http://www.psikoloji.gen.tr/showthre...FDm-edin/page2
Bu başlıkta ;bir kardeşimizin sorması ile kısaca anlatmaya çalıştığım ama bakınca hiçte kısa olmadığını anladığım ve bu mesajın birçok kardeşimize yardımcı olabileceğini düşündüğüm için ayrı bir konu olarak açmaya karar verdiğim tecrübemi acizâne, huzurunuza sunuyorum.
zamanında sevgilimden ayrılmış ve sonbahara onsuz girmiştim. her sene bana eziyet olarak başlayan mevsime. o kendine başka birini bulmuştu bile birkaç ayda .ve beni unutmak için olduğunu öğrenmiştim .bense birini unutmadan asla biriyle olmam modundaydım.çivi çiviyi sökmezdi ,çekiç çiviyi sökerdi bence. o sıralar kıskançlık krizlerine girmiş ve geçmişi delicesine sorgulamaya başlamıştım.yazılan tüm mesajları ayrıntısına kadar okuyor acı çekiyordum.bir süre sonra baktım ki geçmişte o ve onun gibi onlarca insan aklımda manevi izler bıraktıkları gibi ,elimde de maddi eşyalar da bırakmışlardı.
bu maddi eşyalar; mektuplar ,sevgiliyle yapılmış bir tren seyehatinin bileti,alışveris listeleri gibi onlarca şey elimdeydi ve sürekli canımı yakıyorlardı.onlara bakarak geçmişi hatırlıyor ve o günlere dönerek müteessir oluyordum.onlardan kurtulacak bir kuvvetim olmadığı gibi,onlardan kurtulmak gibi bir düşüncem de yoktu.ONLAR BENDE ASALAK OLMUŞTU,HER GİTTİĞİM YERDE PEŞİMDEN GETİRMEK ZORUNDAYDIM(SANKİ!!!)
bunun yanında kontör kartlarım vardı yıllardır biriktirdiğim. iddia oynamayı öğrenirken arkadaşımın karaladığı kağıtlar,bozuk sarj aletleri ,kulaklıklar tamir edilir yada birgün lazım olur diye bekliyorlardı.. AMA HİÇBİR ZAMAN TAMİR ETMEDİM VE KULLANMADIM VE İŞE DE YARAMADILAR.
En büyük iz ve ah elbette sevgiliden gelen mektuplardaydı. sürekli onları okuyor ve " sen yoksun ama mektupların var hala,senin yazın senin kelamın senin duyguların hala burada mevcut. sen neden yoksun" tarzı cümleler aklımdan eksik kalmıyordu bu mektuplara bakarken.
bir anda kurtulmak yoktur hiçbir şeyden .hele böylesine bir alışkanlıktan. önce eserleri yok olmalıydı.
ilk önce mektupları aldım elime ,sevgiliden gelmiş aşk içerikli ,"senden ayrılırsam yaşayamam ,senden başkası olmayacak" tarzı cümleler bulunan bu mektupları vampir gibi parçalamaya başladım..Baktım ki parçaladıkça daha da rahatlıyorum. okunamayacak kadar ince hale getirdim bir daha kimse toparlayamamalıydı bu 50-60 sf mektubu. bu kadar fazla sayfayı yakacak yer bulamadığım için üzülmüştüm elbet o sıra... bu mektupları yırtarken ağlıyordum elbette. hem acı hem zevkti. kurtuluşa atılan ilk adımdı.
sevgili tarafından hediye edilen kıyafetler ,üşüme diye aldığı atkı eldiven ve şapkayı derhal fakir ve çok tanımadığım birilerine hediye ettim.onlar sağlamdı ve üşüyen insanlar varken israf etmek istememiştim çünkü. çok tanımadığım insanlara verdim çünkü onları görmeyecektim bu sayede.
diğer eski insanlardan gelen hatıraları da o gece parçaladım .çöpleri ve "İŞE YARAR BİRGÜN" dediğim herşeyi kırdım ,yırttım ,parçaladım ve yaktım.
Herbirinden kurtuldukça daha da rahatlıyordum. her seferinde bakmak için 1 saat kadar takılı kaldığım o eşyaları parçalamak için son 1 saati verdim kendime. birçoğundan o gece kurtuldum.
şimdi öylesine rahatım ki. elimde hatıra denilecek sadece birkaç şey kaldı. samimi dostum olan bir kardeşimin yazdığı ve beni her defasında güldüren bir yazı ve birkaç küçük şey.
Huzurluyum. sizde geçmişten kurtulmak için ,gereksiz eserlerden kurtulun. şimdi olmayan ve gelecekte olmayacağınızı düşündüğünüz insanların hatıralarını da yok edin. hatta gelecekte olacağını düşündüğünüz insanlarınkileri de yok edin. çünkü büyük ihtimal olmayacaklar.
mutluyum huzurluyum elhamdulillah
:16:
Bu başlıkta ;bir kardeşimizin sorması ile kısaca anlatmaya çalıştığım ama bakınca hiçte kısa olmadığını anladığım ve bu mesajın birçok kardeşimize yardımcı olabileceğini düşündüğüm için ayrı bir konu olarak açmaya karar verdiğim tecrübemi acizâne, huzurunuza sunuyorum.
zamanında sevgilimden ayrılmış ve sonbahara onsuz girmiştim. her sene bana eziyet olarak başlayan mevsime. o kendine başka birini bulmuştu bile birkaç ayda .ve beni unutmak için olduğunu öğrenmiştim .bense birini unutmadan asla biriyle olmam modundaydım.çivi çiviyi sökmezdi ,çekiç çiviyi sökerdi bence. o sıralar kıskançlık krizlerine girmiş ve geçmişi delicesine sorgulamaya başlamıştım.yazılan tüm mesajları ayrıntısına kadar okuyor acı çekiyordum.bir süre sonra baktım ki geçmişte o ve onun gibi onlarca insan aklımda manevi izler bıraktıkları gibi ,elimde de maddi eşyalar da bırakmışlardı.
bu maddi eşyalar; mektuplar ,sevgiliyle yapılmış bir tren seyehatinin bileti,alışveris listeleri gibi onlarca şey elimdeydi ve sürekli canımı yakıyorlardı.onlara bakarak geçmişi hatırlıyor ve o günlere dönerek müteessir oluyordum.onlardan kurtulacak bir kuvvetim olmadığı gibi,onlardan kurtulmak gibi bir düşüncem de yoktu.ONLAR BENDE ASALAK OLMUŞTU,HER GİTTİĞİM YERDE PEŞİMDEN GETİRMEK ZORUNDAYDIM(SANKİ!!!)
bunun yanında kontör kartlarım vardı yıllardır biriktirdiğim. iddia oynamayı öğrenirken arkadaşımın karaladığı kağıtlar,bozuk sarj aletleri ,kulaklıklar tamir edilir yada birgün lazım olur diye bekliyorlardı.. AMA HİÇBİR ZAMAN TAMİR ETMEDİM VE KULLANMADIM VE İŞE DE YARAMADILAR.
En büyük iz ve ah elbette sevgiliden gelen mektuplardaydı. sürekli onları okuyor ve " sen yoksun ama mektupların var hala,senin yazın senin kelamın senin duyguların hala burada mevcut. sen neden yoksun" tarzı cümleler aklımdan eksik kalmıyordu bu mektuplara bakarken.
bir anda kurtulmak yoktur hiçbir şeyden .hele böylesine bir alışkanlıktan. önce eserleri yok olmalıydı.
ilk önce mektupları aldım elime ,sevgiliden gelmiş aşk içerikli ,"senden ayrılırsam yaşayamam ,senden başkası olmayacak" tarzı cümleler bulunan bu mektupları vampir gibi parçalamaya başladım..Baktım ki parçaladıkça daha da rahatlıyorum. okunamayacak kadar ince hale getirdim bir daha kimse toparlayamamalıydı bu 50-60 sf mektubu. bu kadar fazla sayfayı yakacak yer bulamadığım için üzülmüştüm elbet o sıra... bu mektupları yırtarken ağlıyordum elbette. hem acı hem zevkti. kurtuluşa atılan ilk adımdı.
sevgili tarafından hediye edilen kıyafetler ,üşüme diye aldığı atkı eldiven ve şapkayı derhal fakir ve çok tanımadığım birilerine hediye ettim.onlar sağlamdı ve üşüyen insanlar varken israf etmek istememiştim çünkü. çok tanımadığım insanlara verdim çünkü onları görmeyecektim bu sayede.
diğer eski insanlardan gelen hatıraları da o gece parçaladım .çöpleri ve "İŞE YARAR BİRGÜN" dediğim herşeyi kırdım ,yırttım ,parçaladım ve yaktım.
Herbirinden kurtuldukça daha da rahatlıyordum. her seferinde bakmak için 1 saat kadar takılı kaldığım o eşyaları parçalamak için son 1 saati verdim kendime. birçoğundan o gece kurtuldum.
şimdi öylesine rahatım ki. elimde hatıra denilecek sadece birkaç şey kaldı. samimi dostum olan bir kardeşimin yazdığı ve beni her defasında güldüren bir yazı ve birkaç küçük şey.
Huzurluyum. sizde geçmişten kurtulmak için ,gereksiz eserlerden kurtulun. şimdi olmayan ve gelecekte olmayacağınızı düşündüğünüz insanların hatıralarını da yok edin. hatta gelecekte olacağını düşündüğünüz insanlarınkileri de yok edin. çünkü büyük ihtimal olmayacaklar.
mutluyum huzurluyum elhamdulillah
:16:
