Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Aşk Mı? O da Ne?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • Aşk Mı? O da Ne?

    Saçlarına şekil vermeden, bir dünya makyaj yapmadan dışarıya adım atamayan kızlar...
    Babalarının arabalarını altlarına çekip, onların kredi kartlarıyla özgürce harcama yapan erkekler...
    Yirmi küsür yaşına geldikleri halde henüz bir kızın elini bile tutamamış çiftçi çocukları...
    Ailelerinin istedikleri kişiyle evlenmek zorunda bırakılan çocuk yaştaki gelinler...


    Aklım, mantığım almıyor ve almayacak! Ben maddi imkanlarım el vermediği için çoğu günler değil evden dışarı adımımı atıp arkadaş bulmayı, yemek yemeğe bile para bulamazken, çevremdeki herkes nasıl oluyor da sevgilileriyle her gün dışarıda el ele yemek yiyip, gezip eğlenebiliyorlar? Adalet mi bu? Allah aşkına ne aşkından, kimin, neyin aşkından bahsediyorsunuz siz diyesim geliyor?


    Oysa ben hep olumlu ve umut dolu baktım "aşk" denen o büyülü şeye. "Elbet bir gün birbirimizi çok iyi anlayıp, sevebileceğimiz bir kız çıkacaktır karşıma" diye diye öleceğim sanırım yalnızlıktan. Herkes 7/24 sevgilisiyle konuşurken, ben kendi iç dünyamda Allah'ımla konuşuyor ve sevginin tek kaynağının o olduğunu unutmamaya çalışıyorum.


    İnsanlarda fedakarlık diye bir duygu yok artık. Bugün sizle konuşan adam, yarın sevgili yapsa (ne demekse?) yanında sizi istemiyor, adeta kovuyor! Bir adamın eli yüzü düzgün ve cebi kabarıksa ondan iyisi olmuyor. Odun da olsa en kral, en müthiş erkek o oluyor. İçine duman çekmeyi, kafayı bulup salyalarını akıta akıta konuşmayı erkeklik sanan, iğrenç derecede bencil bu adamlar adeta tapınma nesnesi haline geliveriyor. Kızların, ailelerinin koyduğu tüm kuralları yıktığı için kahraman ilan ettikleri o adamlar kendilerini aldatınca, anne ve babalarına bakacak yüzleri kalıyor mu çok merak ediyorum! Ne yalanlar söylüyorlar üç haftalık keyifler için ailelerine o en kutsal varlıklarını ayaklar altına alarak


    Dünyada kadına şiddette Türkiye olarak 1 numara olmuşuz, hala aşk diyorsunuz! Nasıl bir aşk anlayışımız var ki bizim, bugün "Aşkıım, canım, bitanem..." diyip evlenenler, yarın birbirlerini öldürüyorlar.


    İçim çok dolu arkadaşlar, uzunca yazıp saçmalamak istemiyorum. Yazdıklarıma yorum yaparsanız çok sevinirim, dertleşmeye çok ihtiyacım var çünkü.
    Last edited by birderdimvar; 15-05-2014, 12:03 AM.

  • #2
    Ask suanda milletin agzinda sakiz olan sey degildir..
    ask dunyalik degildir..
    O sevgiliden su sevgiliye atlayanlar asktan bahsedemez.
    karsisindakini en ufak kusuru ile silenler ask tan bahsedemez.
    Ask karsidakinde Yaradani gormektir.
    Ask karsidaki insan olup benlikten cikmaktir.
    Ask karsilik beklememektir.
    Ask karsidakinin birak elini tutmak gozune bile bakmaya kiyamamaktir.
    Ask karsidakinin mutlulugu icin mutsuz olmayi dahi goze alabilmektir.

    Askin en guzel ormegi senin icin herseyi Yarattim diyen Rabbe, Senin icin herseyi terk ettim diyen ResulAllah'in yasadigidir..

    Ask'i suanda o canim cicim diye dillerinde dolandiran kirli agizlarda bulazsin..
    Ask para mal mulk ile olmaz.
    Birlikte ac kalmayi bile goze almaktir.
    El Elle cennete girmek icin herseyi yapmaktir Ask..

    ben bu Aski kimsede gormedigim icin simdiye kadar hic asik olmadim.
    Ne basit diyorlar artik seni seviyorum diye..
    halbuki gercekten seven seviyorum diyemez ki..
    Sevdigini belli etirir.
    Sevgilide neymis.
    Bir omur icin helalim olurmusun der.

    bunu bulman cok zor.. ama imkansiz degil..
    sadece bekle.. dogru insani bekle..
    evvela sen dogru ol ki karsindakininde dogrulugunu bil.

    Sen karsindakine cariye ol, karsindakide sana kole olsun.
    Benligin var oldugu her sevgi gecicidir.

    eger ki karsindakini herseyi ile kabul ediyorsan ve oda seni herseyin ile kabul ediyorsa.. birbirinizi tamamliyorsaniz.
    bir omur birlikte ola bilirsiniz. Hatta olum bile ayiramaz cennet icin birlikte calistiktan sonra..

    cok yazdim ama kisacasi..
    Ask anlatilmaz.. yasanir..

    Yorum


    • #3
      Tablo vahim görünüyor, çok dolmuşsun, Şanssız bir yapın var. Bazı erkekler sevgiye, ilgiye, karşı cinse bu kadar ihtiyaç duymaz. ama duygusal yapın gereği, bu duygunu besleyemezsen daha da öfkeli hale gelebilirsin. etraftan pompalanan mutluluk resimleri, sevişmeler, sevgi gösterileri, ekonomik kaygı içermeyen yaşantılar seni daha da çok çıldırtıyor. Herkes, kendine çizilen kaderi yaşar. elbette seçim şansları olur ufak tefek. O tepeni attıranlara babaları birer otomobil bırakmış, ceplerine sevgilileri ile gezecek parayı koymuş, biraz da özgüvenleri varsa; bu nimetlerden yararlanıyorlar. Kadın, erkek için bir nimettir. Ama kadın artık umumiyetle bedeni ile hizmet eder oldu. Nerede kadının ruhu?

      Yorum


      • #4
        Aşkın para ile içeriği nasıl olur ki aşk gönülden gelen engel olunamayan duygulardır. Gerçekten seversin sevdiğinle içtiğin bir demi çayın bile tadı başkadır. Sorun ilişkinin devamı dersen iki gönül bir olsun genciz eyvallah taşı sıksak suyunu çıkartırız..! Hiç bir şeye inancı olmasa bile insanın kendine inancı olmalı maddi yoksunluklar çalışarak giderilir yeter ki isteyelim.. İş ki doğru insan çıksın karşımıza.. Bunun olması için de umut yoksunluğu yapmamak lazım. Kederlenmişsin haksız da değilsin ama nereden baktığın ve nasıl gördüğünle ilgili hayat. İste çalış çabala ve gerisini Allaha havale et. Sabır... O beklemesi acı meyvesi tatlı sabır varya sabretmek lazım. Sabır olgunlaştırır düşünceleri
        ........

        Yorum


        • #5
          Arkadaşlar hepiniz çok güzel, çok haklı şeyler yazmışsınız. Aşk, herkesin içsel yaşantılarına, duygu ve düşüncelerine göre farklı anlamlar kazanan bir şey sanıyorum ve birbirimizi bu kadar iyi anlayabildiğimize göre muhtemelen aynı duygu ve düşünceleri paylaşıyoruz.

          Dün yine bir başıma yürüdüm bulunduğum şehrin sokaklarında. Cebimdeki son parayı, evde bir dünya yiyeceğim olmasına rağmen, sırf hava almak için, dışarıda yemek yemek için kullandım. Gittiğim yerde tek başıma bir masaya oturdum. Herkes sevgilisiyle gelmişti, tek başına oturan bir tek bendim. Her yere tek gitmek, hatta bir zaman sonra tek olduğunuz için hiçbir yere çağırılmamak, istenmemek bile nasıl bir duygudur bilir misiniz?

          Bu hayata yapayalnız geliyoruz ve buradan yapayalnız ayrılıyoruz. Sahip olduğumuzu sandığımız hiçbir şey bizim değil; çünkü bizler daha kendi varlığımıza, onun olanak ve kontrollerine bile sahip varlıklar değiliz. Varoluşumuz bizden önce belirleniyor. Bedenimiz, sesimiz, cinsiyetimiz, ailemiz... Bunları biz var etmedik; onlar bize hazır verildi. Ve inanıyorum ki sevgi ile verildi. Karşılıksız verildi. Tüm bunların değerini bilemeyen ve Allah'a isyan eden o kadar çok insan var ki. Yine de Allah, "Çalışana, çalıştığının karşılığı vardır" diyerek, bizi başkalarının değil, kendi hayatlarımızın hükümdarı kılacak kadar çok seviyor.

          İnsan, kime aşık olacağına kendisi karar veremiyor! Yaşamımda en çok zorlandığım nokta bu. Ben sigara içmem, içki içmem, küfür etmem, mesaj çekerken bile noktalama işaretlerine, bağlaçlarına kadar dikkat ederim, klasik müzik dinlemeyi çok severim, kendi karnım açken pahalı diye almadığım bir şeyi arkadaşlarım açken onlara alırım... Bencilce hırslar taşıyamam, sadece kendim için yaşayamam. Benim amacım bu dünyaya sevgi, fedakarlık, anlayış, huzur gibi duyguların yeniden gelmesini sağlamak. Eğer meslek olarak yapmayı düşündüğüm işlerde de tüm bunları benden daha iyi yapabilecek biri varsa ve tüm gücümle ondan daha iyi olmaya çalıştığım halde başarılı olamazsam, benden daha iyi konumda bulunması beni hiç rahatsız etmez; çünkü amacımız ortaktır. Ama insanların çoğu böyle değil işte. Ben böyle düşünürken karşıma hep benim erkek halimle ağzıma alamadığım küfürleri bağıra bağıra eden, leş gibi sigara kokan, aşırı derecede bencil kızlar çıkıyor. Herkes sadece kendini düşünüyor, sosyal sorumluluk diye bir duygu yok. Kimseyi yargılamayı sevmem ya da tek bir kaç davranışından dolayı "iyi" ya da "kötü" diye fişlemem ama insanları, hele ki yaşıtlarımı gerçekten hiç anlayamıyorum. Samimiyetle yaptığınız her şeyi, nefret dolu tek bir şeyle yıkıp geçiyorlar. Hangi aşkta bencilliğe yer vardır ki? Çok şükür sadece işi düşünce akıllarına geldiğim insanlara arkadaşım diyecek kadar saf değilim.

          Siz yıllarca gerçek aşkı ve sevgiyi ararken ve bunun için tek bir kızın elini bile tutmamışken, bekarete bile önem vermeyen bir insanla sevgili olabilir misiniz? Aşkın içerisinde yanıp erirken, bencil arzulara tamah edenlere "Aşkım" diyebilir misiniz? Yeni tanıdığınız ve günlerce, haftalarca konuşup güvendiğiniz, sevdiğini sandığınız kızın, daha sonra çevrenizdeki herkesten duyduğunuz kadarıyla başka erkeklerle yatıp kalktığını öğrenseniz, yeniden sevebilir misiniz?

          İyiler, iyilerle beraberdirler ya da yalnızdırlar. "Sevgili aramak", etrafına bakınıp "Yüzü, gözü çok güzel; şunla çıkmalıyım" demek, çıkınca "manita yaptım" diye göğsünü gere gere ortalarda gezmek... Tüm bunlar bana insanlığın en aşağılık, en onursuz, en sevgiden yoksun noktası olarak görünüyor; buna dayanamıyorum! Laf olsun, gönlüm eğlensin diye biriyle çıkacağıma(?), bir ömür boyu yalnız kalmayı bile göze alabilirim.
          Last edited by birderdimvar; 16-05-2014, 09:07 AM.

          Yorum


          • #6
            Onurlu davranışın, karakterli yalnızlığın, haklı sitemlerin ve kullandığın dil güzel. İnsan değerli olabilir ama değerini, bulunduğu toplumun değer yargıları belirler. Taşıdığın bu değerler, değer yargısı kalmamış bir toplum için hiçbirşey ifade etmediğinden dolayı, hakettiğin değeri göremiyorsun. İnsansın, seveceksin, kadının olacak, ihtiyacın var, bu arzunu doyurmalı, bu eksikliğini doyurmalısın elbette. En doğal hakkın, en insani isteğin. Ama etrafında gördüğün beraberliklere aşk kelimesinin fazla geldiğini belirtmek zorundayım. Onların adı aşk değil. Karşılıklı, mutualist bir ilişki. Kız araba ile gezdirilir, kızın hesabı ödenir, hediyeleri alınır, gece telefonda uyutulur, şımartılır; Erkek de kızını okşar, sevişir ve çoğunlukla bir süre sonra; yeni ilişkilere yelken açmak üzere bu çıkar ilşikisi noktalanır. Etrafta sürekli bir çift değişimi vardır, ilişki bağımlılık yaratan bir kavramdır. bunun tadını alan eksikliğini hisseder ve karşısına çıkan ilk kişiyle yeni bir birlikteliğe geçilir...
            Herneyse anlatmakla bitmez bu konu...Eğer taşıdığın onurlu değerler, daha fazla acı çekmeni sağlayacaksa;
            --Ya taşıdığın onurlu değerler sayısını azalt,
            --Ya taşıdığın onurlu değerleri taşı ama dile getirmekten vazgeç,
            --Yada taşıdığın onurlu değerleri acılarına rağmen gururla ve sabırla sahiplen.
            Aşkı sipariş edemezsin, aşka zaman biçemezsin, aşka adres-saat veremezsin, aşkı kovalayamazsın, satın alamazsın..Aşk; sürekli susadığın ama susuzluğundan ölmemene şaşırdığın bir içkidir. Aşk evliliği yapmayı düşünmüyorum yada artık "aşk"ın, en hoyrat şekliyle telaffuz edilip, en aşalık kişiler tarafından kullanıldığı için bu kelimeden nefret ediyorum.

            Yorum


            • #7
              Orjinal yazı sahibi: dreamer8 View Post

              (1) --Ya taşıdığın onurlu değerler sayısını azalt,
              (2) --Ya taşıdığın onurlu değerleri taşı ama dile getirmekten vazgeç,
              (3) --Yada taşıdığın onurlu değerleri acılarına rağmen gururla ve sabırla sahiplen.
              (1) O zaman benden geriye bir şey kalmaz.
              (2) Yalnızca burada dile getirdim, normal zamanlarda asla bu tarz cümleler kullanmayı sevmem.
              (3) Bu sahipleniş ve acılar yerini sahiplenilmeye ve mutluluğa bırakır mı bir gün, bilmiyorum ama şuan kendimi çok umutsuz hissediyorum.

              Yorum


              • #8
                Aska dair bu kadar derin fikrin varsa , kesin yeni jenerasyondan degilsin haklisin , ayni dertten muzdarip arkadaslardanim bende . Yiyip icip sicmak olmamali ask. Iyi gun kotu gun tabiri kalmadi artik bence . Erkeklerin dusundugu seks, kadinlarinda para oldugu bi zamanda asktan bahsetmek sacma olur esasinda . Insanlarin degerleri kalmamis ki aski ne yapsinlar . Insana insan oldugu icin deger verenlerle karsilasirsan belki ask kelimesi bi anlam ifade eder senin icin.

                Yorum


                • #9
                  birderdimvar yazdığın her yazıyı sanki ben yazmışım gibi tüm yazdıklarına katılıyorum
                  ego sum qui sum ...

                  Yorum


                  • #10
                    Orjinal yazı sahibi: dertli biri


                    hadi ordan saçmalama.

                    dertli biri, herkesin dini ve ahlakı algılayış şekli farklıdır. bay_E'nin yazdıklarını aşırı muhafazakar bulsam da saçmaladığını düşünmemele birlikte, asıl saçma davranışın burada düşüncelerini saygıyla belirten insanlara "hadi ordan saçmalama" diye yorum yazmak olduğunu düşünüyorum. Burası herkese ve her düşünceye açık bir site; sizin gibi düşünüp yazmayan insanlara saygısızlık yapmaya hakkınız yok! Lütfen mesajlarınıza dikkat edin!..

                    Yorum


                    • #11
                      öncelikle başkalarını suçlamayı ve yargılamayı bırak. kendin yarattığının içsel eziklik duygun kıskanma duygusunu tetikliyor bu da çevrendeki kişilere karşı nefretle dolmana sebep oluyor. başkalarına hata yükleme, hatayı kendinde ara. yukarda saymış olduğun şeyler uzun yıllar önce de vardı, uzun yıllar daha da kalmaya devam edecek. herkes düzene ayak uydurma peşinde ve dünyada olan her şey en ideal düzeni oluşturuyor. kendine düzen yaratmaya çalışırsan yalnız kalırsın, düzene adapte olmaya çalış.

                      Yorum


                      • #12
                        Orjinal yazı sahibi: sociopathe View Post
                        öncelikle başkalarını suçlamayı ve yargılamayı bırak. kendin yarattığının içsel eziklik duygun kıskanma duygusunu tetikliyor bu da çevrendeki kişilere karşı nefretle dolmana sebep oluyor. başkalarına hata yükleme, hatayı kendinde ara. yukarda saymış olduğun şeyler uzun yıllar önce de vardı, uzun yıllar daha da kalmaya devam edecek. herkes düzene ayak uydurma peşinde ve dünyada olan her şey en ideal düzeni oluşturuyor. kendine düzen yaratmaya çalışırsan yalnız kalırsın, düzene adapte olmaya çalış.
                        Çevremde gördüğüm yanlışları söylememin, kimseyi suçladığım, yargıladığım ya da kıskandığım anlamına geleceğini sanmıyorum. Yanlış bir düzene adapte olmak için kendimi değiştirmem ve herkesin yaptığını yapmam, kendi değerimi hiçe saymak olur ki böyle bir aptallığı yapacak kadar zeka ve özsaygısı düşük biri değilim çok şükür. Ben burada, cinselliğin çocuk oyuncağına çevrildiği bir dünyada, 10 yaşındaki bebelerin, babalarının arabalarına kız atıp iyi bir halt yaptıklarını sanmalarından bahsediyor, nasıl bu hale geldiğimizi sorguluyor, nelerin adını "aşk" koyar olduğumuza üzülüyorum. "Kendin yarattığının içsel eziklik duygun kıskanma duygusunu tetikliyor" demişsiniz. Eğer birilerini kıskanıyor olsaydım şuan çoktan bu konuyu açıp, bu mesajı yazmama gerek bırakmayacak eylemler içerisine girmiştim emin olun. Çoğu insan isteklerine göre, çok az insan ise doğru olduğunu düşündüğü şeylere göre yaşar! Doğru bildiğim yolda yürüdüğüm için eziklik değil, gurur duyuyorum! Tavsiyelerinizin doğruluğuna katılmasam da konuya gösterdiğiniz ilgi ve yazdığınız mesaj için çok teşekkür ederim sayın sociopathe.

                        Yorum

                        İşleniyor...
                        X