Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Çarem Var mı Bilemiyorum...

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Çarem Var mı Bilemiyorum...

    Merhaba herkese,

    Siteye uzun zaman önce üye oldum ancak yazmaya fırsatım olmamıştı. Burası psikoloji portalı olduğu için rahatlıkla paylaşabileceğime inanıyorum bazı şeylerimi. İnanın ben de yoruldum kendimle savaşmaktan. Sorun ne bilemiyorum, çözüm yaratamıyorum artık. Belki burda tecrübeli kişiler bir fikir verebilir bana.

    Gerçekten bilmiyorum, doktora gitmeli mi insan böyle durumlarda? Kendimi tanıyamaz oldum. Her şeye sinirleniyorum, sinirlenince ellerim titriyor, ayaktaysam ayaklarım titriyor, bu özellikle çok sinirlendiğimde oluyor. Neden böyle oldum bilmiyorum. Yılların verdiği üzüntü, stres olabilir mi diyorum.. İstem dışı gözlerim birden doluyor, hani bazı zamanlar olur ya biri bir şey dese ağlayacak konuma gelirsiniz diye, aynen öyle oluyorum, konuşamadığım an biri bir sey sorunca ister istemez dökülüyor yaşlar, tutamıyorum kendimi. Sinirlerimin yıpradığını biliyorum ama bu dışarda beni çok etkiliyor, hareketlerimi, konuşmalarımı..

    Aynaya baktığımda kendime olan güvenimin bittiğini hissediyorum çoğu zaman. Bu güven küçük yaşta yaşadığım olumsuz arkadaş ilişkileri, ailevi problemlerden dolayı tükendi sanırım ve artık yerine koyamıyorum bazı şeyleri. Güvenmeyi deniyorum ama en ufak bir seyde o kale yıkılıyor, toparlayamıyorum.

    Zamanla, yaş geçtikçe, büyüdükçe öyle bir insan olmaya başlamışım ki, etrafımda cogu insan benden şikayet eder duruma gelmiş, teker teker beni terk etmeye başlamış. Başta önce karşımdakilere suç buldum, ama düşündükçe hatayı kendimde aramaya başladım. Allah'ım? Ben napıyorum. Nasıl bir insan haline geldim, demeye başladım.

    Ama işte o zaman, işler düzeltilmeyecek duruma gelmişti benim açımdan. Ne derdimi paylaşacak bir insan kalmıştı arkamda, ne de güvenebileceğim bir insan. Ailemle bile yabancı gibiyim, aslında kendim istedim böyle olmasını sanki, yıllar önce yaşanmış bir üzüntünün bedelini unutamadığım için olsa gerek... Onları bu konuda bağışlayamadığım içindi aslında.. Sonrası ise tamir edilemez ilişkiler senaryosuna dönüşmeye başladı.

    İnsan ailesiyle bile paylaşamadığı sevinçleri, üzüntüleri kimle paylaşabilirdi ki?

    Kendime baktığımda, zamanla bu üzüntü ve stres yüzünden mizacımın bile değiştiğini, daha da sert görünümlü bir insan haline geldiğimi farkettim. Vücuduma yansıyan sorunlar da cabası..

    Her şeye kızan, sinirlenen, parlayan, en ufak bir şeyden şüphe duyan, anlayışsız, sabırsız, güvensiz, her şeyi yanlış anlayan, her şeyin altında bir şey arayan bir insan oldum çıktım. Hani derler ya, insan kendine eder diye. Ben aslında kendime ettim, şimdi zamanında üzüldüğüm hicbir sey, hic kimse yanımda değil. Bunu farkettiğimde çoktan kötü olmuştum zaten. Bu durum hem beni yoruyordu, hem de ilişkilerimde güvensizliğe, paranoyaklık derecesine kadar getiriyordu olayları. Doktorluk olduğumu söylemelerine kızardım ama şimdi kendime soruyorum gerçekten doktorluk muyum diye...

    Simdi diyeceksiniz ki, sen harbiden manyağa bağlamışsın, git bir doktora görün.

    Psikologların bana cözüm bulacağına inanmıyor gibiyim, sanki hayatımda öyle bir değişim olmalı ki, kendimi yeniden doğmuş gibi hissetmeliyim diyorum, ama inanın bunları yapacak ne isteği buluyorum kendimde ne de gücü. Sanki ölmüş gibiyim. Canım hicbir sey istemiyor, beni hicbir sey mutlu edemiyor, anlık mutluluklardan yoruldum, inanın kahkaha atmaktan korkar oldum, cunku ne zaman kahkaha atsam moralimin bozulması an meselesi olabiliyor..


    Soruyorum size, Sizce benim durumumda olan bir insanın çaresi nedir?

  • #2
    psikologun inan bu sorunların hepsine çok güzel çareleri var ben psikoloji okuyorum bana güven.
    Without You I'm Nothing

    K M
    Aşk demek sen demek
    Sen demek ben demek..

    Yorum


    • #3
      Merhaba KronikHayat
      Belirtiler bana "borderline kisilik bozuklugu" nu cagristirdi..
      Arastirmanda ve psikolojik destek almanda fayda var..umutsuz olma lutfen..
      Bir Cin atasözü der ki ;
      "Sıkıntılar kuslar gibidir..Basımızın ustunden gecmelerini engelleyemeyiz fakat basımıza yuva yapmalarını engelleyebiliriz. "

      Sevgiler

      Yorum


      • #4
        biraz "bizi" aşıyor gibi.. biraz "doktor"luk gibi.. karışık yani) okuyunca sanki "maddi hiçbir probleminin olmadığını" hissettim. Sanki biraz kendini "boşlukta hissediyorsun" gibi geldi.... Yanılabilirim de... maddi şeyler içindeki boşluğu doldurmuyor gibi geldi... O boşluğu dolduracak "manevi gıdalar"a mı yönelmen gerekiyor ne?
        Mutluluk;paylaşmaktır...

        Yorum


        • #5
          Orjinal yazı sahibi: searchope View Post
          psikologun inan bu sorunların hepsine çok güzel çareleri var ben psikoloji okuyorum bana güven.
          İnan ki gitmeyi istiyorum ama şuan bir seansa o kadar para verebilecek gücüm yok, ailemde zaten bu durumu pek normal karşılamıyor. Yani ayda 1 göndeririz istersen dediler ama ayda 1 neye yarar?

          Orjinal yazı sahibi: deniz perisi View Post
          Merhaba KronikHayat
          Belirtiler bana "borderline kisilik bozuklugu" nu cagristirdi..
          Arastirmanda ve psikolojik destek almanda fayda var..umutsuz olma lutfen..
          Bir Cin atasözü der ki ;
          "Sıkıntılar kuslar gibidir..Basımızın ustunden gecmelerini engelleyemeyiz fakat basımıza yuva yapmalarını engelleyebiliriz. "

          Borderline kişilik bozukluğunu okudum, gerçekten bana uyuyor sanırım. Tedavi olarak uzun süreli psikoterapi diyor.

          Sevgiler
          Orjinal yazı sahibi: POZİTİF View Post
          biraz "bizi" aşıyor gibi.. biraz "doktor"luk gibi.. karışık yani) okuyunca sanki "maddi hiçbir probleminin olmadığını" hissettim. Sanki biraz kendini "boşlukta hissediyorsun" gibi geldi.... Yanılabilirim de... maddi şeyler içindeki boşluğu doldurmuyor gibi geldi... O boşluğu dolduracak "manevi gıdalar"a mı yönelmen gerekiyor ne?
          Galiba dediğiniz gibi, maddiyat olsa bile kendimi hep eksik hissediyorum. Diğer arkadaşımızın söylediği borderline durumunu incelediğimde, temel güven duygusu oluşturamamış diyor. Benim annem ve babam ben lisedeyken boşandılar, belki bu durum küçük yaşlarda olsaydı atlatılabilirdi, ama aile gerilim bana kritik dönemlerimde yansıtıldığı için, bu kendime olan güvenimi iyice kaybetmeye, ileriki hayatımı etkileyebilecek durumların yaşanmasına sebebiyet verdi.

          Hani derler ya küçük yaşta neyse büyük yaşta odur diye. Ben maddiyat dışında manevi bir destek göremedim ailemden. Çok özendim bazı arkadaşlarıma, arkadaş gibi babaları, anneleri, abileri, ablaları var diye. Küçükken hep şöyle düşünürdüm; "Keşke benim de onun gibi .... olsaydı"

          Benim kardeşim mesela çok farklıdır, ayrı dünyaların insanı gibiyizdir. Konuşkan, aktif, başarılı, kendini geliştiren vs vs.. Bense hep içedönüktüm, çok sonra kendimi zorlayarak biraz dışadönük oldum. Aile içinde toplandığımızda pek konuşmazdım şimdi ise aile ortamı gördüğüm an kaçıyorum sanki onlarla olmak beni üzecek, beni sıkacak gibi düşünüyorum. Ya insan ailesiyle olmaktan sıkılır mı? Çok özenmişimdir bu yüzden normal aile hayatı yaşayanlara. Elbette herkes mutlu mesut değil ama benim hayatımda aile kavramı çok küçük yaşta bitti. En çokta arkadaşlarımın annesi babası zırt pırt ararken benim telefonumun hep sessiz kalması bana çok koyardı. Bazen düşündüm de sanırım annem ve babamda böyle şeyler yaşadılar, o yüzden de çocuklarına yansıttılar. Ama çevreme bakıyorum da, aslında öyle olmadığını isterlerse çok da iyi ilgili olunabileceğini görüyorum. Bu yüzden hep arkadaşlarımda, ilişkilerimde aradım o sıcaklığı, ilgiyi alakayı. Hep ilgi istedim onlardan, bana ilgi göstersinler istedim ama sonunda hep ben bencil, duyarsız, anlayışsız, kendi istediği olsun denen bir insan oldum onların gözünde. Arkadaş konusunda çok güvendim karşımdakine, ilişki konusunda da öyle. Hayatımın merkezi oluyordu ister istemez. Aramadığı sormadığı zaman sinirlenirdim, şüphelenirdim. En ufak bir şeyden fırtına çıkardı.

          Zaten borderline durumunda da böyle diyor.
          Sınır kişiliğin tepkisel davranışları, güven ihtiyacına karşılık güven duyamaması, terk edilme korkuları ve terk edilmemek için yaptıkları manevralar, herhangi bir ilişkinin sessiz, sakin geçmesine izin vermez maalesef.

          Kim ister böyle olmayı? Sağlıklı mutlu huzurlu ilişkiler yaşamayı herkes ister. Ben birden bire nasıl bu duruma gelmişim bilemiyorum...
          Hayatımı alt üst eden, her şeyde beni geri plana iten bu bozukluktan nasıl kurtulabileceğim bilemiyorum....

          Yorum


          • #6
            Kariyer hayatımda da çok etkili bu durum, ne yaparım, hangi meslek dalında mutlu çalışırım, nereye yönelmeliyim, bilemiyorum.... Belki de bu önceki yaşlarda çok fazla kararlı olmasam da istedigim bir meslek üzerinde gidememek, zoraki başka alanlara yönelmekten kaynaklı isteksizlik, başarısızlık, üzüntü olabilir mi diye düşünüyorum....

            Yorum

            İşleniyor...
            X