Aslında bilirsiniz öyle olduğunuzu, ve bu hayatınızdaki en önemli parametredir belki de ama gün gelir, gerçekten anlarsanız bu gerçeği değiştiremeyeceğinizi, ve işte o zaman kocaman bir kaya parçası gelir içinize oturur ve bir daha da gitmez.
"... ama sana aşık değilim." der sevdiğiniz kız size, siz onu ne yapıp edip etkilemeyi başarsanız ve o size bir şans vermiş olsa bile sonuç değişmez, çirkinliğiniz aranızdaki en büyük engele dönüşür, çirkinliğinizin gazabına uğrarsınız.
Bi başkası aşka inanmadığı yalanını söyler size, siz zaten inanmazsınız da kendisi de bunu anlayınca çekip gider, denemiştir ama olmamıştır işte.
Oturduğum odada 10 kişi var, hepsi evli ya da sevgilileri var. Yeni taşındığım bu şehirde 3 arkadaşım var, üçünün de sevgilisi var. İstatistikler yalan söylüyor olamaz, hepsinden daha iyi eğitim almış, hepsinden daha çok okumuş, hepsine her konuda öğretebilecek bi şeyleri olan ve böyle görülen bir insan olarak hiçbir kızın dikkatini çekemiyorsam karakterim için olsa bile hiç bir cins-i latifin beni hayatının erkeği olarak falan görme ihtimali yok sanırım.
Bana bunları yazdıran, yaşadığım son hayal kırıklığıydı belki de. Kendimi bilemedim, tehlikeli sulara girip boğuldum. Hiç kimsenin değerini bilmediği bir hazineydi benim için o, sandım ki tutmak ister elimi. İstemedi. Oysa gerçekten inanmıştım, bütün güvensizliğime rağmen umutlanmıştım.
Atladığım bazı noktalar varmış demek ki, buraya yazıyorum ki aklımdan bi daha hiç çıkmasınlar. Anlıyorum ki değiştirmek mümkün değil bazı şeyleri, her ne kadar öyle olduğunu sansanız bile, bunun tesellisi yok işte. Yalnız ölmek korkusundan kurtulmak gerek sadece, belki korkulacak bi şey değildir diye. Öyle değil de, her neyse işte. İşine gelirse, dünya senin için dönmeyi bırakıp başını okşayacacak, sırtını sıvazlayacak değil ya.
"... ama sana aşık değilim." der sevdiğiniz kız size, siz onu ne yapıp edip etkilemeyi başarsanız ve o size bir şans vermiş olsa bile sonuç değişmez, çirkinliğiniz aranızdaki en büyük engele dönüşür, çirkinliğinizin gazabına uğrarsınız.
Bi başkası aşka inanmadığı yalanını söyler size, siz zaten inanmazsınız da kendisi de bunu anlayınca çekip gider, denemiştir ama olmamıştır işte.
Oturduğum odada 10 kişi var, hepsi evli ya da sevgilileri var. Yeni taşındığım bu şehirde 3 arkadaşım var, üçünün de sevgilisi var. İstatistikler yalan söylüyor olamaz, hepsinden daha iyi eğitim almış, hepsinden daha çok okumuş, hepsine her konuda öğretebilecek bi şeyleri olan ve böyle görülen bir insan olarak hiçbir kızın dikkatini çekemiyorsam karakterim için olsa bile hiç bir cins-i latifin beni hayatının erkeği olarak falan görme ihtimali yok sanırım.
Bana bunları yazdıran, yaşadığım son hayal kırıklığıydı belki de. Kendimi bilemedim, tehlikeli sulara girip boğuldum. Hiç kimsenin değerini bilmediği bir hazineydi benim için o, sandım ki tutmak ister elimi. İstemedi. Oysa gerçekten inanmıştım, bütün güvensizliğime rağmen umutlanmıştım.
Atladığım bazı noktalar varmış demek ki, buraya yazıyorum ki aklımdan bi daha hiç çıkmasınlar. Anlıyorum ki değiştirmek mümkün değil bazı şeyleri, her ne kadar öyle olduğunu sansanız bile, bunun tesellisi yok işte. Yalnız ölmek korkusundan kurtulmak gerek sadece, belki korkulacak bi şey değildir diye. Öyle değil de, her neyse işte. İşine gelirse, dünya senin için dönmeyi bırakıp başını okşayacacak, sırtını sıvazlayacak değil ya.

Eğer kendinde beğenmediğin şeyleri değiştirirsen birazda çabalarsan olmayacak bir şey yok. Örneğin cılız sopa gibi biri ya da göbeği olan bir erkek kadar iticisi yok. Bir spor salonuna yazıl. Düzenli olarak spor yap. Saçlarınla uğraş mesela. Sana yakışan bir kesim bul. Güzellik doğuştan gelir devri kapandı artık aç gözlerini. Kirpikler mesela. Ben sinir olurdum belli belirsizler falan diye. Badem yağı sürdüm upuzun oldu. Erkeklerde uzun kıvrık kirpikler çok hoş oluyor mesela...
Yorum