çok hassas bi yapım var
yaş olayları başda olmak üzere aşk, iş, eş, okul şubu ne varsa kendi açımdan bana söylenildiği zaman yada sorulduğu zaman çok kötü oluyorum
çünkü çoğunda olumsuz ve eksik kalmış şeyler yaşanmamış şeyler var yaşanmadığı için yaşımı bile kabul etmiyorum mesela.
acı gerçekler gibi geliyo bana. ama ben değilde birisi ''bunlar olmuş böyle yaşanmış acı ama gerçek kabul etmek zorundasın'' dese ''hayır, git başımdan, sorma, etme, öğrenme,öyle değil... vb cevaplar veresim yada davranasım oluyor bazen davranıyorumda
karşımdaki kişi hassas yapıda olduğumu bilmediği için her şekilde soruyor değerlendiriyor yada davranış biçimini ona göre yapıyor.
çok hassas olmam başıma deprem felaketi gibi
şimdi olayı anlatmayacam ama dün yaşadığım bir olaydan ötürü, aslında olay falan yok benden kaynaklanıyor, ama rengim falan atmış sapsarı olmuşum. annem öyle diyor. yüzümü falan yıkadılar. dolmuşa bindiğimde kendimde değildim
sıcakta ayrı perişan ediyordu
herşeyden çabuk etkilenip böyle olduğumu anlayan annem ''sana oruç falan yok'' diyip bana tutdurmadı bugün. zaten dün akşama doğru babama: biz buna oruç tutdurmayalım daha, sapsarı oldu bugün, kalır bi hastalığa hastanelerde uğraşıp dururuz zaten cansız,zayıf. dediğini duydum odadan.
bugün oruç tutmuyorum ama rahat değilim. ben yarın tutcam dedim ''hayır'' diyor. ne yapcam ben şimdi. ben evin içindeyken herşey huzurlu, sakin, neşeli, ekmek elden su gölden, tek sıkıntım arkadaşım yok. olanlarında kendilerine göre sıkıntısı var aramıyolar zaten sıcaktan onlar bile bunalmış. yalnızlığı pek dert etmiyorum. yalnızken kimse bana soru sormuyor şöyle böyle demiyor. evin içindede eski bi bilgisayarım var ıkına ıkına onla eğleniyorum müzik film falan. zaten oda eski olduğu için idareten idare ediyorum yani. ama dışarı çıkınca bi yere gidince sorulan sorulara konuştuğum kişiye lütfen bana hayatımı sorma yaşımı sorma işimi sorma ben kalpten gidecem yoksa diyesim var. ya arkadaşlık kur otur havadan sudan sohbet et yada benden uzak dur.ama onuda diyemiyorum cevap veriyorum sonra fenalık geçiriyorum ben. elimi yüzümü yıkıyolar.
aynı şeyi askerdede yaşadım nizamiyede ağlamaya başladım nöbette. içimde beni mahveden duygular vardı düşünceler.herkez başıma toplandı.
gece ay ışığıyla bile hüzünlenen adamdım. galiba biraz hastayım birde bi resimde gördüğüm bi kız vardı onu çok istedim yanımda olsun ama kim olduğu nerde olduğu bile bilinmiyordu. o resim beni öldürdü. hep gözmün önüne geliyor o resim.
nasıl kurtulcam ondan bilmiyorum
ben oruç tutmuyorum bugün daha önceki ramazanlardada bazılarını tutmadım yine. çünkü her sene birşey yaşıyorum ya midem hasta ya başka bi yerim.
tek derdim o kızdı birde bi baltaya sap olmak beraberinde. o kız beni çok hasta etti. dualarımda yalvardım ALLAHIM o kız kimse bana yaz onu diye. ama yok ve karşımdaki insanın neden boşsun neden evlenmedin neden kız arkadaşın yok bunca seneler ne yaptın yaşın kaç,geçmiş soruları beni öldürüyor. desem ki 5-6 sene Allaha yalvardım resimde gördüğüm kızı karşıma çıkar diye karşımdaki anlamayacak hatta
manyakmı lan bu insan resimde gördüğü bi kıza aşık olur mu bekler mi. harbi deli. ama ben bunları yaşadım. şimdide her yerim ağrıyor, önüme konulan en güzel meyvelere bile sadece bakıyorum yiyemiyorum
sizce değdimi arkadaşlar kendime kıymama ve ALLAH bu tutmadığım oruçların hesabını sorcak benden demi. çünkü ben kulluk görevimide yapmadım yapamadım bi kız için mahvoldum sadece o değil askerliğimi bile hasta hasta okulu bile hasta hasta güzel bi kız uğruna daha hasta....işe gircek mecalim kafam kalmadı midem hergün öö öö geğirip duruyorum.
bana konulan teşhisler: Anksiyete, Sosyal fobi, Hastalık hastalığı, Okb + Reflü
kimse ben hastayım demesin
yaş olayları başda olmak üzere aşk, iş, eş, okul şubu ne varsa kendi açımdan bana söylenildiği zaman yada sorulduğu zaman çok kötü oluyorum
çünkü çoğunda olumsuz ve eksik kalmış şeyler yaşanmamış şeyler var yaşanmadığı için yaşımı bile kabul etmiyorum mesela.
acı gerçekler gibi geliyo bana. ama ben değilde birisi ''bunlar olmuş böyle yaşanmış acı ama gerçek kabul etmek zorundasın'' dese ''hayır, git başımdan, sorma, etme, öğrenme,öyle değil... vb cevaplar veresim yada davranasım oluyor bazen davranıyorumda
karşımdaki kişi hassas yapıda olduğumu bilmediği için her şekilde soruyor değerlendiriyor yada davranış biçimini ona göre yapıyor.
çok hassas olmam başıma deprem felaketi gibi
şimdi olayı anlatmayacam ama dün yaşadığım bir olaydan ötürü, aslında olay falan yok benden kaynaklanıyor, ama rengim falan atmış sapsarı olmuşum. annem öyle diyor. yüzümü falan yıkadılar. dolmuşa bindiğimde kendimde değildim
sıcakta ayrı perişan ediyordu
herşeyden çabuk etkilenip böyle olduğumu anlayan annem ''sana oruç falan yok'' diyip bana tutdurmadı bugün. zaten dün akşama doğru babama: biz buna oruç tutdurmayalım daha, sapsarı oldu bugün, kalır bi hastalığa hastanelerde uğraşıp dururuz zaten cansız,zayıf. dediğini duydum odadan.
bugün oruç tutmuyorum ama rahat değilim. ben yarın tutcam dedim ''hayır'' diyor. ne yapcam ben şimdi. ben evin içindeyken herşey huzurlu, sakin, neşeli, ekmek elden su gölden, tek sıkıntım arkadaşım yok. olanlarında kendilerine göre sıkıntısı var aramıyolar zaten sıcaktan onlar bile bunalmış. yalnızlığı pek dert etmiyorum. yalnızken kimse bana soru sormuyor şöyle böyle demiyor. evin içindede eski bi bilgisayarım var ıkına ıkına onla eğleniyorum müzik film falan. zaten oda eski olduğu için idareten idare ediyorum yani. ama dışarı çıkınca bi yere gidince sorulan sorulara konuştuğum kişiye lütfen bana hayatımı sorma yaşımı sorma işimi sorma ben kalpten gidecem yoksa diyesim var. ya arkadaşlık kur otur havadan sudan sohbet et yada benden uzak dur.ama onuda diyemiyorum cevap veriyorum sonra fenalık geçiriyorum ben. elimi yüzümü yıkıyolar.
aynı şeyi askerdede yaşadım nizamiyede ağlamaya başladım nöbette. içimde beni mahveden duygular vardı düşünceler.herkez başıma toplandı.
gece ay ışığıyla bile hüzünlenen adamdım. galiba biraz hastayım birde bi resimde gördüğüm bi kız vardı onu çok istedim yanımda olsun ama kim olduğu nerde olduğu bile bilinmiyordu. o resim beni öldürdü. hep gözmün önüne geliyor o resim.
nasıl kurtulcam ondan bilmiyorum
ben oruç tutmuyorum bugün daha önceki ramazanlardada bazılarını tutmadım yine. çünkü her sene birşey yaşıyorum ya midem hasta ya başka bi yerim.
tek derdim o kızdı birde bi baltaya sap olmak beraberinde. o kız beni çok hasta etti. dualarımda yalvardım ALLAHIM o kız kimse bana yaz onu diye. ama yok ve karşımdaki insanın neden boşsun neden evlenmedin neden kız arkadaşın yok bunca seneler ne yaptın yaşın kaç,geçmiş soruları beni öldürüyor. desem ki 5-6 sene Allaha yalvardım resimde gördüğüm kızı karşıma çıkar diye karşımdaki anlamayacak hatta
manyakmı lan bu insan resimde gördüğü bi kıza aşık olur mu bekler mi. harbi deli. ama ben bunları yaşadım. şimdide her yerim ağrıyor, önüme konulan en güzel meyvelere bile sadece bakıyorum yiyemiyorum
sizce değdimi arkadaşlar kendime kıymama ve ALLAH bu tutmadığım oruçların hesabını sorcak benden demi. çünkü ben kulluk görevimide yapmadım yapamadım bi kız için mahvoldum sadece o değil askerliğimi bile hasta hasta okulu bile hasta hasta güzel bi kız uğruna daha hasta....işe gircek mecalim kafam kalmadı midem hergün öö öö geğirip duruyorum.
bana konulan teşhisler: Anksiyete, Sosyal fobi, Hastalık hastalığı, Okb + Reflü
kimse ben hastayım demesin

Fotoğraftan insan ne anlayabilir ki? Kızın huyunu suyunu bilmeden ona "aşık" olduğunuzu söylemeyin bence. "Aşk" ulvi bir duygudur, birini tanımadan ona nasıl aşık olunur? Sizinki tutku, saplantı olabilir gibime geldi. Olaya bir de böyle bakarsanız, "kız" kötü bir karaktere sahipse, belki de Allah'ın size lütufta bulunduğunu bile düşünebilirsiniz
Yorum