözlerimi yumarım" düşüncesi doğrudur, bence insan gururunu ezdirmeden yapabildiği kadar şiddet dışı yöntemler izlemelidir olaylar karşısında, ama eğer tek çözüm yolu şiddetse, kanun ve toplum önünde haklı çıkacak ortamı yaratıp maksimum şiddet uygulanmalıdır bence.

                              sadece koşullar gerektirirse.son çare olarak.

                              bence "son çare olarak" değil, eğer kişinin malına, canına, guruna karşı haksız hakaret, baskı yada tecavüz varsa, kişi " kanun ve toplum önünde kendini haklı çıkaracak" gerekli ortamı yaratıp " maksimum " şiddt ile karşılık vermelidir.

                              bu sadece bireyler için değil, ülkeler, aileler, bireylerin oluşturduğu her topluluk için geçerlidir.

                              sonuçta diplomasi bir yere kadar yürüyen birşeydir, her mücadele döner dolaşır ve kılıç ile çözülür.

                              verilebilecek örnekler sınırsızdır, ama burada sayfalarca yazmak istemiyorum bunları.

                              bu konuda tek istediğim insanların aptalca " şiddet hiç bir şeye çözüm değildir" diye düşünmeyi bırakmalarıdır.

                              bu fransız kökenli bir cümledir ve yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerden "milyarlarca" insanı şiddet uygulayarak yok etmiş yada sömürmüş avrupalıların şu sıralar kullandıkları paroladır.

                              lütfen eğer size karşı şiddet uygulanıyorsa sizde şiddetler karşılık verin.

                              bu arada : ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİLDİR.
                              şiddetin olduğu yerde kanun işlemiyor demektir.yetkili birimler acizlik içinde demektir.
                              emniyet mensubu olmak demek ay sonunu bekleyip maaşı almak değildir.
                              en ufak aşayiş meselesini takip edicek,mecbur benim verdiğim vergilerle ödeniyo maaşı.
                              Doğum yapan herşey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatin dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere degişmeye baslamış olacaktır.

                              Yorum


                              • #45
                                ben cocukken şiddet gördüm..

                                yakınım olan (bazı) insanlardan halen arada görmekteyim...

                                bu bende bi saldırgan durum yarattı...

                                Yorum

                                İşleniyor...
                                X