' ın doğruluk oranı sizce % ?
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
"Herkes hakettiğini yaşar"
Collapse
X
-
Bazen küçük ama ciddi başarılar yakalarız. İnsanlar bizi överler, takdir ederler, kendimizin çok akıllı olduğunu düşünürüz. Sonra hayatımıza bakarak şu anda içinde bulunduğumuz durumu hak etmediğimizi, aslında daha iyisini hak ettiğimizi düşünürüz. Bazen bazı insanlara rastlarız. Tanışırız, iki muhabbet ederiz, hayat hikayelerini, tecrübelerini, bazı konulardaki düşüncelerini dinleriz. Ve sonra içimizden deriz ki: “Bu insan aslında çok daha iyi yerleri hak ediyor. Niye buralarda ki?”
İstemek her şeyin başı. İnsanın bir işi yapabilmesi için öncelikle onu istemesi gerekiyor. Parmağımızı kıpırdatmak için bile öncelikle parmağımızı kıpırdatmayı istememiz gerekiyor. İstek derken “Ben bunu istiyorum” şeklindeki bir istekten bahsetmiyorum. Parmağımızı sadece istekle kımıldattığımızı düşünmek yanlış olur. İstemek; onun gereklerini yapmak yani harekete geçmekle gerçek anlamını bulur. Hatta bazı literatürlerde “harekete geçmek” kavramı “istemek” kavramının % 50’sini oluşturur. “İstedin mi her şeyi başarırsın” sözünün altında da bu yatar zaten. Yoksa “ben bunu istiyorum” diye transa geçmenin, gece gündüz dua etmenin harekete geçmeden bir anlamı yoktur. Zaten gerçek anlamda isteyen kişi isteklerinin gereklerini yapan kişidir.
Yorum
-
Herkes hakettiğini yaşıyor değil de herkes kendi imtihan sorularını cevaplıyor,diyorum ben buna...
Herşeyde bir hayır arayan at terbiyecisinin hikayesi vardı..Doğru ve eksiksiz vermek için bulup paylaşmam gerekiyor..
O zaman devam edebilirim ne demek istediğime sevgili nikneyime ..Olmadığın insan olarak sevilmektense, olduğun insan olarak nefret edilmek iyidir.
Yorum
-
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış…Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler…İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiş.”Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.” Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş…Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.”Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var..” “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?” Köylüler bu defa açıkçn ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu herif sahiden gerzek” diye geçirmişler…Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.”Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.”O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.” Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler… “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer…” “Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde… Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.”Olmadığın insan olarak sevilmektense, olduğun insan olarak nefret edilmek iyidir.
Yorum
-
Re: "Herkes hakettiğini yaşar"
zaten canım anlatmak istediğim de bu nokta kada incitmezken hayatı neden bukadar çok inciniyoruz biz bunu haketmedikOrjinal yazı sahibi: tavanannabende kimseyi incitmedim aynen ama yaşadığım hayat istediğim gibi değil.Orjinal yazı sahibi: BUTU% 0 bence çünkü bana göre yaşamış olduğum sıkıntının % 1 ini yaşayacak şekilde soyut yada somut toz zerresini bile incitmedimOrjinal yazı sahibi: Nikneyime
' ın doğruluk oranı sizce % ?
Yorum
-
Katılmak mümkün değil, yaklaşık 10 yıldır çok ciddi psikolojik sıkıntılarım oldu ve bunu hakettim öyle mi? Bence haketmeyenler genellikle yaşıyor bu tip şeyleri. Hakedenler ise mutlu mesut hayatlarını sürdürüyorlar. Hayatın garip bir adalet anlayışı var...
Yorum
-
hakketmek..
bi insan yaptığı eylemlerden tabiki sorumludur bu gün çoğu insan geçmişteki hatalarından yakınır ve onun sonuçlarını çeker. haketmedeki anlam bnce bu.
tabi bide
kaderin oyunları
yada başka kişilerden canları yananlar...
yaşın yanında kurununda yanması .....
vs vs...
Çokmu genelledim
<div>Adı Bende SakLı</div>
Yorum
-
yaşamamız gereken ne varsa onu yaşıyoruz bence.
gücümüz yettiğince dilimiz döndüğünce çabalıyoruz.
hakkettiklerimizde oluyor arada.bile bile lades dediğimiz anlar.
hayatın bazı gerçekleri var.hepimizin eninde sonunda yaşayacağı şeyler.bu haketmekten ziyade içinde bulunduğumuz hayatın sistematiğinden kaynaklanıyor.
ama inancım şudur.rabbim kullarına taşıyamayacağı yük yüklemez.bu da geçer....
Yorum

Yorum