Duyuru

Collapse
No announcement yet.

İletişim(Konuşmak)

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • İletişim(Konuşmak)

    Benim sorunum konuşmakla ilgili,küçüklüğümden beri az konuşan çok dinliyen biri konumundayım.Çevremde ''az konuşan öz konuşan biri '' olarak görülüyordum.Küçükken çok dert etmiyodum bunu sorun olarak görmüyodum.Yaşım ilerledikçe bunu dert etmeye başladım.çünkü insanlarla yapıcı ilişkiler kurmama engel olmaya başladı bu durum,İnsanlarla konuşurken kısa cümleler kuruyorum.konuşmalar içten ve akıcı olmuyor.Buda sosyalleşme konusunda sorun çıkarıyor.Bazen düşünüyorumda acaba beynimin konuşma kısmında sorun mu var,Bir ara paxil kullanmıştım.Konuşmam üzerinde yararını görmüştüm.Sizlerin bu konuda tavsiyelerini bekliyorum

  • #2
    Orjinal yazı sahibi: Superficielle
    Iyi anlastigin yaninda kendini rahat hissettigin insanlarla nasil iletisimin? Aciliyor musun yoksa yine de konusmak zor mu geliyor ?
    Anlaştığım kişilerde az konuşan oluyor genelde,Bazen uzun süre sessizlik olabiliyor.Konuşuyorum ama ''tam bu değil diyorum içinden,böyle olmamalı,bi şeyler eksik'' paxil kullandığım dönemde aradaki farkı anlamıştım.Düşünce akışı hızlanmıştı.atıyorum 10 şey aklıma geliyordu 1 ini söylüyordum karşımdakine

    Yorum


    • #3
      Orjinal yazı sahibi: Superficielle
      Aynen öyle. Az konusmak kisinin bir ozelligi olabilir ama bu depresyon, ozguvensizlik ve mukemmelliyetcilikle biraraya gelince durum vahimlesiyor.
      Depresyonumun agir doneminde dogru duzgun cumle bile kuramiyordum.
      Bir de başkalarının soylediklerini degil de surekli kendi konuştuklarimi düşünüp sürekli eksiklerimi arayip kendimi eleştiririm.Bu da icime daha da kapanip daha da suskunlasmama neden oluyor.
      İlaç kullanmadan önce ben az konuşmanın bir kişilik özelliği olduğunu düşünüyordum.Ama ilacın beni daha fazla konuşkan yaptığını görünce,dedimki bu bir alın yazısı değil,şimdi ise az konuşmanın sadece kişinin bir tercihi olabileceğini düşünüyorum.Bir insan istediği zaman susup dinleyebilmeli,istediğinde akıcı ve rahat bir şekilde iletişim kurabilmeli olarak görüyorum durumu,

      Yorum


      • #4
        Orjinal yazı sahibi: Autotheist
        Mükemmelliyetçi de olabilirsin ve tahminim doğruysa bunu takıntı yapmışsın.Yani aklına bir şeyler geliyor tam söyleyeceksin ama bir anda kuruntular başlıyor.Şunu söylersem doğru olurmu? komik olurmu? yada benim hakkımda şöyle düşünürmü gibi binlerce kuruntu başlıyor olabilir.Tahminim doğruysa mükemmelliyetçilikten kaynaklanıyor biraz umursamaz ve rahat olman gerekli.Bunu da paxil örneğinde gördüğümüz gibi ilaçlarla sağlayabilirsin
        Evet mükemmelliyetçi bir yapım olabilir.Ben dil,konuşma becerilerini çok önemli buluyorum.bunu geliştirmek için fazla zaman harcayabilirim.sizlerden gelen öneriler doğrultusunda

        Yorum


        • #5
          Orjinal yazı sahibi: HANS View Post
          Evet mükemmelliyetçi bir yapım olabilir.Ben dil,konuşma becerilerini çok önemli buluyorum.bunu geliştirmek için fazla zaman harcayabilirim.sizlerden gelen öneriler doğrultusunda
          biraz bende senin gibiyim cümlelerimi seçerek çok etraflı bir şekilde düşünerek samimi birşeyler söylemek isterim karşımdakine bu yüzden dinleyici konumunda daha fazla kalabiliyoruz......eylem ve davranışlarınlada konusabilirsin aslında bu daha önemlidir......

          Yorum


          • #6
            Orjinal yazı sahibi: hamilton10 View Post
            biraz bende senin gibiyim cümlelerimi seçerek çok etraflı bir şekilde düşünerek samimi birşeyler söylemek isterim karşımdakine bu yüzden dinleyici konumunda daha fazla kalabiliyoruz......eylem ve davranışlarınlada konusabilirsin aslında bu daha önemlidir......
            davranış ve hareketlerlerde önemli sana katılıyorum.Dil konusundada bişeyler yapmak lazım.az konuşmakda uzun vadede sorunlara neden olabiliyor

            Yorum


            • #7
              Yok abi ne beyinde hasarı, sorunu. Bir sosyalleşmedir tutturmuşuz. E zaten dağda yaşamadığına göre, fatura yatırman, ekmek alman, tıraş olman gerektiğine göre kısmen sosyalsin. Zaman senin ilacın. Etrafında imrendiğin insanlar gibi olmayı da bekleme. Herkesin bir mizacı var.
              Orjinal yazı sahibi: HANS View Post
              Benim sorunum konuşmakla ilgili,küçüklüğümden beri az konuşan çok dinliyen biri konumundayım.Çevremde ''az konuşan öz konuşan biri '' olarak görülüyordum.Küçükken çok dert etmiyodum bunu sorun olarak görmüyodum.Yaşım ilerledikçe bunu dert etmeye başladım.çünkü insanlarla yapıcı ilişkiler kurmama engel olmaya başladı bu durum,İnsanlarla konuşurken kısa cümleler kuruyorum.konuşmalar içten ve akıcı olmuyor.Buda sosyalleşme konusunda sorun çıkarıyor.Bazen düşünüyorumda acaba beynimin konuşma kısmında sorun mu var,Bir ara paxil kullanmıştım.Konuşmam üzerinde yararını görmüştüm.Sizlerin bu konuda tavsiyelerini bekliyorum

              Yorum


              • #8
                Az konuşmada faktörler arasında şunlar oluyor mu?

                - konuşacak konu bulamama, tutuk davranma, çabuk anlatım (karşındaki kişi açısından veya ortam açısından söyleyeceklerinin yersiz olduğunu düşünme, onay bekleme, filtre koyma),
                - konuşacağın şeyleri istekli, arzulu kısaca duygularını katarak, mimiklerinle birlikte anlatamama
                - konuştuğun şeylerin karşındakine sıkıcı, basit, aptalca geleceğini düşünme
                - hassas yanlarını ele vereceğini düşünerek, spontane gördüğün, duyduğun ve hissettiğin şeyleri anlatamama
                - karşındakini sinirlendirme, öfkelendirme, canını sıkma, sana ilgisini kaybetme veya üzme gibi nedenlerle konuşacaklarına filtre koyma

                Bunlar varsa, altında çok önemli nedenler de var. Kendi tecrübelerim şöyle:

                - Kendimizde eksik yanlarımızın olduğunu hissetmek; yani, herhangi bir konuda karşıdan onay almadan rahat edememek (ilgi, alaka, sıcaklık, güven, dostluk vb beklentiler)

                - Korktuğumuz yanlarımızın deşifre olma tehlikesi nedeniyle, savunma modunda olmak (beyin sapımız, savunma halindeyken saldır-kaç davranışı için gerekli hormonları salgılayarak sürekli tedirgin, kaygılı, gergin, pür dikkat, her davranışı, konuşmayı tehlike gözüyle değerlendirmemizi sağlayarak duygularımızla, ruhumuzla, yaratıcı yanımızla hareket etmemizi, konuşmamızı engeller); karşılıklı konuşma esnasında aklımıza hiç konu gelmeyebilir.

                - Kendimize güvenin eksik olması; duygularımıza güvenmemek (sevincimizin, üzüntümüzün, kızgınlığımızın başkaları tarafından kabul edilemez olduğuna inanmak), düşüncelerimize güvenmemek ve en kötüsü alışkanlıklarımıza güvenmemek (edindiğimiz örf ve adetlerimizi, çocuklukta edindiğimiz davranışları, müzik, giyinme, oturma kalkma ve bunun gibi bir çok alışkanlığın başkaları tarafından değerli bulunmayacağına inanmak)

                Neden az konuştuğumuzu keşfetmenin yolu, bana göre, az konuştuğumuz durumları tespit edip, neyin bizi engellediğini tam ortaya koymaktır. Bir neden olmayacak, farklı yerlerde, farklı kişilerde farklı etkenler devreye girecek. Bunları listeledikten sonra, az konuşmamıza neden olan pasifliğimizin haklılık ve haksızlık tablosunu oluşturmalıyız. Eminim çoğu tabloda sessiz kalmak için haklılık nedenlerimiz az, haksız olduğumuz nedenler fazla çıkacaktır.

                Sessizliği konuşkanlığa dönüştürmenin ana yolu, her bir maddeyi bilinçli olarak pratik yaparak üzerine gitmektir. Her tekrar bizi rahatlatacak, zamanla bu faaliyetler düşünsel boyuttan beyin sapına geçeceği için alışkanlığa dönecek ve o konuda çok rahat olacağız.

                Yorum


                • #9
                  bagurele katılıyorum bende de özellikle konusurken karsımdakine söyleyeceklerim basit sıkıcı ve aptalca geleceğini düşünüyorum diğerlerinde sorun yok.......

                  Yorum


                  • #10
                    Orjinal yazı sahibi: bagurel View Post
                    Az konuşmada faktörler arasında şunlar oluyor mu?

                    - konuşacak konu bulamama, tutuk davranma, çabuk anlatım (karşındaki kişi açısından veya ortam açısından söyleyeceklerinin yersiz olduğunu düşünme, onay bekleme, filtre koyma),
                    - konuşacağın şeyleri istekli, arzulu kısaca duygularını katarak, mimiklerinle birlikte anlatamama
                    - konuştuğun şeylerin karşındakine sıkıcı, basit, aptalca geleceğini düşünme
                    - hassas yanlarını ele vereceğini düşünerek, spontane gördüğün, duyduğun ve hissettiğin şeyleri anlatamama
                    - karşındakini sinirlendirme, öfkelendirme, canını sıkma, sana ilgisini kaybetme veya üzme gibi nedenlerle konuşacaklarına filtre koyma

                    Bunlar varsa, altında çok önemli nedenler de var. Kendi tecrübelerim şöyle:

                    - Kendimizde eksik yanlarımızın olduğunu hissetmek; yani, herhangi bir konuda karşıdan onay almadan rahat edememek (ilgi, alaka, sıcaklık, güven, dostluk vb beklentiler)

                    - Korktuğumuz yanlarımızın deşifre olma tehlikesi nedeniyle, savunma modunda olmak (beyin sapımız, savunma halindeyken saldır-kaç davranışı için gerekli hormonları salgılayarak sürekli tedirgin, kaygılı, gergin, pür dikkat, her davranışı, konuşmayı tehlike gözüyle değerlendirmemizi sağlayarak duygularımızla, ruhumuzla, yaratıcı yanımızla hareket etmemizi, konuşmamızı engeller); karşılıklı konuşma esnasında aklımıza hiç konu gelmeyebilir.

                    - Kendimize güvenin eksik olması; duygularımıza güvenmemek (sevincimizin, üzüntümüzün, kızgınlığımızın başkaları tarafından kabul edilemez olduğuna inanmak), düşüncelerimize güvenmemek ve en kötüsü alışkanlıklarımıza güvenmemek (edindiğimiz örf ve adetlerimizi, çocuklukta edindiğimiz davranışları, müzik, giyinme, oturma kalkma ve bunun gibi bir çok alışkanlığın başkaları tarafından değerli bulunmayacağına inanmak)

                    Neden az konuştuğumuzu keşfetmenin yolu, bana göre, az konuştuğumuz durumları tespit edip, neyin bizi engellediğini tam ortaya koymaktır. Bir neden olmayacak, farklı yerlerde, farklı kişilerde farklı etkenler devreye girecek. Bunları listeledikten sonra, az konuşmamıza neden olan pasifliğimizin haklılık ve haksızlık tablosunu oluşturmalıyız. Eminim çoğu tabloda sessiz kalmak için haklılık nedenlerimiz az, haksız olduğumuz nedenler fazla çıkacaktır.

                    Sessizliği konuşkanlığa dönüştürmenin ana yolu, her bir maddeyi bilinçli olarak pratik yaparak üzerine gitmektir. Her tekrar bizi rahatlatacak, zamanla bu faaliyetler düşünsel boyuttan beyin sapına geçeceği için alışkanlığa dönecek ve o konuda çok rahat olacağız.
                    Yazınız için teşekkürler.Düşünce biçimi anlamında yazdığınız yazıya katılıyorum.Ben az konuşmanın beynin yapısındanda kaynaklanabileceğini düşünüyorum.beynin sinaps bölgelerinde aralığın az konuşan(düşünce anlamında az şey aklına gelen) insanlarda daha geniş olabileceğini düşünüyorum.Beyin görüntüleme yaptırsam içim rahatlayacak aslında,üzerine gitmeyi denedim.Diksiyon eğitimi aldım.Gıda olarak beyne faydalı yiyecekler yedim.Balık yağı kapsülü kullandım.

                    Yorum


                    • #11
                      Orjinal yazı sahibi: Superficielle
                      Peki kendi kafanin içinde birisiyle konusuyormus gibi konustugun oluyor mu ? Icini dokuyormus gibi.

                      Bende de var bu sorun, ama ben sürekli kafamin icinde konuşuyorum agzimi acip etrafimdakilere konusasim gelmiyor.Bu da beni soguk bir insan olarak gösteriyor etrafıma.Ailemle iliskim zayifliyor.
                      Hayır kafamın içinde birisi varmış gibi konuştuğum olmuyor.Belkide kafanın içinde konuştukları dışarı aktarsan,soğuk bir insan olmadığını hissedebilirler.

                      Yorum


                      • #12
                        söyleyeceklerimi önceden düşünemiyorum laflar geliyor çıkıyor ağzımdan durduramıyorum sanki birisi konuşmak için beni kullanıyor gibi sesimde bi tuhaf anlatması zor.sonra diyorlar sen şunu bunu dedin bi durup düşünüyorum o ben değildim diyorum inanan olmuyor tabiki

                        Yorum


                        • #13
                          Orjinal yazı sahibi: HANS View Post
                          Yazınız için teşekkürler.Düşünce biçimi anlamında yazdığınız yazıya katılıyorum.Ben az konuşmanın beynin yapısındanda kaynaklanabileceğini düşünüyorum.beynin sinaps bölgelerinde aralığın az konuşan(düşünce anlamında az şey aklına gelen) insanlarda daha geniş olabileceğini düşünüyorum.Beyin görüntüleme yaptırsam içim rahatlayacak aslında,üzerine gitmeyi denedim.Diksiyon eğitimi aldım.Gıda olarak beyne faydalı yiyecekler yedim.Balık yağı kapsülü kullandım.
                          Az konuşmanın beyinde bir soruna tekabül etmesi için, karşınızdaki kişiden bağımsız olarak bu sorunun sürekli var olması gerekir. Yani tek başınıza kafanızı dinlediğiniz bir zamanda da bu sorun olmalı. Eğer yakın ilişkide olduğunuz kişilerle iletişiminizde veya yalnızken böyle bir sorun yaşıyorsanız bu beyindeki dopamin hormonunun yeterlilik ölçümünün yapılmasını gerektirebilir. Genelde dikkat eksikliği olanlarda dopamin azlığı elektrik sinyallerinin düşük çıkmasından kaynaklanıyor.

                          Şöyle bir şey yazacağım: bir insanın psikolojik olarak kendisini sorunsuz hissetmesi başkalarının ona verdiği geri beslemelerle alakalıdır. Hasta olduğunu düşünen için de durum böyledir. Kısaca bizim duygularımızı keşfetmenin ve bunların sağlıklı mı yoksa sağlıksız mı olduğunu öğrenmenin yolu başkalarıyla iletişim kurmaktan geçiyor. Az konuşan insanlar kendilerini duygusal yönden yeterli mi değil mi ölçemiyorlar. Yani dağın başına çıkıp duygularımızı keşfedemeyiz. Bize insan lazım.

                          Yorum

                          İşleniyor...
                          X