sabır evet en çok oğrendiğim seyde bu zaten ama idare edemicek durumlar oluyo yasayanlar bilir. o durumlarda hersey anlamsızlaşıyor.
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
lütfen aynı durumdakiler beni bulsunlar. dayanmak çok zor artık.
Collapse
X
-
işte oyle o anlattığım gibi bi durumda malesef diyorum bende malesef oyle oldu.
ama sunu yapmak çok basit aslın ona haddini bildirmek çok kısa bir iki cumle ve ona gore bi surat ifadesi. ama o anda sanki herşey duruyor bunları ketleyen bişeler oluyo.sanki boğazıma diziliyo diceklerim unutuyorum 10 sanıye 20 sanıye kısa bi sure olay bitmiş oluyo kendime kızıyorum.
çok basıt değilmi aslında yapacağımız? olmuyor olmuyor işte
Yorum
-
Ne demek istedigini cok iyi anliyorum cunku ayni problemler bende de var ve bu insani oldukca yipratiyor. Zannedersem psikolojide bu rahatsizligin ismide vardir, asiriya kacan empati yuzunden kendi hayatini yasayamiyor insan. Sen o kadar ince dusunuyorsun bir konu hakkinda, karsindaki insanlardan da tabi olarak aynisini bekliyorsun ama onlar gozunun icine soka soka az bir zaman once karsilastiklari ve cok hoslarina giden durumun tam aksini sana yapabiliyorlar.Last edited by delin-quency; 27-12-2013, 08:54 PM.
Yorum
-
valla benimde kişiliğim aynen bu, psikotik problemleri geride brakınca biraz daha düzeldim ama halen problemler var. sanatçı ruhlu kişilikleriz empati yeteneğimiz çok kuvvetli ve karşımızdakini kendimizden daha fazla düşünüyoruz.... yaşadığınız sorunları, geçtiğiniz yolları çok iyi anlıyorum çünkü bende aynıyım, psikolojideki adını bilmiyorum ben farklı rahatsızlıklar için psikiatriste gitmiştim (psikoz, depresyon, sf, okb,)M.V.
Yorum
-
Maalesef aynı sorunu ben de çok yaşadım ve çok çektim. İnsanlardan uzak durdum bu yüzden çünkü hayır diyemiyorum, olumsuz konuşamıyorum. Sonra bunun nedenini öğrendim. Duyarlılık-Cesaret dengesi deniyor. Terazinin bir tarafı cesaret diğer tarafı duyarlılıksa en güzeli dengeye getirmek. Bende denge yoktu sürekli duyarlılık tarafım ağır basıyordu. Örneğin ortak kullanıma açık bir tuvalete gidiyorum, birisi varsa, ben görmesem bile aşırı dikkatli oluyorum, aman rahatsızlık vermeyeyim falan filan. Her yerde böyle, yani kendi hayatımı yaşamak yerine başkalarının uydusu olmuşum. Bunun ardında özgüven eksikliği var. Yani kendini diğerleri gibi değerli görmemek. Bu hayatta her şeye hakkın olduğuna inanmamak. Ben sorunu çözmek için bu durumu yaşadığımda kendime şunu söylüyordum: "ben karşımdakini düşünmezsem en kötü başıma ne gelecek ki? bu kötü şey neyse gelsin bakalım başıma, benim bunu yapmaya hakkım var" gibi şeyler. Tabii bu yöntem sağlıklı insanın söylemesi gereken şeyler değil ama sorun cesaretsizlikse eğer bu sorunu aşana kadar insan özgüvenine yatırım yapmalı. En çok da başıma geleceklerden korkuyordum. En kötüsü gelsin ne kaybederim diye yaklaşınca tam tersi oluyor olayları olumlu şekilde yaşıyordum. Ama tabii ki özgüvenim artsın diye inadına yüzsüzlük yapmak, başkalarını rahatsız etmek değil demek istediğim.
Yorum
-
Dostum bırak şimdi esas noktayı dokundurucu cümlelerle süslemeyi.Esas sorun hayır diyememen.Bu güne kadar oluşturduğun karakterine alıştırdığın çevrenin davranışlarının aksini görünce vereceği tepkiden korkuyorsun.İnsanlardan olumsuz sözler duymaktan korkuyorsun.Onlar yüzlerini birazcık assalar senin kafandan ne yaptım da bunlar böyle oldu diye türlü türlü senaryolar geçiyor.
Bırak yapma.Biraz kendini düşün artık.Bu kadar duyarlılığın sana hiçbir faydası yok.Belki de şu hayatta bambaşka bi konumda olsaydın bu özelliğin o kadar işe yarardı ki.(mesela bi hayırsever olsaydın ). Belki de olabilirsin ama bu özelliğin önüne taş koyuyor.Dr'a gittim ilaç verdi hoop iyileştim diye birşey yok.Senin çaban,gayretin illa ki olacak.
10 yıldır uğraştığını söylüyorsun.10 yıllık süreç boyunca ilerlemek yerine 'bu benim kişiliğim' deyip kabul etmişsin.Başlangıcı iyi yapmışsın ama devamı gelmemiş.Üstelik burada benim gibi olan beni anlar , konuşup dertleşelim mantığındasın.Ama bunun sana bir yararı yok.İnsanların sana vereceği tepkilerden korkma.Onlar senin verdiğin değerin ne kadarına layıklerdir bunu bir düşün.Elbette insan olan herkes saygıyı hakeder.Ama sendeki detaycı hasassiyeti haketmez .
Allah yardımcın olsun.
Yorum
-
Orjinal yazı sahibi: bagurel View PostMaalesef aynı sorunu ben de çok yaşadım ve çok çektim. İnsanlardan uzak durdum bu yüzden çünkü hayır diyemiyorum, olumsuz konuşamıyorum. Sonra bunun nedenini öğrendim. Duyarlılık-Cesaret dengesi deniyor. Terazinin bir tarafı cesaret diğer tarafı duyarlılıksa en güzeli dengeye getirmek. Bende denge yoktu sürekli duyarlılık tarafım ağır basıyordu. Örneğin ortak kullanıma açık bir tuvalete gidiyorum, birisi varsa, ben görmesem bile aşırı dikkatli oluyorum, aman rahatsızlık vermeyeyim falan filan. Her yerde böyle, yani kendi hayatımı yaşamak yerine başkalarının uydusu olmuşum. Bunun ardında özgüven eksikliği var. Yani kendini diğerleri gibi değerli görmemek. Bu hayatta her şeye hakkın olduğuna inanmamak. Ben sorunu çözmek için bu durumu yaşadığımda kendime şunu söylüyordum: "ben karşımdakini düşünmezsem en kötü başıma ne gelecek ki? bu kötü şey neyse gelsin bakalım başıma, benim bunu yapmaya hakkım var" gibi şeyler. Tabii bu yöntem sağlıklı insanın söylemesi gereken şeyler değil ama sorun cesaretsizlikse eğer bu sorunu aşana kadar insan özgüvenine yatırım yapmalı. En çok da başıma geleceklerden korkuyordum. En kötüsü gelsin ne kaybederim diye yaklaşınca tam tersi oluyor olayları olumlu şekilde yaşıyordum. Ama tabii ki özgüvenim artsın diye inadına yüzsüzlük yapmak, başkalarını rahatsız etmek değil demek istediğim.
Söylediklerin doğru, ben cesaretimi yükseltmek için içki içerdim ergenken ama kendimi bozduğum için esrar içmeye başladım ve çok yürekli ve cesaretli biri haline gelmiştim ama zaman geçince psikotik atak geçirdim o sebepten bu yapıda olan biri için esrarı tavsiye etmöiyorumM.V.
Yorum
-
Aynısı annemde var yıllardır.Kendi de bazen itiraf ediyor.Her seferinde tamam diyor fakat bir türlü düzelemedi.Bir başkası söz konusu olunca çekirdek aileden çıkıyor acısı.Bunun psikolojide mutlaka bir tanısı olmalı.Ve bu tanının da bir adı olmalı.. Çok iyi anlayabiliyorum seni.
Mesela annem bana söz bile vermişse o gün için;başkası bi görüşme istediğinde akrabalardan olsun,kendi arkadaşlarından olsun farketmez,hemen tamam deyip aileyi unutuyor...
İş düşüncede,zihinde bitiyor diyemeyeceğim ama mutlaka bir çözümü olduğunu düşünüyorum.Last edited by yavru; 29-08-2013, 12:01 PM.
Yorum
-
Bu hal seni rahatsız ediyorsa demek ki içindeki asıl sen dışarıdan gösterdiğin gibi değil. O halde tepkilerini vermeden önce düşünmen , gerçekte ne yapmak istediğini kendinle sorgulaman gerek. Evet, ilk başlarda tepkilerin yavaş , durgun gelecektir ama kendinle tanışırken zamana ihtiyacın var.
İçindeki sen'e şans vermelisin.
Ne var ki sana ve bahsettiğin tavırlara dışarıdan bakınca hiç de öyle sevimsiz bir tablo çıkmıyor. Buradaki sorun senin bu tablodan rahatsız olman. Bu da , kendine dürüst olmadığını gösteriyor. Adım atmadan önce içindeki Nejat'la uzlaşmayı denemelisin.Memleket mutlaka modern,medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır. M.Kemal ATATÜRK
Yorum
-
ocam merhaba,bir anlık yaşadığım şeyi anlatırken bayağı zorlanacağım.Saat sabah 5 civarı ben anımsamıyorum. Hanımın anlatmasına göre,canlı hayvanı boğazlarcasına bir sesle uyanmışım.Bu bayağı uzun sürmüş.Sonra hanımın tek kolunu sıkı sıkı yapışarak bir yere odaklanarak bağırmaya devam etmişim.Bunu yaparken de gözlerimde kendiliğinden dökülen gözyaşları oluşmuş.Sonradan komşuyla hastaneye gittim.Yapılan tahlillerde birşey çıkmadı.Sonrasında her uykuya dalışta aynı şekilde dolukarak ve ağlayarak uyanmaktayım.Hanım 10 senedir seni hiç böyle korku ve kaygı kendiğinden gözyaşı döktüğünü görmedim dedi.Hanımın her gözüne bakışta,bana yaşadığım durumum hatırlatıldığında ,aniden nefeste değişme, dolukma ve kendiliğinden gözyaşı gelmekte, vücudum kasılmakta,uyuşmakta ve soğuk suyun altına aniden girmiş gibi ürperti ve tüylerim diken diken olamakta.<div class="MsoNormal">"Uydu forum web sayfaları, diğer forum sayfaları ve gazeteler artık tek web adresinde"</div><br /><div> </div><br /> <div class="MsoNormal">htt
Yorum

Yorum