Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Kafam Çok Karışık

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Kafam Çok Karışık

    Merhaba,
    Kendimden bahsederek başlamak istiyorum. Genellikle insanlara karşı güler yüzlü ve hoşgörülüyüm. Arkadaş ortamlarında sık sık espriler yaparım. Arkadaşlarımın herhangi bir sorunu varsa ve elimden bir şeyler geliyorsa mutlaka yardım ederim. Hatta arkadaş olmama gerek yok, elimden geldiği kadarıyla insanlara yardım etmeyi severim. İkiyüzlülükten ve yalandan nefret ederim. Tek suçun "hırsızlık" olduğuna inanır ve hayatımı bu şekilde sürdürürüm. Kimseye ama kimseye öfkelenmem. Bazı şeylere karşı sinirlenebilirim fakat bunu insanlara öfkelenerek göstermem. Genelde tavır koyarım sinirlendiğim kimselere karşı. Yakın olduğum birinin beni üzmesi ve beni sinirlendirecek bir davranış sergilemesi halinde ciddi anlamda üzülürüm ve üzüntümün geçmesi pek kolay olmaz. Aylar önce yaşadığım üzüntülerin -yakınlarım tarafından- etkisi hala devam etmekte. Bu bir sorun mu bilmiyorum fakat beni mutlu eden bir şey değil. Asıl sıkıntım ise yakın olduğum insanların dahi ben onlarla konuşmadıkça benimle konuşmamaları. Gerçi 1-2 kişiyi bu durumdan müstesna tutmak uygundur. Bir düşünün, arkadaş ortamında gayet iyi konuştuğunuz ve anlaştığınız insanlarla arkadaş oluyorsunuz. Daha sonra arkadaşlığınız ilerliyor ve iyice dost haline geliyorsunuz. Tahmini 1 hafta onunla konuşmuyorsunuz, mesaj atmıyorsunuz, aramıyorsunuz vs. daha sonra müsait olunca onunla iletişime devam ediyorsunuz. Bu tip kısa süreli kopukluklar dışında iyi anlaştığınız kişi(ler) siz onları aramazsanız sizi aramıyorlar ve işi düşmediği sürece yanınıza dahi yaklaşmıyorlar. Tam da bunu yaşıyorum ben. İnanılmaz derecede yakın olduğum kimseler gereksiz yere kapris yapıyor ve işi düşmediği sürece yanıma dahi yaklaşmıyor. Özellikle bayan arkadaşlarım yapıyor bunu. Ben hepsini arkadaş olarak görüyorum ve kendilerine karşı en ufak bir özel duygu hissetmedim,hissetmiyorum. Kardeşim gibiydiler -daha doğrusu öyle sanıyordum- fakat sonraları benim bir şekilde küsmek istiyorlar diye yorumladığım tavırlar sergilediler. Ben ilk başlarda güler yüzlü oluşuma devam ettim,direttim. Daha sonraları inanılmak derecede abarttılar. Ben de en iyisi rahat bırakmak dedim ve onlara küsmeden onları rahat bıraktım. Şu an bir ay aramamaya karar versem -vereli bayağı oldu- bir ay sonra beni arayıp da halimi hatırımı sormazlar. Bunun nedeninin benimle ilgili olduğunu pek sanmıyorum açıkçası. Öyle istiyorlar, öyle olsun. Ben bu duruma üzülsem de onları rahat bırakmayı seçiyorum fakat bu durum bana sevilmediğim biri olduğumu düşündürüyor. Onlarla yan yana olduğum zamanlarda ise -belki bir yanılgıdır,bilmiyorum- samimiyetsizliklerini seziyorum.Sanki kullanılacak bir obje olarak görüyorlar beni. Bunun dışında ara sıra geçirdiğim krizler var. Kriz diyorum çünkü gerçekten kötü hissediyorum. Ani duygu değişimleri yaşıyorum. Çok kez geride bırakacağım neyim var neyim yok ortadan kaldırıp intihar etmeyi bile düşündüm. Beni intihardan alıkoyan güç tanrı değildi çünkü tanrıya inanmıyorum. Sanırım hiçbir şeyi kafaya takmadan yaşamanın hazzı, tasavvur ettiğim o haz beni intihardan alıkoydu ve yaşama isteği uyandırdı. Şimdilerde hemen hemen hiçbir şeyi umursamıyorum ve kendi halimde yaşamaya devam ediyorum. Müzik hayatımın bir parçasını teşkil etmeye başladı. Kitapların içinde yaşıyordum neredeyse 5 yıldır, artık kendi dünyamı bir kitap ahenginde düzenliyorum. Burada yazınca güzel bir yaşam gibi görünse de yalnızlık pek hoş bir şey değil açıkçası. İşin garibi kimseden de hoşlanmadım bugüne kadar. Bana karşı boş olmadığını düşündüğüm -en azından bir hafta uğraşsam belki de ilerde evlenebileceğim- kimseler var etrafımda fakat elimde olmadan onlara karşı bir şey hissetmiyorum daha doğrusu hissetmek istemiyorum. Bunun insanların bana karşı sergilediği tutumun bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Güvenemiyorum insanlara. Belki de güveniyorum fakat bilmeden/istemeden melankoli yapıyorum kendi kendime. Kafam çok karışık hiçbir şey bilmiyorum. Krizler ise hala devam ediyor. Kriz dediysem uyuşturucu kullananların krizleri gibi değil. Bir kenara çekilir -her zaman yaptığım gibi- ve yalnızca boş boş bakarım. O sırada beynimde fırtınalar kopar, kimsenin haberi olmaz. Haberleri olmasını da istemiyorum zaten. Bana karşı yaptıkları geliyor aklıma, onları aramasam bir kez olsun aramayacakları geliyor aklıma... Sokağa da pek çıkmıyorum. Açlıktan ölen çocukların cennete gideceğine inandıkları için onlar için yalnızca dua eden insanların varlığı sinirlerime bozuyor ve sokağa çıktığımda bu insanların yüzüne baktığımı biliyorum, hissediyorum.Bu insanlar kendileri gibi düşünmeyenlerin -inandıklarına inanmayanların- yanacağına inanıyorlar ve bu inançlarına tasavvur edilemez bir güçle bağlılar. Bu beni deli ediyor. İnsanlığın geleceğine dair ciddi endişelerim var. Yazdıklarım biraz çorba gibi oldu biliyorum ama kafamın içinde bunun gibi onlarca düşüncenin dolaşıp durduğunu ve bütün bunların beni ciddi anlamda güçsüzleştirdiğini de biliyorum. Sizden tek istediğim birkaç öneri fakat rica ediyorum "Kafana takma. Geçer bunlar." tarzı önerilerde bulunmayın. "Salak" psikologlardan yeterince duydum bunları.

    Okuduğunuz için teşekkürler.
İşleniyor...
X