Aşk...İnsanı kemale eden yegane şey olsa gerek. Aşkın her türlüsü güzel. Aşkın verdiği her haslet güzel be kardeşim. Aşkın acısı da güzel mutluluğuda...Hasreti de güzel vuslatı da... Her şeyiyle bambaşka bir şey aşk. Sanki bu dünyadan değilmiş gibi. Bazense bu dünya ondan ibaretmiş gibi...
Platonik aşk... Her insanın tatması, hissetmesi, yaşaması, uğruna göz yaşı dökmesi daha ötesi gark olması gereken dikenli bir erdem yolu. İnsanın düşlerde hayat bulduğu ayrı bir boyut...Olgunlaşmak için şart olan duygulardan. Her insan en az bir kez yaşamalı bu aşkı.
Platonik aşkın ötesinde bir manzara daha vardır... bilir misin onu. Sevgiliye onu mutlu edemem korkusu ile sahip olma yollarını umarsamadığın bir dem. Sevgilinin gözlerine bakmaya kıyamadığın bir dem. Sevgili ile konuşma boyutunun bile adeta bir ütopya olduğu bir boyut. Ahh güzel kardeşim platonik aşk başkadır ama saplantile aşk çok bi başkadır. Sürekli göz yaşı dökersin ama şikayet etmezsin. Sürekli acı çekersin ama sevgiliye vefasızlık olacak korkusu ile davandan tek bir adım geri atmazsın. Atabilir misin ki? Sevgili her yerdedir. Rüyalarındadır sevgili. Yalnız kaldığın her anda yanında, bazense kalabalıkta gözünde oluşmuş buğdadır sevgili. Yağmurdadır sevgili, şemste dolunayda, kar tanesinin masumiyetinde, gökyüzü mavisinde, deniz dalgalarında, kumsalda, sek bir ormanda, kuşluk vaktinde, kuş seslerinde... Her yerdedir o...
Saplantile aşk başka bir demdir kardeşim. Sevgilinin yüzünü unutmak ne demek bilir misin sen? Sevgilinin yüz hatları silüete çalarken ben neyin hayalini kuruyordum, kimi düşlüyordum diye düşünüverirsin bi an... Ahh kardeşim! Sen sevgiliyi aşmışsındır artık. İş seni ve onu aşmıştır artık. Senin zihnin bir yabancı gibi aklından geçen şeyleri izler bir tiyatro misali. Sanki senaryoyu bilmiyormuşcasına hayretle izlersin gösteriyi... Halbuki her şey senin meftun olduğun bir histen ibarettir. Sahi sevilen sevgili mi yoksa sevme eylemimi. Boş ver güzel kardeşim. Aşk her haliyle güzel...Özne önemli mi?
Platonik aşk... Her insanın tatması, hissetmesi, yaşaması, uğruna göz yaşı dökmesi daha ötesi gark olması gereken dikenli bir erdem yolu. İnsanın düşlerde hayat bulduğu ayrı bir boyut...Olgunlaşmak için şart olan duygulardan. Her insan en az bir kez yaşamalı bu aşkı.
Platonik aşkın ötesinde bir manzara daha vardır... bilir misin onu. Sevgiliye onu mutlu edemem korkusu ile sahip olma yollarını umarsamadığın bir dem. Sevgilinin gözlerine bakmaya kıyamadığın bir dem. Sevgili ile konuşma boyutunun bile adeta bir ütopya olduğu bir boyut. Ahh güzel kardeşim platonik aşk başkadır ama saplantile aşk çok bi başkadır. Sürekli göz yaşı dökersin ama şikayet etmezsin. Sürekli acı çekersin ama sevgiliye vefasızlık olacak korkusu ile davandan tek bir adım geri atmazsın. Atabilir misin ki? Sevgili her yerdedir. Rüyalarındadır sevgili. Yalnız kaldığın her anda yanında, bazense kalabalıkta gözünde oluşmuş buğdadır sevgili. Yağmurdadır sevgili, şemste dolunayda, kar tanesinin masumiyetinde, gökyüzü mavisinde, deniz dalgalarında, kumsalda, sek bir ormanda, kuşluk vaktinde, kuş seslerinde... Her yerdedir o...
Saplantile aşk başka bir demdir kardeşim. Sevgilinin yüzünü unutmak ne demek bilir misin sen? Sevgilinin yüz hatları silüete çalarken ben neyin hayalini kuruyordum, kimi düşlüyordum diye düşünüverirsin bi an... Ahh kardeşim! Sen sevgiliyi aşmışsındır artık. İş seni ve onu aşmıştır artık. Senin zihnin bir yabancı gibi aklından geçen şeyleri izler bir tiyatro misali. Sanki senaryoyu bilmiyormuşcasına hayretle izlersin gösteriyi... Halbuki her şey senin meftun olduğun bir histen ibarettir. Sahi sevilen sevgili mi yoksa sevme eylemimi. Boş ver güzel kardeşim. Aşk her haliyle güzel...Özne önemli mi?
