Yalan, yalan,yalan be. Sözün bittiği yerdeyiz, yalanların ortaya çıktığı yerdeyiz, maskelerin düştüğü, çocukken sevdiğimiz bu dünyanın kabuğunu kırdığımız ve tüm kötülükleriyle karşılaştığımız gündeyiz, büyümekteyiz. Yüreklerimize bıçaklar saplandığı, canımızın alev aldığı, ve titrediğimiz yerdeyiz. gözyaşlarımızı, çığlık atmak için açtığımız ağızlarımıza damlatığımız yerdeyiz. her şeyi unutmak için bira şişelerine sarıldığımız, berduş olana dek, vücudumuzu uyuşturana dek, alkol yuduğumladığımız yerdeyiz. hiçbir yerdeyiz!
sonsuz sevgimizi yüremize gömdüğümüz, yalnızlıktan geberdiğimiz yerde.. insanların nehir gibi çağladığı caddelerde, tek elimiz cebimizde, diğeri de ağzımıza sıkıştırdığımız sigaranın filtresinde düşünerek yürüdüğümüz yerdeyiz. göğsüne yaslanacağımız biri dahi olmayan yerde. okşanan saçlara hasret bir yerde.. bombok bir yerdeyiz!
günün çoğunu, çalışarak tükettiğimiz yerde. doğumumuzdan ölümüze dek, kırık kalbimizle, para kazanmaya gayret ettiğimiz yerde. oysa bir o kadar da artık karnımızı doyurmanın hiçbir anlam ifade etmediği yerde. bir daha asla gelemeyecek yıllarımızı marketlerde, restoranlarda, mağazalarda çürüterek harcadığımız yerde. sevginin, aşkın, tüm duyguların paralaştığı yerde, her insanın köleleştiği, zincirlendiği yerde. palyançonun maskesinin arkasında, gözyaşının aktığı yerde!
tüm karanlıklar biziz, tüm kuytu sokaklar biziz, ruhları darmadağın olan biziz, ne sevgi gösterileniz, ne de önemsenen. merak edilen değiliz. ellerinin sıcaklığı özlenen değiliz. biz ölüleriz, yaşayan ölüler. biz yaşarken gömüleniz. mahvolan, mahvedileniz. terk edileniz. sessiziz. durumumuzu anlatacak bile halimiz kalmamış, şiir dahi yazamıyoruz artık, kendimizi bir zamanlar okumaya ve yazmaya vermiş, artık onlardan dahi sıkılmış, sevgiyi en çok hakedenler ama mahrum edilenleriz. bazılarımızın boyunlarına ilmik geçirip tavanlarda yeter artık edasıyla sallandığı yerdeyiz. ama tabii ki, tüm beden ve kalbinden sadece masumiyet akan insanlarız. incinen insanlarız. hassas insanlarız. lanet olsun insanlarıyız.
sonsuz sevgimizi yüremize gömdüğümüz, yalnızlıktan geberdiğimiz yerde.. insanların nehir gibi çağladığı caddelerde, tek elimiz cebimizde, diğeri de ağzımıza sıkıştırdığımız sigaranın filtresinde düşünerek yürüdüğümüz yerdeyiz. göğsüne yaslanacağımız biri dahi olmayan yerde. okşanan saçlara hasret bir yerde.. bombok bir yerdeyiz!
günün çoğunu, çalışarak tükettiğimiz yerde. doğumumuzdan ölümüze dek, kırık kalbimizle, para kazanmaya gayret ettiğimiz yerde. oysa bir o kadar da artık karnımızı doyurmanın hiçbir anlam ifade etmediği yerde. bir daha asla gelemeyecek yıllarımızı marketlerde, restoranlarda, mağazalarda çürüterek harcadığımız yerde. sevginin, aşkın, tüm duyguların paralaştığı yerde, her insanın köleleştiği, zincirlendiği yerde. palyançonun maskesinin arkasında, gözyaşının aktığı yerde!
tüm karanlıklar biziz, tüm kuytu sokaklar biziz, ruhları darmadağın olan biziz, ne sevgi gösterileniz, ne de önemsenen. merak edilen değiliz. ellerinin sıcaklığı özlenen değiliz. biz ölüleriz, yaşayan ölüler. biz yaşarken gömüleniz. mahvolan, mahvedileniz. terk edileniz. sessiziz. durumumuzu anlatacak bile halimiz kalmamış, şiir dahi yazamıyoruz artık, kendimizi bir zamanlar okumaya ve yazmaya vermiş, artık onlardan dahi sıkılmış, sevgiyi en çok hakedenler ama mahrum edilenleriz. bazılarımızın boyunlarına ilmik geçirip tavanlarda yeter artık edasıyla sallandığı yerdeyiz. ama tabii ki, tüm beden ve kalbinden sadece masumiyet akan insanlarız. incinen insanlarız. hassas insanlarız. lanet olsun insanlarıyız.

Zaten okuyamıyorum böyle yazıları 
Yorum