Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Panik atak ilaçla tedavi edilemez !!!

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Panik atak ilaçla tedavi edilemez !!!

    17 yaşlarındaydım...
    yatarken birdenbire sanki kafamın içinde bi hışırtı duymuştum !!!
    ve bu beni çok korkutmuştu..yatamadım tabi.. sonra tuvalete kalktım, içimden sanki ölecekmişim gibi bi duygu kabardı birden...sonra ne olduğunu anlamadım kendimi kaybedip sırtüstü düştüm...
    bayılmamıştım ama simsiyah bi perde inmiş gibiydi gözlerime...
    kendimi bırakmış ölümü bekliyodum adeta...
    başımda annemin ağlamasını hatırlıyorum...
    annem hemşire olduğu halde ne yapacağını şaşırmıştı... bir eli nabzımın üstündeydi diğer eliyle de suratımı ıslatıyodu...
    tamam anne bırak da kalkıyım dedim birden...iyiyim bişeyim yok...
    ne oldu oğlum diye sordu ?
    nabzın o kadar düştü ki dedi, öldüğünü zannettim !!!
    ölmedim işte dedim...iyiyim bişeyim yok...
    olmaz dedi. hemen hazırlan seni bizim hastaneye götürücem...
    gün ağarmıştı zaten...giyindim hastaneye gittik...beyin tomografisi falan çekildi, kan ve idrar tahlilleri yapıldı vs vs...
    sonuç : hiçbişey çıkmadı !!
    bütün tetkikler normaldi...
    psikiyatriye sevkettiler sonra...
    doktor akineton yazmıştı bana ilk seferde...sıkıntı bastığı zaman al dedi...
    sonraki günler gece olmasını adeta istemiyodum...sesizlik bana ölüm gibi geliyodu ! başımdaki ufak radyo bütün gece açıktı...akineton attığım zaman da titreme basıyodu. vücudum resmen sarsılarak titriyodu... o ilacı hiç sevemedim zaten...gündüzleri tamamen normaldim..geceye doğru da kafayı çekip geliyodum eve..annem çok üzülüyodu zavallı...ama ne yapsın birşey de söylemiyodu...günler öyle gelip geçti...1 sene sonra yurtdışına çıktım...yaklaşık 2,5 sene falan avrupada kaldım...orada panik atağın tesiri azalmış gibiydi ama yine de tam geçmemişti...
    bu öyle bir mikroptur ki bir defa insana yapışmayagörsün...
    sonra amcamın ağır hastalandığı haberi gelince ben tekrar istanbula döndüm. hem de tam son nefesini verme anında yetiştim...elleri ellerimdeyken can vermişti...birkaç ay sonra da babaannem vefat etti...işte o zaman yıkıldım resmen !!! babannemi çok severdim,çocukluğum onunla geçmişti...avrupada biriktirdiğim biraz param vardı.mezarını o parayla yaptırdım...sonra hergün mezarını ziyarete gitmeye başladım..aylarca sürdü bu...mezarlıktaki o sessizliği çok seviyodum biliyomusunuz...kimseler yoktu...sadece rüzgarın hafif sesi vardı, bir de güneşin sıcaklığı...dua falan da okumuyodum. sadece mezarın başında öylece oturuyodum saatlerce...
    sonra bigün biri yanıma geldi,kusura bakma evladım dedi. ne zaman geçsem şu yoldan hep seni görüyorum..ben burada çalışıyorum da dedi...yaşın çok genç üzüldüm haline...hergün gelinmez oğlum dedi!!! yaşamadan toprağa mı gireceksin ??
    hayatın manası ne ki amca dedim?? benim için burası daha iyi...adam gittikten sonra bana bi ağlama geldi..dedim ey yarabbi ! en sevdiklerimi elimden aldın..beni niye yaşatıyosun ?? bak işte hergün buradayım zaten..hazırım gitmeye...
    sonraki günler yavaş yavaş azaldı mezarlığa gitmelerim..bu sefer de kendimi kitap okumaya vermiştim..bütün gün kitaplar okuyodum...sanki o kitaplarda bişeyler bulmak içindi bu !!! aradığım neydi ?
    hakikat ...
    hayatın ne olduğunu çözmek niye burada olduğumu ve niye yaşadığımı bilmek...sonra dernekleri dolaşmaya başladım...ruh madde derneği türünden yerler...gördüm ki o derneklerde de arayışa girmiş benim gibi yığınla insan var...hiç tatmin olmamıştım...ruhçuların o saçma konuşmaları kesinlikle bana hitap etmiyodu...tıpkı dinci yobazların insanı dinden soğutmaları tarzında birşey...sadece samimi olduğum iki tane kadın vardı orada..onlar da beni çok severdi bunu hissetmiştim...bigün dediler ki biz mübarek birini tanıyoruz gel seni de tanıştıralım...tamam dedim hemen gidelim...gittik, karşıma 100 yaşına yakın bi dede çıkmıştı..elini öptüm ,boynumun sağ tarafına bi tokat attı !! namaz kılıyomusun dedi ? dedim yok efendim...bu işler namazsız olmaz dedi. hadi bakalım devam et...eve gider gitmez seccadeyi serip namaza durdum !!! sonra aynı gece şöyle bir rüya gördüm : uzay boşluğundan dünyaya bakıyorum...mahşer yeri gibi kalabalık. insan kitleleri seller gibi akıyo her tarafa..ve ben kesinlikle oradan uzaklaşıp kaçmak istiyorum..baktım dedeyi yanımda gördüm...elimden tuttu ve gel dedi...beni takip et...
    işte bendeki panikatağın tamamen sonlandığı geceydi o gece...

  • #2
    hayat hikayen ve yaşadıkların çok ilginç ve ilgi çekici gerçekten..ama en güzeli panik atakdan kurtulabilmiş olman..sen şanslı insanlardansın...
    :10:

    Yorum


    • #3
      şu an 40 yaşındayım...
      müsaade ederseniz okuyanlara faydası olsun diye birkaç şey daha söylemek istiyorum...
      önce şunu belirtmeliyim ki bu konuda herhangi bir ard niyetim kesinlikle yoktur..foruma yeni üye oldum sayılır zaten burada kimseyi de tanımıyorum...
      genel itibarıyla psikolojik rahatsızlıklar ruhsal mahiyette oldukları için ilaç terapileriyle düzeltilebilmeleri mümkün değildir...bu durum, tıpkı baş ağrısını ağrı kesicilerle tedavi etmeye benzer. aslında tedavi etmezler sadece ağrıyı bir süreliğine hafifletirler o kadar...
      halbuki olayın temel boyutu tamamen ruhsaldır...
      bedene yapılan terapi ruhu etkilemediğine göre ruhsal terapi için ne yapılması lazım, işte onu anlatmaya çalışıcam...
      panik atak tamamen insandaki ruh gücünün zayıflığından ortaya çıkar ...
      ruh gücü zayıflığı ise neden dolayıdır bilirmisiniz ?
      - inançsızlık !!!
      bedenin gelişebilmesi için nasıl besinlere ihtiyacımız varsa ruhun gelişebilmesi için de kişide allah inancına öylece ihtiyaç vardır ...
      insan yaradılışının doğasında bu var...
      lakin günümüzün maddeci zihniyeti insan kitlelerini hakimiyeti altına aldığı için ruhsal rahatsızlıklar da o nispette çoğalmıştır...
      panik ataklar,paranoyalar,şizofrenler,stressler,depresyo nlar,korkular,fobiler vs vs...
      insanlar ruhsuz bir şekilde sadece dünya için yaşar hale gelmişlerdir ve başka hiçbir amaçları da yoktur...
      acaba bu yaşantı tarzı normalmidir ?
      inançsız bir benlikde ruhaniyetin yerini nefsaniyet alır...
      nefsaniyet nedir ?
      daha fazla rahatlık,daha fazla konfor,makam,mevki,para,böbürlenme,kibir ...
      kişinin dünya hayatına yönelik bütün istek ve ihtirasları ...
      işte bütün kötülüklerin altında yatan ana sebebtir nefsaniyet !!!
      ruh gücünün zayıf kalarak nefsi kontrol edememesi demektir...
      yüksek tavanlı evler,avizeler,pahalı eşyalar,arabalar,yazlıklar,mevkiler,makamlar,ayrıc alıklar...
      nefs kuvvetlendiği oranda ruh zayıflar...
      ruhun zayıflaması ise kişiyi herşeyden kolayca etkilenen ve yaralanan bir pozisyona sokar...
      mesela birisinden bir laf duyarsınız ve o laf sizi bütün gece rahatsız eder hatta uyutmaz !!!
      küsersiniz,kırılırsınız,tartışırsınız,kavga edersiniz,nefret edersiniz,abartırsınız,bir damla suda fırtınalar kopartırsınız,insanları suçlarsınız,kendinize acırsınız,mutlu olmadığınızı hissedersiniz,bazen ölmek istersiniz....vs vs vs....
      sizi mutsuz eden şeyi iyi anlamanız lazım !!!
      o size dışarıdan gelmez...herkes onu kendi içinde besleyip büyütmüştür !!!
      en zor savaş insanın kendi nefsiyle olan savaşıdır !!!
      bu yüzden allaha iman etmek şarttır...
      yaradana sırt çevirmişken tekrar yüzünüzü dönmeniz lazım ...
      bu kıbledir...
      sonra ondan bağışlanmayı dilemek,gözyaşı dökmek,inançsız bir şekilde geçirmiş olduğunuz ömrünüz için pişmanlık duymak...
      bu abdesttir ...
      gönlünden dünya istek ve arzularını çıkarıp onun yerine allah ve ruhun yücelikleriyle dolmak...
      bu da namazdır...
      Last edited by megane; 24-10-2009, 11:51 AM.

      Yorum


      • #4
        bencede şanslı insanlardansınız ....
        bulutlar ağlamazsa yeşillikler nasıl güler ....

        Yorum


        • #5
          hani küçük çocukların ellerine oyuncaklar verirsiniz de nasıl büyük bir hırsla onları sahiplenirler....kimseye vermek istemezler...benim derler...benim....
          ellerinden almaya kalkıştınız mı da kıyameti koparırlar !! kendilerini yırtarcasına ağlarlar...
          işte biz insanlar da ruhen güdük kalmış bu çocuklar gibiyiz !!!
          her ne kadar beden itibarıyla büyümüşsek de ruhen daha çocuğuz....
          hep benim diyoruz !!!
          benim malım,benim evim,benim arabam,benim güzelliğim,benim aklım,benim düşüncem,benim başarım....
          tıpkı bu çocukların o oyuncakları kendilerine veren eli anlamayıp da benim diye sahiplenmeleri gibi ....
          o kadar ki adamın malı elinden gidince cinayet bile işleyebiliyor !!!
          ama gün gelecek herşeyinizi kaybetmiş olacaksınız...hiçbir şeyiniz olmayacak !!! hatta siz bile...
          görünmeyen bir el sizden en vermek istemediğiniz şeyi ( canınızı ) dahi alacak...
          bu durum sessiz sözsüz insan kulağına adeta şunu haykırır :
          ey insan ! artık vakti geldi....
          sen hiçbir şeyin sahibi değilsin...bak ben de bunu sana şimdi gösteriyorum ve herşeyini alıyorum elinden !!!
          dünyadayken seni ben yaşattım,ama sen nankörlük ettin !
          sana ben verdim ama sen bunu da anlamadın,herşeyin sahibi olarak sadece kendini gördün...
          malınla ona buna hava atıp durdun...
          artık emaneti teslim etmenin zamanı geldi ...
          yazık ki dünyanın büyüsü seni aldattı ...
          yaşadığın ömür zarfında beni hatırlaman gerekmezmiydi ??
          gerçek sahibin ancak ben olduğumu bilmen gerekmezmiydi ??
          ben seni bunun için yaratmadım mı ??
          düşünmen için sana akıl da verdim...
          uyarıcılar da gönderdim...
          çeşitli bela ve sıkıntılarla seni denedim belki anlayıp tövbe edersin diye...
          ama hayır...
          sen hep bana sırt çevirdin...
          kulaklarını tıkadın,gözlerini bağladın...
          beni unuttun...
          madem öyle şimdi de ben seni unutuyorum !!!

          Yorum


          • #6
            panik atağın gerçek sebebini dilim döndüğünce izaha çalıştım...yatıştırıcı ilaçlarla kesin tedaviye ulaşılabilmesi mümkün değildir...kendimden örnek verdim...ve ben ilaç kullanmak suretiyle iyileşmedim...
            insanlar ilaçlara kendilerini esir etmek suretiyle çözüm yolu aramak zorunda kalıyorlar...tabi o ilaçların yan etkilerini de unutmamak lazım. çünkü korkunç yan etkileri var...
            ben buradan ilaçları kesinkes bıraksınlar demiyorum...kişi gereken ruhsal gücü bulduğu oranda ilaçlara gereksinim zaten kalmayacaktır...
            boş konuşmuyorum, bu söylediklerim yakinen gerçektir...

            Yorum


            • #7
              tamam yazdıklarınızın bazıları doğru ama ..ben biliyorum ki namaz kılan insanlarda panik atak olabiliyor ..
              ne yani dindarlar panik atak olmaz diye bir kaidemi var acaba ..
              panik atağın dinle bir alakası yok bence ...
              ne ben dini bütün değilim ondanmı panik atak oldum şimdi..

              ama boşlukta olmak tamam da ..
              neyse uyarı olmak istemiyorum ...
              benim tanıdığım hocalar ve arkadaşlar var ..ondan neden bu hastalığa yakalandılar ..
              beyindeki seratonin le ilgili ..mide hastalarının az ve çok asit olduğunda onlardada rahatsızlık oluyor ..ne yani şimdi onlarda mı boşluktan veya dine yönelmediğinden oluyor ..
              bulutlar ağlamazsa yeşillikler nasıl güler ....

              Yorum


              • #8
                Orjinal yazı sahibi: ranil View Post
                tamam yazdıklarınızın bazıları doğru ama ..ben biliyorum ki namaz kılan insanlarda panik atak olabiliyor ..
                ne yani dindarlar panik atak olmaz diye bir kaidemi var acaba ..
                panik atağın dinle bir alakası yok bence ...
                ne ben dini bütün değilim ondanmı panik atak oldum şimdi..

                ama boşlukta olmak tamam da ..
                neyse uyarı olmak istemiyorum ...
                benim tanıdığım hocalar ve arkadaşlar var ..ondan neden bu hastalığa yakalandılar ..
                beyindeki seratonin le ilgili ..mide hastalarının az ve çok asit olduğunda onlardada rahatsızlık oluyor ..ne yani şimdi onlarda mı boşluktan veya dine yönelmediğinden oluyor ..
                dostum insanın tüm cehaleti aslında kendi varlığı hakkındadır...ve bunu öğrenmenin gayreti içine hiç girmedik ...
                panik atak daha ziyade halkın üst kesiminde yaygındır !! hocalar,proflar,sosyete ve zengin kesım...
                niçin ?
                sebebi büyük...
                çünkü topraktan uzak yaşarlar...
                topraktan uzak yaşamak benliği büyütür...
                bunu eleştiri babında söylemiyorum. yalnızca hakikati söylüyorum...
                fakirlerde panik atak kolay kolay görülmez...
                insanı rahatsız eden şey kendi benliğinden başkası değil, bunu söylüyorum !!!
                o benliği silip yoketmek lazım...
                bunun için samimi bir kalple allaha yönelmek şarttır.
                ancak yaradana duyduğunuz aşk sizi benliğinizden kurtarıp temizleyecektir..

                Yorum


                • #9
                  panik atak fakirlerde görülmez ..
                  bu hastalık geldiğinde eşim işsizde
                  fakirliği bırak daha da kötüydüm ...
                  ama zengindim ve hala daha zenginim ...gönlüm zengin ...
                  ailem var...huzurum var .
                  bulutlar ağlamazsa yeşillikler nasıl güler ....

                  Yorum


                  • #10
                    Orjinal yazı sahibi: ilksen
                    Hangi bilimsel veriyle PA üst kesimde yaygındır diyebiliyorsunuz..İdeniz toprakla uğraşan kimselerde psikolojik hastalıklar daha az görünür, şeklindeyse eyvallah..
                    Pa yı genellikle travmatik bir vakka, yada bilinçaltı tedirginlikleri desekler.. Maddi durumu iyi olmayan insanlarda PA görülmez, ifadeniz safsafatan öte değildir.. belki Maddi ve sosyal imkanları belli olanaklar sağlayan kişier bu sorunlarıyla savaşmak için daha fazla imkan bulabiliyor, ama bu imkanları olmayan, çoğu sorunlu hasta yaşadığının ne olduğunu bile bilmeden senelerce onunla yüzleşerek yaşam kalitesi düşük bir hayat yaşıyor..
                    Bu gerçekler bir yana, siz nasıl bir cüretle, buradaki sorunlu arkadaşların dini inançlarını ölçeklendiriyorsunuz..Bu tarz saplantılarla (yeterince inanmıyorum, yeterinde ibadet edemiyorum, yeterince kulluk yapamıyorum korkularıyla) çeşitli hezeyanlar yaşayan, çevrelerine kendilerine sırf benzer saplantılar yüzünden zarar veren kişiler olduğunu bilmiyor musunuz, düşünemiyormusunuz.. Bu arkadaşlarımıza"yeterince inanmadığınız için hastasınız" mesajı veriyorsunuz.. Bu nasıl bir aymazlık , bencilliktir.. Bu yorumlarınız Arkadaşlarımızı nasıl bir ruh haline sürükleyeceğini biraz düşünmenizi rica ederim..
                    YA ifadelerinizde daha seçici olmayı deneyin yada susun.. lütfen

                    doğru söze ne denir ...+1
                    bulutlar ağlamazsa yeşillikler nasıl güler ....

                    Yorum


                    • #11
                      saygıdeğer arkadaşlar ben burada genel konuşuyorum ve kimseyi zorlama kabilinden şeyler de söylemiyorum...
                      sözlerimi sadece dinlemek isteyen dinler...
                      ve sadece anlamak isteyen anlar !!!
                      samimi konuşuyorum bundan emin olabilirsiniz....
                      mühim olan insanın gönlündeki şeydir...
                      eğer fukaranın gönlünde beslediği şey paraysa o fakir değildir...
                      eğer zengin gönlünü allaha vermişse o da zengin değil fakirler grubuna girer...
                      ya rabbi beni fakirlerle haşret...bu söz hadistir...
                      ben burada din dersi için bulunmuyorum. hoca da değilim...günahlarım boyumdan aşkın,bunun da bilincindeyim...
                      pekiyi ne yapıyorum ?
                      ona buna zararı olsun diye mi konuşuyorum ?
                      sadece bunun için mi ???
                      eğer öyle görmek istiyosanız size engel olamam tabi...kendi seçiminizdir...
                      söylüyor olduğum şeyin özü şudur :
                      kendinizi tanrıdan mahrum etmeyin ...
                      ilaçlara gereksinim duyduğunuz sürece zaten kullanacaksınız...ancak korkularla başa çıkabilecek bir ruh gücünü kendinizde bulduğunuz noktada artık ilaca gereksinim doğal olarak kalmayacaktır...
                      işte o ruh gücüne kavuşabilmeniz için burada yazıyorum...
                      allah nasip etti ben iyileştim...

                      Yorum


                      • #12
                        bilirkişi ilksen hanım konuştu !!!
                        kardeşim ruhun bilimsel dayanağı varmıdır söyleyin ???
                        panikatak ruhsaldır diyorum fiziksel değil.
                        o kullandığınız ilaçların alayı uyuşturucu niteliktedir ve yalnızca bedeni etkileri altına alıp uyuşturmaktan öteye gitmezler !!!
                        bunu anlayın artık...
                        doğru söze kızılmaz ...
                        ben panik atağı yaklaşık 4 sene çektim. bilirim ne olduğunu...
                        size ip uzatıyorum ipi kesiyosunuz ....
                        inançsızlıkla milleti itham ediyormuşum !!!
                        ruhun zayıflığı inançsızlıktan dolayıdır başka birşeyden değil..
                        allaha iman çok başkadır onu anlatmaya çalışıyorum.
                        ben de bunu sonradan anladım önceleri bilmezdim...
                        kendinize çok fazla değer veriyosunuz...
                        halbuki allahın yüceliği karşısında bizim değerimiz nedir ki ?
                        onun karşısındaki hiçliğinizi idrak ettiğiniz noktada panik atak bitmiştir !!!!
                        kendinizi aşağılamadıkça ruhunuzu yükseltemezsiniz !!!
                        bu savaş kendinizle olan savaşınızdır kimseyle değil...
                        Last edited by megane; 25-10-2009, 03:17 PM.

                        Yorum


                        • #13
                          Orjinal yazı sahibi: megane View Post
                          dostum insanın tüm cehaleti aslında kendi varlığı hakkındadır...ve bunu öğrenmenin gayreti içine hiç girmedik ...
                          panik atak daha ziyade halkın üst kesiminde yaygındır !! hocalar,proflar,sosyete ve zengin kesım...
                          niçin ?
                          sebebi büyük...
                          çünkü topraktan uzak yaşarlar...
                          topraktan uzak yaşamak benliği büyütür...
                          bunu eleştiri babında söylemiyorum. yalnızca hakikati söylüyorum...
                          fakirlerde panik atak kolay kolay görülmez...
                          insanı rahatsız eden şey kendi benliğinden başkası değil, bunu söylüyorum !!!
                          o benliği silip yoketmek lazım...
                          bunun için samimi bir kalple allaha yönelmek şarttır.
                          ancak yaradana duyduğunuz aşk sizi benliğinizden kurtarıp temizleyecektir..



                          Siz uçmuşsunuz dostum...
                          PA ile ilgili anlatımlarınızı masala çevirmeyin lütfen..Benim bildiğim ve o sizin bahsettiğiniz üst seviye,ağırliklı olarak ''gut'' ile muhatap olur,o da fazla protein almaktan..
                          Sinıfsal anlamda PA ilgili oranları merak ediyorsanız eğer;buna ait veriler bulunmaktadır,laf olsun diye konuşmassak daha iyi olur kanaatindeyim...

                          Yorum


                          • #14
                            açtığım bu konuyu okuyan arkadaşlara şunu söylemek istiyorum :
                            yapılan eleştiriler yahut övgüler beni zerre kadar etkilemez ...
                            allah için konuşuyorum...
                            adımdan nasıl eminsem söylediklerimden de o nispette eminim !!
                            hikaye anlatmıyorum,yalan söylemiyorum...bunlara gerek yok,ihtiyacım da yok ve kimseyi zorladığım da....
                            ama bırakın da konuşayım...faydalı olacağından emin olduğum içindir bu...
                            rahatsızlık duyanlar okumasınlar. zaten onlar için değildir söylediklerim...
                            gerçek anlamda yüreğinde allah sevgisi taşıyan kimse sözlerimi anlayacaktır...
                            seneler evveldi...o yaşlı dedeyle tanıştığım günlerde...
                            içimde yaradana karşı acayip bir aşk duyuyordum...ramazan değildi ama ben günlerimi oruçlu geçiriyodum !!! allah her zaman aklımdaydı...yürürken,otururken,çalışırken,konuşur ken...her zaman....dertlerimi kimseye söylemiyodum hatta allaha bile !!! utanıyodum çünkü...sanki allah halimi bilmiyormuydu !!! ne söyleyebilirim diyodum...
                            geceleri saat 3 gibi kalkar namaza dururdum...kıldıkça kılardım bıkmadan...öyle hoşuma giderdi ki o namaz anlatamam..sabah namazını kılar gün doğuncaya kadar da içimden zikir çekerdim...''la ilahe illallah''...
                            sonra bir gün sabah namazından sonra gün ağarmış vaziyetteydi...tatlı bi halsizlik vardı üzerimde..biraz uyumak istedim,yatağa girip şöyle bi uzandım..birden ayak bileklerimde bir temas hissettim.birisi tutmuş beni çekiyodu !! ama kim çekiyo göremiyodum...birden o kadar kuvvetli çekti ki duvara doğru beni savurdu. çarpmamak için refleksle kollarımı kaldırdım...ama sanki duvar hiç yoktu !!!çarpma olmamıştı...yerçekimi yoktu...havada süzülüyodum...en ufak bir korku da duymamıştım biliyomusunuz !! o an o kadar güzeldi ki hiç bitmesin istiyodum...başladı beni evin içinde gezdirmeye ...biri ayaklarımdan çekiyor ve ben sanki suyun üstünde yüzüyor gibiydim...bu durum belki 15 dakika devam etti...sonra beni tekrar yatağa getirip bıraktı...ne olmuştu bana ?? ilahi bir şeyler olduğunu hissediyodum ama çözemiyodum bir türlü...
                            sonraki günler bir daha o teması hissetmedim ama bu sefer yatağa her yatışımda vücudum kendiliğinden havalanmaya başladı !!!
                            ya rabbi...o kadar güzeldi ki...anlatılamaz...illa ki yaşanması lazım...birden bire kendimi fi tarihinde bir manastırın içinde buluyodum...üstümde mavi bir kaftan vardı, çevremde hizmetkarlar...saçlarım simsiyah uzundu ve ben esmerdim...halbuki bedenen ben kumral ve yeşil gözlüyüm...hepsini anlatmıyorum çünkü çoğu söylenmez...bazen de kendimi kabe de bulurdum...
                            bu haller rüya değildir...sanki bir boyuttan bir başka boyuta bir anda geçmek gibidir...zihin şu an ki kadar uyanıktır...
                            ilahi bir nur her tarafımı kaplardı ışık içinde kalırdım...yükselirdim...sanki vücudum yok olurdu...görünmezdi...
                            sonra zamanla başımın üstünde bir ağırlık peydah olmaya başladı ve gittikçe ağırlaştı...ve ağırlaştıkça o haller de azalmaya başladı...
                            bedene geri dönüş faslındaydık...
                            sanki allah bana şöyle demişti :
                            tattığın bu kadar yeter !!! hadi bakalım aşağıya...
                            kabullenemedim...hatta allaha isyan ettim biliyomusunuz ...
                            tekrar içkiye vurdum kendimi...
                            her akşam kendime teselli aramak için içiyodum...ne namaz kaldı ne niyaz bende...konuştuğum her laftan ikisi kesin küfürdü !!
                            çalışmıyodum..ne iş ne güç...hepsine boşverdim...sadece ölmek istiyodum...yaklaşık 2 sene uyuşturucu kullandım...
                            sonra işte takdiri ilahi bu ya, birdenbire bıraktım...
                            sebebi de ilginç !!
                            erkekliğim çalışmamaya başlamıştı !!! eyvah dedim zaten bi erkekliğim kaldı o da giderse artık kendimi şu damdan atmam lazım...korkudan bıraktım...neredeyse 3 hafta sürdü normale dönmem...
                            benim hikaye uzun...
                            şimdilik bu kadar...

                            Yorum


                            • #15
                              sadece bir kerecik ruhunuzu deneyimleyebilseydiniz...
                              ne panik atak ne de korku kalırdı...
                              bizler burada maddenin soğuk karanlığına gömülmüş esir hayatı yaşamaktayız ve bunun farkında da değiliz...
                              size söylüyorum hayat ve yaşamak bu değil !!!
                              herşey bu dünyadan ibaret değil ...
                              aklınızı çalıştırın,düşünün,dua edin, anlamaya çalışın. hatta bütün gayretiniz bu olsun...
                              2007 de new york metrosunda yaşlı bi zenci kalabalığa avazı çıktığı kadar bağırıyodu !!!
                              wake up ! wake up ! wake up !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
                              hiç kimsenin de sesi çıkmıyodu...sadece şaşkın gözlerle yaşlı adama bakıyolardı...
                              yani uyanın diyordu ...
                              hey dostum dedim, '' are you awake ?? ''
                              sen uyanıkmısın , diye sordum...
                              elhamdulillah dedi bana !!!!
                              allahu ekber dedim ...
                              el sıkıştık boynuma sarıldı...
                              bana cep numarasını verdi, muhakkak ara dedi...
                              seni de aramızda görmekten mutluluk duyarız....

                              Yorum

                              İşleniyor...
                              X