Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Bu ne menem iştir?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Bu ne menem iştir?

    Öncelikle aranıza hoşgeldim. Hoşbulduk. Beni anlayacak insanlarla dertleşmenin ihtiyacıyla susuzluktan kavruluyorum şu aralar... Bu da benim ilk paylaşımım.
    Çocukluğumdan beri aşırı hayallere dalma, aşırı alınganlık ve hassasiyet, ara ara depresyon ve aşırı kaygılanma, kafamda bir şeyler kurma, geceleri aynalara ve banyolara bakmaktan korkma, evde yalnız kalınca korkudan ellerimin uyuşması, sokakta herkes benim hakkımda konuşuyor korkusu, aşırı yazı yazma isteği, hayallerin gözümü kör etmesi, kararsızlık dönemleri v.b..var.
    23 yaşımda ilk kez Psikiyatriste gittim... Önce depresyon dedi, sonra anksiyete bozukluğu. 20mg paxera kullanmaya başladım. Derken her ikisinin de birden bende olduğunu keşfetmiştik ki tam, OKB olduğunu da keşfettik! (Keşke temizlik, düzen anlamındaki OKB olsaydı, en azından annem mutlu olurdu ama benimki de dağınıklık, spiritüel düşünce ve hayallere dalma üzerine). Oradan başıma aldığım darbelerden şüphelendik, doktor beni nöroloğa yolladı. MR, EEG, hepsi temiz çıktı, ama nörolog "senin bu dalıp gitmelerin normal değil, al sana Depakin Chrono 500mg, günde iki kere kullan, 10 gün sonra yanıma gel" dedi. Şimdi hem onu, hem de paxera yı kullanıyorum. Ama Depakini ilk aldığım andan itibaren bir çökkünlük, bir yılgınlık, zaten iş yapmama isteğinin tavana çıkması oldu.En kötüsü de kimsenin beni anlamaması. Eskiden sanatla uğraşırdım, artık ortaya bir ürün de koyamıyorum, içim sıkılıyor. Herkeste bir "aaamaaan... geçer merak etme" demesi beni deli ediyor. 23 yıldır geçmedi, sen deyince mi geçecek???? hrrrr.... :x

  • #2
    aaaa Bonnie! İlk kez bana bu kadar benzeyen birini gördüm hayatımda vay canına! evet hayallere ve anımsamalara dalmaktan gittiğim yeri, zamanı, eşyalarımı unutuyorum. sanatla uğraşırdım dediğim maalesef liseye kadardı... şimdi üniversite bitirdim, her ne kadar güzel sanatların tasarım bölümünü de bitirmiş olsam, sıfır üretim... portfolyom bommmboş. sekiz yıldır kalemi elime almıyordum, geçen hafta alayım dedim, ama ben beğenemiyorum... hiç içimden gelmiyor, resmi yarım bırakıp kalkıyorum. internete, tvye kaçıyorum. şarkı söylerdim, şiir, öykü yazardım. evet ben de müzikle yaşıyordum eskiden. ama dedim ya, azaldı azaldı, lise sonda sıfıra dayandı.
    ve evet, aşırı yazı yazma, daha çok kendi kendine konuşma tarzında. monolog. ama hep korkular, endişeler üzerine... yok, öyle sağa sola yazmam, ilkokul 1.den beri her yıl bir defter tutuyorum yanımda taşırım defteri yazarım. nörolog galiba dikkat sorunum için verdi ilacı ama ben de anlayamadım. evet terapi de alıyorum ayda bir. ya sen?

    Yorum


    • #3
      çok haklısın... zaten terapistimden bir başka doktor tanıdığıma kadar bütün uzmanlar aynı şeyi söylüyor. tv ve internet bir kaçış. içine kapanıp dalıp gitmeler, endişelere kafa patlatmalar da bir kaçış. halbuki bu içimizdeki enerjiyi ürüne çevirirsek kafamızdaki gereksiz fazlalıklardan da kurtuluruz, beynimizin içindeki salon az eşyayla daha ferah, temiz ve çalışılabilir bir yer olur. mükemmeliyetçi olmamak da çok önemli. o bir süre sonra bahaneye dönüşüyor çünkü. "nasıl olsa beceremiyorum, o zaman çalışmayayım..." al sana tembellik sebebi! uyku da aynı... bence sen de defterlerine kaldığın yerden devam et.

      Yorum

      İşleniyor...
      X